TRANSLATOR TRAINING WITHIN THE FRAMEWORK OF TARGET-ORIENTED THEORY, SKOPOS THEORY AND RELEVANCE THEORY
Journal Name:
- Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi
Keywords (Original Language):
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Abstract (2. Language):
It has been widely acknowledged by theorists and translators alike that translation theory has not been incorporated into translation courses adequately, i.e. translation instructors and students have perceived 'theory' and 'practice' in translation as two separate entities which do not interact with one another. However, in actual fact, contemporary translation theories establish permanent relations between 'theory' and 'practice' and attempt to develop the students' translation awareness by emphasizing the real conditions of the translation activity. Yet, this phenomenon has failed to receive sufficient attention in the field of tarnslator training. Target-oriented theory formulated by Gideon Toury is one of the most revolutionary contemporary theories which aim to develop a sound relationship between 'theory' and 'practice'. The students' translation awareness might be developed by drawing attention to the translational norms which govern the process of translation by establishing firm links between the sub-branches of tarnslation studies. Skopos theory developed by Hans J. Vermeer draws attention to the realities of tarnslation and improves the translator's status whereas relevance theory formulated by Ernst-August Gutt emphasizes the process of reception of the source text. These three contemporary translation theories enlighten the act of translation in various waysd and their reflections into translator training will lead to more fruitful and efficient studies in this field.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan yeni çeviri kuramlarıyla çeviriye bakış açısı değişmiştir. Dilbilimin bir alt dalı olmak yerine özerk bir bilim dalı olarak gelişmeye başlayan "çeviribilim" köklü değişiklikler geçirmiştir. Çağdaş çeviri kuramları olarak görülen erek-odaklı kuram, skopos kuramı ve bağıntı kuramı bağlamında çeviri eğitimi de yeni bir kimlik kazanmıştır. Söz konusu kuramlar ışığında çeviri eğitimi, çeviri dünyasının gerçek dinamikleri çerçevesinde yeniden şekillenmiş ve çağdaş bir bakış açısına kavuşmuştur. Bu yazıda çeviri eğitiminin çağdaş çeviri kuramları ışığında kazandığı yeni kimliğin özellikleri incelenmiştir. Erek-odaklı kuramda üçlü bir model olarak ele alınan çeviribilimin alanları birbiriyle etkileşim halindedir. Bilimsel dayanaklar çerçevesinde yapılan çeviri eğitimi, çeviri gerçeklerinden kopuk olmayacak ve çevirmen adaylarını çağdaş çeviri kuramlarının ışığında yaptıkları işin niteliği konusunda aydınlatabilecektir. Skopos kuramının çeviri gerçeklerinden kopuk olmadığı kullandığı terimlerle açıkça ifade edilir. Bu kuram, çeviri eğitiminde yöntem çalışmaları yapan eğitimcilere ve kuramcılara "amaç" doğrultusunda yönlendirilen çeviri süreci bağlamında yeni ufuklar açmaktadır. Gutt'un oluşturduğu bağıntı kuramı, metni anlamlandırma sürecine yeni bir yaklaşım getirir. Bu kuram, öğrencilere metni okuyan kişinin metnin anlaşılmasındaki rolünü ve kimi zaman kaynak metnin tek ve değişmez bir anlamı olamayacağını göstermekedir. Söz konusu çağdaş çeviri kuramları ışığında çeviri eğitiminin yeniden şekilllenmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.
FULL TEXT (PDF):
- 26