THE NORTH AFRICA UNDER THE OTTOMAN RULE:
GARP OCAKLARI
Journal Name:
- Türkiyat Mecmuası
Key Words:
Keywords (Original Language):
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Abstract (2. Language):
The Otoman rule in Africa came true in the axis of The North Africa. In the
early 16th century Ottomans progressed beginning from the North of Africa
along the Southern coasts of Mediterranean down to the shores of The
Atlantic Ocean. On the other hand in the East they went ahead along the
western coasts of The Red Sea and reached until the coasts of The Indian
Ocean. The Otoman Sovereignty in The North Africa starts with Barbaros
Hayrettin Pasha’s entering under the Otoman service in 16th century. The
Ottomans governed The North Africa which they called as “Garp Ocakları”
at the beginning under the same administration and later ruled seperating
their administrations. At the beginning, while these provinces in The North
Africa were dependent on the central government completely, later with the
deterioration of governing mechanism they behaved independently from the
centre. Incomes of Algeria , Tunisia and Tripolis provinces were goods,
commercial properties and slaves they captured from buccaneering activities.
Especially as long as Spanishes slayed Andalusian Muslims and did not have
an agreement with Otomans the corsairs of “Garp Ocakları” were plundering
the islands and shores of Spain and capturing the merchant ships. The corsairs
of “Garp Ocakları” were accepted as equivallent of Maltese pirates
damaging Muslim ships. In the middle of 19th century in which buccaneering
hit the top, to unite the Otoman territories continuing in the direction of
Egypt-Somalia and Egypt-Algeria, Egypt governors added the intermedial
territories belonging to Sudan and Uganda to Egypt lands. On the other hand
going from Tripolis to southward until the Chad lake basin they tried to
establish Otoman rule on Niger and Chad. In this manner many regions in the
South of Sahara joined Otoman lands. However, the prohibition of
buccaneering at The Viana Congress of 1815 weakened “Garp Ocakları”. By
the way of occupying Algeria, with which it had commercial relations since
16th century, France had a strategical position in the west Mediterranean.
After this, in 1881 with the approval of England and Germany invaded
Tunisia, too. Italia occupied Tripolis in 1912 and and with The Treaty of
Ouchy the Otoman Soverignty in the North Africa came to an end.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Afrika’daki Osmanlı egemenliği, Mısır ve Kuzey Afrika eksenli olarak
gerçeklesmistir. Osmanlılar XVI. yüzyıl baslarında Afrika’nın kuzeyinden
baslayarak Akdeniz’in güney sahilleri boyunca Atlas Okyanusu kıyılarına
kadar ilerlemislerdir. Diğer taraftan doğuda Kızıldeniz’in batı sahilleri
boyunca ilerleyerek Hint okyanusu kıyılarına kadar ulasmıslardır. Kuzey
Afrika’daki Osmanlı hâkimiyeti XVI. yüzyılda Barbaros Hayrettin Pasa’nın
Osmanlı Devleti’nin hizmetine girmesiyle baslamıstır. Osmanlılar, “Garp
Ocakları” dedikleri Kuzey Afrika’yı ilk dönemlerde tek yönetim altında, daha
sonraları ise yönetimlerini birbirinden ayırarak idare etmislerdir. Kuzey
Afrika’daki bu eyaletler baslangıçta merkezî idareye tamamen bağlıyken
sonradan idare mekanizmasının bozulmasıyla merkezden bağımsız hareket
etmislerdir. Cezayir, Tunus ve Trablusgarp eyaletlerinin gelirlerinin büyük bir
kısmını korsanlıktan ele geçirdikleri esya, ticaret malı ve esirler
olusturuyordu. Özellikle Đspanyolların Endülüs Müslümanlarını katletmesi ve
Đspanya’nın Osmanlı Devleti ile antlasmasının olmaması nedeniyle Garp
Ocakları korsanları, Đspanya’nın ada ve sahillerini yağmalayarak tüccar
gemilerini zapt etmekteydiler. Garp Ocakları’nın korsanları Müslüman
gemilerine zarar veren Malta korsanlarına esdeğer tutulurdu. Sömürgeciliğin
zirveye çıktığı XIX. yüzyıl ortalarında Mısır-Somali ve Mısır- Cezayir
istikametinde uzanan Osmanlı sınırlarının birlestirilmesi için aradaki Sudan
ve Uganda toprakları Mısır valileri tarafından Mısır sınırlarına eklenmistir.
Diğer taraftan Trablusgarp’tan güneye doğru Çad Gölü havzasına kadar
gidilerek Nijer ve Çad üzerinde hâkimiyet tesisine çalısıldı. Böylece Büyük
Sahra’nın güneyindeki birçok bölge Osmanlı topraklarına katıldı. Ancak 1815
Viyana Kongresi’nde korsanlığın yasaklanması Garp Ocakları’nı güçsüz
bırakmıstır. Fransa XVI. yüzyıldan beri ticari iliskilerinin bulunduğu
Cezayir’i 1830’da isgal ederek Batı Akdeniz’de stratejik bir mevki elde
etmistir. Ardından Đngiltere ve Almanya’nın da onayıyla 1881 yılında
vTunus’u da ele geçirmistir. Đtalya’nın Trablusgarp’ı isgali ve 1912’deki Usi
Antlasması ile Kuzey Afrika’daki Osmanlı Egemenliği sona ermistir.
FULL TEXT (PDF):
- 1