DEFINING THE URBAN ENVIRONMENT OF AYDIN IN THE 20TH CENTURY THROUGH THE MEMOIRS OF ZEKİ MESUD ALSAN
Journal Name:
- Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi
Key Words:
Keywords (Original Language):
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Abstract (2. Language):
The intention in this article is to provide an understanding of the urban
environment and daily life in Aydın in the period between 1890 and 1905.
By drawing upon the memoirs of Prof. Dr. Zeki Mesud Alsan (who used
the first name ‘Mustafa’), entitled ‘Mustafa’nın Romanı: Memleket Çocuğu’
(The Story of Mustafa: The Child of Hometown), the lost urban memory of
Aydın from the end of the 19th century will be re-discovered. In the first
volume of his memoirs, Mustafa recalled his childhood observations and
experiences in Aydın, up until the time he entered the Preliminary School
of İzmir (İzmir İdadisi) (Alsan, 2002).
Prof. Dr. Zeki Mesud Alsan (Mustafa) was born in Aydın in 1889. He was
a student in the Faculty of Political Sciences in İstanbul (Mekteb-i Mülkiye)
during the reign of Sultan Abdulhamid II. In 1913, he attended the ‘Ecole
Libre des Sciences Politiques’ in Paris with a scholarship from the Ministry
of Education, and on his return from Paris in 1915, he was appointed at the
Ministry of Finance. From 1927 to 1943, he was a member of the Turkish
Parliament, after which he became a professor at the Faculty of Political
Sciences (Mekteb-i Mülkiye) in 1945, promoted to the position of Dean
of the Faculty between 1946 and 1948. As a professor, he wrote several
books, such as the General International Law Courses (Devletler Hukuku
Dersleri, 1947), New Developments on General International Law (Devletler
Hukukunda Yeni Gelişmeler, 1948) and New General International Law (Yeni
Devletler Hukuku Dersleri, 1950), before retiring in 1956. He was not only
a politician and a scientist, but also a member of various associations and
institutions such as the Turkish University Solidarity Association (Türk
Üniversiteleri Dayanışma Derneği), the United Nations Liberty Provision
and Protection Turkish Group (Birleşmiş Milletler İnsan Hakları ve Ana
Hürriyetleri Sağlama ve Koruma Türk Grubu) and the Anatolian Club
(Anadolu Kulubü). He died in 1986 (Alaettin, 1936; Alsan, 2002).
Mustafa’s memoirs was published in three volumes. The first volume,
entitled ‘Mustafa’nın Romanı’, comprising his memoirs from 1897 to 1905
was first published by Vakit Publishers in 1942, and was re-edited by
Prof. Dr. Ali Birinci and published by Vadi Publishers in 2002. Volume
two, entitled ‘Hürriyet Pervanesi’, based on his memoirs between 1907
and 1910 was first published in 1943 and was also recently re-edited and
published alongside the first volume. The third volume, entitled ‘Kavak
Yeli’, unfortunately remains undiscovered at this time. The first volume,
as the subject of this article, records Mustafa’s childhood memories of
Aydın and İzmir. According to Birinci, when first published the book was considered to be a work of fiction due to its title ‘The Story of Mustafa’
(Mustafa’nın Romanı); but regardless of its genre, what the book does is
provide a comprehensive description of the city of Aydın at the end of the
19th century (Alsan, 2002, xxvııı, xxıx). Although Mustafa did not write his
recollections of the period between 1897 and 1907 until after his retirement,
his first book offers a unique description of the urban environment, the
architectural characteristics and social and daily life in Aydın at the time.
What Mustafa has left for posterity is a record of the lost urban memory
of the city from the end of the 19th century to the beginning of the 20th
century.
Located on the west of Asia Minor (Figure 1), to the south of the Aydın
Mountains (Figure 2)(1), Aydın was a significant commercial centre to
the hinterland of İzmir harbour, to where it was connected by the first
railway constructed in the Ottoman Empire. In the 19th century it is known
that Aydın’s population was made up of Muslims, Christians and Jews;
however the shortage of written or visual records or studies relating to the
city (2) makes Mustafa’s memoirs from the period all the more significant.
Mustafa left Aydın in 1905 when he entered the Preliminary School of
İzmir, but would return to visit his family and hometown during holidays
when he was able to witness the social and educational life in the city in the
declining years of the Ottoman Empire.
The methodology of this study comprises three parts, and draws
inspiration from the method used by N. Şahin Güçhan in ‘Tracing the
memoir of Dr.Şerafeddin Mağmuni for the Urban Memory of Ayvalık’.
The first part offers a brief history of Aydın, with particular focus on the
19th century; and the second part provides an interpretation of the urban
texture, architectural characteristics, and social and daily life in the city
using the memoirs of Mustafa and original visual documents as a source.
This section presents a description of the route followed by Mustafa from
his home in the Kozdibi Quarter to the Preliminary School of Aydın using
old photographs and cadastral plans (known as ‘Yangın Haritaları’ in
Aydın), which are overlapped and redrawn for producing city plan of
Aydın by the author of this article, as an additional source of information.
The buildings referred to by Mustafa, and the traces left behind, are
investigated within the urban pattern of modern Aydın, and their locations
shown on the partial city plan. The physical image of the city at the time is
given, enriched using the descriptions of daily life provided by Mustafa.
In the final part, the urban environment and some buildings are described
in detail, and a short interpretation is made of how Mustafa’s descriptions
reflect the spatial characteristics and daily life of Aydın.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nda Anadolu
Eyaleti’nin dört merkezinden olan Aydın Güzelhisarı’nın 19. yüzyıl sonları
ve 20. yüzyıl başlarındaki durumuna ilişkin günümüze ulaşan yazılı
ve görsel kaynak oldukça sınırlıdır. Bu makale, Aydın kentinin fiziksel
yapısı ve kentteki gündelik yaşama ilişkin en önemli kaynaklardan olan,
Aydın’da doğmuş ve lise yıllarına kadar Aydın’da büyümüş Prof. Dr. Zeki
Mesud Alsan’ın “Mustafa’nın Romanı: Memleket Çocuğu” başlıklı hatıraları
aracılığıyla kentin 1890 ve 1905 arasındaki mekansal özeliklerini ve kentteki
gündelik yaşamı tanımlamayı amaçlar. Hatıralarının ilk cildi “Mustafa’nın
Romanı: Memleket Çocuğu”nda Aydın kentinin 19. yüzyıl sonları ve 20.
yüzyıl başlarındaki kent dokusu, sokakları, mahalleleri, yapıları, mimari
özellikleri ve kdntsn gündelik yaşamına ilişkin ayrıntılı tanımlamalara ve
kapsamlı gözlemlere yer vermektedir.
Zeki Mesud Alsan, yaşamının ilk on altı yılını Aydın’da geçirmiş ve
1905 yılında İzmir İdadisi’ne gitmiştir. Daha sonra, İstanbul’da Mekteb-i
Mülkiye’de öğrenim görür ve öğrenimini tamamladıktan sonra Milli
Eğitim Bakanlığı’nın bursuyla Paris’teki Siyasal Bilgiler Okulu’na (Ecole
Libre des Sciences Politiques) gider. 1915’de Paris’ten dönünce önce Maliye
Bakanlığı’nda çalışır; sonra, 1927 ve 1943 yılları arasında Edirne ve
Diyarbakır mebusu olarak parlamentoda görev alır. 1943’de Mekteb-i
Mülkiye’de Devletler Umumi Hukuku profesörü olan Prof. Alsan, 1946-48
arasında dekanlık yapar ve 1956’da emekli olur. Bu süreçte, Maarif Vekâleti
Mecmuası 1925-26), Hayat (1926-27), Türk Yurdu (1928) gibi dergilerde
yazıları yayınlanır ve çeşitli kitaplar yazar. Kitaplardan bazıları şunlardır:
Devletler Hukuku Dersleri, 1947; Devletler Hukukunda Yeni Gelişmeler, 1948;
Yeni Devletler Hukuku Dersleri, 1950 (Alaettin, 1936; Birinci, 2002).
Alsan’ın “Mustafa’nın Romanı: Memleket Çocuğu” başlıklı kitabında
aktardığı Aydın kenti ve kentteki gündelik yaşamla ilgili gözlemleri ve
tanımları, Aydın Güzelhisarı’nın yüzyıl sonu ve yüzyıl başındaki yapısını
anlamak açısından çok önemlidir. Alsan’ın gözlemleri ve anlatımları
kentin yapısal özelliklerini, farklı kültürlerin yaşadığı mahalleleri, çeşitli
yapı türleri ve kullanımlarını, gündelik yaşam gibi farklı konuları kapsar.
Özellikle, kentte yeni kurulan Zeyniye Mektebi, Aydın İdadisi gibi eğitim
kurumları, bu kurumlara giderken yol güzergahı üzerinde görülen yapılar,
sokaklar, mahalleler ve farklı kimliklerdeki mahalle sakinlerinin gündelik
yaşamına ilişkin bilgi verir. Bir yandan kentteki Rum Mahallesi’ni, Yahudi
Mahallesi’ni ve bu mahallelerdeki yaşamları anlatırken, diğer yandan da
İstasyon, İstasyon ve Yahudi Mahallesi arasındaki meydan, Hükümet
Avlusu ve Rum Mahallesi’ndeki gazinolar ve kiliseler gibi kentsel
çevre, yapılar ve kullanımlarına ilişkin gözlemlerini aktarır. Osmanlı
İmparatorluğu’nun çöküş döneminde, İzmir-Aydın demiryolu hattıyla iç
bölgeleri İzmir limanına bağlayan kentin mekânsal özellikleri, gündelik
yaşamı, eğitim hayatı ve çok-kimlikli yapısıyla ilgili eşsiz ve değerli bilgiler
aktarmaktadır.
Çalışma bu bilgiler ışığında üç ana bölümden oluşur. Birinci bölümde,
Aydın kenti yerleşim tarihi özellikleri 19. yüzyıl sonlarına odaklanılarak
aktarılır. İkinci bölümde, Alsan’ın anlatımları temel alınarak, Aydın
Güzelhisarı kentsel çevresi, bazı yapılar ve mimari özellikleri, sosyal ve
gündelik yaşamı tanımlanır ve yorumlanır. Öncelikle yaşadığı Kozdibi
Mahallesi’nden, okuduğu Aydın İdadisi’ne kadar izlediği güzergâh ve
bu güzergâh üzerindeki sokaklar, yapılar ve gündelik yaşam anlatılır.
Bu güzergâh, Aydın’da Yangın Haritaları olarak bilinen ve makalenin
yazarı tarafından birleştirilip, özgün paftalardaki eksikler nedeniyle kısmi
olarak yeniden çizilen kadastral haritalar aracılığıyla hazırlanan kısmi
kent planı üzerinde gösterilir. Mustafa’nın belirttiği yapılar ve günümüze
ulaşan bazı anıtsal yapılar kent dokusu içinde incelenir ve konumu yazar
tarafından üretilen planda belirtilir. Kentin fiziksel durumu ve günlük
yaşamı Mustafa’nın aktardığı bilgilere dayanılarak tanımlanır ve bu, 19.
yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başındaki durumunun resmedildiği kartpostallar
ve fotoğraflarla desteklenir. Son bölümde, Aydın Güzelhisar’ının yüzyıl
sonu yüzyıl başındaki morfolojik yapısı, kentsel çevre ve yapılar, Alsan’ın
anlatımları, yazar tarafından çizilen kısmi kent planı ve döneme ait görsel
kaynaklar kullanılarak tanımlanır; bunun, Aydın’daki kent mekânına ve
günlük yaşama nasıl yansıdığı yorumlanır.
Sonuç olarak, Zeki Mesud Alsan’ın notlarının ve gözlemlerinin, yazar
tarafından çizilen kısmi Aydın kent planıyla, eski kartpostallar ve fotoğraflarla örtüşmesiyle Kurtuluş Savaşı’yla kentsel dokusunu ve
yapılarını neredeyse tümüyle kaybeden Aydın Güzelhisar’ının 20.
yüzyıl başlarındaki kentsel özelliklerinin ve kentteki gündelik yaşamın
tanımlanabildiği söylenebilir. Zeki Mesud Alsan’ın hatıra çalışması, 20.
yüzyıl başlarındaki Aydın kentinin, sosyal ve günlük yaşamı üzerine,
özellikle kentin çok kimlikli yapısının anlaşılması açısından önemli ve eşsiz
bir kaynak olduğunu kanıtlamaktadır.
FULL TEXT (PDF):
- 2
81-103