Journal Name:
- Jeoloji Mühendisliği Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
19701i yıllardan itibaren, altın fiyatlarının
hızla yükselmesiyle' birlikte* altınlı cevherin
işlenmesi teknolojisindeki yeni gelişmelerin de
etkisiyle Dünya altın madenciliği dikkati çeken
bir büyüme süreci içine girmiştir. Böylece, yeni
bir "Altına Hücum" dönemi yaşanmaya
başlamıştır. Dünya, madenciliğini egemenliği
altına alan bu gelişim ülkemizi de etkilemekte
gecikmemiş ve özellikle Batı Anadolu ve Doğu
Karadeniz 'de yoğun aranın çalışmalarına
başlanmıştır: Ancak, bulunan yatakların üretime
açılabilmesi için, altın madenciliğinin
çevreyi nasıl etkileyeceği konusundaki tartışmaların
çözümlenmesi gerekmektedir. Açılma
tektoniğinin egemen olduğu, jeotermal sistemler
bakımından zengin ve epitermal altın cevherleşmelerinin
parmak izi olarak kabul edilen
Hg-As-Sb cevherleşmelerinin fazlaca
görüldüğü Batı Anadolu ile altın cevherleşmeleri
açısından önem taşıyan masif sülfid ve
porfiri tip maden yataklarının bol bulunduğu
Doğu Karadeniz altın cevherleşmeleri için
jeolojik ve metalojenik açılardan Türkiye'nin
potansiyel bölgeleridir. Günümüzde işletilebilirliği
söz konusu altın yataklarının rezervi
76.5 ton, potansiyel yataklarınla 165 ton ve
altının yan ürün olduğu baz metal yataklarındaki
altın rezervi 42 ton olmak üzere bilinen
toplam altın rezervi 135 tondur.
FULL TEXT (PDF):
55-62