Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Türk dili ve edebiyatı ilminin Kıpçak dili ve edebiyatı sahası, bugünlerde yeniden emekleye emekleye ayağa kalkmağa başlamaktadır. Dünya Kıpçak dili ve edebiyatı ilmi hakkında daha söylenmeyen pek çok söz ile keşfedilmeyen bir çok sır mevcuttur. Bunlardan birisi şudur : Kıpçakça, vakt-i zamanında, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Yakın Doğu memleketlerinde yaşayan halklar arasında ortak bir dil olarak kabul edilmiştir. Bütün Türk halklarının dili olan «Türk dili», (bugün «Türkî dili» olarak isimlendiril-mektedir.) diye ifade edilen kelimenin eş anlamlısı olan Kıpçak dili, Mahmud İbnü'l-Hüseyn İbni Muhammedü'l-Kaşgârî'nin çalışmaları ile araştırılmaya başlanmış (11. asır) ve kendi gelişme seyrine devam etmiştir. Yazılma, söylenilme ve kullanılma yerine göre Kıpçak (Kuman, Koman, Poloveç) dilinin malzemeleri, her zaman birçok coğrafî bölge ve yerlerde pek çok yazı çeşidiyle ortaya çıkmıştır. (Grek yazısı, Arap alfabesi, Kril, Çin hiyerogrifi, Ermeni yazısı v.b.)
Kıpçak diline, Arap alfabesiyle bir çok güzel edebî eser aktarılmıştır. Böylece kendi kendine gelişen bir Kıpçak edebiyatı da meydana gelmiştir. Misal olarak, Firdevsî'nin Şahnâmesi'ni Sadî'nin Gülistânfm v.b. sayabiliriz. Bu eserler, Türk lehçelerinin (belki başka dünya dillerinin de) içinde ilk olarak, Kıpçak lehçesine aktarılmış ve bu lehçeyle söylenmiştir. Ortaya çıkarılan Kıpçak dil yadigârlarının çoğu Arap alfabesiyle yazılmıştır.
FULL TEXT (PDF):
- 1