Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
İrade özgürlüğü, insanın iç özgürlüğünü deyimler. Buradan anlaşılıyor ki, özgürlük iç ve dış özgürlük olmak üzere iki açıdan ele alınabilmektedir.
Bilindiği gibi, dış özgürlük dış zorlamadan kurtulmuş olmayı» eylem ve davranışlarda herhangi bir dış zorlama ile karşılaşmamayı deyimler. Almış olduğu kararlan uygulamada dışardan hiç bir şeyle engellenmeyen kimse, bu anlamda özgürdür. Buna göre, dış özgürlük bir davranış ve eylem özgürlüğüdür. Diğer bir anlatımla bu özgürlük, toplumsal yaşamda insanın seçmiş bulunduğu hedefler doğrultusunda yada kendi görüş ve düşüncesine göre, diğer insanlardan gelebilecek hiç bir engel ve saldırıya uğramaksızın, serbestçe hareket edebilmesi demektir. Bunu sağlayanın da, hukuk olduğu açıktır. Hukuk, koyduğu bir takım yasaklar aracılığı ile, toplumdaki bireylerin birbirlerine karşı saldırı ve engelleme biçiminde gerçekleşebilecek davranışlarını sınırlayarak, herkesin eşit ve uygar bir özgürlüğe kavuşmasını olanaklı kılar.
Oysa iç özgürlük, iradî kararların gerçekleştirilmesi ile değil, bizzat bu kararların meydana gelmesi ile ilgilidir; dış davranış özgürlüğü değil, irade özgürlüğüdür; böylece de dış özgürlükten temelli bir biçimde ayrılır. İradesinin meydana gelmesinde etkili dürtülere (motiflere, saiklere) uymak zorunda olmayan, bunlar karşısında şöyle yada böyle karar vermek gücünde olan kimse, bu anlamda özgürdür. Buna göre irade özgürlüğü, insan iradesinin belirlenmediğini (şartlanmadığını), nedensellik bağıntısı içersinde zorunlu bir biçimde oluşmadığını, aksine bizzat kendi kendini belirlediğini deyimler.
FULL TEXT (PDF):
- 1-4
249-282