Journal Name:
- Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Eğitim örgütleri birer canlı organizma gibidirler. Organizmanın varlığını sürdürebilmesi, gerekli enerji kaynaklarım sağlamasına bağlıdır. Hammadde olarak toplumdan insan alan ve onu bir süreç içerisinde işleyerek tekrar topluma ürün olarak sunan eğitim kurumlan, geleceği görebilen ve geleceğin dünyasına uygun becerilere ve bilgilere sahip insanları yetiştirebilecek önlemleri alabilen eğitim politikaları ile amacına ulaşabilir.
Amaçların gerçeUeştirilebihnesine etkililik denmektedir. Etkililik için bireylerin istekliliği önemlidir. İsteklilik, motivasyon olarak tanımlanabilir. Bireysel amaçların başarılması, küresel gelişme için yeterli olmamaktadır. Çağdaş toplumlar, çoğulculuk anlayışı içerisinde her bir bireyin hak ve sorumluluklarını gözeterek toplu ilerlemeyi ve gelişmeyi hedeflemektedirler.
Örgütlerin başarısı, amaçlan gerçeUeştirmeye istekli çalışanların çokluğuna bağlıdır. İsteMilik, güdülenmenin bir sonucudur. Güdü, bireyin bilinçli olarak davranışlarına dayanak olarak gösterdiği güçtür. Bireyi, bir amaca ulaştırmak için harekete yönelten, eyleme geçiren enerjidir (Başaran,1982:59). Güdü, bireyin ihtiyaçlannm bir ifadesidir, kişisel ve içseldir (Balcı,1992:21). Güdü, bireyi eksikliğini ya da yokluğunu hissettiği şeyden ötürü, içinde bulunduğu gerilimin dengelenmesi yönünde harekete geçiren etkenlerdir. Güdülenme, uzun yıllar psikologlan ilgilendirmiş ve üzerinde bir çok araştırmalar yapılmıştır. Güdülenmeyi sağlayan etkenin dürtü olduğu ve dürtüyü oluşturan etkenin ise vücut dengesindeki bozulmanın tekrar dengeye ulaşma isteği olduğu ifade edilmektedir. Organizmanın fiziksel ve duygusal açıdan bir dengesi vardır. Bu denge bozulduğu zaman organizma onu yeniden kurmak için harekete geçer. Buna dürtü denir. Dürtüler organizmayı harekete geçiren ön iticilerdir. Dürtüler organizmada hareket ihtiyacı doğurur. Bu hareket ihtiyacı da güdü olarak tanımlanmaktadır (Atkinson ve diğerleri,1995:395).
FULL TEXT (PDF):
- 1
565-572