Buradasınız

SELÇUKLU SÜSLEME SANATI ÜZERİNE İKİ ESER

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (Original Language): 
Bu yazıda Selçuklu bezeme sanatı üzerine biri Selçuk Mülayim'e, diğeri Doğan Kuban'a ait iki eserin tanıtımı yapılacaktır. Selçuk Mülayim'in eseri, daha önce muhtelif dergilerde yayınlanmış çeşitli makalelerin ve değişik sempozyumlarda sunulmuş bildirilerin bir araya getirildiği bir kitaptır. Doğan Kuban'm eseri ise, Selçuklu taş bezemesinin en zengin örneklerini içeren Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası üzerine monografik bir çalışmadır. Selçuk Mülayim, Değişimin Tanıkları. Ortaçağ Türk Sanatında Süsleme ve İkonografi, İstanbul 1999, Kaknüs Yayıncılık. Selçuk Mülayim'in yukarıda adını verdiğim kitabı, yazarın Türk süsleme sanatlarının motif, kompozisyon, ikonografi gibi değişik cephelerine yönelik olarak) daha önce çeşitli dergilerde ve sempozyum kitaplarında yayınlanmış makale ve bildirilerinin yeni bilgilerle gözden geçirilerek zenginleştirilip bir araya getirilmesinden meydana gelmektedir. Kitap, her biri alt başlıklara sahip giriş, yöntem ve çözümleme, temaların ayrışması şeklinde üç ana konu başlığına sahiptir. Giriş bölümü, süsleme tarihi, tanımlar ve kavramsal tartışma, Selçuklu türevi ve araştırma-yayınlar gibi alt başlıkları içermektedir (s.9-46). Yazara göre süsleme, hem yapımı devam eden hem de bitmiş olan işin adıdır. Süsleme kelimesinin Arapça karşılığı olan tezyinat'ın kökü olan ziynet'in "zenginliğin göstergesi olan eşya" anlamına geldiğinin belirtilmesi oldukça ilginçtir. Zira İbni Haldun da, tezyinatın çoğu zaman onu yaptıran kişinin sosyo-politik statüsünü veya zenginliğini vurgulayan bir çalışma bütünü olduğuna işaret etmektedir. Giriş bölümündeki alt başlıklardan biri olan "tanımlar ve kavramsal tartışma" da yazar, Ortaçağ Türk Sanatının Anadolu coğrafyasında ürettiği ürünlerden neyin Türk, neyin İslam ve neyin Bizans olduğunun belirlenmesinin 13. yüzyıl süsleme sanatının alt yapısının daha iyi anlaşılabilmesi açısından gerekliliğine işaret etmektedir. Öte yandan Anadolu Selçuklu Sanatını analitik yönden ele alan çalışmaların, İran Büyük Selçuklu, Eyyubi ve Fatımi kültür çevrelerini göz ardı etmesi halinde "parça-bütün" ilişkisinin tam olarak kavranamayacağı ileri sürülür.
251
259