Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Bu yazıda size vatan şairi Yahya Kemal'den bahsetmek istiyorum. «Vatan şairi Yahya Kemal » yerine «millî şair Yahya Kemal» de diyebilirdim, « Vatan şairi» sözünü bilerek ve istiyerek seçtim, Zira « millî şair > deyiminin her zaman yerinde kullanılmadığını sanıyorum. Gerçekten < millî şair > deyince, bundan ne anlıyoruz ? Umumî olarak bundan anlaşılan şudur; vatandan, milletten bahseden,' şiirlerinde sık sık bunları ve bunlara ait konuları işleyen şair. Öyle sanırız ki bir yasar Türk, Anadolu, vatan, millet yaşasın gibi kelimeleri bol bol kullanırsa, bunları manzume kalıbına dökerse hemen millî şâir oluverir. Hattâ çok kere bu yazarın gerçekten şair olup olmadığına dikkat bile etmeyiz. Halbuki bir şair, şiirlerinde hiç de vatan ve milletten bahsetmeden de millî şair olabilir; bunun örneklen çoktur: İngilizlerin Sha-kespeare'i, Almanların Goethe'si, Fransızların Racine'i böyledir. Güç olan millî olmak değil, şair olmaktır. Bir şair sadece aşktan, ölümden, gülden, bülbülden bahsedebilir; ama o milletin dilini kusursuz bir şekilde kullanmışsa, duygularını dile getirmişse, insan ruhuna seslenmeyi bilmişse, kısaca gerçekten şairse, pekâlâ millî bir şairdir. Bir ressamın, bir bestekârın başka bir milletin sanat tarihinde yer alması mümkündür, zira resmin ham maddesi olan renklerle şekiller, bestenin ham maddesini teşkil eden sesler, milletlerarası şeylerdir; ama bir şair her şeyden önce dilini kullandığı milletin şairidir, çünkü şiirin ham maddesi kelimelerdir, dildir. Bunun içindir ki şiir güzel sanatlar içinde en çok millî olanıdır, merhum arkadaşımız Ahmet Hamdi Tanpınar'ıri çok güzel ve çok yerinde bir deyişiyle, « bir iç kale sanatı »dır. Şiir, mısraın özellikleri yüzünden, kolay kolay başka bir dile aktarılamaz, hattâ aynı dilde bile nesre, düz yazıya çevrilemez; .bu yüzdendir ki şiiri hazan « nesre çevrilemeyen söz> diye tarif etmişlerdir.
FULL TEXT (PDF):
- 1