You are here

DÂVÛD-İ HALVEİ 'NİN « GÜLŞEN-t TEVHİD »I

Journal Name:

Publication Year:

Author Name
Abstract (Original Language): 
Selçukluların inkirâzindan sonra, Osmanlıların Anadolu'da siyâsî vahdeti kuruşuna kadar geçen devrede, muhtelif Türk beyliklerinin, kendi hâkimiyetlerinde bulunan bölgelerde te'sîs ettikleri müteaddid san'at ve ilim merkezlerinin Türk edebiyatının Anadolu'da teşekkül eden kısmının inkişâfındaki büyük hizmetleri mâlûmdur. Bu beyliklerin birbirleri ile yanşan teşvik ve himâyeleri sâyesinde, tercüme, nakil ve te'lif şeklinde gelişen harâretli bir edebî ve ilmî faâliyetten bugün elimizde hayli eser bulunmaktadır.1 işte, bu makalede bahis mevzûu edilmek istenilen, Dâvûd-ı Halvetî'nin « Gülşen-i tevhîd»i mezkûr devrede vücûda getirilen son eserlerden biridir. Hayatı hakkında pek az mâlûmata sahip bulunduğumuz Dâvûd-ı Halvetî2, Mudurnulu'dur ve Halvetîye tarîkati şeyhlerindendir. Bu sebeple «Mudurnî» ve «Halvetî» nisbeleri ile anılmaktadır. Seyyid Yahya Şirvânî3 ( ölm. 869, Bakû) 'nin halîfelerinden Habîb-i Karamânî' nin4 halîfesidir. Zamanının mühim şeyh ve âlimlerinden olduğu anlaşılan müellifin İsfendiyar-oğullan nezdinde büyük bir itibarı vardı. Nitekim tasavvufa dair bâzı rties'elelerin izahını istediği zaman, Kızıl Ahmed Bey'in Dâvûd-ı Halvetî'ye mürâcaat etmesi bunu açıkça gösterir.
91
98