Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölüm Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Her öykü bir yolun öyküsüdür, hangi denize ulasırsa ulassın her ırmak aktığı yerlerin
toprağını tasır, her rüzgar üzerinden estiği çiçeklerin tohumlarını dinlendiği ırmağa döker. Her
anı bir sonraki yasanmıslığı belirler.
Son gördüğümüz sureti aklımızda tutarak, yüzümüzü aynadan öteye çeviriyoruz.
Aklımızın gözünde saklı tuttuğumuz bu suretle birlikte baska bir yüzü aramaya yollara
düsüyoruz. Dünyayı ellerinde tutamayanların kendilerini kolayca teslim ettikleri bir bulanık
halinde, aslında içimizde olanı birçok kapının ardında arıyoruz. Hayatın, hayatımızın öyküsü
bu.
Çünkü insan arayısı arzular. Fakat arama fikrinin tasıdığı korkunun öyle kolayca
üstesinden gelinemez. Tutkulu ruh, bulunanın atesiyle tüketilmekten kaçınmak için binlerce
bahane bulur. Bu nedenle her bir arayıs, bin bir bahanenin gölgesinde baslar. Kimi sıkısıp
kalır kendi ruhunda ve ruhunda bahanelerin, kapıları sıkıca kapar, yüzünü gizler “kendinde
olandan”; kimi ruh, bilir, kavusmak için, bilmek için aramak gerektiğini, düser yola, eskitir
pabuçlarını.
FULL TEXT (PDF):
- 6
158-159