Journal Name:
- Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Aileyi şöyle tanımlayabiliriz: "Kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal
yollardan aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı
evde yaşayan bireylerden oluşan, bireylerin cinsel, psikolojik, toplumsal
kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, fertlerin topluma uyumu
ve katılımlarının sağlandığı ve düzenlendiği temel bir toplumsal bir
imd i r . " ( l )
Tarih boyu toplumsal bir çok değişime rağmen Türk cemiyetinde aile
güçlü bir kurumdur. Çünkü sosyo-ekonomik yardımlaşma ve çocuk
yetiştirme gibi pek çok işlevi vardır. Türk toplumunda çekirdek aileler
çoğunluktadır ve aileler küçük, çocuk sayısı azdır. Ailede kankocanın sahaları,
sorumlulukları ve sosyal ilişkileri ayrıdır. (2)
Klasik aile yapımız 19. yüzyılda sosyal şartların baskısıyla
değişmeye maruz kalır. (3) Ancak bu değişme, II. Meşrutiyet'ten itibaren
özellikle Balkan ve I. Dünya Savaşı yıllarında daha belirgin bir hale gelir.
Bu yıllarda çalışan erkek nüfusun cepheye gitmesi, Türk kadınımın onlardan
boşalan çalışma alanlarına girmesine zemin hazırlamıştır. Bu tarihe
kadar öğretmenlik ve hemşirelikle sınırlı kalan kadın meslekleri
değişik alanlara yayılmış, hatta birçok fabrikalarda dahi kadın işçiler
çalışmaya başlamıştır. Kadının iş hayatına girmesine paralel olarak sosyal
statüsü de yük se lmiş t i r . Bu yıllarda kadınlar arasındaki da yanışmayı
ve onlar ın sosyal ve kültürel bakımdan gelişmelerini
amaçlayan birçok dernek kurulmuştur. (4)
FULL TEXT (PDF):
- 3