Bülent Öz

Etkin Ücret Yönetiminin İşletmeye Sağlayacağı Yararlar Konusunda İşgören Algılamaları: Bir Alan Çalışması

Küreselleşen dünyada işletmeler aşırı rekabet baskısı altında faaliyetlerine devam etmektedir. İşletmeler için motivasyonu ve işletmeye bağlılığı yüksek çalışan profiline sahip olmak, rekabet avantajı sağlayabilme açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de işgören motivasyonunu artırmada en önemli maddi güdülemelerden birisi olan ücret yaşamsal önemini hala korumaktadır. Ücret yönetiminin işletmedeki rolü işgöreni motive etmek ve işletmeye bağlılığını arttırıp işletmede tutmaktır.

Bu çalışma, işgörenlerin etkin bir ücret yönetiminin işletmeye sağlayacağı yararlara yönelik bakışlarının demografik faktörlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla Kahramanmaraş’ta KOBİ niteliğindeki tekstil fabrikalarında çalışan
işgörenlerin; etkin ücret yönetimi konusunda düşüncelerini ölçmek amacıyla 25 tekstil fabrikasında 485 işgörenden anket yoluyla veri toplanmış ve verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. İşgörenlerin demografik özellikleri açısından bazı önermelerde anlamlı
ilişkiler olduğu ortaya konmuştur.

İngilizce Özet: 

In global world, business enterprises proceed their activities under extreme competition pressure. It is very important for companies having highly motivated and loyal employee profile to provide competitive advantages. Enhancing labour motivation in Turkey, wage is one of the most important motives and still keeps its vital consideration. The role of compensation management in companies is to motivate employee and keep them in organization by enhancing loyalty to organization.

This study aims to determine whether employees point of views about benefits of an effective compensation management to organization show statistically significant difference for specific demografic factors. The data were collected through a survey questionnaire from 485 employees in 25 small and medium-sized textile companies to measure thoughts of employees about effective compensation management in Kahramanmaraş. SPSS was used to analyze data. The results showed statistically significant differences in some statements according to employees demographic factors.

Para Krizlerinin Sinyal Yaklaşımı ile Öngörülebilirliği: Türkiye Uygulaması

Para krizleri ekonomilerde büyük maliyetlere yol açmaktadır. Para krizlerinden etkilenen ülkelerde döviz rezervlerinde azalma, aşırı bir resesyon ve negatif büyüme oranları gözlenmektedir. Bu nedenle para krizlerinin öngörülmesini sağlayacak güvenilir erken uyarı göstergelerinin tanımlanması büyük yarar sağlayacaktır. Böylece politika yapıcıları da ülkenin döviz kuru sistemi üzerinde ortaya çıkabilecek baskıyı erken uyarı göstergelerini kullanarak önleyebilecektir. Para krizlerini öngörmek için Kaminsky ve Reinhart tarafından önerilen sinyal yaklaşımı, erken uyarı sisteminin temelini oluşturmaktadır. Bu yaklaşım, kriz öncesi dönemde farklı seyir gösteren veya normal davranış göstermeyen çok sayıdaki değişkenin izlenmesini içermektedir. Her gösterge için belirli bir eşik değer belirlenmekte ve eşik değeri aşan göstergeler belirli bir dönemde ortaya çıkabilecek bir krizin sinyali sayılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’de 1994 ve 2001 para krizlerinin sinyal yaklaşımıyla öngörmeyi amaçlamaktadır. Ampirik analiz, incelenen göstergelerin yaklaşık yüzde 67’sinin para krizlerinin ortaya çıkmasında sinyal verdiğini göstermektedir. Gürültü sinyal oranı esas alınarak yapılan sinyal yaklaşımında 15 göstergeden 9’u öncü gösterge olarak belirlenmiş ve anlamlı bulunmuş, 6’sının ise krizi öngörme gücünün yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

İngilizce Özet: 

Currency crises creates extremely high costs in economies. The depletion of foreign exchange reserves, a severe recession and negative GDP growth rates are observe in the countries where the currency crises are occurred. There seems to be great benefits from identifying reliable early warning indicators helping to predict currency crisis. Thus, policy makers would enable to forestall impending pressure on their countries currency system by using early warning indicators. The “signal approach” to proposed by Kaminsky ve Reinhart (1998) to predict currency crisis is commonly employed in empirical studies as an early warning system. It involves monitoring a number of variables that tend to behave differently or to exhibit an unusual behavior in the periods preceding a crisis. A certain threshold is determined for each indicator, which, when exceeded, issues a warning signal that a crisis may occur within a period of time. This study aims to predict the 1994 and 2001 currency crises in Turkey by using signal approach. Empirical analysis reveals that almost 67 percent of the indicators examined signal the occurrence of currency crises. It is concluded that 9 of 15 indicators are determined as leading indicators and are found to be significant in signal approach based on their noise to signal ratio and six of indicators lacked predictive power from list of potential indicators.

İçerik yayınları