You are here

Osmanlı Su Yollarının Sevk ve İdaresi

Osmanlı’nın modern bir devlete yakışır şekilde her konuda idari bir sistem geliştirdikleri günümüze kadar ulaşan son derece düzenli bir arşivin mevcudiyetinde kendini göstermektedir. Fatih Sultan Mehmed’in su yollarının sevk ve idaresi için Su Nezareti kurduğu bilinmektedir. Ancak Roma, Bizans ve Selçuklu döneminden kalma su yollarını ve şebekelerini kullanmaya devam eden ve yenilerini inşa eden Osmanlı’nın, Fatih Dönemi öncesinde de oturmuş bir yönetim sisteminden yoksun olduğu söylenemez. Bizans ve Selçuklu topraklarını devr alan Osmanlı’nın, devamlılık sürecinin kaçınılmaz bir gereği olarak, sabık yönetim sistemlerini de ne derece devr aldığı ve geliştirdiği çok geniş kapsamlı bir tartışmanın konusu olduğundan makalemizin dışında tutulmuştur. Arşiv kaynaklarına dayanan bu makalemizde bizim için önemli olan Osmanlı’nın su yolarını sevk ve idarede izledikleri yöntem, şehir ve kasabalarda halkın su ihtiyacını karşılamak için aldıkları önlemlerdir. Kilometrelerce uzaktaki suyun doğal kaynak ve barajlardan künkler ve su kemerleri yardımıyla havuzlara ve oradan sırasıyla maslak, maksem ve su terazilerine ulaştırılması ve akabinde şehir ve kasabalardaki sayısız cami, medrese, han, hamam, sebil, çeşme ve evlere tevzii şüphesiz oturmuş ve düzenli bir yönetim sistemi ile ancak gerçekleşebilirdi. Bu sistem çerçevesinde yeni su yollarının inşası veya eskilerinin tamiri için Su Nezareti’nce ve daha sonra ondokuzuncu yüzyılda oluşturulması üzerine Şehremaneti’nce bir keşif yapılır, gerekli insan gücü, para ve malzeme temin edilir ve işin bitiminde de varsa yolsuzlukları ve eksiklikleri ortaya çıkarmak için bir ikinci keşif daha yapılırdı.
Osmanlı’nın su yollarını koruma altına aldığı, tahribata sebep olanları cezalandırdığı, suyun tevziinde adil davrandığı ve halkın sağlığını korumak için zaman zaman suyun tahlilini yaptırdığı Arşiv dokümanlarından anlaşılmaktadır.

İngilizce Özet: 

The Ottoman documents and their systematic arrangement and preservation in the Archives that have survived intact to our day is a good indication that the Ottomans had an excellent system of administration established in almost all their government offices. It is well known that Mehmed II had established the Su Nezareti, the Department of Water, under the Director of Waterworks that was responsible for the administration of water issues. However, this does not mean that the Ottomans, who had inherited the Byzantine and Seljuqid lands along with their water conduits and aqueducts as well as some of their administration, did not have an administrative office to solve the water problems. In this article, based on the documents from Ottoman archives, I will concentrate on Ottoman system of administering and managing water conduits as well as the procedures followed in supplying water to the towns and cities. There is no doubt carrying water from springs and dams by way of water conduits and aqueducts into reservoirs and from there to the water tanks (maslak), chambers (maksem) and balances (su terazileri) from where the water is distributed to the mosques, medreses, hans, public baths, fountains and houses is a considerable task that can only be achieved through a well established administration. The Ottomans, as part of this system, built new water conduits and aqueducts as well as maintaining the old ones. The Department of Water, besides being responsible from inspecting and supervising such tasks as these, supplied men and material as well as found money, and insured that everything ran smoothly. It is a fact, based on the documents, that the Ottomans had the water conduits and aqueducts guarded, brought to justice those who were responsible for damage, made sure the water was distributed to the public equally, and had the waters analyzed regularly to ensure that it was hygienic and suitable for drinking.

Cilt: 
27
Sayı: 
44
Sayfalar: 
41-66
PDF Dosyasını Ekleyin: 
Share