Tonsillektomi sonrası hayatı tehdit eden geç kanama: olgu sunumu ve literatürün gözden geçirilmesi

Makalenin İngilizce İsmi: 
Life threatening late hemorrhage after tonsillectomy: a case report and review of the literature
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
Sekonder kanama
tonsillektomi
uyanık ekstübasyon
Türkçe Özet: 

Tonsillektomi ameliyatı küçük cerrahi girişim olmakla beraber, nadiren de
olsa hayatı tehdit eden komplikasyonlar eşlik edebilmektedir. Tonsillektomi
ameliyatı sonrası kanama, erişkinlerde çocuk popülasyona oranla daha sık
görülmektedir. Bu olgu sunumunda kanama kontrolü amacı ile tonsillektomi
sonrası 10. günde ameliyata alınan ve ekstübasyon sırasında masif kanaması olan hastanın başarılı anestezi ve cerrahi yönetimi sunularak literatür
eşliğinde tartışılmıştır

Key Words: 
Secondary hemorrhage
tonsillectomy
awake extubation
İngilizce Özet: 

Although tonsillectomy is a minor surgical intervention, life threatening
complications rarely may associate it. Hemorrage following tonsillectomy
is seen more often in adults than pediatric population. In this case report
the successful anesthesiological and surgical management of a patient who
was taken to surgery for bleeding control on the 10th day after tonsillectomy is presented and discussed reviewing the literature.

Yazar Bilgileri
1. Yazar
Yazar Adı: 
Mustafa Süren
Yazar Anabilim Dalı: 
Anestezi ve Reanimasyon
2. Yazar
Yazar Adı: 
Ziya Kaya
Yazar Anabilim Dalı: 
Anestezi ve Reanimasyon
3. Yazar
Yazar Adı: 
Levent Gürbüzler
Yazar Anabilim Dalı: 
Anestezi ve Reanimasyon
4. Yazar
Yazar Adı: 
Sema Koç
Yazar Anabilim Dalı: 
Kulak Burun Boğaz
5. Yazar
Yazar Adı: 
Mehtap Okyay
Yazar Anabilim Dalı: 
Anestezi ve Reanimasyon
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2011
Cilt/Sayı: 
53
Sayı: 
1
Sayfa Aralığı: 
60-62
Referanslar: 

1. Windfuhr JP, Schloendorff G, Baburi D, Kremer B.
Lethal outcome of post-tonsillectomy hemorrhage. Eur
Arch Otorhinolaryngol 2008; 265: 1527–1534.
2. Yorgancılar E, Yıldırım M, Meriç F. Tonsillektomi
sonrası kanama. Dicle Tıp Dergisi 2008; 35: 177-180.
3. Leong SC, Karkos PD, Papouliakos SM, Apostolidou MT.
Unusual complications of tonsillectomy: a systematic
review. Am J Otolaryngol 2007; 28: 419-422.
4. Ali RB, Smyth D, Kane R, Donnelly M. Posttonsillectomy bleeding: a regional hospital experience.
Ir J Med Sci 2008; 177: 297-301.
5. Werle AH, Nicklaus PJ, Kirse DJ, Bruegger DE. A
retrospective study of tonsillectomy in the under 2-yearold child: indications, perioperative management, and
complications. Int J Pediatr Otorhinolaryngol 2003;
67: 453-460.
6. Windfuhr JP. Lethal post-tonsillectomy hemorrhage.
Auris Nasus Larynx 2003; 30: 391-396.
7. Walshe P, Ramos E, Low C, Thomas L, McWilliams R,
Hone S. An unusual complication of tonsillectomy.
Surgeon 2005; 8: 296-298.
8. Miller RD. Miller’s Anesthesia, 7th ed., Bleeding Tonsil
- Chapter 75 - Anesthesia for Eye, Ear, Nose, and Throat
Surgery, 2357-2388.
9. Leong SC, Karkos PD, Papouliakos SM, Apostolidou MT.
Unusual complications of tonsillectomy: a systematic
review. Am J Otolaryngol Head Neck Med Surg 2007;
28: 419-422.
10. Siodlak MZ, Gleeson MJ, Wengraf CL. Posttonsillectomy secondary haemorrhage. Ann Royal Coll
Surg Engl 1985; 67: 167-168.
11. Ahmad R, Abdullah K, Amin Z, Rahman JA. Predicting
safe tonsillectomy for ambulatory surgery. Auris Nasus
Larynx 2010; 37: 185-189.
12. Handler SD, Miller L, Richmond KH, Baranak CC. Posttonsillectomy hemorrhage: incidence, prevention and
management. Laryngoscope 1986; 96: 1243-1247.
13. Randall D, Hoffer ME. Complications of tonsillectomy
and adenoidectomy. Otolaryngol Head Neck Surg
1998; 118: 61-68.
14. Wei JL, Beatty CW, Gustafson RO. Evaluation of
posttonsillectomy hemorrhage and risk factors
Otolaryngol Head Neck Surg 2000; 123: 229-235.
15. Windfuhr JP. Indications for interventional
arteriography in post-tonsillectomy hemorrhage. J
Otolaryngol 2002; 31: 18-22.

Giriş
Tonsillektomi kulak-burun-boğaz hastalıkları uzmanları tarafından yaygın olarak uygulanan ve dü-
şük komplikasyonu olan bir cerrahi yaklaşımdır (1,2).
Tonsillektomi ameliyatı olacak hastalar bazı ülkelerde günübirlik olarak hastaneye kabul edilse de, tonsillektomi ameliyatı sonrası erken ya da geç dönemde
kanama gibi ciddi komplikasyonlar görülebilmektedir (1).
Tonsillektomi ameliyatına bağlı olarak diş hasarı,
kulak ağrısı, boğaz enfeksiyonu, bulantı ve kusma gibi
komplikasyonlar görülebilmektedir (3). Postoperatif
kanama, tonsillektominin komplikasyonları arasında %0.1 ile %9.3 arasında değişen oranlarda yer almaktadır (2). Tonsillektomi sonrası kanama, belki de
tonsillektomi komplikasyonlarının en yaygını ve en
korkulanıdır (4,5). Kanama, ameliyat sonrası sıklıkla
ilk 24 saat içinde ortaya çıkan primer kanama veya 24
saatten sonra herhangi bir zamanda ortaya çıkabilen
sekonder kanama şeklinde olabilir (2,5,6). Sekonder
kanama nadir olup, ağırlıklı olarak ameliyat sonrası
ilk 10 gün içinde görülmektedir (1,6). Tonsillektomi
sonrası kanamanın erişkinlerde çocuklara göre daha
sık görüldüğü bildirilmişse de (7), hayatı tehdit eden
kanamaların çocuklarda daha fazla olduğu görülmektedir (5).
Bu yazıda tonsillektomi ameliyatı sonrası 10. günde, genel anestezi altında kanama kontrolü yapılmasını gerektiren bir kanama meydana gelen ve kanama
kontrolünü takiben ekstübe edilmeden yeniden yo-
ğun kanama gelişen bir olgu sunulmuştur.
Olgu Sunumu
Başka bir merkezde 10 gün önce tonsillektomi ameliyatı yapılmış olan 4 yaşında kız çocuğu, ağızdan kan
gelmesi şikayeti ile bir başka merkezdeki kulak burun
boğaz polikliniğine başvurmuştur. Sağ tonsillektomi
lojundan sızıntı şeklinde kanamaları devam eden ve
melena gelişen hasta, hemoglobin seviyesinin 5.4
* Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Anabilim Dalı
** Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı
Ayrı basım isteği: Dr. Mustafa Süren, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp
Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Tokat
E-mail: mustafasüren@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 22.04.2010 • Kabul tarihi: 28.09.2010Cilt 53 • Sayı 1 Tonsillektomi sonrası kanama • 61
gr/dl’ye kadar düşmesi sebebiyle bir ünite taze tam
kan infüzyonu yapılarak hastanemize sevk edilmiştir.
Epilepsi tanısıyla valproik asid kullanım öyküsü olan
hasta 15 kg ağırlığında, 115 cm boyundaydı.
Hastanın fizik muayenesinde cilt rengi ve konjonktivaları soluk görünümde ve nabzı taşikardikti. Rutin
biyokimyası normal olan, ameliyat öncesi hemoglobin: 7.3 gr/dl, hematokrit: %21 olan hasta acil şartlarda ameliyata alındı. Rutin monitörizasyon yapılan
hastanın tansiyon arteriyeli 100/60 mmHg, nabız dakika sayısı 120 olarak ölçüldükten sonra sorunsuz olarak entübe edildi ve cerrahi ekip ameliyata başladı.
Ameliyat sırasında yapılan değerlendirmede, kanama kontrolü sırasında sağ tonsil alt lojunda ülsere bir
kanama odağı izlendi. Ülsere lezyonla birlikte pulsasyon izlendiği için koterizasyondan ziyade lezyonun
üzerine absorbe olabilen hemostat (Surgicel®
) serilerek yara kenarları sütüre edildi. İlk etapta kanaması
duran hastanın ameliyatı yaklaşık 30 dakika sürdü.
Uyanık ekstübasyonu planlanan hastanın henüz
entübasyon tüpünün kafı indirilmemişken, ani efor
yapmasıyla birlikte ağızdan yaklaşık 20 saniyede 200
ml kadar pulsasyonlu taze kanaması oldu. Nabzı filiformik ve nabız dakika sayısı 170 olan hastanın kanaması devam ettiği için hasta tekrar uyutuldu. KBB
hastalıkları uzmanı tarafından yapılan kanama kontrolünde, tonsillektomi alt lojundaki pulsasyon nedeniyle arteriyel bir kanamadan şüphelenildi. Bu sırada ikinci kez yoğun kanaması başlayan hastanın alt
polde sütürasyon yapılan bölgenin posteriyorundan
yüksek debili arteriyel kanama olduğu tespit edildi.
Kanayan arterin belirlenmesi için bir taraftan angulus mandibulanın mediyalinden iki parmakla baskı yapıp kanama debisi azaltılıp, diğer taraftan tonsil
lojundaki granülasyon dokuları, internal karotis arterin yakın komşuluğu nedeniyle, yavaş ve nazik bir şekilde disseksiyon makası ile uzaklaştırıldı. Bu şekilde
açık arter ucunun tespit edilmesiyle, damarın klemp
ile yakalanarak bağlanması mümkün olmuş ve kanama odağının kontrolü intraoral yolla sağlanmış oldu.
Bu arada tonsiller fossada oluşan doku defektine posteriyor faringeal duvar mukozasından oluşturulan alt
pediküllü flep çevrildi.
Ameliyat boyunca bir buçuk ünite tam kan ve yarım
ünite taze donmuş plazma verilen hastanın 4 saat sü-
ren ameliyatı esnasında çalışılan bölgede ödem oluş-
tuğu düşünülerek ekstübasyonunun bir sonraki günde
yapılması planlandı. Ameliyatın sonunda hemoglobin
değeri 10.7 gr/dl, hematokriti %33 olarak ölçülen hasta, entübe şekilde yoğun bakıma alındı ve efor yapmaması için yaklaşık 24 saat uyutuldu. Postoperatif birinci gün ekstübe edilen ve vital bulguları stabil seyreden
hasta, ekstübasyondan 6 saat sonra yoğun bakımdan
çıkarılarak pediatri servisine devredildi. Hemoglobin
değerleri 9 gr/dl civarında seyreden, takiplerinde bir
komplikasyon gelişmeyen hasta, ameliyat sonrası 6.
günde poliklinik kontrolüne gelmek üzere taburcu
edildi. Bir hafta sonraki kontrolde, dokuların iyileşmeye başladığı görüldü ve granülasyon doku miktarının
azaldığı izlendi, 2. haftada yapılan poliklinik muayenesinde, sağlıklı mukozanın tamamen tonsiller fossayı
kapladığı izlendi ve 1. ayın sonundaki kontrolde tonsiller fossada tamamen normal bir orofarinks dokusunun mevcut olduğu görüldü.
Tartışma
Günümüzde tonsillektomi ameliyatı KBB hastalıkları pratiğinde çok sık uygulanan cerrahi bir prosedürdür (8). Tonsillektomi ameliyatı sonrasındaki
primer kanama, aspirasyon, laringospazm ve dolaşım
kollapsı gibi riskleri nedeniyle endişe vericidir (4).
Tonsillektomi sonrası oluşan kanamaların çoğunluğu
ilk 24 saat içinde ortaya çıksa da, sekonder kanama
olarak kabul edilen 24 saatten sonraki kanamaların
serilerde %1.9-9 arasında bildirildiği görülmektedir
(9-12). Literatürde tonsillektomi ameliyatından 39
gün sonra sekonder kanamaya bağlı ölümle sonuçlanan vaka mevcuttur (4).
Primer kanamanın cerrahi teknikle ilişkili olduğu;
sekonder kanamanın ise yara iyileşmesi esnasında
travma, katı gıda alımı, tonsillektomi yatağı enfeksiyonu, non-steroid antienflamatuvar ilaç alımı veya
idiyopatik nedenlerden dolayı ortaya çıktığı düşü-
nülmektedir (12,13). Bizim hastamızda non-steroid
antienflamatuvar kullanımı öyküsü ve tonsil yatağı
enfeksiyon bulguları yoktu. Ameliyat sonrası kanamanın, katı gıda alımına bağlı gerçekleşmiş olabileceğini düşündük.
Tonsillektomi sonrası kanamaya yaklaşım gözlem,
hidrasyon, gümüş nitrat ya da elektrokoterizasyon
şeklindedir. Wei ve ark.nın tonsillektomi ameliyatı
uygulanmış 4662 hastada yaptıkları çalışmada, tonsillektomi ameliyatı sonrası kanamalı hastaların yarısında genel anestezi ve kanama kontrolü gerekmiş-
tir (14). Bizim hastamız da ilk başvurduğu hastanede
kanama takibi nedeniyle üç gün takip edilmiş, ancak
ağızdan pıhtı tarzında kan ve gaitadan melena şeklinde kanamanın devam ettiği ve hemoglobin değerlerinin düştüğü görülünce, kan transfüzyonu sonrası
hastanemize sevk edilmiştir.
Tonsillektomi ameliyatı sonrası, eğer dikiş ya da
damarların koterlenmesine rağmen kanama devam
ederse mümkünse anjiyografi yapılmalı, ya da eksternal karotis arter (EKA) bağlanmalıdır (15). Hastamızda
EKA bağlanmasına gerek kalmadan kanama başarılı
bir şekilde durdurulmuştur.62 • Mart 2011 • Gülhane Tıp Derg Süren ve ark.
Tonsillektomi ameliyatı esnasında kan transfüzyonu gerektirecek kadar kanama %0.04 oranında
olup, kanamaya bağlı mortalite oranı %0.002’dir (1).
Hastamızda ameliyat sırasında yoğun kanama oldu
ve tansiyon arteriyel 60/40 mmHg olarak ölçülmesi
ve nabız dakika sayısının 170 olması üzerine hızlı bir
şekilde hasta için hazır bulundurulan tam kan transfüzyonuna başlandı.
Tonsillektomi sonrası kanama tespit edilen olgularda tekrar anestezi risklidir (11). Kanama ve pıhtılar
nedeniyle oluşan görüş bozukluğu ile beraber, azalmış lenfatik ve venöz drenajın oluşturduğu ödem
gibi faktörlerden dolayı laringoskopi beklenmedik
bir şekilde zor olabilmektedir. Bu hastalarda anestezi esnasında herhangi bir komplikasyon olduğunda
yardımcı bir anestezi uzmanı gerekebilmektedir (8).
Entübasyon güçlüğü yaşanabileceğinden, trakeotomi
bile gerekebileceği bildirilmektedir (13). Bu hastalarda yeniden anestezi yapılması oldukça zor olup, kalın
delikli ve kolay ulaşılabilir bir damar yolu olmalıdır
(8). Bizim hastamızda da sağ el üstünde 22G’luk venöz kanülle uyutulduktan sonra ilave olarak antekü-
bital bölgeden 20G’luk venöz kanül yerleştirildi.
Sonuç olarak, kanama tonsillektomi ameliyatının
en sık komplikasyonlarından birisidir. Yaşamı tehdit
eden boyutta kanamalar nadir görülse de, tekrar ameliyat edilen hastalarda anestezi yönetimi ve cerrahi
yönetimi oldukça dikkat gerektiren mortalitesi ve
morbiditesi yüksek bir komplikasyondur

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.