Sol atriyal miksomalar ve cerrahi tedavisi

Makalenin İngilizce İsmi: 
Left atrial myxomas and surgical treatment
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
Ekokardiyografi
miksoma
sol atriyum
Türkçe Özet: 

Bu yazıda atriyal miksomalardaki on yıllık deneyimimiz sunulmuştur. Ocak
2000 ile Aralık 2009 arasında sol atriyal miksoma tanısı ile cerrahi tedavi
uygulanan 17 hastanın 11’i kadın, 6’sı erkekti ve ortalama yaşı 53.47±17.4
yıl idi. İki hastada serebral emboli öyküsü mevcuttu. Tüm hastalarda miksoma sol atriyum yerleşimliydi. Miksoma rezeksiyonu için 16 hastada sol
atriyotomi, patent foramen ovalesi olan bir hastada ise transseptal yaklaşım
kullanıldı. On dört hastada sadece endotelyal düzeyde tümör rezeksiyonu
uygulandı. Erken ve geç dönemde mortalite gelişmedi. Hastalar takip periyodunda 1 yıllık aralıklarla ekokardiyografi ile düzenli olarak takip edildiler.
Hiçbir hastada takip periyodunda nüks gözlenmedi. Tanı konulduktan sonra
embolizasyon ve ani kardiyak ölüm riskini ortadan kaldırmak için en kısa
süre içerisinde cerrahi tedavi yapılmalıdır. Bu tümörlerde erken ve geç dö-
nemde nüks görülebileceği için, yıllık ekokardiyografik kontrollerle periyodik
takip yapılması gerekmektedir.

Key Words: 
Echocardiography
myxoma
left atrium
İngilizce Özet: 

This report summarizes our ten-year experience with atrial myxomas. Of the
17 patients who underwent resection of left atrial myxoma between January
2000 and December 2009, 11 were females and 6 males, and their mean
age was 53.47±17.4 years. There was history of a cerebral emboli in 2
patients. All myxomas were located in the left atrium. For tumor resection
left atriotomy was used in 16 patients, while transseptal approach was used
in one patient with foramen ovale. No early or late mortality was observed.
The patients were followed regularly with annual echocardiography in the
follow up period. No recurrence was noted in the follow up period. Immediate surgical treatment should be performed after the diagnosis to prevent
the risk of embolization and sudden cardiac death. Periodic controls with
annual echocardiographic examinations are mandatory since early or late
recurrence is possible in these tumors.

Yazar Bilgileri
1. Yazar
Yazar Adı: 
Mehmet Ali Şahin
Yazar Anabilim Dalı: 
Kalp ve Damar Cerrahisi
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2011
Cilt/Sayı: 
53
Sayı: 
1
Sayfa Aralığı: 
38-42
Referanslar: 

1. Binning MJ, Sarfati MR, Couldwell WT. Embolic atrial
myxoma causing aortic and carotid occlusion. Surg
Neurol 2009; 71: 246-249.
2. Gonzalez-Juanatey C, Regueiro-Abel M, Lopez-Agreda
H, Peña-Martínez F, Gonzalez-Gay MA. Giant left atrial
myxoma mimicking severe mitral valve stenosis Int J
Cardiol 2008; 127: e110-112.
3. Reynen K. Cardiac myxomas. N Engl J Med 1995; 333:
1610-1617.
4. Panos A, Kalangos A, Sztajzel J. Left atrial myxoma
presenting with myocardial infarction. Case report and
review of the literature. Int J Cardiol 1997; 62: 73-75.42 • Mart 2011 • Gülhane Tıp Derg Şahin ve ark.
5. Vogt PR, Jenni R, Turina MI. Infected left atrial myxoma
with concomitant mitral valve endocarditis. Eur J
Cardiothorac Surg 1996; 10: 71-73.
6. Riad MG, Parks JD, Murphy PB, Thangathurai D.
Infected atrial myxoma presenting with septic shock. J
Cardiothorac Vasc Anest 2005; 19: 508-511.
7. Keeling IM, Oberwalder P, Anelli-Monti M, et al. Cardiac
myxomas: 24 years of experience in 49 patients. Eur J
Cardiothorac Surg 2002; 22: 971-977.
8. Bhan A, Mehrotra R, Choudhary SK, et al. Surgical
experience with intracardiac myxomas: long-term
follow-up. Ann Thorac Surg 1998; 66: 810-813.
9. Fang BR, Chiang CW, Hung JS, Lee YS, Chang CS.
Cardiac myxoma-clinical experience in 24 patients. Int
J Cardiol 1990; 29: 335-341.
10. Meyns B, Vancleemput J, Flameng W, Daenen W.
Surgery for cardiac myxoma. A 20-year experience with
long-term follow-up. Eur J Cardiothorac Surg 1993; 7:
437-440.
11. McAllister HA. Primary tumors of the heart and
pericardium. Curr Probl Cardiol 1979; 4: 1-51.
12. Goswami KC, Shrivastava S, Bahl VK, Saxena A,
Manchanda SC, Wasir HS. Cardiac myxomas: Clinical
and echocardiographic profile. Int J Cardiol 1998; 63:
251-259.
13. Acikel M, Yekeler I, Ates A, Erkut B. A giant left atrial
myxoma: an unusual cause of syncope and cerebral
emboli. Int J Cardiol 2004; 94: 325-326.
14. Shavit L, Appelbaum L, Grenader T. Atrial myxoma
presenting with total occlusion of the abdominal aorta
and multiple peripheral embolism. Eur J Int Med 2007;
18: 74-75.
15. Ha JW, Kang WC, Chung N, et al. Echocardiographic
and morphologic characteristics of left atrial myxoma
and their relation to systemic embolism. Am J Cardiol
1999; 83: 1579-1582.
16. Obeid AI, Marvasti M, Parker F, Rosenberg J. Comparison
of transthoracic and transesophageal echocardiography
in diagnosis of left atrial myxoma. Am J Cardiol 1989;
63: 1006-1008.
17. Ridge CA, Killeen RP, Sheehan KM, et al. Giant right
atrial myxoma: characterization with cardiac magnetic
resonance imaging. Clin Imag 2010; 34: 231-233.
18. Bhan A, Mehrotra R, Choudhary SK, et al. Surgical
experience with intracardiac myxomas: long-term
follow-up. Ann Thorac Surg 1998; 66: 810-813.
19. Jones DR, Warden HE, Murray GF, et al. Biatrial approach
to cardiac myxomas: A 30-year clinical experience. Ann
Thorac Surg 1995; 59: 851-856.
20. Kabbani SS, Jokhadar M, Meada R, et al. Atrial myxoma:
Report of 24 operations using the biatrial approach.
Ann Thorac Surg 1994; 58: 483-488.
21. Zeebregts C, Schepens M, Knaepen PJ. Extended vertical
transatrial septal approach for the removal of left atrial
myxoma. Eur J Cardiothorac Surg 1998; 13: 90-93.
22. Luisi VS, Caparrotti S. Extended vertical transatrial
septal approach for the removal of left atrial myxoma.
Ann Thorac Surg 1993; 56: 1216.
23. Vigano M, Grande AM, Gaeta R. Superior transseptal
approach to left atrial myxomas. Ann Thorac Surg
1995; 60: 1860-1861.
24. Guiraudon GM, Ofiesh JG, Kaushik R. Extended vertical
transatrial approach to the mitral valve. Ann Thorac
Surg 1991; 52: 1058-1062.
25. Shinfeld A, Katsumata T, Westaby S. Recurrent cardiac
myxoma: seeding or multifocal disease? Ann Thorac
Surg 1998; 66: 285-288.
26. Zeybek R, Basaran Y, Oztop F. Recurrence of an atrial
myxoma. Int J Cardiol 1991; 33: 435-437.
27. Rankin LI, DeSousa AL. Metastatic atrial myxoma
presenting as intracranial mass. Chest 1978;74:451-452.
28. Budzilovich G, Aleksie S, Greco A, Fernandes J, Harris J,
Finegold M. Malignant cardiac myxoma with cerebral
metastases. Surg Neurol 1979; 11: 461-469.
29. Chen HJ, Liou CW, Chen L. Metastatic atrial myxoma
presenting as intracranial aneurysms with hemorrhage:
case report. Surg Neurol 1993; 40: 61-64.
30. Read RC, White HJ, Murphy ML, Williams D, Sun CN,
Flanagan WH. The malignant potentiality of left atrial
myxoma. J Thorac Cardiovasc Surg 1974; 68: 857-868.
31. Terada Y, Wanibuchi Y, Noguchi M, Mitsui T. Metastatic
atrial myxoma to the skin at 15 years after surgical
resection. Ann Thorac Surg 2000; 69: 283-284.
32. Ng HK, Poon WS. Cardiac myxoma metastasizing to the
brain. Case report. J Neurosurg 1990; 72: 295-298.

Giriş
Primer kardiyak tümörlerin %80’i iyi huyludur ve
bunlarından yarısından fazlasını miksomalar oluşturur. Miksomalar tüm kardiyak boşluklardan gelişebilmelerine rağmen, en sık olarak (%75) sol atriyumda
lokalize olur ve sporadik tümörlerdir. Özellikle ekokardiyografinin yaygın olarak kullanıma girmesinden
sonra daha kolay tanı konulabilen bir tümör olmuş-
tur. Kadınlarda daha sık olmak üzere her yaşta gö-
rülebilen bu tümörler serebral veya periferal emboli
bulguları ile ortaya çıkabildiği gibi (1), mitral darlı-
ğını taklit ederek (2), konstitüsyonel ve sistemik bulgularla da ortaya çıkabilir (3). Aynı zamanda koroner
arter embolizasyonuyla miyokard infarktüsü tablosuna (4) ve enfekte olarak endokardit (5) ve sepsise (6)
neden olabilir. Tanı konulduktan sonra atriyoventriküler kapak disfonksiyonunu önlemek ve sistemik
emboli riskini ortadan kaldırmak için hemen cerrahi
tedavi yapılması gerekir. Cerrahi rezeksiyon ile tama
yakın kür sağlanır, ancak nadir de olsa nüks ve metastaz potansiyeli vardır (7-10). Bu yazımızda son on
yıl içerisinde sol atriyal miksoma nedeniyle cerrahi
rezeksiyon uyguladığımız ve postoperatif dönemde
düzenli aralıklarla takip ettiğimiz 17 hastanın sonuç-
larını sunduk.
Gereç ve Yöntem
Ocak 2000 ile Aralık 2009 arasında 17 hastaya sol
atriyal miksoma tanısı ile cerrahi tedavi uygulandı.
Hastaların 11’i kadın, 6’sı erkek ve yaş ortalaması
53.5±17.4 (21-80) yıl idi. Hastaların en sık başvuru
semptomu efor dispnesiydi. İki hastada serebral emboli öyküsü mevcuttu, ancak bu hastalar atriyal fibrilasyon ritminde değildi. İki hastada ise başvuru esnasında atriyal fibrilasyon mevcuttu ve bu iki hasta
ileri yaş grubundaydı (>70 yaş). Tanı tüm hastalara
ekokardiyografi ile konuldu (Şekil 1). Beş hastaya ise
transtorasik ekokardiyografiye ilave olarak transösefageal ekokardiyografi yapıldı. Tanı sırasında bir has-
* GATF Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı
** GATF Kardiyoloji Anabilim Dalı
Ayrı basım isteği: Dr. Mehmet Ali Şahin, GATF Kalp Damar Cerrahisi Anabilim
Dalı, Etlik-06018, Ankara
E-mail: mali_irem@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 17.08.2010 • Kabul tarihi: 09.12.2010Cilt 53 • Sayı 1 Sol atriyal miksomalar • 39
tada kardiyak bilgisayarlı tomografiden (BT) yararlanıldı (Şekil 2). Koroner kalp hastalığı için risk faktörü
mevcut olan ve kırk yaşın üzerindeki hastalara preoperatif dönemde koroner anjiyografi yapıldı. Bir hastada eş zamanlı olarak cerrahi tedavi gerektiren koroner kalp hastalığı ve bir hastada ise eş zamanlı olarak
patent foramen ovale saptandı. Hastaların takipleri
yıllık kontrollerle yapıldı ve bu kontroller esnasında
ekokardiyografik muayeneleri de yapıldı. Ortalama
takip süresi 5.1±1.8 yıl (8 ay ile 9 yıl) idi.
konulmasından sonra sistemik emboli riskini en aza
indirmek için, en kısa süre içinde cerrahi müdahale
yapıldı. Hastalarda mediyan sternotomi ve standart
bikaval kanülasyon yapıldı. Orta dereceli hipotermi
uygulandı. Miyokardiyal koruma için antegrad soğuk
kan kardiyoplejisi uygulandı. Hastaların ortalama kros
klemp süresi 32±12.4 dk, ortalama kardiyopulmoner
bypas zamanı ise 47±11.7 dk idi. On altı hastaya sol
atriyotomi yoluyla eksizyon uygulandı. Patent foramen ovalesi mevcut olan bir hastaya ise transseptal
yaklaşımla eksizyon uygulandı. Sol ventrikül kavitesi
ve sol atriyum kavitesinin diğer kısımları, eşlik edebilecek diğer miksomaların olup olmadığını araştırmak
amacıyla eksplore edildi, ancak preoperatif dönemde
saptanan tümör dokusundan başka tümör dokusuna
rastlanmadı. Koroner arterlerinde lezyon saptanan
bir hastaya aynı seansta kitle eksizyonunu takiben
üçlü koroner bypas ameliyatı uygulandı. Bir hastada
eş zamanlı saptanan patent foramen ovale ise primer
sütürle kapatıldı. Bir hastada ise miksomanın neden
olduğu ciddi mitral yetmezliği nedeniyle aynı seansta
mitral kapak replasmanı uygulandı. İntraoperatif olarak 13 hastada tümörün bir pedikül aracılığı ile atriyal
septuma tutunduğu (Şekil 3), 4 hastada ise pedikülün
mevcut olmadığı ve geniş bir taban ile atriyal septuma tutunduğu görüldü (Şekil 4). Üç hastada tümör
dokusunun atriyal duvara invaze olması nedeniyle
atriyal septumla birlikte rezeksiyon uygulandı. Atriyal
septumdaki defekt ise primer olarak kapatıldı. Bir hastadaysa interatriyal septumda tümör eksizyonundan
sonra defekt oluşmadığı için septuma müdahale edilmedi. On dört hastada ise endotelyal doku düzeyinde
rezeksiyon uygulandı. İntraoperatif olarak tüm miksomaların interatriyal septumdan, fossa ovalis bölgesinden köken aldığı saptandı. Tümör dokusunun
rezeksiyonundan sonra nüks ihtimalini azaltmak ve
geride tümör dokusu bırakmamak için sol atriyum ve
ventrikül kavitesi serum fizyolojik ile yıkandı ve bu
işlem özellikle tümör dokusunun frajil olduğu ve düzgün yüzeyli tümör dokusu olmayan hastalarda daha
dikkatli bir şekilde uygulandı. Operatif ve perioperatif
mortalite gelişmedi. Bir hastada postoperatif dönemde atriyal fibrilasyon gelişti, ancak amiodarone uygulanması ile sinüs ritmine döndü. Preoperatif dönemde
atriyal fibrilasyonu mevcut olan iki hastada ise postoperatif dönemde de atriyal fibrilasyon ritmi sebat etti.
Tüm hastalarda miksoma tanısı postoperatif dönemde
histopatolojik olarak doğrulandı. Hastalar takip peryodunda 1 yıllık aralıklarla, transtorasik ekokardiyografi
ile düzenli olarak takip edildiler. Ortalama takip süresi
3.1±1.8 yıl idi. Hiçbir hastada takip periyodunda nüks
gözlenmedi. Hiçbir hastada erken ve geç postoperatif
dönemde mortalite görülmedi.
Şekil 1. Sol atriyal miksomanın ekokardiyografik görüntüsü (LA: Sol
atriyum)
Şekil 2. Sol atriyal miksomanın kardiyak tomografik görüntüsü
Sonuçlar
Kardiyak miksoma açısından hiçbir hastada aile
öyküsü saptanmadı ve familiyal miksoma açısından
tüm hastaların birinci derece yakınları ekokardiyografik olarak değerlendirildi. Hastaların hiçbirisinde
Carney kompleksi düşündürecek Cushingoid görü-
nüm, akromegali, tiroid nodülleri, deri pigmentasyon anomalisi gibi bulgular yoktu. Hastalara tanı40 • Mart 2011 • Gülhane Tıp Derg Şahin ve ark.
Tartışma
Primer kalp tümörleri son derece nadir tümörlerdir. Değişik otopsi serilerinde insidansı %0.001-0.28
arasında değişmektedir (11) ve bu tümörlerin de yarısından fazlasını miksomalar oluşturur. Goswami ve
ark. 93500 ekokardiyografik inceleme içerisinde sadece 70 hastada miksoma tanısı koymuşlardır (insidans
%0.075) (12).
Miksomalar, sıklıkla yerleştikleri kalp boşluğu içinde obstrüksiyon yaparak veya ilişkili oldukları boş-
luktaki kalp kapak yapısında deformasyona yol açarak hemodinamik semptomlar meydana getirir. Sol
atriyal miksomalar ventriküler doluşu engelleyerek
veya mitral darlığa neden olarak semptomlara neden
olur. Özellikle büyük miksomalarda konjestif kalp
yetmezliği, senkop ve ani kardiyak ölüm riski yüksektir. En sık görülen semptom ise dispne ve senkoptur.
Sistemik embolizasyon ise sol atriyal miksoma olgularının %20’sinde görülür (13,14). Sistemik emboli
serebral arterlere olabileceği gibi, periferik arteriyel
sisteme veya retinal arterlere olabilir. Retinal arterlerde emboli sonucu “amaurosis fugax” gelişebilir.
Bizim olgularımızdan ikisinde preoperatif dönemde
serebral emboli öyküsü vardı (%11.7). Bazı tümörler
hareketli ve bir pedikül ile kardiyak boşluklara tutunurken, bazı tümörler de geniş bir tabanla ve pedikül
olmaksızın kardiyak boşluklara tutunur. Bu tümörlerin çıkartılması sırasında da tümör dokusunun çok
frajil olmasından dolayı parçalamadan, dikkatli bir
şekilde çıkartılması gerekir (Şekil 4).
Miksoma tanısı için günümüzde en sık kullanı-
lan ve en önemli tanı metodu ekokardiyografidir.
Ekokardiyografi ile tümörün boyutu, mobilitesi, şekli, pediküllü olup olmadığı ve diğer kalp boşluklarında başka tümör olup olmadığı net bir şekilde ortaya
konulabilir. Ekokardiyografinin transözefageal olarak
yapılması tanının duyarlılığını ve özgüllüğünü artırır.
Özellikle sağ atriyal miksomaların tanısında transözefageal ekokardiyografi, transtorasik ekokardiyografiye
göre daha üstündür (15,16). Sol atriyal miksomaların
Şekil 3. Pediküllü, mobil sol atriyal miksomanın intraoperatif (A) ve eksizyon yapıldıktan sonraki görüntüsü (B)
Şekil 4. Geniş bir tabanla atriyal septuma tutunan ve çok frajil bir yapısı olan miksomanın intraoperatif (A) ve eksizyon yapıldıktan sonraki
görüntüsü (B)Cilt 53 • Sayı 1 Sol atriyal miksomalar • 41
tanısında en çok karıştırılan kardiyak patoloji sol atriyal trombüslerdir. Özellikle pediküllü olmayan miksomalar sol atriyal trombüsle karıştırılabilir. Ancak
sol atriyal trombüslerin de pediküllü olabileceği unutulmamalıdır. Sol atriyumda kitlesi olan ve sinüs ritmindeki genç hastalarda miksomadan şüphelenilmelidir. Tanı için yetersiz kalınan durumlarda kardiyak
BT veya kontrastlı kardiyak manyetik rezonans incelemeden (MRI) de faydalanılabilir. Bizim serimizde
bir hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla kardiyak
BT uygulandı (Şekil 2) ve bu hastanın da eksize edilen
tümör dokusunun patolojik incelemesinde çok frajil
bir yapıya sahip olduğu ve yoğun hemorajik alanlar
içerdiği gözlendi. Kardiyak MRI’de hemoraji, kalsifikasyon, fibrozis, kistik değişiklikleri içeren çok farklı
heterojen sinyal kayıtları elde edilebilir (17).
Sol atriyal miksoma tanısı konulduktan sonra
mümkün olan en kısa süre içerisinde cerrahi tedavi
yapılmalıdır. Çünkü bu tümörlerin sistemik embolizasyon veya mitral kapakta ciddi obstrüksiyona neden olup senkop oluşturma riski vardır. Tümörün rezeksiyonu için sol atriyotomi en sık kullanılan yakla-
şımdır. Ancak transseptal yaklaşım (18) veya biatriyal
yaklaşım (19,20) da bu tümörlerin rezeksiyonunda
kullanılmaktadır. Sol atriyotomi ile tümörün rezeksiyonunda tek bir insizyon yapılmasına rağmen, ilave
tümör dokusunun olup olmadığını anlamak için sadece sol atriyum ve sol ventrikül kavitesinin araştırılması yeterli olabilir. Ancak transseptal veya biatriyal
yaklaşımda tüm kardiyak boşluklar incelenebilir. Sol
atriyal miksomaların rezeksiyonu için ayrıca geniş-
letilmiş vertikal transatriyal septal yaklaşım (21,22)
veya süperiyor transseptal yaklaşım (23) da kullanı-
labilir. Genişletilmiş vertikal transatriyal septal yakla-
şım ilk defa Guiraudon ve ark. tarafından mitral kapak cerrahisi uygulanması amacıyla kullanılmış (24),
ancak daha sonra bu teknik sol atriyal miksomaların
eksizyonu için de kullanım alanı bulmuştur.
Atriyal miksomalar genel olarak iyi huylu tümörlerdir. Nadiren rekürrens ve metastaz gösterir. Rekürrens
gösteren miksomalar yetersiz cerrahi eksizyon, multifokal büyüme karakteri göstermesi, ailesel tip ve metastatik rekürrens olmak üzere dört grupta incelenir.
Rekürrens gösteren tümörlerin de büyük bir kısmı
atriyal septumdan köken alır. Shinfeld ve ark. rekürrens gösteren 42 miksoma olgusunun %83’ünün sol
atriyumdan, %14’ünün ise sağ atriyumdan köken
aldığını bildirmişlerdir (25). Rekürrensin en büyük
nedeni inkomplet rezeksiyon ve tümörün multifokal
büyüme karakteri göstermesidir. Lokalize septal rekürrens muhtemelen orijinal miksomanın inkomplet rezeksiyonu sonucu oluşur. Ekstraseptal rekürrens
septal rekürrensle birlikte olsun ya da olmasın genç
hastalarda daha sık görülür ve izole septal rekürrensten daha hızlı büyüme gösterir. Rekürrensler cerrahi
rezeksiyondan sonraki ilk 1 yıl içinde ortaya çıkabileceği gibi, 12 yıl gibi geç bir dönemde de ortaya çıkabilir. Rekürrens oranı değişik serilerde %5-14 oranında
bildirilmiştir (26). Bizim olgularımızdan hiçbirisinde takip periyodunda rekürrens görülmedi. Bunun
da sebebini rezeksiyon sonrasında geride miksoma
dokusunun kalmamış olmasına bağlıyoruz. Bizim
serimizde olmamasına rağmen bu tümörlerin nüks
ihtimalinden dolayı düzenli ekokardiyografik takibi
gerekir. Miksomaların kötü huylu potansiyel taşıması tartışmalı bir konu olmakla birlikte, miksomadan
kaynaklanan metastazlar da görülebilir ve bunlar da
çok nadirdir. Daha çok beyin (27-29), kemik ve yumu-
şak dokuya metastaz görülür (30). Metastatik büyüme
yavaş bir şekilde olur. İlk cerrahi rezeksiyonda tümör
histolojisi iyi huylu olabilmesine rağmen metastatik
lezyonlarda histopatolojik olarak daha agresif tümör
davranışı görülebilir. Cerrahi rezeksiyon ile metastazın ortaya çıkması arasındaki zaman net değildir,
ancak metastazlar genel olarak cerrahi rezeksiyondan
sonraki ilk 5 yılda ortaya çıkar. Metastazların daha
geç dönemde ortaya çıkması da mümkündür. Bu nedenle postoperatif dönemde periyodik kontroller sadece rekürrens için değil, aynı zamanda uzak metastazların takibi için de gereklidir (31,32). Nüks ve metastaz özellikleri ve nüksün uzun dönemde de ortaya
çıkabilme ihtimalinden dolayı, miksoma nedeniyle
cerrahi rezeksiyon uygulanan hastalarda yıllık ekokardiyografik kontrollerin on yıl gibi uzun bir döneme kadar devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sonuçta sol atriyal miksomaların eksizyonu ile
uzun dönemde oldukça iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tümörün, geride tümör dokusu bırakmayacak
şekilde yapılan tam rezeksiyonu ise nüks ihtimalini
büyük oranda azaltmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle genç hastalarda ailevi miksoma ve endokrin patolojilerle birlikte seyreden Carney kompleksi dikkatli
bir şekilde araştırılmalıdır.

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.