Antisosyal kişilik bozukluğunda heyecan arama davranışı ile serum seks steroidleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Makalenin İngilizce İsmi: 
Investigation of the relationship between sensation seeking behavior and levels of serum sex steroid hormones in antisocial personality disorder
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
heyecan arama davranışı
seks steroidleri
Zuckerman heyecan arama ölçeği
Türkçe Özet: 

Bu çalışmada heyecan arama davranışı ile plazma seks steroid düzeyleri
arasındaki ilişki, antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alan 95 erkek denek ile
103 sağlıklı erkek denekte incelenmiştir. Katılımcılar Zuckerman Heyecan
Arama Ölçeğini tamamlamışlardır. Serbest ve total testosteron, DHEA ve
kortizol saat 07:00 ve 09:00 arasında plazmadan elde edilmiştir. Antisosyal
kişilik bozukluğu grubunun heyecan arama puanları kontrol grubuna göre
daha yüksek bulunmuştur. Antisosyal kişilik bozukluğu grubunda serbest
ve total testosteron, kortizol ve DHEA düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Antisosyal kişilik bozukluğu olan
bireylerin sadece heyecan arama alt ölçeklerinden disinhibisyon ve deneyim
arama puanları ile kortizol değerleri arasında negatif bir ilişki olduğu, diğer
hormon değerleri ile davranış paterni arasında ilişki olmadığı gösterilmiştir.
Çalışmada hormon düzeyleri ile heyecan arama davranışı arasında zayıf bir
ilişki bulunmuştur. Heyecan arama davranışının sosyal çevre içinde geliştiği,
sosyal çevrenin dinamiklerinin de davranışı etkileyebileceği düşünülmüştür.

Key Words: 
Antisocial Personality Disorder
sensation seeking behavior
sex steroids
Zuckerman sensation seeking scale
İngilizce Özet: 

The relationship between sensation seeking and serum sex steroid levels
was investigated in 95 male subjects with antisocial personality disorder
and 103 healthy male subjects. Participants completed Zuckerman Sensation Seeking Scale. Free and total testosterone, DHEA and cortisol were
derived from plasma between 07:00 and 09:00. Sensation seeking scores
of subjects with antisocial personality disorder were higher than that of the
control group. In antisocial personality group, free and total testosterone,
cortisol and DHEA levels were significantly higher than those of the control group. When the hormone levels and behavior patterns were examined,
only a negative relationship between disinhibition and experience seeking
subscales of sensation seeking scale and cortisol levels were found, and
there was no other relationship between behavior patterns and other hormone levels. Data did not confirm any relationship between sex steroids and
sensation seeking in the antisocial personality disorder group. There was a
weak relationship between sensation seeking behavior and hormone levels
in this study. It was thought that sensation seeking behavior would improve
in a social environment and the dynamics of this environment could affect
the behavior.

Yazar Bilgileri
2. Yazar
Yazar Adı: 
Levent Sütçigil
Yazar Anabilim Dalı: 
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
3. Yazar
Yazar Adı: 
Mehmet Ak
Yazar Anabilim Dalı: 
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
4. Yazar
Yazar Adı: 
Nergis Lapsekili
Yazar Anabilim Dalı: 
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
5. Yazar
Yazar Adı: 
Kamil Nahit Özmenler
Yazar Anabilim Dalı: 
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2010
Cilt/Sayı: 
52
Sayı: 
2
Sayfa Aralığı: 
91-95
Referanslar: 

Kaynaklar
1. Köroğlu, E. DSM IV- TR Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı.
Hekimler Yayınlar Birliği. 2nci baskı. Ankara: 2001:
269-270.
2. Kaplan HI, Sadock BJ. Comprehensive Textbook of
Psychiatry. 7th ed. New York: Lippincott Williams &
Wilkins, 2000: 109-110, 1744-1745, 1908-1913.Cilt 52 • Sayı 2 Antisosyallerde heyecan arama davranışı • 95
3. Çok F, Beyaz Ş. Heyecan Arama Gereksinimi ve Akran
Baskısının Ergenlerin Risk Alma Eğilimleri İle İlişkisi,
Eğitim Bilimleri AD, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2004.
4. Zuckerman M. Behavioral Expressions and Biological
Bases of Sensation Seeking. New York: Cambridge
University Press, 1994.
5. Zuckerman M, Kuhlman DM. Personality and risk
taking: common biosocial factors. J Pers 2000; 68:
999-1029.
6. Martin CA, Guenthner G, Bingcang C, et al. A pilot
study: attention deficit hyperactivity disorder, sensation
seeking, and pubertal changes. ScientificWorldJournal
2006; 6: 637-642.
7. Kerschbaum HH, Ruemer M, Weisshuhn S, Klimesch W.
Gender-dependent differences in sensation seeking and
social interaction are correlated with saliva testosterone
titre in adolescents. Neuro Endocrinol Lett 2006; 27:
315-320.
8. Zuckerman M, Buchsbaum MS, Murphy DL. Sensation
seeking and its biological correlates. Psychol Bull 1980;
88: 187-214.
9. Donohew L, Palmgreen P, Lorch EP. Attention, need for
sensation and health communication campaigns. Am
Behav Sci 1994; 38: 310-322.
10. Archer J. Testosterone and human aggression: an
evaluation of the challenge hypothesis. Neurosci
Biobehav Rev 2006; 30: 319-345.
11. Booth A, Granger DA, Mazur A, Kivlighan KT.
Testosterone and social behaviour. Social Forces 2006;
85: 167-191.
12. Campbell BC, Dreber A, Apicella CL, et al. Testosterone
exposure, dopaminergic reward, and sensation-seeking
in young men. Physiol Behav 2009; Dec 21. [Epub
ahead of print].
13. Daitzman RJ, Zuckerman M, Sammelwitz P, Ganjam V.
Sensation seeking and gonadal hormones. J Biosoc Sci
1978; 10: 401-408.
14. Zuckerman M, Eysenck S, Eysenck HJ. Sensation seeking
in England and America: cross-cultural, age, and sex
comparisons. J Consult Clin Psychol 1978; 46: 139-149.
15. Aluja A, Torrubia R. Hostility-aggressiveness, sensation
seeking, and sex hormones in men: re-exploring their
relationship. Neuropsychobiology 2004; 50: 102-107.
16. Aluja A, García LF. Sensation seeking, sexual curiosity
and testosterone in inmates. Neuropsychobiology
2005; 51: 28-33.
17. Rosenblitt JC, Soler H, Johson SE, Quadagno DM.
Sensation seeking and hormones in men and women:
exploring the link. Horm Behav 2001; 40: 396-402.
18. Çorapçıoğlu A, Aydemir Ö, Yıldız M, Esen A, Köroğlu
E. SCID’in Türkiye için Uyarlama ve Güvenirlilik
Çalışması. Ankara: 1999.
19. Sorias S, Saygılı R, Elbi H. DSM-III-R Yapılandırılmış
Klinik Görüşmesi Türkçe Versiyonu (SCID). İzmir: 1990.
20. Cloninger CR, Przybeck TR, Svrakic DM. The
Tridimensional Personality Questionnaire: US
normative data. Psychol Rep 1991; 69: 1047-1057.
21. Giotakos O, Markianos M, Vaidakis N, Christodoulou
GN. Sex hormones and biogenic amine turnover of sex
offenders in relation to their temperament and character
dimensions. Psychiatry Res 2004; 127: 185-193.
22. Ruchkin VV, Eisemann M, Hagglof B, Cloninger CR.
Interrelations between temperament, character and
parental reacting in male delinquent adolescents in
Northern Russia. Compr Psychiatry 1998; 39: 225-230.
23. Benning SD, Patrick CJ, Blonigen DM, Hicks BM,
Iacono WG. Estimating facets of psychopathy from
normal personality traits: a step toward community
epidemiological investigations. Assessment 2005; 12:
3-18.
24. Levenson MR, Kiehl KA, Fitzpatrick CM. Assessing
psychopathic attributes in a noninstitutionalized
population. J Pers Soc Psychol 1995; 68: 151-158.
25. Lykken DT. Fearlessness: its carefree charm and deadly
risks. Psychology Today 1982; 16: 20-28.
26. Aromaki AS, Lindman RE, Erickson CJ. Testosterone,
sexuality and antisocial personality in rapists and child
molesters: a pilot study. Psychiatry Res 2002; 110:
239-247.
27. Dabbs JM, Morris R. Testosterone, social class, and
antisocial behaviour in a sample of 4462 men. Psychol
Sci 1990; 1: 209-211.
28. Holi M, Auvinen-Lintunen L, Lindberg N, Tani P,
Virkkunen M. Inverse correlation between severity of
psychopathic traits and serum cortisol levels in young
adult violent male offenders. Psychopathology 2006;
39: 102-104.
29. O’leary MM, Loney BR, Eckel LA. Gender differences
in the association between psychopathic personality
traits and cortisol response to induce stress.
Psychoneuroendocrinology 2007; 32: 183-191.
30. Van Bokhoven I, Van Goozen SH, Van Engeland H,
et al. Salivary cortisol and aggression in a populationbased longitudinal study of adolescent males. J Neural
Transm 2005; 112: 1083-1096.
31. Hawes DJ, Brennan J, Dadds MR. Cortisol, callousunemotional traits, and pathways to antisocial
behavior. Curr Opin Psychiatry 2009; 22: 357-362.
32. Susman EJ, Ponirakis A. Hormones-context interaction
and antisocial behaviour in youth. Biosocial bases of
violence NATO ASI series: Series A, Life sciences, Vol
292. New York: Plenum Pres, 1997: 251-269.
33. Coccaro EF, Beresford B, Minar P, Kaskow J, Geracioti
T. CSF testosterone: relationship to aggression,
impulsivity, and venturesomeness in adult males with
personality disorder. J Psychiatr Res 2007; 41: 488-492.
34. Ak İ, Sayar K. Antisosyal kişilik bozukluğunda
sosyobiyolojik etkenler. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni
2002; 12: 155-158.

Giriş
Antisosyal kişilik bozukluğu (AKB) çocuklukta ya
da ergenlik döneminin ilk yıllarında başlayan, başkalarının haklarını saymama ve başkalarının haklarına
saldırmayla giden yaygın bir örüntüdür. Bu örüntü
psikopatlık, sosyopatlık ya da dissosyal kişilik bozukluğu olarak da adlandırılır (1).
Genel prevalansı erkeklerde yaklaşık %3, kadınlarda
%1’dir. Cezaevinde bulunan mahkûmlarda yaygınlı-
ğı %75’in üzerindedir. Birinci derecede akrabalarda
bulunma olasılığı genel topluma göre daha yüksektir
(2).
Heyecan arama, farklı, yeni ve karmaşık duygular
yaşama ihtiyacı içinde, deneyim amacıyla fiziksel ve
sosyal riskler alma ile tanımlanan bir karakter boyutudur ve büyük ölçüde genetik yapıdan kaynaklanarak kişilik özelliği olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir (3).
Heyecan arama ilk olarak Zuckerman tarafından
tanımlanmış olup, dört alt bölümde incelenmiştir.
Bu alt bölümler Heyecan ve Macera Arama, Deneyim
Arama, Disinhibisyon, Sıkıntıya Hassasiyet’tir.
Heyecan ve macera arama, kayak, dağcılık gibi hız
ve tehlike içeren aktivitelere girme ile karakterizedir.
Deneyim arama, yeni kişisel ve içsel deneyim ihtiyacını yansıtır. Disinhibisyon azalmış sosyal kontrolü
gösterir. Sıkıntıya hassasiyet ise kendini rutin ve tahmin edilebilir şeylerden hoşlanmama ile göstermektedir (4).
Heyecan arayışı fazla olan bireyler, daha önce denemedikleri etkinliklerdeki riski düşük görmekte ve bu
durumlarda daha az anksiyete beklemektedirler. Bu
kişilerin riskli aktivitelere yaklaşma eğilimleri yüksek,
kaçınma eğilimleri düşük olmaktadır (5).
Heyecan arayışının ergenlik döneminde zirveye
çıktığı bilinmektedir, bu yüzden çalışmaların çoğu ergenlerde yapılmıştır (6,7). Zuckerman’a göre, ergenlik
çağındaki genç erkeklerde testosteron hormonunun,
en üst düzeyde salınması nedeniyle, alkol ve madde
* Ardahan Asker Hastanesi Psikiyatri Servisi
** GATF Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Ayrı basım isteği: Dr. Levent Sütçigil, GATF Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Anabilim Dalı, Etlik-06018, Ankara
E-mail: leventsut@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 10.02.2010 • Kabul tarihi: 12.04.201092 • Haziran 2010 • Gülhane Tıp Derg Özdemir ve ark.
kullanımı, cinsellik ve antisosyal davranışla ilgili olduğu, testosteron düzeyleri azaldıkça erkeklerin saldırgan, antisosyal eğilimlerinin de azalmaya başladığı
düşünülmektedir (8). Donohew ve ark. yüksek oranda
heyecan arayan ergenlerin, daha fazla alkol kullanma
eğiliminde olduklarını bildirmişlerdir (9).
Serum testosteron düzeyleri ile saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çeken çok sayıda araştırma mevcuttur. Bu ilişki insanlarda çok belirgin değildir, bazal
testosteron seviyeleri ile agresyon arasında kısmi ve
minimal bir ilişki gösterilmiştir (10,11). Testosteronun
insan agresyonuna etkisi fizyolojik düzeylerden daha
ziyade farmakolojik olarak artmaktadır. Testosteron
verilen erkek gönüllülerde artmış agresif yanıt ve verbal agresyon gibi semptomlar görülmüştür (10).
Heyecan arama davranışı ile testosteron arasındaki
ilişki açık değildir. Sağlıklı deneklerle yapılan birkaç
çalışmada seks hormonları ile heyecan arama davranışı arasında ilişki olabileceğini bildiren çalışmalar vardır (7,12). Daitzman, erkeklerde testosteron
ve 17 beta estradiol ile Zuckerman Heyecan Arama
Ölçeği’nin (ZHAÖ) disinhibisyon alt ölçeği arasında ilişki olduğunu bildirmiştir (13). Daitzman ve
Zuckerman disinhibisyon skorları yüksek olanlarla
bu verileri doğrulamışlardır (14). Seks hormonları ile
agresyon, hostilite ve heyecan arama arasındaki iliş-
kiyi incelemek için yaşları 21 ile 40 arasında değişen
30 sağlıklı erkeğin alındığı çalışmada, hormonlar ve
agresyon ile hostilite arasında anlamlı bir ilişki gö-
rülmezken, ZHAÖ’nin sıkıntıya hassasiyet, deneyim
arama ve disinbisyon alt ölçekleri ile total testosteron arasında pozitif ilişki olduğu bulunmuştur (15).
Cezaevinde kalan deneklerle yapılan çalışmada da
heyecan arama davranışı ile seks hormonları arasında ilişki olabileceği vurgulanmıştır (16). Buna rağmen
heyecan arama puanları ile testosteron arasında ilişki
olmadığını bildiren çalışmalar da mevcuttur (17).
Heyecan arama davranışı ile testosteron arasındaki
ilişkiyi inceleyen az sayıdaki araştırma verileri özetlendiğinde, heyecan arama davranışı ile testosteron arasında, antisosyal davranış ile heyecan arama
davranışı arasında ilişki olduğunu gösteren ve buna
karşı çıkan çalışmalar olduğu görülmektedir (16,17).
Yapılan çalışmalarda olgu sayısının yetersizliği ve
genelde sağlıklı deneklerde çalışılmış olması, elde
edilen sonuçları tartışılır hale getirmektedir (13-15).
Heyecan arama davranışı ile serum testosteron dü-
zeyleri arasındaki ilişkiyi, AKB örnekleminde inceleyen, geniş ölçekli ve yöntemsel açıdan yeterli bir
araştırma mevcut değildir. Bu çalışmada, AKB tanılı
bireylerde heyecan arama davranışı düzeyi ile serum
testosteron düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması
amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem
Bu araştırma Ocak 2007 ile Haziran 2007 arasında,
GATF Psikiyatri AD Kliniğine adli nedenlerden dolayı
müracaat eden, ayaktan ve/veya yatırılarak izlenmiş
AKB tanısı alan bireylerden ardışık sıra ile başvuruların değerlendirilmesi sonucunda gerçekleştirilmiştir.
AKB’lu bireylerde 20-35 yaşları arasında olmak, testleri ve yapılandırılmış görüşme formunu alabilecek
eğitim düzeyinde olmak, son bir ay içinde ilaç kullanmamış olmak ve çalışmaya katılmayı kabul etmek
şartları aranmıştır. Eş tanılı psikiyatrik bozukluğu
olan, alkol-madde kullananlar ile ek tıbbi hastalığı
olanlar çalışmadan çıkarılmıştır. Kontrol grubu aynı
ölçütler kullanılarak kurumda görev yapan, tıbbi bir
hastalığı olmayan benzer sosyodemografik özellikleri
olan personel arasında rastgele seçilmiştir. Çalışmaya
katılmayı kabul edenler, ardışık sıra ile görüşmeye
alınmıştır. GATA Yerel Etik Kurulu’nun 25.12.2006
gün ve Y.ETİK KRL:1491-308-06 sayılı kararıyla etik
onay alınmıştır.
Kullanılan Ölçekler
DSM–IV Eksen 1 Bozuklukları için Yapılandırılmış
Klinik Görüşme Formu (SCID–1): DSM–IV Eksen 1 tanılarının konması için geliştirilen yapılandırılmış
klinik görüşme formudur. Geçerlik ve güvenirliği
Çorapçıoğlu ve ark. tarafından yapılmış olan ölçeğin
Türkçe çevirisi kullanılmıştır (18).
DSM–III-R Eksen 2 Bozuklukları için Yapılandırılmış
Klinik Görüşme Formu (SCID–II): DSM–III-R Eksen II
tanılarının konması için geliştirilen yapılandırılmış
klinik görüşme formudur. Türkçe çevirisinin geçerlik ve güvenirliği Sorias ve ark. tarafından yapılmıştır
(19).
Zuckerman Heyecan Arama Ölçeği (ZHAÖ): ZHAÖ,
heyecan arama özelliğini tanımlamak için kullanı-
lan standart bir testtir. ZHAÖ’nin orijinali 40 maddeden oluşmaktadır ve her madde A ve B olmak
üzere iki seçenekten birinin yanıtlanmasına dayanmaktadır. Türkçe çevirisinin geçerlik ve güvenirliği
Çok ve Beyaz tarafından yapılmıştır (3). ZHAÖ’nin
Türkçe’ye uyarlanmış hali 33 maddeden ve dört alt
boyuttan ((a) Heyecan ve macera arayışı (HMA), (b)
Deneyim Arayışı (DA), (c) Disinhibisyon (Dis), (d)
Sıkıntıya Hassasiyet (SH)) oluşmaktadır. Ölçekten
elde edilebilecek en düşük puan 1, en yüksek puan
ise 33’dür.
Uygulama: Olgularla tek görüşme yapılmıştır. Bu
görüşmede psikiyatri uzmanı tarafından SCID-1 ve
SCID-2 uygulanmıştır. ZHAÖ verilmiş, testin tamamlanmasından sonra geri alınmıştır.
Bir gecelik açlığın ardından, 07.00 ile 09.00 saatleri arasında kan alınarak, tetkik edilmek üzere bi-Cilt 52 • Sayı 2 Antisosyallerde heyecan arama davranışı • 93
yokimya araştırma laboratuvarına götürülmüştür.
Kontrol grubunda yer alan bireyler için de aynı işlem
uygulanmıştır.
Alınan kanda, serbest ve total testosteron, DHEA,
kortizol düzeyleri ölçülmüştür. Ayrıca, testosteron
hormon metabolizmasını etkileyebilecek karıştırıcı
faktörleri dışlamak için hormonların üretim, salım,
dolaşım ve yıkım süreçlerinde etkisi olduğu bilinen
basamaklarını değerlendirmeye yönelik tetkikler de
yapılmıştır.
İstatistiksel değerlendirme: Tanımlayıcı istatistikler
için frekans dağılımları ile sürekli değişkenler için
aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Niteliksel veriler arası ilişkiler Ki-kare
testi ile araştırılmıştır. İki grup arasındaki farklılıklar araştırılırken normal dağılıma uygun olan veriler
için Student-t testi, normal dağılıma uygun olmayan
veriler için ise Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.
Bağımsız değişkenler arasındaki etkileşim, Pearson
çift yönlü korelasyon testi ile sınanmıştır. Yanılma
düzeyi olarak α=0.05 seçilmiş ve bu değere eşit ya
da küçük p değerleri için “istatistiksel olarak anlamlı
farklılığın olduğu” yorumu yapılmıştır.
Bulgular
Çalışma Psikiyatri Kliniğine müracaat eden, ayaktan ve/veya yatırılarak izlenen 95 AKB tanısı alan birey ve 103 sağlıklı kontrol olgusu ile gerçekleştirilmiş-
tir. AKB olgularının 43’ü tutuklu, 25’ü adli müşahede,
27’si ayaktan ve işlem için müşahedeye alınan olgulardır. AKB tanısı alanların yaş ortalaması 24.3±3.49
yıl, sağlıklı grubun yaş ortalaması ise 21.5±2.11 yıldır.
Yaş ortalaması gruplar arasında anlamlı farklılık göstermiştir (Tablo I).
AKB ve kontrol grubu olgularının ZHAÖ puanları
değerlendirildiğinde toplam ve alt ölçek puanlarından
deneyim arama, disinhibisyon, sıkıntıya hassasiyet puanlarının AKB grubunda, kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. Heyecan ve
macera arama puanları arasında ise iki grup arasında
anlamlı farklılık bulunmamıştır (Tablo II).
AKB grubunun DHEA, serbest testosteron, total testosteron ve kortizol düzeyleri kontrol grubuna göre
anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. AKB tanı-
sı alan bireylerin, ZHAÖ alt ölçeklerinden disinhibisyon ve deneyim arama puanları ile kortizol arasında
negatif bir ilişki olduğu dikkati çekmektedir (Tablo III).
Tablo I. Antisosyal kişilik bozukluğu ve kontrol gruplarının Zuckerman Heyecan Arama Ölçeği toplam ve alt ölçek puanları
Zuckerman Heyecan Arama Ölçeği Antisosyal kişilik bozukluğu grubu (n=95) Kontrol grubu (n=100) t/z
Toplam 17.90±4.97 11.99±4.68 t=8.557*
Heyecan macera arama 4.29±1.99 4.01±2.19 t=0.945
Deneyim arama 4.11±1.45 2.01±1.30 z=8.576*
Disinhibisyon 5.15±1.96 2.86±2.07 z=6.967*
Sıkıntıya hassasiyet 4.33±1.89 3.11±1.62 z=4.495*
t: Student t testi değeri, z: Mann Withney U testi değeri, *: p<0.001
Tablo II. Antisosyal kişilik bozukluğu ve kontrol gruplarının hormon düzeyleri
Hormonlar Antisosyal kişilik bozukluğu grubu (n=95) Kontrol grubu (n=100) t
DHEA 298.90±107.49 250.86±99.04 t: 3.19*
Serbest testosteron 23.86±9.66 15.91±4.91 t: 7.35*
Total testosteron 617.79±160.92 502.44±141.91 t: 5.35*
Kortizol 17.09±8.34 13.14±4.23 t: 4.06*
t: Student t testi değeri
p: <0.05
Tablo III. Antisosyal kişilik bozukluğu olgularının Zuckerman Heyecan Arama Ölçeği toplam puan ve alt ölçek puanları ile hormon
değerlerinin ilişkisi
Hormonlar r Heyecan macera arama Deneyim arama Disinhibisyon Sıkıntıya hassasiyet Toplam
DHEA r -0.055 0.013 0.100 -0.115 -0.23
Serbest testosteron r 0.052 -0.071 -0.074 0.040 -0.014
Total testosteron r -0.018 -0.090 -0.046 -0.020 -0.059
Kortizol r -0.085 -0.246* -0.227* -0.005 -0.194
(r) : Pearson korelasyon testi değeri, (*) : p< 0.05, (**) : p< 0.0194 • Haziran 2010 • Gülhane Tıp Derg Özdemir ve ark.
Tartışma
Bu araştırmada AKB tanısı alan bireylerde, seks hormonları ile heyecan arama davranışı arasındaki ilişki
incelenmiştir. AKB tanısı olan grup ile kontrol grubu
benzer sosyodemografik özelliklerine göre aynı dekad
içinde değerlendirdiğimiz denekler arasından seçilmiştir. AKB olan grubun yaş ortalaması kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olsa da, bakılan
psikometrik ve biyokimyasal parametreler açısından
bu farklılığın önemli olmadığı önceki çalışmalarda
vurgulanmıştır (20).
AKB tanısı alan bireylerin ZHAÖ’den kontrol grubuna göre daha yüksek puan aldıkları görülmektedir
(Tablo I). Bu bulgular önceki çalışmalarla paralellik
göstermektedir (21,22). AKB olan bireylerdeki ZHAÖ
alt ölçeklerinden disinhibisyon, sıkıntıya hassasiyet
ve deneyim arama puanları yüksek bulunmuştur. Bu
durum antisosyal bireylerin, yeni deneyimlere daha
açık, keşfedici etkinliğe yatkın, dürtüsel, engellenmeye toleranslarının düşük oldukları, ödüllere yakla-
şımda aşırıya kaçtıkları, çabuk öfkelendikleri şeklinde
açıklanabilir.
ZHAÖ alt ölçeği olan heyecan ve macera arama alt
ölçek puanlarından ise kontrol grubuna göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. Heyecan ve macera arama
kişinin alışık olunmayan aktivite, çevre ve fiziksel duyumlar gibi deneyimlere ilgi duymasını araştırır. Bu
ölçekte kontrol grubuna göre farklılık bulunmaması,
AKB olan bireylerin riskli fiziksel aktivite ve deneyimlere daha açık olmadığını, macera ve tehlike arayışı
içerisinde olmadıklarını düşündürmektedir (23,24).
Lykken çocuklarda korkusuzluk ile antisosyal davranışın ilişkili olduğunu belirtmesine rağmen, çalışmada saptanan bu bulgu erişkin antisosyallerle yapılan
önceki araştırmalarla uyumludur (24,25).
AKB grubunun ortalama serbest ve total testosteron
değerlerinin kontrol grubuna göre daha yüksek oldu-
ğu tespit edilmiştir (Tablo II). Bu bulgu daha önceki
antisosyal örüntü ile testosteron ilişkisini doğrulayan
literatür bilgisi ile uyumludur (26,27). AKB grubunun
kortizol düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olarak saptanmıştır (Tablo II). Bu bulgu, bazı çalışma sonuçları ile uyumlu iken, bazıları
ile farklılık göstermektedir (28-31). Bu farklılıkların
nedenleri şöyle yorumlanabilir: Çalışmalar, davranım bozukluğu ve antisosyal özellikleri olan çocuk
ve ergenlerde yapılmıştır ve bazal değerlerden ziyade
strese kortizol yanıtına bakılmıştır (28,29). Araştırma
sonuçları bazal kortizol değerlerine bakılan çalışmaların verileri ile paralellik göstermektedir (30,31).
AKB grubunun DHEA düzeyleri de kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur.
Antisosyal bireylerde hipotalamik-pitüiter-gonadal
eksen bozukluğu ve yüksek hormon seviyeleri gösterilmiştir (21,32).
AKB grubunda heyecan arama davranışı-hormon
ilişkisi incelendiğinde, testosteron ile ZHAÖ arasında
bir ilişki gözlenmemiştir (Tablo III). Hapse girme sonrası testosteron seviyelerinin düştüğü gösterilmiştir
(11). Çalışmada AKB grubundaki bireylerin komorbid
patolojisi olmamasına rağmen, bu gruptaki bireylerin
çoğunluğunun adli gerekçelerle zorunlu olarak adli
servise yatırılmış olması nedeniyle stresör altında olabilecekleri, bunun da testosteron seviyelerini düşü-
rerek hormon-davranış ilişkisini bozabilen bir faktör
olabileceği değerlendirilmiştir.
Testosteron ve heyecan arama arasındaki ilişkiyi
inceleyen çalışmalar çelişkili sonuçlar bildirmiştir.
Kişilik bozukluklarında yapılmış bir çalışmada heyecan arama ile serebrospinal testosteron seviyesinin
ilişkili olabileceği bildirilmiştir, ancak o çalışmada çe-
şitli kişilik bozuklukları bir arada incelenmiştir (33).
Çalışmada sadece kortizol ile heyecan arama davranışı arasında ilişki bulunmuşken, diğer seks hormonları arasında ilişki bulunmamıştır. Sonuç, davranış ile
hormon arasında zayıf bir ilişki olabileceği şeklinde
yorumlanmıştır. Heyecan arama davranışı sosyal çevre içinde gerçekleşmektedir ve kişinin biyolojik yapısı kadar sosyal çevre dinamiklerinin de davranışın
ortaya çıkmasında etkili olabileceği düşünülmüştür
(34). Testosteron ve davranış ilişkisi basit bir sebep
sonuç bağlantısından ziyade, çift yönlü bir ilişkidir. Sosyal algıdaki ve davranışa eğilimdeki bireysel
farklılıklar ve önceki deneyimler bu ilişkide etkilidir.
Testosteron, davranışın eyleme geçme ihtimalini artırır. Sosyal çevreye bağlı olarak davranış süreklilik
kazanabilir, sosyal çevre testosteron-davranış ilişkisini uyarabilir, baskılayabilir ya da seviyesini belirleyebilir. Sonuç olarak seks hormonları ile kriminalite,
dürtüsellik gibi alanların ilişkisinin ileri çalışmalarla
incelemeye değer olduğu düşünülmüştür.
AKB örneklemini oluşturan bireyler, çeşitli ruhsal yakınmalar veya idari, adli sorunlar nedeni ile
sevk edilen bu bireylerdir ve AKB evrenini tam olarak yansıtmıyor olabilir. Ayrıca adli müşahede gibi
stres faktörlerinin olması testosteron seviyelerini
düşürebilir. Bu faktörler çalışmanın kısıtlılığı olarak
değerlendirilmiştir

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.