Mesnetsiz kretlerde alternatif bir ölçü yöntemi: olgu sunumu
Kaynaklar
1. Fenlon MR, Sherriff M, Walter JD. Comparison of
patients’ appreciation of 500 complete dentures and
clinical assessment of quality. Eur J Prosthodont Rest
Dent 1999; 7: 11-14.
2. The British Society for the Study of Prosthetic Dentistry.
Guidelines in prosthetic and implant dentistry.
Quintessence 1996: 243-248.
3. McGarry TJ, Nimmo A, Skiba JF, et al. Classification
system for complete edentulism. The American Collage
of Prosthodontics. J Prosthodont 1999; 8: 27-39.
4. Sönmez NS, Gül EB, Nalbant D. Evaluation of the
elderly for prosthetic rehabilitation. J Ataturk Uni Fac
Dent 2006; Suppl 1: 45-52.
5. Kelly E. Changes caused by a mandibular removable
partial denture opposing a maxillary complete denture.
J Prosthet Dent 1972; 27: 140-150.
6. Tolsunov L. Management of biomechanical
complication of implant-supported restoration of a
patient with combination sendrome: a case report. J
Oral Maxillofac Surg 2009; 67: 178-188.
7. Shen K, Gongloff RK. Prevalance of the combination
sendrome among denture patients. J Prosthet Dent
1989; 62: 642.
8. Tan KM, Singer M, Masri R, et al. Modified fluid
wax impression for a severely resorbed edentulous
mandibular ridge. J Prosthet Dent 2009; 101: 279-282.
9. McCord JF, Grant AA. Impression making. Br Dent J
2000; 188: 484-492.
10. Watson RM. Impression technique for maxillary fibrous
ridge. Br Dent J 1970; 128: 552.
11. Lynch CD, Allen PF. Case report: management of the
flabby ridges: re-visiting the principles of complete
dentures construction. Eur J Prosthodont Rest Dent
2003; 11: 145-148.
12. Lynch CD, Allen PF. Management of the flabby ridge:
using contemporary materials to solve an old problem.
Br Dent J 2006; 200: 258-261.
13. Çalıkkocaoğlu S. Tam protezlerin tutuculuğunda
anatomik faktörler. In: Çalıkkocaoğlu S (ed). Tam
Protezler. 3ncü Baskı. Cilt 1. İstanbul: Protez Akademisi
ve Gnatoloji Derneği, 1998: 114.
Giriş
Bir tam protezin başarısı, retansiyonu ve stabilitesi
ile yakından ilgilidir (1). Tam protezin fonksiyonel
ölçüsü kullanım sırasında proteze maksimum retansiyon, stabilite ve destek sağlamak amacıyla tüm
fonksiyonel ve destek yüzeylerin kaydını içermelidir
(2). Bununla birlikte protezi taşıyan ve destek olan bu
yüzeylerin kalitesi minimum kemik yüksekliği, uygun olmayan kret morfolojisi ve kas ataşmanları gibi
nedenlerle idealden uzak olduğunda, kesin ölçü elde
etmek zor ve karmaşık bir hal almaktadır (3). Aynı
zorluk, kretleri örten mukoza hareketli ya da labil
olduğunda da karşımıza çıkmaktadır. Bazı patolojik
şartlardan dolayı, sistemik rahatsızlıklar sonucu veya
hatalı protezlerden kaynaklanan kemik rezorbsiyonunu mukoza takip edemez. Kemik hızlı rezorbe olunca,
üzerindeki mukoza desteksiz kalır ve mesnetsiz kretler oluşur (4). Hiperplastik, fibröz yada labil kretler
sıklıkla kombinasyon sendromunda üst çenede ön
bölgede, ya da aşırı kemik yıkımında alt çenede gö-
rülmektedir (5).
Kombinasyon sendromu üst çene tam dişsiz arkın
karşısında alt çenede Kennedy 1 diş eksikliğinin olduğu vakalarda, alt ön grup dişlerin dişsiz krete uyguladıkları kuvvetler sonucu meydana gelir. “Anteriyor
hiperfonksiyon sendromu” da denilen kombinasyon
sendromu; üst çene ön bölge kemik kaybı, tüberlerde aşırı büyüme, sert damak mukozasında papiller
hiperplazi, alt ön dişlerde uzama, kret yüksekliğinde
azalma ve alt çenede hareketli protez kullanımına
bağlı olarak kret yüksekliğinde azalma ile karakterizedir (6). Bu durum çift taraflı dişsiz sonlanan alt
hareketli protez karşısında üst tam protez kullanan
hastaların %24’ünde görülmektedir (7). Üst çene ön
bölgedeki kemik kaybı, alt ön dişlerin neden oldu-
ğu kronik irritasyondan kaynaklanmaktadır. Zaman
içerisinde bu kemik, fibröz doku ile yer değiştirir.
Bununla birlikte uzamış alt ön dişler, üst total protezin stabilitesinin bozulmasına neden olur (6). Uzun
*GATA Diş Hekimliği Bilimleri Merkezi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı
Ayrı basım isteği: Simel Ayyıldız, GATA Diş Hekimliği Bilimleri Merkezi Protetik
Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Etlik-06018, Ankara
E-mail: simelt@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 16.12.2009 • Kabul tarihi: 05.02.2010Cilt 52 • Sayı 2 Mesnetsiz kret ölçü yöntemi • 135
dönemde, kombinasyon sendromu olan bazı hastalarda periodontal, sistemik, protetik, v.b. nedenlerle
alt ön dişler kaybedilebilir veya çekilmesi düşünülebilir. Bu hastalarda labil kret oluşumuna neden olan etken faktör ortadan kalkar, ancak labil krette gerileme
olmaz. Dolayısıyla yapılacak olan yeni total protezde
önlemler buna göre alınmalıdır (6,8). Ölçü alınması sırasında fibröz kretler yer değiştirme, ölçü sonrası
ise istirahat haline dönme eğilimindedir. Bu nedenle protez destek dokulara tam adapte olamayacaktır.
Sonuçta protezin retansiyon ve stabilitesi azalarak
kullanımı zorlaşacaktır (8).
Labil kretlerin varlığında tek kaşıkta iki farklı ölçü
malzemesinin kullanımı (9,10), ya da iki farklı kaşık
ve ölçü malzemesinin ağız içinde birleştirilmesi gibi
birçok farklı ölçü yöntemi önerilmiştir (11).
Bu olgu sunumunun amacı labil kret oluşumu nedeniyle özel ölçü alımını gerektiren vakalarda yumu-
şak astar materyalinin ölçü maddesi olarak kullanımı-
nı tanımlamaktır.
Olgu Sunumu
Elli iki yaşındaki erkek hasta GATA Diş Hekimliği
Bilimleri Merkezi Protetik Diş Tedavisi Anabilim
Dalı’na protezindeki şikâyetleri nedeniyle başvurdu.
Hasta yaklaşık 1 yıl önce yapılmış olan alt-üst total
protezinin yemek yerken ve konuşurken rahat olmadığını ve üst protezinin sürekli vurmasından rahatsız
olduğunu belirtmekteydi. Yapılan klinik muayenede
alt-üst total protez kullanan hastanın, maksiller ön
bölgesinde geniş sınırlı labil kret varlığı belirlendi
(Şekil 1). Alınan anamnezde hastanın 1 yıl önce alt
ön bölgeden diş çektirdiği öğrenildi ve maksiller ön
bölgedeki labil kretin nedeninin alt anteriyor dişler
olabileceği düşünüldü. Ayrıca alınan anamnezde hastanın diyabeti ve hipertansiyonun olduğu öğrenildi.
Tedavi seçenekleri değerlendirildiğinde, hastanın cerrahi müdahaleyi kabul etmemesi üzerine mevcut duruma göre protezinin yapılmasına karar verildi. Yeni
üst tam protezin yapımında alternatif bir yöntemle
ölçü alımına karar verildi.
Üst çene dişsiz boşluğun anatomik ölçüsü, labil
kretlerin minimum distorsiyona uğraması için aljinat ile (Cavex CA37, Normal Set, Haarlem, Holland,
BV) alındı. Alınan ölçüden anatomik model elde edildi. Hareketli dokular ağız içinde belirlenip işaretlendi
(Şekil 1). Anatomik modeller üzerinde akrilik rezinden,
hareketli fibröz kretleri açıkta bırakacak şekilde kişisel
ölçü kaşığı hazırlandı. Hazırlanan kaşığın vestibü-
ler sulkustan en az 2 mm daha kısa olması sağlandı.
Fonksiyonel kenar şekillendirmesi yeşil stenç (Kerr
Impression Compound, Kerr Co., Orange, CA, USA) ile
yapılan ölçü kaşığı içine çinko oksit öjenol patı yerleş-
tirilip normal durumdaki dokuların ölçüsü alındı (Şekil
2). Labil kretin açıkta bırakıldığı bölge öncelikle ince
Şekil 1. Fibröz kretin ağız muayenesi ve sınırlarının işaretlenmesi
Şekil 2. Fonksiyonel sınırların şekillendirilmesi, sağlam dokuların
ölçüsü ve labil kret kısmının ölçüden uzaklaştırılması
Şekil 3. Labil kretlerin yumuşak astar materyaliyle ölçüsünün alınması
ve tamamlanmış protez ölçüsü
bir tabaka mum ile kaşığın dışından kapatıldı ve daha
sonra çinko oksit ojenöl patı (SS White, Impression
Paste, London, England) ile normal durumdaki kretlerin ölçüsü alındı. Kaşık ağızdan uzaklaştırılıp, önceden
hazırlanmış olan mum kapak, labil kretler bölgesinden
buradaki ölçü maddesi ile birlikte uzaklaştırıldı. Kaşık
tekrar ağıza yerleştirildi ve açıkta kalan bölgenin üzerine silikon esaslı bir yumuşak astar materyali (Viscogel®
Dentsply, DeTrey GmbH, Konstanz, Germany) basınç
oluşturmayacak şekilde uygulandı (Şekil 3). Materyalin
dayanıklı olabilmesi için sertleşme sonrasında bir tabaka daha uygulandı. Aynı zamanda alt çenenin de
hazırlanan kişisel ölçü kaşığı ile bilinen yöntemlerle ölçüsü alındı (Şekil 3). Ağızdan uzaklaştırılan ölçü
kaşıklarından tip III dental alçı ile model elde edildi. 136 • Haziran 2010 • Gülhane Tıp Derg Ayyıldız ve ark.
Protezin kalan kısmı, yine bilinen yöntemlerle bu model üzerinde tamamlandı. Protezin bitiminden sonra
hasta periyodik olarak 1, 15 ve 30 gün sonra kontrollere çağırılarak vuruk, hasta memnuniyeti ve protez
stabilitesi açısından değerlendirildi. Bir aylık kullanım
sonunda hastanın protezinden herhangi bir şikayetinin olmadığı ve dokuların sağlık açısından iyi durumda olduğu tespit edildi.
Tartışma
Günümüzde total dişsizlik 30 yıl öncesiyle kıyaslandığında daha geç yaşlarda karşımıza çıkmaktadır (12).
Dolayısıyla dental teknoloji hastaların kısmi ya da
tüm dişlerini ağızda tutmamızı sağlamaktadır. Ancak
bazen kalan dişlerin konumu, dişsiz kretlere istenmeyen oklüzal kuvvetlerin iletilmesine, kretlerde kemik
kaybına ve hareketli fibröz kretlerin oluşumuna sebep olabilir. Ayrıca hastanın tıbbi durumu ve yaşı bu
bölgeye yapılabilecek fibröz dokunun uzaklaştırılması, kemik greftleri ya da dental implant yerleştirilmesi
gibi olası cerrahi müdahaleleri imkansız hale getirebilir. Dolayısıyla bu hastalara özel yöntemlerle ölçü
almak daha önemli hale gelmektedir.
Fibröz kretlerde hareketli dokuların durumu dikkate alınmadan yapılan protezlerdeki yaygın şikayet
protezin stabilitesindeki eksikliktir. Bu konuya genel
yaklaşım, protez kaidesinin uygun materyallerle yenilenmesidir (11). Ancak mevcut protezin kişiye özel
kaşık gibi kullanılması ile yumuşak astar materyalinin ağıza uygulanması, fibröz kretleri hareketlendirecektir. Dolayısıyla hareketli kretler tekrar eski halini alma eğiliminde olacak ve protezin stabilitesi
değişmeyecektir.
Burada tanımlanan ölçü yöntemi tam protez yapı-
mında fazladan işlem gerektirmemektedir. Ölçü yöntemi hızlı bir şekilde tamamlanabilir ve diş hekiminin
aşina olduğu materyallerin kullanımı ile gerçekleştirilir. Kullanılan yumuşak astar materyalinin hem uygulaması kolaydır, hem de model elde edildikten sonra
alçının kaşıktan ayrılması sırasında alçıya yapışmaz.
Bu makalede diğer tedavi seçenekleri olan hareketli
dokuların cerrahi olarak çıkarılması ve greftlemeden
bahsedilmemiştir. Cerrahi olarak dokuların çıkarılması, basınca dayanıklı alanların oluşmasını sağlamaktadır. Ancak kemik rezorbsiyonunun fazla olduğu ağızlarda labil dokuların çıkarılması ile elde edilecek olan
sığ kretler, protezin lateral kuvvetler altında daha az
retansiyon ve stabilite göstermesine neden olacaktır
(12). Dolayısıyla pek çok hekim cerrahi sonucu alveol
kretlerinin hemen tamamı silinip ortadan kalkacak
ise, protez yapım tekniğindeki bazı modifikasyonlar
ile var olan fibröz krette bir miktar tutuculuk elde
etmeyi tercih eder (13). Ayrıca bu işlemin yapılması
planlanan hastaların genel olarak yaşlı olması, ya da
cerrahi müdahalenin yapılamayacağı komplike sağlık
sorunlarının olması durumu güçleştirir (12). Kemik
rezorbsiyonun fazla olduğu ağızlarda, protezin retansiyon ve stabilitesini artırmak için hasta, çeşitli greftlerin kullanılması ya da implant cerrahisi açısından
ayrıca değerlendirilmelidir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

