Ergenlikte venlafaksin kullanımına bağlı kesilme sendromu: bir olgu sunumu

Makalenin İngilizce İsmi: 
Withdrawal syndrome due to venlafaxine in adolescence: a case report
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
Kesilme sendromu
venlafaksin
yan etkiler
Türkçe Özet: 

Venlafaksin serotonin, noradrenalin ve dopamin geri alımını engelleyen trisiklik yapıda olmayan bir antidepresandır. Venlafaksinin çocuk ve ergenlerde
depresyon, anksiyete ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tedavisinde etkin olabileceği belirtilmektedir. Kesilme bulguları çoğu psikotrop ilaç
ile tanımlanmıştır. Bu yazıda majör depresyon tanısı konan 16 yaşında bir
ergen olguda venlafaksin tedavisinin sonlandırılması ile ortaya çıkan bir kesilme sendromu tablosu sunulmuştur. Tedavi sürecinde sırasıyla sertralin ve
venlafaksin kullanmış olan olgunun sadece venlafaksin tedavisinin sonlandırılma sürecinde kesilme bulgularının ortaya çıktığı saptanmıştır. Antidepresan ilaçlara bağlı kesilme sendromlarına yol açmamak için, özellikle ergen
hastalar ve ailelerinin antidepresan tedaviyi ani olarak kesmemeleri gerektiği
hakkında bilgilendirilmesi gereklidir.

Key Words: 
Withdrawal syndrome
venlafaxine
side effects
İngilizce Özet: 

Venlafaxine is a non-tricyclic antidepressant which inhibits the re-uptake of
serotonin, noradrenalin and dopamine. Venlafaxine is reportedly effective in
the treatment of depression, anxiety, and attention deficit and hyperactivity disorder in childhood and adolescence. Symptoms of withdrawal have
been reported in many of the psychotropic medications. In this article, a
withdrawal syndrome developing after the discontinuation of venlafaxine
treatment in a 16-year-old adolescent, who was diagnosed to have major
depression is reported. Symptoms of withdrawal developed only after the
cessation of venlafaxine treatment in the present case who were treated
with sertraline and venlafaxine, respectively in the treatment process. Adolescents and their parents should be informed about not ceasing the antidepressant treatment abruptly in order to avoid the withdrawal syndromes
due to antidepressant drugs.

Yazar Bilgileri
2. Yazar
Yazar Adı: 
Ali Evren Tufan
Yazar Anabilim Dalı: 
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
3. Yazar
Yazar Adı: 
Tümer Türkbay
Yazar Anabilim Dalı: 
Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
4. Yazar
Yazar Adı: 
M.Ayhan Cöngöloğlu
Yazar Anabilim Dalı: 
Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2010
Cilt/Sayı: 
52
Sayı: 
1
Sayfa Aralığı: 
41-43
Referanslar: 

Kaynaklar
1. Holliday SM, Benfield P. Venlafaxine: a review of its
pharmacology and therapeutic potential in depression.
Drugs 1995; 49: 280-294.
2. Emslie GJ, Findling RL, Yeung PP, Kunz NR, Li Y.
Venlafaxine ER for the treatment of pediatric subjects
with depression: results of two placebo-controlled trials.
J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 2007; 46: 479-488.
3. Rynn MA, Riddle MA, Yeung PP, Kunz NR. Efficacy
and safety of extended-release venlafaxine in the
treatment of generalized anxiety disorder in children
and adolescents: two placebo-controlled trials. Am J
Psychiatry 2007; 164: 290-300.
4. Findling RL, Greenhill LL, McNamara NK, et al.
Venlafaxine in the treatment of children and adolescents
with attention-deficit/hyperactivity disorder. J Child
Adolesc Psychopharmacol 2007; 17: 433-445.
5. Effexor XR (Venlafaxine Hydrochloride) patient
information. http://www.rxlist.com/cgi/generic/
venlafax_pi.htm (Son erişim tarihi: 23.09.2008).
6. Coupland NJ, Bell CJ, Potokar JP. Serotonin reuptake
inhibitor withdrawal. J Clin Psychopharmacol 1996;
16: 356-362.
7. Fava M, Mulroy R, Alpert J, et al. Emergence of adverse
effects following discontinuation of treatment with
extended-release venlafaxine. Am J Psychiatry 1997;
154: 1760-1762.
8. Haddad P. The SSRI discontinuation syndrome. J
Psychopharmacol 1998; 12: 305-313.
9. Haddad PM. Antidepressant discontinuation syndromes:
clinical relevance, prevention and management. Drug
Safety 2001; 24: 183-197.
10. Diler RS, Avci A. Selective serotonin reuptake inhibitor
discontinuation syndrome in children: six case reports.
Curr Ther Res Clin Exp 2002; 63: 188-197.
11. Diler RS, Tamam L, Avci A. Withdrawal symptoms
associated with paroxetine discontinuation in a 9-year
old boy. J Clin Psychopharmacol 2000; 20: 586-587.
12. Tamam L, Ozpoyraz N. Selective serotonin reuptake
inhibitor discontinuation syndrome: a review. Adv
Ther 2002; 19: 17-26.

Giriş
Venlafaksin serotonin, noradrenalin ve dopamin
geri alımını engelleyen (SNGİ) bir antidepresandır ve
erişkin psikiyatrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır (1). Venlafaksinin çocuk ve ergenlerde depresyon,
anksiyete ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
(DEHB) tedavisinde de etkin olabileceği belirtilmektedir (2-4). Venlafaksin ve aktif metaboliti olan o-desmetil-venlafaksinin düşük dozlarda seçici serotonin
geri alım inhibitörü (SSGİ) benzeri etki gösterdiği ve
yüksek dozlarda noradrenerjik ve dopaminerjik etkilerinin ortaya çıktığı kabul edilmektedir. İlacı altı
hafta veya daha uzun kullanacak hastalarda doz titrasyonunun en az bir haftada yapılması önerilmektedir (5).
Kesilme bulguları psikotrop ilaçların çoğuyla tanımlanmıştır. SSGİ’lerinin bırakılmasından sonra baş
dönmesi, halsizlik, uyuşma, karıncalanma, bulantı,
canlı rüyalar, sinirlilik ve çökkünlük sık olarak görülmektedir (6). Venlafaksinle görülen kesilme yakınmalarının da SSGİ’leri ile görülenlere benzediği bildirilmiştir (7,8). Günümüze değin, venlafaksinin de
içlerinde olduğu 21 farklı antidepresanın kesilmesi ile
kesilme tablolarının ortaya çıktığı bildirilmiştir (9).
Bu konudaki olgu bildirimlerinin çoğu SSGİ’leri konu
almaktadır (10-12).
Bu yazıda venlafaksin kesilme sendromu gözlemlenen bir ergen olgunun sunulması amaçlanmıştır.
Olgumuzun psikiyatri ve çocuk psikiyatrisi alanındaki klinisyenleri ilgilendireceği ve venlafaksine bağlı
kesilme sendromunun tanı ve tedavisi konusunda verimli bir tartışma başlatacağı düşünülmektedir.
Olgu
On altı yaşında liseye devam eden bir genç kız olan
hasta her ikisi de üniversite mezunu, devlet memuru
olarak çalışan anne babanın iki çocuğundan birincisiydi. Hasta, ailesi tarafından “okula gitmek istememe, insanlarla iletişim kurmama, iştah ve uykuda
* GATF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
**Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi
Polikliniği
Ayrı basım isteği: Dr. İbrahim Durukan, GATF Çocuk Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Anabilim Dalı, Etlik-06018, Ankara
E-mail: idurukan2003@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 02.01.2009 • Kabul tarihi: 25.02.200942 • Mart 2010 • Gülhane Tıp Derg Durukan ve ark.
azalma, eskiden ilgi duyduğu etkinliklere ilgisizlik”
yakınmaları ile polikliniğimize 2006 yılı Aralık ayında
getirildi. Öyküden, yakınmaların dört ay önce başka
bir şehre taşınmalarının ardından başladığı öğrenildi.
Hastada ve ailesinde geçmiş psikiyatrik veya fiziksel
hastalık öyküsü bulunmamaktaydı.
Ruhsal durum muayenesinde yaşında gösteren, öz
bakımı orta derecede olan bir ergendi. Görüşmeciyle
iletişimi azalmıştı. Bilinç açık, yönelim tamdı. Dikkat
ve konsantrasyon azalmıştı. Bellek, algı, yargılama
ve içgörü normaldi. Konuşma azalmıştı. Düşünce
akışı yavaşlamış, içeriğe değersizlik düşünceleri hakimdi. Duygudurum çökkün, duygulanım disforikti.
Psikomotor retardasyon belirgindi.
Fiziksel ve nörolojik muayene normal sınırlar içerisindeydi. İlk görüşmede Beck Depresyon
Envanteri’nden 37 puan aldı. Psikiyatrik değerlendirmeler sonucunda, DSM-IV-TR ölçütlerine göre
Major Depresif Bozukluk, Tek Epizod (Orta Derecede,
Melankolik Özellikler Gösteren) tanısı düşünülen
hastaya sertralin 25 mg/gün tedavisi düzenlenerek 75
mg/güne titre edildi. Tedaviye uyumu iyi olan hastanın yakınmalarının başlangıçta gerilemesine rağmen,
dokuzuncu ayda yinelemesi üzerine sertralin kademeli olarak sonlandırıldı. Hastaya venlafaksin tablet
37.5 mg/gün tedavisi başlanarak, 75 mg/gün dozuna
titre edildi. Tedavi değişikliğine uyumu iyi olan hastanın yakınmaları altıncı haftada geriledi. İlaç değişikliğinin onuncu ayında depresif yakınmaların ortadan
kalkması, hastanın Beck Depresyon Envanteri’nden 7
puan alması üzerine belirtilerin tam remisyonda olduğu düşünülerek, tedavinin sonlandırılmasına karar
verildi. Venlafaksin dozu 37.5 mg/gün’e düşürülerek,
bir ay sonra sonlandırılması önerildi. Beş hafta sonra
hasta polikliniğimize şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi yakınmalarıyla başvurdu. Öyküden hastanın ilacı
kullanmayı bir hafta önce bıraktığı ve tedaviyi bıraktıktan sonraki ilk gün içerisinde bu şikayetlerin başladığı öğrenildi. Fiziksel ve nörolojik muayene normal
sınırlar içerisindeydi. Hastaya tekrar 37.5 mg/gün
venlafaksin başlanarak, iki hafta sonra dozun yarıya
indirilmesi (gün aşırı 37.5 mg alarak) ve bu şekilde
iki hafta daha kullanıldıktan sonra tedavinin sonlandırılması önerildi. Muayeneden sonraki ilk haftanın
sonunda yapılan psikiyatrik değerlendirmede kesilme
bulgularının ortadan kalktığı, dört hafta sonraki psikiyatrik görüşmede tedavi kesilme bulgularına rastlanmadan tedavinin sonlandırıldığı saptandı.
Tartışma
Bu yazıda venlafaksin 37.5 mg/gün tedavisi sonlandırıldıktan sonraki gün içerisinde baş ağrısı ve baş
dönmesi ile karakterize kesilme sendromu gelişen bir
ergen olgu bildirilmiştir. Önceki çalışmalarda kesilme
sendromunun antidepresan ilaçların bırakılması veya
nadir olarak dozlarının azaltılmasıyla ortaya çıktığı,
kısa süreli ve ilacın yeniden başlanması ile geri dö-
nüşlü olduğu, görünümü açısından altta yatan bozukluğun alevlenmesinden farklı olduğu ve diğer nedenlere bağlanamadığı bildirilmiştir (9). Olgumuzda
baş ağrısı ve baş dönmesi yakınmaları antidepresan
tedavinin kesilmesinden sonra başlamış, kısa süreli
olmuş ve ilacın yeniden başlanması ile gerilemiştir.
Bedensel yakınmaların ön planda olması, yakınmaların kısa süre içinde başlaması, yakınmaların altta
yatan tanı ile uyumsuz olması, fiziksel ve nörolojik
muayeneyle bu yakınmaları açıklayabilecek neden
saptanamaması nedeniyle hastamız venlafaksine
bağlı kesilme sendromu olarak değerlendirilmiştir.
Kesilme sendromlarının özellikle kısa yarı ömürlü
paroksetin ve venlafaksin gibi ilaçlarla görülebileceği
bilinmektedir (9). Olgumuzda yarı ömrü 26-40 saat
olan sertralinin bırakılması sırasında sorun yaşanmaması, ancak yarı ömrü daha kısa olan venlafaksinin
tablet formunun (11 saat) bırakılması sırasında kesilme sendromunun oluşması bu bilgilerle uyumludur.
Diğer yandan kesilme sendromlarının ilaçların dozları
ile doğrudan ilişkili olmadığı, ancak tedavi süresi uzadıkça insidansın arttığı bildirilmiştir (9). Olgumuzun
verileri de bu bilgilerle uyumlu olarak bulunmuştur.
Olgumuzda görülen kesilme bulguları daha çok SSGİ
ile görülenlere benzemekte olup, bu bulgu daha önceki yayınlarla uyumludur.
Venlafaksin tedavisinin kesilmesi ile gözlenen yakınmalar hızlı bir başlangıç gösterebilir (12). Bu bulgu ilacın kısa yarı ömrüne ve bireysel yatkınlığa bağlı
olabilir. Olgumuzdaki yakınmaların ilacı bırakmasından sonraki gün içerisinde başlaması da bu bilgilerle
uyumludur.
Kesilme sendromu tedavisinde hafif derecedeki
olgularda bilgilendirme, orta derecedeki olgularda
semptomatik tedavi (örneğin uykusuzluk için benzodiyazepin) ve ağır/semptomatik tedavi yanıtı olmayan olgularda antidepresanın yeniden başlanması,
ancak her durumda bilgilendirme ve psikolojik destek
sağlanması önerilmektedir (9). Olgumuzda kesilme
sendromunun işlevselliği bozacak ve öznel huzursuzluk yaratacak kadar ağır olması nedeniyle antidepresan tedavi yeniden başlanmış, bilgilendirme ve psikolojik destek verilmiştir.
Kesilme sendromlarında ayırıcı tanı da önemli gö-
zükmektedir. Örneğin, depresyonu iyileştiğinden antidepresan ilacı bırakan hasta anksiyete, uykusuzluk,
halsizlikle kendini gösteren bir kesilme sendromu
geliştirebilir. Bu da depresyonun yinelediği şeklinde
yorumlanıp, antidepresan tedavi gereğinden uzun ve Cilt 52 • Sayı 1 Venlafaksine bağlı kesilme sendromu • 43
yüksek dozda sürdürülebilir. Diğer yandan, tedavinin
başlangıcında ilaca uyumsuzluk nedeniyle gözlenen
semptomlar ise tedavinin etkisizliği olarak yorumlanabilir ve klinisyen ilaç dozunu artırabilir veya baş-
ka bir antidepresana geçebilir. İlaç değişikliğinde ilk
ilaçtan kaynaklanan kesilme bulguları ikinci ilaca
bağlı yan etkiler olarak da yorumlanabilir (9). Diğer
yandan çoğu kesilme bulgusu fiziksel olduğundan,
sendromu tanıma güçlüğü nedeniyle gereksiz tetkik
ve muayeneler de istenebilir (9).
Sonuç olarak kesilme sendromlarına klinikte sık
rastlanmakta, ancak yeterince tanınmadıklarından
uygunsuz tedavilere başvurulabilmektedir. Ergenlerin
antidepresanları ani kesmemeleri gerektiği konusunda bilgilendirilmeleri gereklidir. Ayrıca hastalar için
antidepresan seçimi sırasında geçmiş etkinlik, tolerabilite, ilaç etkileşim potansiyeli yanında geçmişte
yaşanmış kesilme sendromlarının da sorgulanması
faydalı olacaktır.

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.