Obez çocuklarda metabolik sendrom prevalansı ve kardiyovasküler risk faktörlerinin sıklığı
Kaynaklar
1. Eckel RH. Obesity and heart disease: a statement for
health care professionals from the Nutrition Committee,
American Heart Association. Circulation 1997; 96:
3248-3250.
2. Eckel RH, Barouch WW, Ershow AG. Report of the
National Heart, Lung, and Blood Institute-National
Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases
Working Group on the pathophysiology of obesityassociated cardiovascular disease. Circulation 2002; 105:
2923–2928.Cilt 52 • Sayı 1 Obezite ve metabolik sendrom • 35
3. Flynn JT. Metabolic syndrome as a predictor of
cardiovascular risk in children and adolescents. Am J
Hypertens 2007; 20: 883.
4. Cruz ML, Goran MI. The metabolic syndrome in children
and adolescents. Curr Diab Rep 2004; 4: 53-62.
5. Daniels SR, Arnett DK, Eckel RH, et al. Overweight
in children and adolescents: pathophysiology,
consequences, prevention, and treatment. Circulation
2005; 111: 1999-2012.
6. Neyzi O, Günöz H, Furman A ve ark. Türk çocuklarında
vücut ağırlığı, boy uzunluğu, baş çevresi ve vücut kitle
indeksi referans değerleri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Dergisi 2008; 51: 1-14.
7. Lee PA, Houk CP. Puberty and its Disorders. In: Lifshitz
F (ed). Pediatric Endocrinology. 5th ed. New York:
Informa Healthcare, 2007: 275.
8. National High Blood Pressure Education Program
Working Group on High Blood Pressure in Children
and Adolescents. The fourth report on the diagnosis,
evaluation, and treatment of high blood pressure
in children and adolescents. Pediatrics 2004; 114:
555-576.
9. National Cholesterol Education Program (NCEP):
highlights of the report of the Expert Panel on Blood
Cholesterol Levels in Children and Adolescents.
Pediatrics 1992; 89: 495-501.
10. Tershakovec AM, Rader DJ. Disorders of lipoprotein
metabolism and transport. In: Behrman RE, Kliegman
RM, Jenson HB (eds). Nelson Textbook of Pediatrics.
17th ed. Philadelphia: Elsevier Science, 2004: 448.
11. Rosenbloom AL. Diabetes diagnosis in the child and
adolescent: diagnosis and classification. In: Lifshitz
F (ed). Pediatric Endocrinology. 5th ed. New York:
Informa Healthcare, 2007: 58.
12. Matthews DR, Hosker JP, Rudenski AS, Naylor BA,
Treacher DF, Turner RC. Homeostasis model assessment:
insulin resistance and beta-cell function from fasting
plasma glucose and insulin concentrations in man.
Diabetologia 1985; 28: 412-419.
13. Keskin M, Kurtoglu S, Kendirci M, Atabek ME, Yazici C.
Homeostasis model assessment is more reliable than the
fasting glucose/insulin ratio and quantitative insulin
sensitivity check index for assessing insulin resistance
among obese children and adolescents. Pediatrics 2005;
115: 500-503.
14. Singh GK. Metabolic syndrome in children and
adolescents. Curr Treat Options Cardiovasc Med 2006;
8: 403-413.
15. Reinehr T, de Sousa G, Andler W. Longitudinal
analyses among overweight, insulin resistance, and
cardiovascular risk factors in children. Obes Res 2005;
13: 1824-1833.
16. Atabek ME, Pirgon O. Assessment of insulin sensitivity
from measurements in fasting state and during an
oral glucose tolerance test in obese children. J Pediatr
Endocrinol Metab 2007; 20: 187-195.
17. Atabek ME, Pirgon O, Kurtoglu S. Prevalence of
metabolic syndrome in obese Turkish children and
adolescents. Diabetes Res Clin Pract 2006; 72: 315-321.
18. Reaven GM. Banting Lecture. Role of insulin resistance
in human disease. Diabetes 1988; 37: 1595-1607.
19. Dhuper S, Cohen HW, Daniel J, et al. Utility of the
modified ATP III defined metabolic syndrome and
severe obesity as predictors of insulin resistance in
overweight children and adolescents: a cross-sectional
study. Cardiovasc Diabetol 2007; 6: 4.
20. Cook S, Weitzman M, Auinger P, Nguyen M, Dietz
WH. Prevalence of a metabolic syndrome phenotype
in adolescents: findings from the third National Health
and Nutrition Examination Survey, 1988-1994. Arch
Pediatr Adolesc Med 2003; 157: 821-827.
21. Duncan GE, Li SM, Zhou XH. Prevalence and trends of a
metabolic syndrome phenotype among U.S. adolescents,
1999-2000. Diabetes Care 2004; 27: 2438-2443.
22. Druet C, Dabbas M, Baltakse V, et al. Insulin resistance
and the metabolic syndrome in obese French children.
Clin Endocrinol (Oxf) 2006; 64: 672-678.
23. Calcaterra V, Klersy C, Muratori T, et al. Prevalence of
metabolic syndrome (MS) in children and adolescents
with varying degrees of obesity. Clin Endocrinol (Oxf)
2008; 68: 868-872.
24. López-Capapé M, Alonso M, Colino E, Mustieles C,
Corbatón J, Barrio R. Frequency of the metabolic
syndrome in obese Spanish pediatric population. Eur J
Endocrinol 2006; 155: 313-319.
25. Sen Y, Kandemir N, Alikasifoglu A, Gonc N, Ozon A.
Prevalence and risk factors of metabolic syndrome in
obese children and adolescents: the role of the severity
of obesity. Eur J Pediatr 2008; 10: 1183-1189.
26. Agirbasli M, Cakir S, Ozme S, Ciliv G. Metabolic
syndrome in Turkish children and adolescents.
Metabolism 2006; 55: 1002-1006
Giriş
Obezite sıklığı erişkinlerde olduğu gibi çocuk ve
adölesanlarda da giderek artmaktadır. Artan obezite
sıklığı obeziteye bağlı komplikasyonların daha sık
ve daha erken yaşlarda görülmesine yol açmıştır.
Obezite, kardiyovasküler hastalık için tek başına bir
risk faktörü olarak kabul edilmekle birlikte, obeziteye
eşlik eden hipertansiyon, dislipidemi, glikoz metabolizması bozukluğu, ateroskleroz varlığında bu risk
daha da artmaktadır. Abdominal obezite, hipertansiyon, dislipidemi, insülin direnci veya tip 2 diyabetes
mellitus birlikteliği metabolik sendrom (MS) olarak
tanımlanmaktadır. MS yalnızca erişkinler için ciddi
bir problem olmayıp, artan bir oranda çocuk ve adö-
lesanları da tehdit etmektedir. MS klinik pratikte,
fizyolojik insülin direncinin de etkisiyle genellikle
pubertenin başlamasından sonra aşikar hale gelmektedir. Çocuklarda son yıllarda MS sıklığının obezite
sıklığına paralel olarak arttığı bildirilmektedir. MS,
artmış kardiyovasküler hastalık (KVH) riski ile ilişkilidir. Çocuklarda MS tanısında kullanılacak kriterler
ile ilgili kesin bir fikir birliği yoktur (1-5). Obez çocuk
ve adölesanlarda kardiyovasküler risk faktörlerinin
ortaya konulması, takip ve tedavi planını belirlemek
yönünden oldukça önemlidir.
Bu çalışmanın amacı ünitemizde takip edilen obez
hastalarda kardiyovasküler risk faktörlerinin sıklığını
belirlemek ve MS prevalansını WHO kriterlerini kullanarak tespit etmektir.
Gereç ve Yöntem
GATF Çocuk Endokrinolojisi bölümünde takip edilen obez çocukların kayıtları retrospektif olarak de-
ğerlendirildi. Yaş ve cinsiyete göre vücut kitle indeksi
(VKİ) 95 persentilin (6) üzerinde olan 208 çocuk ve
adölesan olgu çalışmaya alındı. Herhangi bir nedenle
ilaç tedavisi alanlar, sendromik ya da endokrinolojik
bir hastalığı olanlar ile ailevi dislipidemi öyküsü olan
obez olgular çalışma dışı bırakıldı. Pubertal bulgula-
* GATF Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı
** GATF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Bu makale 4. Uludağ Pediatri Kış Kongresinde (Bursa, 17-20 Şubat 2008)
ve 13. Balkan Askeri Tıp Kongresinde (Aydın, 01-05 Haziran 2008) poster
sunumu olarak sunulmuştur
Ayrı basım isteği: Dr. M. Emre Taşcılar, GATF Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı,
Etlik-06018, Ankara
E-mail: emretascilar@hotmail.com
Makalenin geliş tarihi: 07.12.2009 • Kabul tarihi: 15.02.2010Cilt 52 • Sayı 1 Obezite ve metabolik sendrom • 33
rın değerlendirilmesi amacıyla Tanner evrelendirmesi
kullanıldı. Erkeklerde testis volümü <4 ml, kızlarda
meme gelişiminin Evre I olarak saptanması prepubertal olarak değerlendirildi (7).
Ağırlık ölçümü sabah aç, ayakkabılar çıkartılmış
ve iç çamaşırları ile yapıldı (BMI SECA, 0.1 kg ölçme
duyarlıklı terazi ile). Boy ölçümü için Harpender stadiometresi (0.1 cm ölçme duyarlıklı) kullanıldı. VKİ,
kg/m2
formülü kullanılarak hesaplandı. Kan basıncı
ölçümü civalı sfingomanometre ile uygun manşon
kullanılarak, en az 10 dakikalık istirahat sonrası yapıldı. Kan basıncı eşik değerleri için referans olarak
“National High Blood Pressure Education Program
Working Group” tarafından 2004 yılında çocuklar
için bildirilen normal değerler kullanıldı (8). Yaş,
cinsiyet ve boya göre yapılan değerlendirme ile kan
basıncının 95 persentil ve üzerinde olması hipertansiyon olarak kabul edildi.
Hastalardan en az 12-14 saatlik açlık sonrası kan şekeri (AKŞ), lipid profili (trigliserid, LDL, VLDL, HDL,
total kolesterol) ve insülin düzeylerinin tespiti için
örnek alındı. LDL kolesterol ≥130 mg/dl, total-kolesterol ≥200 mg/dl, HDL-kolesterol <35 mg/dl ise dislipidemi olarak kabul edildi (9). Trigliserid değeri yaş
ve cinsiyete göre yapılan değerlendirmede 95 persentilin üzerinde ise hipertrigliseridemi olarak değerlendirildi (10).
AKŞ ve lipid profili ölçümü için Olympus AU 2700
cihazı kullanıldı. İnsülin düzeyi ise Roche Modular
Analytics E-170 immunoassay analizöründe (Roche
Diagnostics, ABD) elektrokemilüminesans yöntemi
ile ölçüldü.
AKŞ’nin 100-125 mg/dl arasında olması bozulmuş
açlık glikozu olarak kabul edildi (11). İnsülin direnç
indeksi olarak HOMA-IR (HOMA-IR=AKŞ (mmol/
l) x açlık plazma insülini (μIU/ml)/22.5) kullanıldı
(Hesaplama yapılırken glikozda gerekli birim dönüşü-
mü yapılmıştır; 1 mmol/l=18 mg/dl). HOMA-IR prepubertal çocuklarda 2.5, pubertal grupta 3.16’nın üzerinde ise insülin direnci olduğu kabul edildi (12,13).
WHO kriterlerine göre insülin direnci veya bozulmuş glikoz tolerans bozukluğu olan obez çocuklarda
ek olarak dislipidemi (hipertrigliseridemi veya HDL
kolesterol düşüklüğü) ve/veya hipertansiyon varsa
MS tanısı konuldu (14).
İstatistiksel hesaplamalarda SPSS 11.5 programı kullanıldı. Gruplar arası oranların karşılaştırılmasında
ki-kare testi kullanıldı. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Toplam 208 obez çocuk değerlendirildi. Hastaların
ortalama yaşları 9.9±2.5 yıl, %59.6’sı erkek (n=124),
%40.4’ü kızdı (n=84). Olguların 66’sında (%31.7) hipertrigliseridemi, 30’unda (%14.4) hiperkolesterolemi, 26’sında (%12.5) LDL kolesterol yüksekliği, 7’sinde (%3.3) HDL kolesterol düşüklüğü, 34’ünde (%16.3)
hipertansiyon, 34’ünde (%16.3) bozulmuş açlık glikozu saptandı. Kardiyovasküler risk faktörlerinin sıklığı ve cinsiyete göre dağılımı Tablo I’de verilmiştir.
Kardiyovasküler risk faktörlerinin pubertal duruma
göre dağılımı Tablo II’de verilmiştir. Tüm olgulardaki
MS sıklığı %25 idi (n=52). MS’u olan olguların glikoz,
insülin, HOMA-IR, lipid ve kan basıncı ortalamaları
Tablo III’de verilmiştir.
Tablo I. Kardiyovasküler risk faktörlerinin sıklığı ve cinsiyete
göre dağılımı
Obez erkekler Obez kızlar p değeri
(n=124) (n=84)
Hiperinsülinemi 55 (%44.3) 36 (%41.6) 0.79
Bozulmuş açlık glikozu 25 (%20.1) 9 (%11.2) 0.07
Hipertansiyon 19 (%15.3) 15 (%13.0) 0.64
Hipertrigliseridemi 42 (%33.8) 24 (%30.9) 0.39
Yüksek total-kolesterol 15 (%12.9) 15 (%16.6) 0.25
Yüksek LDL-kolesterol 15 (%12.9) 11 (%13.0) 0.84
Düşük HDL-kolesterol 6 (%4.0) 1 (%1.0) 0.15
Metabolik sendrom 34 (%25.8) 18 (%23.8) 0.31
Tablo II. Kardiyovasküler risk faktörlerinin sıklığı ve pubertal
duruma göre dağılımı
Prepubertal obezler Pubertal obezler p değeri
(n=101) (n=107)
Hiperinsülinemi 38 (%37.6) 53 (%48.5) 0.07
Bozulmuş açlık glikozu 17 (%1.9) 17 (%0.9) 0.85
Hipertansiyon 15 (%13.8) 19 (%14.9) 0.57
Hipertrigliseridemi 32 (%31.6) 34 (%33.6) 0.95
Yüksek total-kolesterol 14 (%14.8) 16 (%14.0) 0.82
Yüksek LDL-kolesterol 10 (%10.8) 16 (%14.9) 0.27
Düşük HDL-kolesterol 7 (%5.9) 0 (%0.0) 0.005
Metabolik sendrom 22 (%21.7) 30 (%28.0) 0.29
Tablo III. Metabolik sendromu olan olguların özellikleri*
Açlık glikoz 92.9±10.04
Açlık insülin 19.7±8.9
İnsülin direnç indeksi (HOMA-IR) 4.4±1.9
Trigliserid 149.7±62.10
HDL-kolesterol 45.8±9.3
LDL-kolesterol 103.2±32.3
Sistolik kan basıncı 119.6±11.67
Diyastolik kan basıncı 76.6±9.4
*: Ortalama ve standart deviyasyon değerleri verilmiştir34 • Mart 2010 • Gülhane Tıp Derg Taşcılar ve ark.
Tartışma
Obez olarak geçirilen süre uzadıkça ve obezitenin
derecesi arttıkça komplikasyonları daha erken ve
daha sık görülmektedir. Bu durum çocukluk çağı obezitesinin önemini artırmaktadır. Obezite erişkinlerde
olduğu gibi, çocuklarda da KVH için risk faktörüdür.
Obeziteye hipertansiyon, dislipidemi, insülin direnci,
ateroskleroz ve kardiyomiyopati eşlik ediyorsa KVH
riski daha da artmaktadır (1,2). Reinehr ve ark. 229
obez çocukta hipertansiyon sıklığını %38, trigliserid
ve LDL kolesterol yüksekliğini %25, HDL kolesterol
düşüklüğünü ise %5 oranında saptamışlardır (15).
Atabek ve ark. 148 obez çocukta insülin direnci, glikoz tolerans bozukluğu ve dislipidemi prevalansını sı-
rası ile %37.1, %24.3, %54 olarak bildirmişlerdir (16).
Atabek ve ark. bir başka çalışmada 169 obez çocukta
glikoz tolerans bozukluğunu %10, dislipidemi sıklığı-
nı %47.3, hipertansiyon sıklığını %21.8 oranında saptamışlardır (17). Çalışmamızda obez olgularda insülin
direnci (%43.2) ve hipertrigliserideminin (%31.7) en
sık gözlenen kardiyovasküler risk faktörleri olduğunu
saptadık. Bu durum, olgularımızın yaş ortalamasının
düşüklüğü ve obez kalma sürelerinin kısa olması ile
izah edilebilir. İnsülin direncini yüksek oranda saptamamıza karşın hipertansiyon düşük oranda idi.
Çalışmamızda KVH risk faktörleri sıklığı erkek ve kız
obezler arasında farklılık göstermiyordu. Prepubertal
obezlerde ise adölesan obezlere göre HDL-kolesterol
düşüklüğü daha sık idi. Bu sonuçlara göre obez çocuk
ve adölesanlar özellikle insülin direnci ve hipertrigliseridemi varlığı yönünden dikkatle taranmalıdır.
MS ilk kez 1988 yılında sendrom X adıyla Reaven
tarafından erişkinlerde insülin direnci ile lipid bozuklukları, kan basıncı yüksekliği, tip 2 diyabet ve aterosklerotik kalp hastalıkları riskindeki artış arasındaki
ilişkiye dikkat çekmek üzere tanımlanmıştır (18). MS
daha çok erişkinlerin sorunu olarak bilinirken, son
yıllarda çocukluk ve adölesan dönemde de önemli bir
sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocuk ve adölesan dönemde obezite sıklığının artması, MS sıklığını
artıran en önemli nedendir. MS tanısında erişkinlerde
ABD National Cholesterol Education Program (NCEP)-
Adult Treatmant Panel (ATP) III ve WHO kriterleri kullanılmaktadır (13,19). Her iki kriter de obezite, dislipidemi, hipertansiyon, glikoz metabolizması bozuklu-
ğunun birlikte bulunması esasına dayanmakla birlikte,
bireysel uygulama ve eşik değerlerinde bazı farklılıklar
vardır. Çocuklarda MS tanısında kesin bir fikir birliği
olmamakla birlikte, genellikle NCEP-ATP III ve WHO
kriterleri çocukluk çağı normallerine göre düzeltilerek
MS tanısı konulmaktadır (13). Çalışmamızda MS tanı-
sı için WHO kriterlerini yaş ve cinsiyete göre çocuklar
için modifiye ederek kullandık.
MS sıklığı, çocuklarda erişkinlere göre daha dü-
şüktür. NHANES III raporunda Amerika Birleşik
Devletleri’nde 12-19 yaş grubundaki 2430 adölesanda
MS sıklığı %4.2 (erkeklerde %6.1, kızlarda %2.1) olarak bildirilmiştir. Aynı raporda obez çocuklarda MS
sıklığı %28.7 olarak bildirilmiştir (20). Duncan ve ark.
ise NHANES 1999-2000 çalışmasında (12-19 yaşında,
991 adölesan) MS sıklığını %6.4’e (erkeklerde %9.1,
kızlarda %3.7) yükselmiş olarak tespit etmişlerdir
(21). Obezlerdeki MS sıklığını %32.1, fazla tartılılarda %7.1, normal tartılılarda <%1 olarak bildirmişlerdir. Avrupa ülkelerinde obez çocuklarda MS sıklığını
araştıran çalışmalarda farklı rakamlar bildirilmektedir
(Fransa’da %15.9, İtalya’da %13.9, İspanya’da %18)
(22-24). Ülkemizde, çocuklarda MS sıklığı ile ilgili son
yıllarda artan sayıda araştırma bulunmakla birlikte,
halen bu konuda yeterli veri birikimi oluşmamıştır.
Atabek ve ark. 169 obez (7-18 yaşlarında) olguyu incelemiş, %27.2 oranında MS gözlemlemişlerdir. Atabek
ve ark.nın çalışmalarında pubertal obezlerde MS oranı %37.6 iken, prepubertal obezlerde MS oranı %20
olarak saptanmıştır (17). Şen ve ark. 352 obez çocuğu
kapsayan çalışmalarında MS sıklığını %41.8 olarak
bildirmişlerdir (25). Ağırbaşlı ve ark. Ankara’da 1385
okul çocuğunu kapsayan çalışmalarında tüm çocuklarda MS sıklığını %2.2, obez çocuklarda ise ise %21
olarak bildirmişlerdir (26). Bu çalışmalarda NCEPATP III kriterleri kullanılmıştır. Biz WHO kriterlerini
kullanarak yaptığımız çalışmamızda obez çocuklarda
MS sıklığını %25 olarak saptadık. Çalışmamızda MS
sıklığı cinsiyet ve pubertal durum açısında farklılık
göstermiyordu. Obez çocuklarda prepubertal dönemde bile MS’un başlayabileceği unutulmamalıdır.
MS tanısı konulan olguların tedavisinde ilk basamak, gerekli yaşam tarzı değişikliklerinin (beslenme
ve egzersiz alışkanlıkları) hasta ve ailesine ayrıntılı
olarak anlatılmasıdır. Daha sonra gereken olgularda
metformin, antihiperlipidemik ve antihipertansif
ilaçlar uygulanmalıdır.
Sonuçta bu bulgular, kliniğimizde takip edilen obez
çocuk ve adölesanlarda MS prevalansının yüksek olduğunu göstermektedir. Obez tüm çocuk ve adölesanlar MS varlığı yönünden izlenmelidir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

