Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin annelerinin mizaç ve karakter özellikleri

Makalenin İngilizce İsmi: 
Temperament and character features of mothers of children and adolescents with obsessive-compulsive disorder
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
Anne
mizaç ve karakter
obsesif kompulsif bozukluk
Türkçe Özet: 

Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocukların ebeveynlerinin mizaç ve karakter
özelliklerinin obsesif kompulsif bozukluk olan erişkinlerle benzerlik gösterdiği
bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı obsesif kompulsif bozukluk olan çocuk ve
ergenlerin annelerinin mizaç ve karakter özelliklerinin araştırılmasıdır. Bu araştırmanın örneklemini GATF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine ardışık
olarak başvuran ve DSM-IV-TR tanı ölçütlerine göre obsesif kompulsif bozukluk
tanısı konan yaşları 9-15 arasında 32 çocuk ve ergenin anneleri oluşturmuştur.
Kontrol grubu kronik bir hastalığı olmayan 27 sağlıklı çocuğun psikiyatrik hastalığı
olmayan annelerinden oluşmuştur. Anneler Mizaç ve Karakter Envanteri ile değerlendirilmiştir. Obsesif kompulsif bozukluklu çocuk ve ergenlerin annelerinin kontrol
grubundaki annelere oranla yenilik arayışının dürtüsellik alt boyutunun daha yüksek, kendini yönetme ve işbirliği yapma özelliklerinin ise daha düşük olduğu saptanmıştır. Önceki çalışmalarda obsesif kompulsif bozukluklu erişkinlerde yenilik
arayışı düşük saptanmış, obsesif kompulsif bozukluklu çocukların ebeveynlerinde
kontrol grubundan farklı bulunmamıştır. Araştırmamızda saptanan yenilik arayı-
şının dürtüsellik alt boyutundaki yükseklik bulgusu bu konuda yeni araştırmalara
olan gereksinime işaret etmektedir. Kendini yönetme ve işbirliği özelliklerinin düşük
olması kişilik bozukluğunun temel özellikleriyle ilişkili olabilir. Obsesif kompulsif
bozukluklu çocuk ve ergenlerin annelerindeki boyutsal kişilik profili ailesel obsesif
kompulsif bozuklukta kişilik özelliklerinin önemine ışık tutmaktadır

Key Words: 
Mother
temperament and character
obsessive-compulsive disorder
İngilizce Özet: 

It is known that the temperament and personality features of parents of children
with obsessive compulsive disorder show similarities to those of the adults with
obsessive compulsive disorder. The aim of this study was to investigate the temperament and character features of mothers of children and adolescents with
obsessive compulsive disorder. The research included the mothers of 32 children and adolescents who were between 9 and 15 years old, consecutively admitted to the Department of Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic of
Gulhane Military Medical Faculty and diagnosed to have obsessive compulsive
disorder according to the DSM-IV-TR criteria. The control group consisted of the
healthy mothers (without any psychiatric disorders) of 27 healthy children without any chronic disorders. The mothers were evaluated with the Temperament
and Character Inventory (TCI). The impulsivity subscale score of novelty seeking
was higher and the total self directedness and cooperation scores were lower in
mothers of children and adolescents with obsessive compulsive disorder than
in those of the controls. Lower scores in novelty seeking were reported in adults
with obsessive compulsive disorder, and no differences were found between
parents of children with obsessive compulsive disorder and those of healthy
controls in previous studies. The higher scores in impulsivity subscale score of
novelty seeking we detected in our study point out the necessity of new studies
in this area. Lower scores of self-directedness and cooperation may be related
with the basic features of personality disorders. The existence of dimensional
personality profile in the mothers of children and adolescents with obsessive
compulsive disorder highlights the importance of the role of personality factors
in familial obsessive compulsive disorder.

Yazar Bilgileri
1. Yazar
Yazar Adı: 
İbrahim Durukan
Yazar Anabilim Dalı: 
Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
2. Yazar
Yazar Adı: 
Murat Erdem
3. Yazar
Yazar Adı: 
Tümer Türkbay
Yazar Anabilim Dalı: 
Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2010
Cilt/Sayı: 
52
Sayı: 
1
Sayfa Aralığı: 
28-31
Referanslar: 

Kaynaklar
1. Avcı A, Tahiroğlu AY. Obsesif kompulsif bozukluk.
Çetin FÇ, Coşkun A, İşeri E ve ark. (eds). Çocuk ve Ergen
Psikiyatrisi Temel Kitabı. Ankara: Hekimler Yayın Birliği,
2008: 337-350.
2. Taner Y, Taner E, Bakar EE, Bodur Ş. Obsesif kompulsif
bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin birinci derece
akrabalarında psikopatoloji. Anadolu Psikiyatri Dergisi
2007; 8: 126-131.
3. Nestadt G, Samuels J, Riddle MA, et al. The relationship
between obsessive-compulsive disorder and anxiety and
affective disorders: results of the John Hopkins OCD
family study. Psychol Med 2001; 31: 481-487.
4. Cloninger CR. A systematic method for clinical
description and classification of personality variants. A
proposal. Arch Gen Psychiatry 1987; 44: 573-588.
5. Cloninger CR, Svrakic DM, Przybeck TR. A
psychobiological model of temperament and character.
Arch Gen Psychiatry 1993; 50: 975-990.
6. Cloninger CR, Przybeck TR, Svrakic DM, Wetzel RD. The
Temperament and Character Inventory (TCI): a guide
to its development and use. Washington University, St.
Louis: Center for Psychobiology of Personality, 1994.
7. Akvardar Y, Arkar H, Akdede BB, Gül S, Sarı Ö, Tunca
Z. Alkol kullanım bozukluklarında kişilik özellikleri.
Bağımlılık Dergisi 2005; 6: 54-60.
8. Köse SA. Psychobiological Model of Temperament and
Character: TCI. Yeni Symposium 2003; 41: 86-97.
9. Köse S, Sayar K, Ak İ ve ark. Mizaç ve Karakter Envanteri
(Türkçe TCI): Geçerlik, güvenirliği ve faktör yapısı. Kinik
Psikofarmakoloji Bülteni 2004; 14: 107-131.
10. Pfohl B, Black D, Noyes R, Kelley M, Blum N. A test of
the tridimensional personality theory: association with
diagnosis and platelet imipramine binding in obsessive–
compulsive disorder. Biol Psychiatry 1990; 28: 41-46.
11. Richter MA, Summerfeldt LJ, Joffe RT, Swinson R. The
Tridimensional Personality Questionnaire in obsessive–
compulsive disorder. Psychiatry Res 1996; 65: 185-188.
12. Bejerot S, Schlette P, Ekselius L, Adolfsson R, von Knorring
L. Personality disorders and relationship to personality
dimensions measured by the Temperament and Character
Inventory in patients with obsessive–compulsive disorder.
Acta Psychiatr Scand 1998; 98: 243-249.
13. Kusunoki K, Sato T, Taga C, et al. Low novelty-seeking
differentiates obsessive–compulsive disorder from major
depression. Acta Psychiatr Scand 2000; 101: 403-405.
14. Lyoo IK, Lee DW, Kim YS, Kong SW, Kwon JS. Patterns of
temperament and character in subjects with obsessive–
compulsive disorder. J Clin Psychiatry 2001; 62:
637-641.
15. Ettelt S, Grabe HJ, Ruhrmann S, et al. Harm avoidance
in subjects with obsessive-compulsive disorder and their
families. J Affect Disord 2008; 107: 265-269.
16. Calvo R, Lázaro L, Castro-Fornieles J, Font E, Moreno E,
Toro J. Obsessive-compulsive personality disorder traits
and personality dimensions in parents of children with
obsessive-compulsive disorder. Eur Psychiatry 2009; 24:
201-206.
17. Arkar H, Sorias O, Tunca Z ve ark. Mizaç ve Karakter
Envanteri’nin Türkçe formunun faktör yapısı, geçerlik ve
güvenilirliği. Türk Psikiyatri Dergisi 2005; 16: 190-204.
18. Özkürkçügil A, Aydemir Ö, Yıldız M, Esen Danacı A, Köroğlu
E. DSM-IV Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış
Klinik Görüşmenin Türkçe’ye uyarlanması ve güvenilirlik
çalışması. İlaç ve Tedavi Dergisi 1999; 12: 233-23

Giriş
Obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) sadece ergenlik ve erişkinlik dönemine özgü olmadığı, aynı
zamanda çocuklukta da görüldüğü bilinmektedir.
OKB’nin başlangıcı sıklıkla çocukluk çağı ve ergenlik sonu genç erişkinlik döneminde olmaktadır (1).
Çocuk ve ergen yaş grubunda OKB’nin yaşam boyu
yaygınlığı %0.5-1 arasındadır. OKB olan erişkin hastaların 1/3-1/2 kadarının belirtilerinin çocukluk ça-
ğında başladığı belirtilmektedir (2).
OKB’nin hem erişkin hem de çocuklarda ailesel
kümelenme eğilimi gösterdiği bilinmektedir. Ancak
OKB ile ilişkili özgül genetik faktörler ve aileye özgü
davranışsal risk faktörleri yeterince bilinmemektedir.
Bazı çalışmalarda OKB olgularının birinci derece akrabalarında özellikle yaygın anksiyete bozukluğu başta
olmak üzere anksiyete bozukluklarının sık saptandığı
bildirilmiştir (3).
Cloninger, kişiliğin iki temel bileşeni olan mizaç ile
karakterdeki normal ve anormal değişimleri tanımlayan boyutsal bir psikobiyolojik kişilik modeli geliştirmiş ve tanımlamıştır (4-6). Mizaç kişiliğin biyolojik,
karakter ise sosyal ve kültürel öğeleridir (7). Cloninger
tarafından tanımlanan dört ana mizaç özelliği yenilik
arayışı, zarardan kaçınma, ödül bağımlılığı ve sebat etmedir. Yenilik arayışı, davranışsal aktivasyon sistemi
ile ilişkilidir. Yeni bir uyarana yanıtta araştırıcı olma,
dürtüsel karar verme, çabuk öfkelenme ve engellenmeden aktif kaçınma ile belirlidir. Zarardan kaçınma,
davranışsal inhibisyon sistemi ile ilişkilidir. Davranışın
önlenmesi ya da durdurulmasına yönelik kalıtsal bir
eğilimdir. Olası sorunlara yönelik karamsarlık, belirsizlik korkusu, yabancılardan çekinme ve çabuk yorulma
ile belirlidir. Ödül bağımlılığı, davranışsal sürdürme
sistemi ile ilişkilidir. Duygusallık, sosyal bağlanma,
başka kimselerin onayına bağımlılıkla kendini gösteren kalıtsal bir eğilimdir. Sebat etme, engellenme ve
yorgunluğa karşın kararlı olma eğilimidir. Bu bireyler
ödül yokluğunda bu davranışın sönmesine karşı direnç
* GATF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
** Anıttepe Dispanseri, Ankara
Ayrı basım isteği: Dr. İbrahim Durukan, GATF Çocuk Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Anabilim Dalı, Etlik-06018, Ankara
E-mail: idurukan2003@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 03.12.2009 • Kabul tarihi: 11.02.2010Cilt 52 • Sayı 1 OKB’da mizaç ve karakter özellikleri • 29
gösterirler (4-6,8). Cloninger tarafından tanımlanan
modelde kendini yönetme, işbirliği yapma ve kendini
aşma olmak üzere üç boyutlu bir karakter tanımı vardır. Kendini yönetme, kişinin kendi tercihleriyle ilgili
sorumluluk alması, bireysel amaçların belirlenmesi ve
sorunları çözmede beceri, güven gelişimi ile kendini
kabullenmeden oluşur. İşbirliği yapma sosyal kabul,
empati, yardımseverlik ve erdemli olma ile belirlidir.
Kendini aşma kendilik kaybı, kişilerarası özdeşim ve
manevi kabulden oluşur (9).
Günümüze kadar erişkin OKB olgularında mizaç ve
karakter özeliklerini araştıran çalışmalarda zarardan
kaçınma puanlarının sağlıklı kontrollerden yüksek
olduğu (10-14), bazı çalışmalarda yenilik arayışı puanlarının düşük (13,14) ve ödül bağımlılığı puanlarının yüksek olduğu bildirilmiştir (10). Karakter özelliklerine bakıldığında OKB olgularının sağlıklı bireylere göre kendini yönetme (12-14) ve işbirliği yapma
(12,13) özelliklerinin düşük olduğu bildirilmiştir. Son
dönemde yapılan ve OKB olguları ile ailelerinde mizaç ve karakter özelliklerinin araştırıldığı çalışmalardan birisinde erişkin OKB olguları ve birinci derece
akrabalarında zarardan kaçınma puanlarının sağlıklı
kontrol grubundan yüksek olduğu saptanmış (15),
diğer çalışmada ise OKB’li çocukların ebeveynlerinin
sağlıklı çocukların ebeveynlerine oranla zarardan ka-
çınma puanlarının yüksek, ödül bağımlılığı, kendini
yönetme ve işbirliği yapma puanlarının ise düşük olduğu saptanmıştır (16).
Bu araştırmada OKB olan çocuk ve ergenlerin annelerini sağlıklı çocukların annelerinden ayıran mizaç ve
karakter özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem
Örneklem ve işlem: Bu araştırma Haziran 2008 ile
Haziran 2009 arasında GATF Çocuk Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Anabilim Dalı Polikliniğine yapılan ardı-
şık başvuruların değerlendirilmesi sonucunda Ruhsal
Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı-Gözden
Geçirilmiş Metin-(DSM-IV-TR) tanı ölçütlerine göre
OKB tanısı konulan, 9-15 yaş aralığında 32 çocuk ve
ergenin anneleri dahil edilerek, olgulara ilişkin veriler
değerlendirilmiştir.
OKB’li çocukların annelerinden Mizaç ve Karakter
Envanterini (MKE) doldurmaları istenmiştir.
Annelerin en az ilköğretim mezunu olması, halen psikiyatrik bir bozukluk nedeniyle tedavi edilmiyor olmaları şartı aranmıştır. Erişkin psikiyatrisi uzmanı tarafından uygulanan klinik görüşme ve DSM-IV Eksen
I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme
Formu (SCID-I) ile eksen I psikiyatrik bozukluk tanısı konulanlar dışlanmıştır. Kontrol grubu, süreğen
bir hastalığı olmayan yaş, cinsiyet bakımından hasta
grubuyla eşleştirilen 27 sağlıklı çocuk ve ergenin psikiyatrik hastalık tanısı olmayan annesinden oluşmuş-
tur. Deneklerin yazılı onamı alınmıştır.
Kullanılan ölçekler:
1. Mizaç ve Karakter Envanteri: MKE 240 maddeden
oluşan “doğru” ya da “yanlış” şeklinde yanıtlanan
bir kendini değerlendirme ölçeğidir. Süre kısıtlaması
yoktur. MKE’de mizaç boyutunda yenilik arayışı keş-
fetmekten heyecan duyma, dürtüsellik, savurganlık
ve düzensizlik olmak üzere 4, zarardan kaçınma beklenti endişesi, beklenti korkusu, yabancılardan çekinme ve çabuk yorulma olmak üzere 4, ödül bağımlılı-
ğı duygusallık, sosyal bağlanma ve bağımlılık olmak
üzere 3 alt ölçekten; karakter boyutunda ise kendini
yönetme sorumluluk alma, amaçlılık, beceriklilik,
kendini kabul ve uyumlu ikincil huylar olmak üzere
5, işbirliği yapma sosyal onaylama, empati, yardımseverlik, merhametlilik ve erdemlilik olmak üzere 5,
kendini aşma ise kendini kaptırma, kişilerarası özde-
şim ve manevi kabul olmak üzere 3 alt ölçekten oluş-
maktadır. MKE’nin geçerlik ve güvenirliği hem genel
popülasyonda, hem de psikiyatrik hastalarda sınanmış ve tekrarlanmıştır. MKE’nin içerik olarak 15 yaş
ve üstü bireyler için uygulama alanına sahip olduğu
bildirilmiştir (17). Ülkemizde geçerlik ve güvenirlik
çalışması Köse ve ark. (9) ile Arkar ve ark. (17) tarafından yapılmıştır.
2. DSM-IV Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış
Klinik Görüşme Formu (SCID-I): Bu form DSM-IV Eksen
I tanılarının konulması için geliştirilen yapılandırılmış
klinik görüşme formudur. Geçerlik ve güvenirlik çalış-
ması Özkürkçügil ve ark. tarafından yapılmıştır (18).
İstatistiksel Değerlendirme: OKB ve kontrol grubu olguların annelerinin yaşları ve MKE puanlarının kar-
şılaştırılmasında student t testi kullanılmıştır. 0.05’e
eşit ve küçük olan p değerlerinin anlamlı olduğu kabul edilmiştir.
Bulgular
Araştırmaya katılan OKB olgularının annelerinin
yaş ortalaması 36.9±3.2 (31-43) yıl, kontrol grubunu
oluşturan sağlıklı çocukların annelerinin yaş ortalaması 35.7±3.4 (29-45) yıl olarak saptanmış, iki grup
arasında yaş açısından istatistiksel olarak anlamlı
farklılık saptanmamıştır (t=1.47, p=0.15).
OKB ve sağlıklı kontrol grubunu oluşturan çocukların annelerinin mizaç ve karakter özellikleri Tablo
I’de verilmiştir. Mizaç özellikleri değerlendirildiğinde
araştırma grubu olgularının kontrol grubuna göre yenilik arayışı toplam puanı ve alt ölçeklerinden dürtü-
sellik ve düzensizlik alt ölçek puanlarının daha yüksek, keşfetmekten heyecan duyma alt ölçek puanının
ise daha düşük; zarardan kaçınma alt ölçeklerinden 30 • Mart 2010 • Gülhane Tıp Derg Durukan ve ark.
beklenti endişesi, çabuk yorulma ve yabancılardan
çekinme alt ölçek puanlarının yüksek; ödül bağımlılı-
ğı alt ölçeklerinden duygusallık ve bağımlılık alt ölçek
puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Karakter özelliklerine bakıldığında OKB olgularının
kontrol grubuna göre kendini yönetme alt ölçek toplam puanı ve sorumluluk alma, amaçlılık, beceriklilik, uyumlu ikincil huylar alt ölçek puanlarının daha
düşük olduğu; işbirliği yapma alt ölçek toplam puanı
ve sosyal onaylama, merhametlilik, erdemlilik alt öl-
çek puanlarının daha düşük olduğu saptanmıştır.
Tartışma
Bu çalışmada OKB’li çocuk ve ergenlerin annelerinde sağlıklı çocuk ve ergenlerin annelerine oranla
yenilik arayışının daha fazla, kendini yönetme ve iş-
birliğinin daha az olduğu saptanmıştır.
Mizaç boyutu değerlendirildiğinde, yenilik arayışı
OKB’li çocukların annelerinde yüksek saptanmıştır.
OKB’li erişkinlerde yenilik arayışının düşük olduğu
(13,14), OKB olan çocukların ebeveynlerinde ise yenilik arayışının kontrol grubundan farklı olmadığı
bildirilmiştir (16). OKB’li çocukların annelerinde saptanan yenilik arayışı boyutundaki yüksek puanlar önceki çalışmalardan farklı gözükmektedir. Yenilik arayışı alt ölçeklerinden özellikle dürtüsellik puanlarının
kontrol grubuna göre oldukça yüksek olması yenilik
arayışı toplam puanının yüksekliğinin temel nedeni
olabilir. Bu annelerin yenilik arayışı eğiliminden çok,
dürtüsel oldukları düşünülmüştür. Ayrıca bu annelerin keşfetmekten heyecan duyma alt ölçek puanları-
nın kontrol grubundan az olması literatür bilgisi ile
uyumludur (13,14).
Zarardan kaçınma istatistiksel anlamlılığa ulaşacak
düzeyde bir yükseklik göstermemekle birlikte, alt öl-
çeklerinden beklenti endişesi, yabancılardan çekinme
ve çabuk yorulma anlamlı düzeyde yüksek saptanmış-
tır. OKB’li erişkin (10-14) ve çocuklar ve OKB’li erişkinlerin birinci derece akrabaları (15) ile OKB’li çocukların
ebeveynlerinde (16) zarardan kaçınmanın yüksek saptandığı bildirilmiştir. Bu araştırma sonuçlarının literatür bilgileri ile uyumlu olduğu söylenebilir. Zarardan
Tablo I. Obsesif kompulsif bozukluk olgularının annelerinin ve kontrol grubunun Mizaç Karakter Envanteri puanları
Mizaç Karakter Envanteri alt ölçekleri Obsesif kompulsif bozukluk (n=32) Kontrol (n=27) t değeri p değeri
Yenilik arayışı
Keşfetmekten heyecan duyma
Dürtüsellik
Savurganlık
Düzensizlik
22.2±3.6
5.6±1.2
7.3±1.2
4.0±1.5
5.3±1.5
19.6 ±5.0
7.0 ±2.2
3.5 ±1.9
4.6±1.8
4.4±1.6
2.31
3.07
9.42
1.53
2.13
0.024*
0.003*
<0.001**
0.131
0.038*
Zarardan kaçınma
Beklenti endişesi
Belirsizlik korkusu
Yabancılardan çekinme
Çabuk yorulma
17.1±4.0
5.0±1.7
3.0±1.6
4.2±1.6
4.8±1.4
14.8±6.9
4.0±2.3
3.9±2.0
3.1 ±2.2
3.7 ±2.2
1.62
2.04
1.78
2.20
2.13
0.110
0.046*
0.080
0.032*
0.038*
Ödül bağımlılığı
Duygusallık
Sosyal bağlanma
Bağımlılık
15.0±3.1
7.2±1.8
4.3±1.8
3.4±1.3
13.5 ±3.8
6.0 ±2.0
4.7 ±2.0
2.7 ±1.4
1.66
2.44
0.79
2.02
0.103
0.018*
0.430
0.048*
Sebat etme 4.3±1.4 4.3 ±2.0 0.05 0.963
Kendini yönetme
Sorumluluk alma
Amaçlılık
Beceriklilik
Kendini kabul
Uyumlu ikincil huylar
23.4±5.5
3.7±1.5
4.1±1.0
1.7±1.5
6.8±2.2
7.2±1.7
33.3 ±4.2
6.6 ±1.5
6.0 ±1.0
3.9 ±1.0
6.4 ±2.4
10.4 ±1.0
7.68
7.53
7.63
6.66
0.62
8.44
<0.001**
<0.001**
<0.001**
<0.001**
0.539
<0.001**
İşbirliği yapma
Sosyal onaylama
Empati
Yardımseverlik
Merhametlilik
Erdemlilik
22.9±4.3
4.7±1.4
4.6±1.0
4.8±1.1
4.4±1.6
4.4±1.1
31.3 ±4.6
6.7 ±1.2
4.7 ±1.5
5.4 ±1.2
7.4 ±1.9
7.1 ±1.2
7.72
5.81
0.32
2.13
6.65
8.83
<0.001**
<0.001**
0.744
0.038
<0.001**
<0.001**
Kendini aşma
Kendini kaptırma
Kişilerarası özdeşim
Manevi kabul
18.6±5.5
5.8±2.2
4.6±2.2
8.1±2.3
15.8±5.5
4.9±1.9
4.2±1.9
6.7±3.3
1.93
1.72
0.83
1.91
0.059
0.091
0.412
0.061
*: p<0.05, **: p<0.01Cilt 52 • Sayı 1 OKB’da mizaç ve karakter özellikleri • 31
kaçınmanın yüksek düzeyde olmasının utangaçlık,
sosyal ketlenme, belirsizlikten korkmak, başkalarını
endişelendirmeyecek durumlarda kötümserlik gibi ki-
şilik özellikleriyle birlikte olduğu ifade edilmiştir (7).
Ödül bağımlılığı OKB’li çocukların annelerinde
kontrol grubundan daha yüksek saptanmış, ancak bu
yükseklik anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. Alt öl-
çeklerinden duygusallık ve bağımlılık anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. OKB olgularında ödül bağımlılığında artış bildiren bir araştırma vardır (10). Yakın
zamanda yapılan ve OKB’li çocukların ebeveynlerinde mizaç ve karakter özelliklerini araştıran çalışmada,
ödül bağımlılığı kontrol grubundan farklı bulunmamıştır (16). Araştırma sonuçlarının farklılığının geniş
örneklemli araştırmalara olan gereksinime işaret etti-
ği düşünülmektedir.
Karakter boyutu değerlendirildiğinde OKB’li çocukların annelerinin kendini yönetme ve işbirliği yapma
puanlarının sağlıklı kontrollerden düşük saptandığı
görülmüştür. Önceki araştırmalarda kendini yönetme
ve işbirliğinin OKB olguları (12-14) ve OKB’li çocukların ebeveynlerinde (16) daha düşük olduğu bildirilmiş-
tir. Araştırmamızdaki bu sonuçlar literatürle uyumlu
gözükmektedir. Kendini yönetme özelliği düşük olan
bireylerin suçlayıcı, çaresiz ve tepkisel kişiler olduğu,
işbirliğine yatkın olmayanların ise kendisiyle meşgul,
eleştirel, yardım etmeyen ve kendi çıkarlarını gözeten
kişiler olduğu ifade edilmiştir (7). Kendini yönetme ve
işbirliği özelliğinin düşük olmasının OKB olgularında
kişilik bozukluğu riskini yansıttığı bildirilmiştir (12).
Örneklemin küçük olması, çalışmanın kesitsel olması
ve sadece annelerle yapılması, annelerin Eksen II tanı-
larının değerlendirilmemiş olması, çocuk ve ergenlerde OKB tanısının konulması ve olası binişik tanıların
dışlanmasında bir klinik görüşme formunun (örneğin
Kiddie-SADS) kullanılmamış olması bu araştırmanın
kısıtlılıklarıdır. Ayrıca araştırma kliniğe başvuran OKB
olan çocuk ve ergenleri kapsadığından bu örneklem
toplumdaki OKB olgularını ve dolayısıyla araştırmada
elde edilen bulgular da toplumdaki OKB’li çocukların
annelerinin mizaç ve karakter özelliklerini yansıtmı-
yor olabilir. Bu açıdan bu araştırma deseninin toplum
örnekleminde tekrarlanması yararlı olacaktır.
Sonuç olarak bu araştırmanın sonuçları çocukluk
çağı OKB tanısı konulan çocukların ebeveynlerinin
mizaç ve karakter özelliklerini araştıran çalışma sonuç-
larıyla benzerlik göstermektedir. OKB’li çocukların annelerinde yenilik arayışı yüksek, kendini yönetme ve
işbirliği düşük bulunmuştur. Bildiğimiz kadarıyla MKE
ülkemizde OKB’li çocukların annelerinde ilk kez uygulanmıştır. Bu bağlamda bu araştırmanın hem toplum
örnekleminde, hem de geniş klinik örneklemlerde tekrarlanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.