Eczacıların sosyal sorumluluk algıları üzerine bir araştırma
Kaynaklar
1. TDK Güncel Türkçe Sözlük, http://www.tdk.gov.
tr/TDKSOZLUK/SOZBUl,.ASP? kelime=sosyal (Erişim
tarihi: 19.07.2009).
2. Çora İ. İşletmelerde sosyal sorumlulukların yönetimi ve
doğu Karadeniz bölgesi çay işletmeleri yöneticilerinin
sosyal sorumluluk anlayışları üzerine bir araştırma.
Yayımlanmamış Doktora Tezi. Marmara Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü 1996; 12.
3. Yönet E. Kurumsal sosyal sorumluluk anlayışında son
dönemeç: stratejik sorumluluk. Sosyal Bilimler Enstitüsü
Dergisi 2005; 8: 239-264.
4. Wokutch RE. Corporate social responsibility Japanese
style. Academy of Management Executive 1990; 4:
56-74.
5. Davis K, Blomstrom RL. Environment and responsibility.
Business and Society. New York: Mc Graw Hill Book Co,
1975: 5-23.
6. Emhan A. Başarılı işletmelerin sosyal sorumluluk
kavramına bakış açısı. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi
2007; 22: 247-258.
7. Becerikli SY. Stratejik yönetim planlaması: 2000’li
yıllarda işletmeler için yeni bir açılım. Amme İdaresi
Dergisi 2000; 39: 97-108.
8. Özgen H, Öztürk A, Yalçın A. Temel işletmecilik bilgisi.
Adana: Nobel Kitabevi, 2001: 50-73.
9. Korkmaz S. Çalışanların işletmelerin sosyal
sorumluluklarına ilişkin algılayışlarının
değerlendirilmesi ve bir araştırma. Kocaeli Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı. Yüksek
Lisans Tezi, 2006.
10. Spear R. Social audit and the social economy: approaches
and issues, CRU, Open University, Milton Keynes, U.K.
http://ny.airnet.neip/ccij/spearze.htm. (Erişim tarihi:
16 Haziran 2009).
11. Howard RB. Buyer Behavior in Marketing Strategy. 2nd
ed. Prentice Hall Inc. New Jersey: Englewood Cliffs,
1994: 22-45.
12. Carroll AB. Corporate social responsibility. Business &
Society 1999; 38: 268-295.
13. Otlu F. Sosyal sorumluluk kavramı, işletme yönetiminin
ve muhasebesinin sosyal sorumluluğu. Atatürk
Üniversitesi İİBF Dergisi 2002; 16: 1-2.
14. Amaeshi KM, Bongo A. Reconstructing the corporate
social responsibility construct in Utlish. Published
Online: Business Ethics: A European Review 2007:
3-18.
15. Küçük ve orta boy işletmeler için kurumsal sosyal
sorumluluğa giriş. Avrupa Komisyonu Çalışma Genel
Koordinatörlüğü Yayını. 2008: 1-35.
16. Torlak Ö. Pazarlama Ahlakı. 1nci baskı. İstanbul: Beta
Yayıncılık, 2001: 42-54.
17. Atlığ NS. İş etiği, sosyal sorumluluk ve ilaç sektöründen
uygulamalar. Yıldız Teknik Üniversitesi SBE İşletme
Anabilim Dalı İşletme Yönetimi Programında Hazırlanan
Yüksek Lisans Tezi. İstanbul, 2006.
18. Steiner ID. Group Process and Productivity. New York:
Academic Press, 1972: 92-108.
19. Robin DP, Reidenbach RF. Social responsibility, ethics,
and marketing strategy: closing the gap between
concept and application. J Mark 1987; 51: 44-58.
20. Erol E. Stratejik Yönetim ve İşletme Politikası, İstanbul:
Beta Basım Yayım, 2000: 139-147.
21. Özdemir HÖ. Çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk
algılamalarının örgütsel özdeşleşme, örgütsel bağlılık ve
iş tatminine etkisi: OPET çalışanlarına yönelik uygulama.
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim
Bilimleri Ana Bilim Dalı Halkla İlişkiler Bilim Dalı,
Doktora Tezi. 2007: 21-30.
22. w w w . t e b . o r g . t r / i m a g e s / u p l d 2 / h a b e r l e r /
64p20081118175345ek.doc (Erişim tarihi: 16.12.2009)
Giriş
Sosyal sorumluluk kavramında yer alan “sosyal”
ve “sorumluluk” kelimelerinin sözlük anlamlarına
bakıldığında sosyal; “toplumla ilgili, toplumsal” (1);
sorumluluk ise, “bir kimsenin kendisinin ya da başkalarının davranışları için bir kimseye ya da bir yetkiliye
hesap verme ve bu davranışların doğurabileceği sonuçlara katlanmayı kabul etme zorunluluğu” olarak
tanımlanmaktadır (2). Sosyal sorumluluk kavramının
sözlük anlamının toplumla ilgili konularda yüklenilen işten ve görevden ötürü gerektiğinde hesap verme
durumu olduğunu söyleyebiliriz (3).
Bugün geldiğimiz noktada tartışılan, işletmelerin kârlarını daha fazla artırmaktan başka bir “kurumsal sosyal sorumluluklarının” olup olmadığı değil; kurumsal
sosyal sorumluluğun kapsamına hangi tür ve nitelikteki faaliyetlerin girdiği ve girmesinin gerektiğidir. Yani
işletmelerin sosyal sorumluluklarını nasıl yerine getirmelerinin (yönetmelerinin) gerektiği ile ilgilidir (4).
Davis ve Blomstrom işletmelerin kurumsal sosyal
sorumluluklarını “3 çember” modeli ile incelemişlerdir (5). Bu modelde yazarlar, işletmelerin sosyal sorumluluklarını iç içe geçmiş ve içeriden dışarıya doğru
büyüyen 3 çemberle ilişkilendirmişlerdir. En içteki 1.
çember: temel ekonomik fonksiyonlardan doğan sosyal sorumlulukları; 2. çember: ekonomik fonksiyonların sonuçlarından doğan sosyal sorumlulukları; en
dıştaki 3. çember ise toplumsal sorunların çözümüne
katkıda bulunmaya yönelik sosyal sorumluluğu temsil etmektedir. Sosyal sorumluluklar, birinci çemberde istihdam alanı yaratmak, kâr elde etmek vb.; ikinci çemberde işletme faaliyetlerinden dolayı çevreye
(veya topluma) zarar verilmemesi, çalışanlara yönelik
çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi şeklinde yer almakta, üçüncü çemberde ise işletmelerin
eğitim, sağlık, çevre kirliliği vb. temel konulardaki çö-
züm odaklı uygulamaları bulunmaktadır (5).
Sorumlu işletmecilik yeni bir şey değildir, insanlığın
ticarete başladığı günden bu yana çoğu ticari girişim,
* GATF Askeri Sağlık Hizmetleri Anabilim Dalı
** GATA Haydarpaşa Özel Bakım Merkezi
*** TSK Sağlık Komutanlığı
**** GATA Komutanlığı
***** Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sağlık İdaresi
Bölümü
Ayrı basım isteği: Dr. Mehmet Çetin, GATF Askeri Sağlık Hizmetleri Anabilim
Dalı, Etlik-06018, Ankara
E-mail: mcetin@gata.edu.tr
Makalenin geliş tarihi: 18.01.2010 • Kabul tarihi: 12.02.201012 • Mart 2010 • Gülhane Tıp Derg Çetin ve ark.
içinde yaşadıkları toplulukla yakın temas içinde oldu
ve iyi birer kurumsal yurttaş olmaya gayret gösterdi.
Çoğu işletmeci, “doğru olanı yapmanın”, yani müşterilere hizmet etmenin, çalışanların moral durumuna
önem vermenin, tedarikçileri desteklemenin, iyi bir
komşu olmanın ve çevreyi korumanın ticari açıdan
mantıklı olduğunu zaten sezgisel olarak bilmektedir.
Son yıllarda, müşterilerden, yerel halktan, denetim
mercilerinden, bankalardan, kredi veren kuruluşlardan ve sigortacılardan gelen baskılar da şirketleri sorumlu işletmeciliğe zorlamaktadır (6).
Günümüzde işletmeler yalnızca teknik ve ekonomik kuruluşlar olarak tanımlanmayıp, sosyal bir kuruluş olarak da tanımlanırlar. Toplumun işletmelerden beklentileri yeni boyut kazanınca işletmeler de
topluma karşı tutum ve davranışlarını değiştirerek
üstlerine düşen sosyal sorumluluklarını yüklenmek,
ya da yeniden gözden geçirmek durumunda kalmış-
lardır. Çağdaş işletme yalnızca mal üreten, pazarlayan
ve sonuçta kâr elde eden kuruluş olmaktan çıkmakta,
topluma karşı belirli sorumluluklar taşıyan kuruluş
haline dönüşmektedir (7).
İşletmelerin sosyal sorumlulukları; ekonomik, yasal, ahlaki ve ihtiyari (gönüllü) sorumluluklardır (8).
İşletmeler çok uzun yıllar kârı maksimize etme ve
rasyonelliği gerçekleştirme ile ilgilenmiş ve bunlara
ulaşmada birer engel olarak gördükleri ahlaki değer
ve ilkeleri ya iş hayatının dışında bırakmış, ya da
kendi istekleri doğrultusunda değer ve normlar belirlemişlerdir. Böylece kazanç elde etme, servet biriktirme, statü ve ün kazanma isteğinin önüne serilen
imkânlarda önceki yıllardan daha fazla bir çeşitlilik
görülmüştür. Ancak, bugün gelinen noktada, ticaretin amacının para kazanmak değil, topluma hizmet
olduğu bilinmekte ve kârın hizmetin bir ödülü oldu-
ğu, tek başına bir amaç olamayacağı belirtilmektedir.
“İşletmeleri zengin eden kârları değil, değerleridir”
sözü günümüzde her çerçevede büyük oranda kabul
görmektedir (9).
Bugün işletmelerin aşırı düzenlemeleri terk ederek
yöneticilerine daha fazla otonomi ve esneklik şansı
tanımak istemesi, işletme yönetimi ve sorumluluğu
konusundaki endişelerin artması, işletmelerin kendilerini çıkar gruplarına karşı sosyal yönden daha fazla sorumlu hissettiği bir ekonomik anlayışın giderek
yaygınlaşması ve sorumluluk uygulamalarını gerekli
kılmaktadır (10).
Sosyal sorumluluk kavramı, 20. yüzyılın ilk yıllarında ortaya atılmış olsa da, sosyal sorumluluk düşüncesinin modern bakış açısı, Bowen’in “İş Adamının
Sosyal Sorumlulukları” adlı kitabı ile büyük ivme
kazanmıştır. İşletmelerin aldığı kararların sosyal etkilerini de göz önünde bulundurmaları gerektiği ileri
sürülmüştür (11).
Ancak, sosyal sorumluluğun tanımı üzerinde tam
bir uzlaşma yoktur. Sosyal sorumluluk, işletmenin
davranışlarının toplum üzerindeki etkilerinin ciddi
olarak incelenmesidir (12). İşletmelerin ahlâki sorumlulukları, gerek ekonomik gerekse hukuki sorumluluklarını yerine getirirken ahlâki değerlere duyarlı
olması ile ilgili olup sosyal sorumluluklarının temelini oluşturur. Bir başka ifade ile işletmeler gerçekleştirmiş oldukları faaliyetlerin yasalara uygun olduğunu
ileri sürerek sorumluluktan kurtulamazlar. Söz konusu faaliyetler yasalara uygun olabilir, ancak ahlâki olmayabilir. Bu nedenle sosyal sorumluluk kavramı bu
faaliyetlerin aynı zamanda ahlâki olmasını da kapsamaktadır (13).
Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin; işletme misyon
ve vizyonunu içerir olmasına, topluma ve işletmeye
getireceği fayda miktarına, ülkenin ekonomik, teknolojik, sosyal ve politik olarak içinde bulunduğu
durumda etkililiğine, yapılan faaliyetin işletme çalı-
şanları tarafından gönüllü yapılabilirliğine, iç ve dış
hissedarlar tarafından gözlemlenebilir olmasına dikkat edilmelidir (14).
Sosyal sorumluluk ya da bir başka ifade ile sorumlu
işletmecilik terimi, sosyal ve çevresel konuları, işletme faaliyetlerinin bir parçası haline getirerek bir iş-
yerinin ekonomik başarısını sağlamak anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle, müşterilerinin taleplerini
karşılarken aynı zamanda diğer insanların, örneğin
çalışanların, tedarikçilerin ve bir parçası olunan toplumun beklentilerine de cevap vermek anlamına gelmektedir. Topluma olumlu yönde katkıda bulunmayı
ve işyerinin çevre üzerindeki etkilerini yönetmeyi de
ifade etmektedir (15).
Özetle sosyal sorumluluk, işletmelerin insanları,
toplumu ve çevreyi etkileyen işletme faaliyetlerinden
dolayı hesap verme durumunu anlatır. Bu görüş insanları ve çevreyi olumsuz etkileyen faktörlerin mutlaka iyileştirilmesi gereğini savunur (16).
Diğer işletmeler gibi ilaç sektörünün karmaşık pazar
yapısı içinde faaliyet gösteren eczane işletmelerinin
de sosyal sorumlulukları vardır. Eczaneler sadece ilaç-
ların pazarlandığı bir alan olmanın dışında, hastanın
ilaç ve kullanımı hakkında bilgilendirilmesi gereken
yerlerdendir. Eczacılık mesleğini yürütenlerin ilaçların etkileri, yan etkileri ve etkileşimleri hakkında bilgi
sahibi olması gereklidir. Ayrıca eczaneler aracılık ettikleri metanın özellikleri gereği çevreye duyarlı, toplumsal faydayı ön planda tutan, etik değerleri olan,
hukuki ve ahlaki değerlere bağlı, toplumla işbirliği
içinde olan kuruluşlar olmak zorundadır.Cilt 52 • Sayı 1 Sosyal sorumluluk • 13
Bu araştırmada, eczacıların sosyal sorumluluk konusundaki algı ve tutumlarının değerlendirilmesi
amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem
Araştırma, Aralık 2008 tarihinde Samsun Sahra
Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığına yedek subay temel eğitimi için gelen eczacılar üzerinde yapılmıştır. Bu dönemde anılan eğitime katılan
144 eczacı araştırma kapsamına alınmış ve ezacıların
sosyal sorumluluk algılarını ölçmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Dağıtılan 144 anketten 142’si geri
dönmüştür (%98.6).
Kullanılan anket iki bölümden oluşmuş olup; ilk
bölümünde eczacıların yaşları, kaç yıldır bu mesleği
yaptıkları, medeni durumları ve çalıştıkları kurumları ile ilgili sorulara yer verilirken, ikinci bölümünde
Atlığ tarafından kullanılan kurumsal sosyal sorumluluk anketine yer verilmiştir (17).
Ölçekte sosyal sorumluluğu ölçmek için toplam 28
ifade yer almakta olup, ifadelerin yarısı olumlu, diğer
yarısı olumsuzdur. Tablo I’den de görüldüğü gibi, 28
soru arasından 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 17, 20, 21, 22 ve
26. ifadeler olumsuz, 6, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 19,
23, 24, 25, 27 ve 28. ifadeler ise olumlu ifadelerden
oluşmaktadır. Anketteki olumlu ve olumsuz ifadeler
1 (tamamen katılıyorum) ile 5 (tamamen katılmıyorum) arasında Likert tipi bir ölçeğe göre değerlendirildiği için, ifadelerin ortalamalarına dayalı yorumlar
yapılacağı zaman olumlu ifadelerin ortalamasının 1’e
doğru yaklaşması, olumsuz ifadelerin ortalamasının
ise 5’e doğru yaklaşması arzu edilir bir durum olarak
değerlendirilmiştir.
Bulgular
Araştırma kapsamındaki 142 eczacının yaşları 22 ile
34 arasında olup, yaş ortanca değeri 24’dür. Yaklaşık
%95’i (n=135) bekar, %22.5’u (n=31) kendi eczanesine sahip, %9.2’si kamu ve özel sektörde ücretli eczacı
olarak çalışmakta (n=13), geri kalan %69 (n=98) gibi
büyük bir kısmı ise henüz okullarından yeni mezun
oldukları için eczacı olarak görev yapmamaktadırlar.
Eczacı olarak çalışan %31’in (n=44) çalışma süresi ise
1-10 yıl arasında değişmektedir. Yaş ve eczacı olarak
çalışma süresi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır (r=0.761, p<0.001). Kendi eczanesi olanların yaş
ortalaması 27.4±2.8 yıl, kamu ve özel sektörde ücret
karşılığı çalışanların yaş ortalaması 25.5±2.1 yıl ve henüz eczacı olarak çalışmayanların yaş ortalaması ise
24.8±2.4 yıldır. Diğer yandan kendi eczanesi olanların eczacı olarak hizmet süresi ortalaması 3.3±2.2 yıl
iken, kamu ve özel sektörde ücret karşılığı çalışanların hizmet süresi ortalaması 2.5±1.8 yıldır.
Tablo I’de ankete cevap veren eczacıların sosyal sorumluluk ile ilgili 28 ifadeye ilişkin görüşleri yer almaktadır. Tablodaki ifadelerin ortalama değerleri incelendiğinde; 14 olumsuz ifadenin 13’ünün ortalama
değerinin 3.2 ile 4.4 arasında olduğu, yani bu ifadelere katılımın düzeyinin 5’li Likert ölçeğinde “çekimserim” ile “tamamen katılmıyorum” ifadeleri arasına
düştüğü, buna karşılık sadece “Bir işletme karını kısa
vadede maksimize ediyorsa başarılıdır” ifadesinin ortalama değerinin 2.9 değerinde olduğu ve bu ifadeye katılım düzeyinin “katılıyorum” ve “çekimserim”
aralığına düştüğü görülmektedir.
Sosyal sorumluluk ile ilgili 14 olumlu ifade arasında ise, iki ifade dışında geriye kalan 12 ifadeye iliş-
kin ortalama arzu edildiği gibi 1.5 ile 2.5 arasında yer
almaktadır. Ancak “Toplum, çevre sorunlarına karşı
hassas olmayı, ekonomik büyümeden daha önemli
görmektedir” ve “Toplum, rahatından biraz fedakarlık etme ve yüksek fiyat ödeme pahasına da olsa, çevre
dostu ürünlere daha çok rağbet gösterir” ifadelerinin
ortalaması ise 3.3 olup, bu ortalama değer eczacıların
sosyal sorumluluğun bu yönlerine katılım düzeylerinin “çekimserim” ile “katılmıyorum” arasına düştü-
ğünü göstermektedir.
Diğer yandan Tablo I’e göre, eczacıların sosyal sorumluluk ölçeğindeki 14 olumlu madde arasında en
fazla katıldıkları ilk üç ifade; %93.7 ile “Her işletme
kendi çapında sosyal sorumluluğu yerine getirebilir”,
%91.5 ile “Kalıcı başarı, ekonomik başarının sosyal
sorumluluk konusunda gösterilen başarıyla desteklenmesiyle mümkündür“ ve %90.8 ile “Başarılı iş-
letme, sosyal sorumluluğunu da yerine getirip, karlılığını uzun vadeye yayan işletmedir” ifadeleridir.
Eczacıların olumlu ifadeler arasında en az katıldıkları ifadeler ise; %26.1 ile “Toplum, rahatından biraz
fedakârlık etme ve yüksek fiyat ödeme pahasına da
olsa, çevre dostu ürünlere daha çok rağbet gösterir”
ve %31.7 ile “Toplum, çevre sorunlarına karşı hassas
olmayı, ekonomik büyümeden daha önemli görmektedir” ifadeleridir.
Eczacıların sosyal sorumluluk ölçeğindeki olumsuz
14 ifade arasında katılım düzeylerinin en çok olduğu
ifadeler incelendiğinde ise; %41.5 ile “Toplumun ahlaki değerleri, temel amacı kar etmek olan işletmeler
için bir bağlayıcılık ifade etmez”, %37.3 ile “Bir işletme karını kısa vadede maksimize ediyorsa başarılıdır”
ve %23.2 ile “İşletmenin başarısı için toplumu geliş-
tirmek ve çevreye duyarlı olmak şart değildir” ifadeleridir. Olumsuz ifadeler arasında katılım düzeyinin
en az olduğu ifadeler ise %2.1 ile “İşletmeler sosyal
sorumluluğu sadece kendi çıkarları için yerine getirmelidirler” ve “Şirket yeterince kar ediyorsa, toplumdaki imajı fazla önemli değildir” ifadeleri ile %3.5 ile 14 • Mart 2010 • Gülhane Tıp Derg Çetin ve ark.
Tablo I. Eczacıların sosyal sorumluluk ölçeğine verdikleri cevapların dağılımı
Tamamen
katılıyorum
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum Tamamen
katılmıyorum
Ort. S.Sapma Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % Sayı %
1. Sosyal sorumluluk gereği yapılan harcamalar, işletmeye ek bir
maliyetten başka bir şey getirmez
4.2 0.9 2 1.4 8 5.6 11 7.7 62 43.7 59 41.5
2. İşletmeye kısa vadede kar olarak geri dönmeyen hiçbir faaliyete
destek verilmesinden yana değilim
4.1 0.9 3 2.1 8 5.6 8 5.6 74 52.1 49 34.5
3. Optimum karlılıkla beraber, toplumu geliştiren ve çevreye duyarlı
bir işyeri olmaktansa, maksimum karlılığı sağlayan bir işyerini tercih
ederim
4.0 1.0 4 2.8 12 8.5 11 7.7 62 43.7 53 37.3
4. İşletme toplumu ilgilendiren sosyal konulara yönelirse, temel
amacı olan kar sağlamada başarısız olur
3.9 0.9 0 0.0 18 12.7 18 12.7 72 50.7 34 23.9
5. Sosyal sorumluluk sadece büyük işletmelerin yapabileceği bir
görevdir
4.1 0.9 1 0.7 11 7.7 13 9.2 69 48.6 48 33.8
6. Sosyal sorumluluk gereği yapılan harcamalar uzun vadede
işletmeye olumlu geri bildirim sağlayacaktır
1.9 0.9 47 33.1 74 52.1 10 7.0 9 6.3 2 1.4
7. Toplumu geliştirmek işletmenin değil, devletin görevidir 3.5 1.1 7 4.9 22 15.5 21 14.8 71 50.0 21 14.8
8. İşletmeler sosyal sorumluluğu sadece kendi çıkarları için yerine
getirmelidir
4.4 0.7 0 0.0 3 2.1 4 2.8 68 47.9 67 47.2
9. İşletmenin başarısı için toplumu geliştirmek ve çevreye duyarlı
olmak şart değildir
3.7 1.2 4 2.8 29 20.4 9 6.3 62 43.7 38 26.8
10. İşletmenin tek amacı karını maksimize etmek olmalıdır 4.0 0.9 4 2.8 7 4.9 15 10.6 82 57.7 34 23.9
11. Her işletme kendi çapında sosyal sorumluluğu yerine getirebilir 1.6 0.9 72 50.7 61 43.0 3 2.1 1 0.7 5 3.5
12. Toplum, çevre sorunlarına karşı hassas olmayı, ekonomik
büyümeden daha önemli görmektedir
3.3 1.2 13 9.2 32 22.5 24 16.9 51 35.9 22 15.5
13. İşletmeler sosyal sorumluluğu, toplumsal değerlere saygının
gereği olarak yerine getirmelidir
2.0 0.9 44 31.0 78 54.9 9 6.3 5 3.5 6 4.2
14. Toplumu geliştirmek ve çevreye duyarlı olmak, işletmeye daha
kalıcı bir başarı sağlar
1.7 0.8 60 42.3 68 47.9 7 4.9 5 3.5 2 1.4
15. Toplum, rahatından biraz fedakarlık etme ve yüksek fiyat ödeme
pahasına da olsa, çevre dostu ürünlere daha çok rağbet gösterir
3.3 1.1 10 7.0 27 19.0 31 21.8 56 39.4 18 12.7
16. Toplumun sorunlarına duyarlı olan yönetici, şirkete daha kalıcı bir
başarı getirecektir
1.9 0.9 49 34.5 70 49.3 16 11.3 4 2.8 3 2.1
17. İşletme çıkarı için, sonuçlarını düşünmeksizin her şey yapılabilir 4.4 0.8 0 0.0 5 3.5 10 7.0 57 40.1 70 49.3
18. Sosyal konulara duyarlı bir işletmenin toplumdaki imajı, finansal
açıdan güçlü fakat sosyal konulara duyarsız bir şirketin imajından
daha olumludur
2.1 1.0 39 27.5 70 49.3 19 13.4 10 7.0 4 2.8
19. Toplum merkezli yönetim fikri, gittikçe daha çok önem
kazanacaktır
2.3 0.9 24 16.9 70 49.3 32 22.5 16 11.3 0 0.0
20. Şirket yeterince kar ediyorsa, toplumdaki imajı fazla önemli
değildir
4.1 0.7 1 0.7 2 1.4 18 12.7 80 56.3 41 28.9
21. Ekonomik amacı gerçekleştirmek için takip edilen her yol
mubahtır
4.4 0.9 3 2.1 6 4.2 6 4.2 47 33.1 80 56.3
22. Toplumun ahlaki değerleri, temel amacı kar etmek olan
işletmeler için bir bağlayıcılık ifade etmez
3.2 1.4 14 9.9 45 31.7 13 9.2 35 24.6 35 24.6
23. Toplum, işletmelerin toplumsal sorunlara karşı uyarlılıklarını,
giderek daha hassasiyetle takip etmektedir
2.5 0.9 16 11.3 57 40.1 45 31.7 23 16.2 1 0.7
24. Sosyal yardım ve yatırımlar, işletmeye uzun vadede olumlu getiri
sağlamaktadır
2.0 0.7 26 18.3 96 67.6 13 9.2 7 4.9 0 0.0
25. Şirketin herhangi bir uygulaması, toplumun ahlaki değerlerine
aykırıysa, karlı dahi olsa uygulamadan vazgeçilmelidir
2.1 1.0 38 26.8 72 50.7 19 13.4 9 6.3 4 2.8
26. Bir işletme karını kısa vadede maksimize ediyorsa başarılıdır 2.9 1.0 14 9.9 39 27.5 45 31.7 39 27.5 5 3.5
27. Başarılı işletme, sosyal sorumluluğunu da yerine getirip,
karlılığını uzun vadeye yayan işletmedir
1.5 0.8 88 62.0 41 28.9 9 6.3 3 2.1 1 0.7
28. Kalıcı başarı, ekonomik başarının sosyal sorumluluk konusunda
gösterilen başarıyla desteklenmesiyle mümkündür
1.5 0.8 85 59.9 45 31.7 8 5.6 1 0.7 3 2.1Cilt 52 • Sayı 1 Sosyal sorumluluk • 15
“İşletme çıkarı için, sonuçlarını düşünmeksizin her
şey yapılabilir” ifadeleridir.
Tablo II’de eczacıların sosyal sorumluluk ile ilgili
tutum ve algılarının çalıştıkları eczanelerin kendilerine ait olması, kamu veya özel sektörde ücret karşılığı
eczacı olarak çalışıyor olmaları ve henüz eczacı olarak
görev yapmama durumlarına göre değişip değişmediği belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan değerlendirme
sonucunda; bu üç grubun sosyal sorumluluk ölçeğindeki 28 ifade arasında “Sosyal sorumluluk gereği yapılan harcamalar uzun vadede işletmeye olumlu geri
bildirim sağlayacaktır”, “Her işletme kendi çapında
sosyal sorumluluğu yerine getirebilir” ve “Sosyal konulara duyarlı bir işletmenin toplumdaki imajı, finansal açıdan güçlü fakat sosyal konulara duyarsız bir
şirketin imajından daha olumludur” ifadelerine iliş-
Tablo II. Eczacıların sosyal sorumluluk ile ilgili tutum ve algılarının çalıştıkları eczanelerin kendilerine ait olup olmamasına göre
incelenmesi
Eczane
sahibi
Kamuda ve
özel sektörde
çalışıyor
Henüz
eczacı olarak
çalışmıyor
Kruskal
Wallis
Test
p
Ort. S.sapma Ort. S.sapma Ort. S.sapma
1. Sosyal sorumluluk gereği yapılan harcamalar, işletmeye ek bir maliyetten başka bir şey
getirmez
4.3 0.8 4.2 1.3 4.1 0.9 0.010 0.921
2. İşletmeye kısa vadede kar olarak geri dönmeyen hiçbir faaliyete destek verilmesinden
yana değilim
3.9 1.2 4.1 1.0 4.2 0.8 0.061 0.805
3. Optimum karlılıkla beraber, toplumu geliştiren ve çevreye duyarlı bir işyeri olmaktansa,
maksimum karlılığı sağlayan bir işyerini tercih ederim
4.1 1.1 3.7 1.1 4.1 1.0 1.340 0.247
4. İşletme toplumu ilgilendiren sosyal konulara yönelirse, temel amacı olan kar sağlamada
başarısız olur
3.8 1.0 3.9 0.9 3.9 0.9 0.007 0.934
5. Sosyal sorumluluk sadece büyük işletmelerin yapabileceği bir görevdir 3.8 1.2 3.8 1.1 4.2 0.7 0.018 0.893
6. Sosyal sorumluluk gereği yapılan harcamalar uzun vadede işletmeye olumlu geri bildirim
sağlayacaktır
1.8 0.8 2.5 1.2 1.9 0.8 4.515 0.034
7. Toplumu geliştirmek işletmenin değil, devletin görevidir 3.4 1.3 3.6 1.1 3.6 1.0 0.149 0.699
8. İşletmeler sosyal sorumluluğu sadece kendi çıkarları için yerine getirmelidir 4.5 0.7 4.1 0.8 4.4 0.6 3.291 0.070
9. İşletmenin başarısı için toplumu geliştirmek ve çevreye duyarlı olmak şart değildir 3.6 1.2 3.6 1.1 3.8 1.1 0.000 0.989
10. İşletmenin tek amacı karını maksimize etmek olmalıdır 3.6 1.1 3.3 1.3 4.1 0.7 0.831 0.362
11. Her işletme kendi çapında sosyal sorumluluğu yerine getirebilir 1.5 0.9 2.3 1.3 1.6 0.8 5.211 0.022
12. Toplum, çevre sorunlarına karşı hassas olmayı, ekonomik büyümeden daha önemli
görmektedir
3.3 1.3 3.3 1.1 3.3 1.2 0.001 0.979
13. İşletmeler sosyal sorumluluğu, toplumsal değerlere saygının gereği olarak yerine
getirmelidir
2.0 1.0 2.1 1.0 1.9 0.9 0.168 0.682
14. Toplumu geliştirmek ve çevreye duyarlı olmak, işletmeye daha kalıcı bir başarı sağlar 1.9 1.0 2.0 1.1 1.7 0.7 0.162 0.688
15. Toplum, rahatından biraz fedakarlık etme ve yüksek fiyat ödeme pahasına da olsa,
çevre dostu ürünlere daha çok rağbet gösterir
3.5 1.2 2.8 1.2 3.3 1.1 3.115 0.078
16. Toplumun sorunlarına duyarlı olan yönetici, şirkete daha kalıcı bir başarı getirecektir 2.2 1.0 2.1 1.1 1.8 0.8 0.198 0.656
17. İşletme çıkarı için, sonuçlarını düşünmeksizin her şey yapılabilir 4.5 0.8 3.8 1.3 4.4 0.6 1.841 0.175
18. Sosyal konulara duyarlı bir işletmenin toplumdaki imajı, finansal açıdan güçlü fakat
sosyal konulara duyarsız bir şirketin imajından daha olumludur
1.9 0.9 2.6 0.8 2.1 1.0 7.156 0.007
19. Toplum merkezli yönetim fikri, gittikçe daha çok önem kazanacaktır 2.3 0.9 2.2 1.0 2.3 0.9 0.028 0.867
20. Şirket yeterince kar ediyorsa, toplumdaki imajı fazla önemli değildir 4.0 0.8 4.1 0.9 4.2 0.7 0.233 0.629
21. Ekonomik amacı gerçekleştirmek için takip edilen her yol mubahtır 4.2 1.2 4.3 0.9 4.4 0.8 0.080 0.777
22. Toplumun ahlaki değerleri, temel amacı kar etmek olan işletmeler için bir bağlayıcılık
ifade etmez
3.4 1.3 3.2 1.2 3.2 1.4 0.356 0.551
23. Toplum, işletmelerin toplumsal sorunlara karşı uyarlılıklarını, giderek daha hassasiyetle
takip etmektedir
2.6 0.9 2.7 0.9 2.5 0.9 0.181 0.670
24. Sosyal yardım ve yatırımlar, işletmeye uzun vadede olumlu getiri sağlamaktadır 2.1 0.8 2.4 1.0 1.9 0.6 1.333 0.248
25. Şirketin herhangi bir uygulaması, toplumun ahlaki değerlerine aykırıysa, karlı dahi olsa
uygulamadan vazgeçilmelidir
2.1 0.9 1.8 0.7 2.1 1.0 0.973 0.324
26. Bir işletme karını kısa vadede maksimize ediyorsa başarılıdır 2.8 1.1 2.6 1.0 2.9 1.0 0.299 0.584
27. Başarılı işletme, sosyal sorumluluğunu da yerine getirip, karlılığını uzun vadeye yayan
işletmedir
1.6 0.8 1.7 0.9 1.4 0.7 0.005 0.943
28. Kalıcı başarı, ekonomik başarının sosyal sorumluluk konusunda gösterilen başarıyla
desteklenmesiyle mümkündür
1.6 1.0 2.1 1.2 1.4 0.7 2.129 0.14516 • Mart 2010 • Gülhane Tıp Derg Çetin ve ark.
kin değerlendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı
farklılıklar olduğu görülmüştür (p<0.05). Eczane sahibi olanlar bu ifadelere daha fazla katılırken, bunları
henüz eczacı olarak görev yapmayanlar izlemiş, en az
katılımı ise kamu ve özel sektörde ücret karşılığı çalı-
şanlar göstermişlerdir.
Tartışma
Steiner ile Robin ve Reidenbach’ın belirttiği gibi
“şirketlerin sosyal sorumluluğu işletme ile toplum
arasındaki sosyal sözleşme ile ilgilidir”. Diğer işletmelerde olduğu gibi eczane işletmeleri ve eczacıların da
toplumsal düzeyde güven kaybı ile ilgili endişelerden
kurtulmaları için sosyal sorumluluk çalışmalarına
önem vermesi gerekir. Bunun için eczacıların etik ve
sosyal sorumluluk karar süreçlerini daha iyi anlamaları çok önemlidir. Son 20 yılda teorik çalışmalarda
bazı gelişmeler yaşanmaktadır, ancak eczacıların iş
kararlarının sosyal sorumluluk yönünü nasıl gördükleri konusunda çok az şey bilinmektedir (18,19).
Eczacılık sosyal sorumluluğu yüksek bir meslektir
ve eczaneler sosyal sorumluluk konusunda önemli işletmelerdir. Daha önce ilaç sektörü çalışanlarına
yönelik sosyal sorumluluk tutum ve algılarına ilişkin
araştırmalar yapılmış olmasına karşın, sağlık sektörü-
nün en önemli hizmet sunucularından olan ve sayıları 2009 yılı itibarı ile yaklaşık olarak 24000 eczanenin
ve 30000 eczacının sosyal sorumlulukları konusunda
ülkemizde yapılmış çalışma bulunmamaktadır. Bu
yönü ile araştırmanın konuyla ilgili araştırmalara
kapı araladığı, önemli bir hususa dikkat çekeceği ümit
edilmektedir.
Araştırmada olumlu ifadelere katılma daha fazla, olumsuz ifadelere katılım daha az olmuştur.
Eczacıların %90’ından fazlası kalıcı ve başarılı işletme olabilmek için her eczane işletmesinin kendi çapında yapabilecek sosyal sorumluluk çalışmalarının
olduğuna inanmaktadır. Buna karşın katılımcılar arasında sosyal sorumluluğun bir parçası olarak çevreye
karşı duyarlılık ise ancak %30 civarındadır. Nitekim
katılımcıların yaklaşık %25’i işletme başarısı için çevreye duyarlı olmanın gerekli olmadığına inanırken,
1/3’ünden fazlası kısa vadeli karı önemsemektedir.
Çalışmada eczacıların sosyal sorumluluk ile ilgili
tutum ve algılarının çalıştıkları sektöre göre değişip
değişmediği incelendiğinde; “Sosyal sorumluluk gere-
ği yapılan harcamalar uzun vadede işletmeye olumlu
geri bildirim sağlayacaktır”, “Her işletme kendi çapında sosyal sorumluluğu yerine getirebilir” ve “Sosyal
konulara duyarlı bir işletmenin toplumdaki imajı,
sosyal konulara duyarsız bir şirketin imajından daha
olumludur” ifadelerine katılım düzeyi beklenenin tersine kamu ve özel sektörde bir ücret karşılığı çalışan
eczacılar arasında kendi eczanesi olanlardan daha dü-
şüktür. Aslında kendi eczanesini işletmekte olanların
kar maksimizasyonuna daha fazla öncelik vermeleri
beklenirken böyle bir bulguya ulaşılmamıştır.
Farklı sektörlerin sosyal sorumluluk konusundaki algılarının farklı olabilmesi mümkündür. Örnek olarak
bir otomotiv firmasının önceliği güvenlik ve hava kirliliği konusunda toplumu tatmin etmek olabilirken; bir
ilaç şirketi Afrika’daki AIDS salgınına karşı ilaç bağışı
yapmayı sosyal sorumluluğun bir önceliği olarak görebilir (20). Örneğin, inşaat sektöründe çalışan 107 kişide
yapılan bir çalışmada en fazla katılım “Sosyal sorumluluk gereği yapılan harcamalar işletmeye ek bir maliyetten başka bir şey getirmez” ifadesine ilişkin olurken,
en az katılım “Sosyal sorumluluk anlayışı uzun vadede
işletmeye kar getirir” ifadesine olmuştur (9). Bununla
birlikte hem bizim araştırmamızda, hem bu araştırmada olumlu ifadelere katılımın çok, olumsuz ifadelere
katılımın az olması benzerlik göstermektedir.
Özdemir tarafından yapılan bir çalışmada, çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk ölçeğinden aldıkları puanlar incelendiğinde, sosyal sorumluluk alanları
içerisinde en fazla yasal sorumluluk alanına önem
verdikleri görülmekte, yasal sorumluluğu sırasıyla ahlaki, ekonomik ve gönüllü sorumluluk alanları izlemektedir (21).
Günümüzde şirketlerin odağı, finansal kardan sürdürülebilir kara kaymaktadır. Bunun için bir şirketin
başarılı olması için bütün paydaşlarla iletişim halinde
olması ve onların güvenini kazanması çok önemlidir.
Bu güveni sağlamak için o işletmenin tüm faaliyetlerini şeffaf bir biçimde yapması ve kendini topluma
adadığını ispat etmesi gerekmektedir. Geçmişte yaşanan kötü tecrübelerden ötürü, artık bir şirketin güven
kazanması için proaktif hareket etmesi şarttır. Artık
“bana güven!” deyip, yanlış bir faaliyette bulunmamak paydaşlar için yeterli değildir. Toplum bir işletmeye güvenmek için “bana önce iyi bir örnek göster,
sana öyle inanayım” demektedir.
Türkiye’de 2008 yılı itibariyle 3250 kişiye bir eczane düşmektedir. Yıllık ortalama 800 eczanenin açılıp,
100 eczanenin kapandığı hesaplandığında, 2015 yı-
lında (tahmini nüfus 80.524.000) mevcut sayıya ortalama 5600 eczacı daha eklenecek ve 2.748 kişiye
bir eczacı düşecektir. Ülkemizde eczane sayısındaki
artış bu şekilde doğrusal biçimde devam ederse, 2020
yılında 2.500 kişiye bir eczacının düşeceği hesaplanmaktadır (22).
Ülkemizde konuyla ilgili istatistiksel veriler maalesef mevcut olmamakla birlikte Dünya’daki ilaçların %10’unun sahte olduğu ve bu oranın geri kalmış
ülkelerde yüzde 50’lerin bile üzerine çıktığı dikkate
alındığında ilaç sektörünün sosyal sorumluluk açısın-Cilt 52 • Sayı 1 Sosyal sorumluluk • 17
dan takibe alınması gereken bir alan olduğu açıktır.
Ülkemizde sahte ilaç ve bandrol sorununun çözümü
için yakın zamanda yeni bir ilaç takip sisteminin uygulanması gündeme gelmiş ve Türkiye’de geçen yıl
sahte kupür yüzünden 700 eczanenin sözleşmesi SGK
tarafından feshedilmiştir. Bu tür olumsuz gelişmeler
yanında zaman zaman SGK ile ilaç fiyatları konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle kepenk kapatma
gibi uygulamalarla gündeme gelmeleri de bu meslek
grubuna yönelik güven kaybına neden olabilmektedir.
Bu uygulamalardan kaynaklanacak ekonomik güçlük
ve yükümlülükler eczacıların sosyal sorumluluk konusundaki algı ve bakışlarını yeniden değiştirebilir.
Bu güven kaybının onarılması için sağlık sektörü-
nün önemli aktörlerinden olan eczacıların sosyal
sorumluluk algılarına ilişkin veriler büyük önem arz
etmektedir.
Bir eczacılar kooperatifinin sosyal sorumluluk projesi kapsamında okullardaki bilgisayar, ilaç ve kitap
gibi eksiklikleri gidermesi, ihtiyaç sahibi öğrencilere
maddi destek sağlaması örnek olarak verilebilir. Proje
çerçevesinde, çeşitli illerde 2 bilgisayar sınıfı, 20 projeksiyonlu sunum bilgisayarı, 200 ecza dolabı ve 200
ilköğretim okuluna 20 bin kitap hediye edilmiş, 2000
öğrenciye maddi eğitim yardımında bulunulmuştur.
Bir firma eczaneler tarafından yapılacak alışverişlerden elde edilen cironun %3’ünü Eczacılık Fakültesi
Fonuna ayırarak, Eczacılık Fakültelerinin teknik ekipman eksikliklerini kapatmakta, eczacıların mezun
oldukları fakültelerin ihtiyaçlarını karşılamalarına
yardımcı olmaktadır. Bu gibi örneklerin eczacı ve eczanelerin sosyal sorumluk algı ve tutumlarını olumlu
anlamda yükselteceği düşünülmektedir.
Bunlar sosyal sorumluluk anlayışının toplum sağlı-
ğı açısından da ne kadar değerli olduğunu eczaneler
ve eczacılar bağlamında ortaya koymaktadır.
Bu araştırma her ne kadar askerlik görevini yapmakta olan genç ve erkek eczacılar üzerinde yapıldığı için
tüm eczacıların tutum ve algılarını yansıtmasa da,
Türkiye’nin farklı il ve bölgelerinden, yaşları 22 ile 34
arasında olan ve mesleki tecrübesi nispeten az olan
genç eczacıların görüşleri hakkında fikir verebileceği
söylenebilir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

