GATA Hemşirelik Yüksek Okulu öğrencilerinde taşıyıcı anneliğe yönelik tutumun belirlenmesi
Kaynaklar
1. Schmidt L. Infertility and assisted reproduction in
Denmark. Epidemiology and psychosocial consequences.
Dan Med Bull 2006; 53: 390-417.
2. İnfertilite hizmetlerinin düzenlenmesi. http://www.
saglik.gov.tr/extras/aileplanreh/bolum9.pdf. Erişim
tarihi: 24.07.2008.
3. Gleicher N, Weghofer A, Barad D. Update on the
comparison of assisted reproduction outcomes between
Europe and the USA: the 2002 data. Fertil Steril 2007; 87:
1301-1305.
4. Chang CL. Surrogate motherhood. Formos J Med
Humanit 2004; 5: 48-62.
5. Nosarka S, Kruger TF. Surrogate motherhood. S Afr Med J
2005; 95: 942, 944, 946.
6. Chen KC, Ng HT. Legal and ethical considerations
of assisted reproductive technology and surrogate
motherhood in AOFOG countries. J Obstet Gynaecol Res
2001; 27: 89-95.
7. Mavroforou A, Koumantakis E, Mavrophoros D,
Michalodimitrakis E. Medically assisted human
reproduction: the Greek view. Med Law 2007; 26:
339-347.
8. Aydın E. Taşıyıcı annelikle ilgili etik sorunlar. Türk
Jinekoloji Dergisi 2006; 3: 19-25.
9. Stuhmcke A. Looking backwards, looking forwards:
judicial and legislative trends in the regulation of
surrogate motherhood in the UK and Australia. Aust J
Fam Law 2004; 18: 13-40.
10. Frenkel DA. Legal regulation of surrogate motherhood in
Israel. Med Law 2001; 20: 605-612.
11. Honig D, Nave O, Adam R. Israeli surrogacy law in
practice. Isr J Psychiatry Relat Sci 2000; 37: 115-123.
12. Galbraith M, McLachlan HV, Swales JK. Commercial
agencies and surrogate motherhood: a transaction cost
approach. Health Care Anal 2005; 13: 11-31.
13. Johnston J. The ethics of outsourcing surrogate
motherhood to India. Medscape J Med 2008; 10: 52.
14. Baykal B, Korkmaz C, Ceyhan ST, Goktolga U, Baser I.
Opinions of infertile Turkish women on gamete donation
and gestational surrogacy. Fertil Steril 2008; 89: 817-822.
15. Svanberg AS, Lampic C, Bergh T, Lundkvist O.
Characterization of potential oocyte donors in Sweden.
Hum Reprod 2003; 18: 2205-2215.
16. Schröder AK, Diedrich K, Ludwig M, Attitudes toward
oocyte donation and surrogate motherhood are strongly
influenced by own experiences. Zentralbl Gynakol 2004;
126: 24-31.
Giriş
İnfertilite tedavisi amacıyla başlayan insan yumurtasının in vitro fertilizasyonu, büyük toplumsal tartışmalara neden olmuş ve gelinen noktada, geçmişte kabul
edilemez görünen bazı uygulamalar günümüzde rutin
tıbbi tedaviler arasına girmiştir. Beden dışında döllenmeye duyulan gereksinim aynı zamanda yeni üreme
tekniklerinin de hızla gelişimine neden olmakta ve insanlığın geleceğini etkileyecek boyutlara ulaşmaktadır.
Bu durum aynı zamanda toplumların ahlaksal yapısını
oluşturan bazı değerlerin de, zaman içinde değişmesine neden olabilecektir.
İnfertilite, çiftin en az 12 ay boyunca düzenli olarak
korunmasız ilişkide bulunmasına karşın gebelik oluş-
mamasıdır (1,2). Günümüzde yeni yardımcı üreme
teknikleri yaygın bir şekilde çiftlere infertilite konusunda yardımcı olurken (3), yine de çözüm bulamayanlar başka arayışlara girmektedir. Söz konusu arayış-
lardan birisi de çocuk sahip olamayan çift ile taşıyıcı
anne arasındaki anlaşmaya bağlı olarak gelişen taşıyıcı
annelik olgusudur (4,5).
Ancak taşıyıcı annelik yöntemi ülkemizde yasal olarak
kabul edilmeyen ve tüm dünyada üzerinde önemli etik
tartışmaların yapıldığı bir konudur (6-9). Günümüzde
taşıyıcı anneliğin yasal olduğu ülkeler bulunmaktadır.
Hindistan, Avustralya, Yunanistan, İsrail, İngiltere,
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) bu grupta yer alan
ülkelerdir (10-13). Bu ülkelerden Hindistan’da taşıyıcı
annelik gelir sağlamak için de yapılmaktadır (13).
Bu çalışmadaki amacımız GATA Hemşirelik Yüksek
Okulu (HYO) öğrencilerinde gelecekte infertilite nedeni ile çocuk sahibi olamayacaklarını öğrenmeleri
durumunda çocuk sahibi olabilme ile ilgili olası tercihlerini ve ülkemizde yasal olmayan taşıyıcı anneliğe
yaklaşımlarını belirlemektir.
Gereç ve Yöntem
Kesitsel tipteki bu araştırma GATA HYO öğrencilerinde Nisan 2008‘de gerçekleştirildi. Çalışma için
* GATF Halk Sağlığı Anabilim Dalı
** GATF Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı
*** GATA Hemşirelik Yüksek Okulu
Ayrı basım isteği: Dr. Selim Kılıç, GATF Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Etlik-06018,
Ankara
E-mail: drselimkilic@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 04.12.2009 • Kabul tarihi: 14.12.2009Cilt 51 • Sayı 4 Taşıyıcı anneliğe yönelik tutum • 217
GATA Etik Kurulu’ndan gerekli izin alındı. Toplam
sayıları 320 olan öğrencilerden çalışmaya katılmayı
kabul eden ve yazılı onamları alınan 281 öğrenci da-
ğıtılan anket formunu yanıtladı. Araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu 16 sorudan oluşmaktadır. İlk 11 soru katılımcıların tanımlayıcı özellikleri
hakkında iken, 5 soru katılımcıların taşıyıcı anneliğe
bakış açısını değerlendirmeye yöneliktir. Anketler
gözetim altında uygulanmış ve anlaşılmayan sorularda katılımcılara bilgi verilmiştir. Bilgisayar ortamına
aktarılan veriler SPSS 15.0 Windows paket programında değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistik olarak frekans ve yüzdelik, istatistiksel olarak önemlilik
değerlendirilmesinde ise ki-kare testi kullanılmıştır.
İstatistiksel önemlilik için p<0.05 kabul edilmiştir.
Bulgular
Toplam 281 öğrencide gerçekleştirilen çalışmada
4. sınıf öğrenciler %28.8 ile en kalabalık gruptur.
Katılımcıların ailelerinin çoğunluğu (%58.7’i) ilde
yaşarken, köyde yaşayanların oranı %6.4 olarak bulunmuştur. Annelerinin öğrenim durumu incelendiğinde %49.1 ile ilkokul mezunları, baba öğrenim
durumunda ise %28.8 ile lise mezunları ilk sırada yer
almaktadır. Ayrıntılar Tablo I’de gösterilmiştir.
Katılımcılara mevcut tıbbi olanaklara göre ileriki
yaşamlarında kesinlikle çocuk sahibi olamayacaklarını öğrenmeleri durumunda, nasıl bir tercihte bulunacakları sorulmuştur. Yanıtlarda %47.7 ile evlatlık
alma ve birini taşıyıcı anne olarak kabul etmenin her
ikisine de olumlu görüş bildirenler en kalabalık gruptur. Buna karşılık %11.0’lık bir grup durumu kabul
eder, hiçbir şey yapmam seçeneğini tercih etmiştir
(Tablo II).
Tablo I. Katılımcıların bazı tanımlayıcı özellikleri
n %
Sınıf
1
2
3
4
68
64
68
81
24.2
22.8
24.2
28.8
Ailesinin yaşadığı yer
Köy
Kasaba
İlçe
İl
18
10
88
165
6.4
3.6
31.3
58.7
Annenin öğrenim durumu
Okuryazar değil
Okuryazar
İlkokul mezunu
Ortaokul mezunu
Lise mezunu
Yüksekokul mezunu
Üniversite mezunu
5
6
138
51
61
6
14
1.8
2.1
49.2
18.1
21.7
2.1
5.0
Babanın öğrenim durumu
Okuryazar değil
Okuryazar
İlkokul mezunu
Ortaokul mezunu
Lise mezunu
Yüksekokul mezunu
Üniversite mezunu
-
1
80
45
81
29
45
0.0
0.4
28.5
16.0
28.8
10.3
16.0
Tablo II. Katılımcıların çocuk sahibi olmakla ilgili soruya
verdikleri yanıtlar
Yanıtlar n %
Durumu kabul ederim, hiçbir şey yapmam
Sadece evlatlık alırım
Sadece taşıyıcı anneliği kabul ederim
Evlatlık almayı da, taşıyıcı anneliği de kabul ederim
Toplam
31
81
35
134
281
11.0
28.8
12.5
47.7
100.0
Taşıyıcı anne olarak başka birini kabul edebileceğini
bildiren 169 katılımcıya kimi taşıyıcı anne olarak kabul edebileceği sorulduğunda “mutlaka tanımadığım
biri” seçeneğini tercih edenler %53.3 ile ilk sıradadır.
Herhangi biri olabilir yanıtını veren katılımcı sayısı
ise 9 ile en küçük gruptur (%5.3). Ayrıntılar Tablo
III’de gösterilmiştir.
Tablo III. Katılımcıların kimi taşıyıcı anne olarak kabul edersiniz
sorusuna verdikleri yanıtlar
Yanıtlar n %
Yakın akrabamı
Yakın arkadaşımı
Mutlaka tanımadığım birini
Herhangi birini
Yakın akraba ve arkadaşımı
Toplam
43
17
90
9
10
169
25.5
10.0
53.3
5.3
5.9
100.0
Katılımcılara “başkası için taşıyıcı anne olmayı kabul eder misiniz” sorusu sorulduğunda ise olumlu
yanıt verenler %18.1’dir (n=51). Bu grupta yakın akrabası ve/veya arkadaşı için taşıyıcı anne olmayı kabul edeceğini belirtenler %70’e yakın bulunmuşken,
mutlaka tanımadığım biri için kabul ederim yanıtını
verenler %27.5’dir (Tablo IV).
Sınıflara göre gelecekte çocuk sahibi olabilmek için
tercih edecekleri seçeneklerin dağılımı karşılaştırılTablo IV. Katılımcıların kimin için taşıyıcı anne olmayı kabul
edersiniz sorusuna verdikleri yanıtlar
Yanıtlar n %
Yakın akrabam için
Yakın arkadaşım için
Mutlaka tanımadığım biri için
Herhangi biri için
Akraba ve arkadaşım için
19
1
14
2
15
37.2
2.0
27.5
3.9
29.4218 • Aralık 2009 • Gülhane Tıp Derg Kılıç ve ark.
dığında, sadece “taşıyıcı anneliği kabul ederim” yanıtını verenler 3. ve 4. sınıflarda diğer sınıflara göre
daha yüksek, “hiçbir şey yapmam” yanıtı verenler ise
1. sınıflarda diğer sınıflara göre daha az bildirilmiştir
(p=0.002, Tablo V).
Öğrencilerin ailelerinin yaşadığı yerleşim birimine
göre gelecekte çocuk sahibi olmakla ilgili tercihleri
karşılaştırıldığında, ailesi ilçe ve illerde yaşayanlarda
taşıyıcı annelik seçeneğini kabul edenler daha yüksek
paya sahiptir (p=0.024, Tablo VIII).
Tablo V. Katılımcıların sınıflara göre çocuk sahibi olmakla ilgili
seçeneklere verdikleri yanıtların dağılımı
Yanıtlar 1. sınıf
n (%)
2. sınıf
n (%)
3. sınıf
n (%)
4. sınıf
n (%)
Hiçbir şey yapmam
Evlatlık alırım
Taşıyıcı anneliği kabul ederim
Her iki seçeneği de kabul ederim
Toplam
4 (5.9)
22 (32.4)
4 (5.9)
38 (55.8)
68 (100.0)
8 (12.5)
16 (25.0)
1 (1.6)
39 (60.9)
64 (100.0)
10 (14.7)
17 (25.0)
15 (22.1)
26 (38.2)
68 (100.0)
9 (11.1)
26 (32.1)
15 (18.5)
31 (38.3)
81 (100.0)
p değeri 0.002
Sınıflara göre “kimi taşıyıcı anne olarak kabul edersiniz” sorusuna verilen yanıtlar karşılaştırıldığında, 4.
sınıflarda “mutlaka tanımadığım biri” seçeneğini işaretleyenler diğer sınıflardan düşük iken, “tanıdık biri”
seçeneğini işaretleyenler de 1 ve 2. sınıflarda daha dü-
şük bulunmuştur (p<0.001, Tablo VI).
Tablo VI. Katılımcıların sınıflara göre “kimi taşıyıcı anne olarak
kabul edersiniz” sorusuna verdikleri yanıtların dağılımı
Yanıtlar 1. sınıf
n (%)
2. sınıf
n (%)
3. sınıf
n (%)
4. sınıf
n (%)
Yakın akrabamı
Yakın arkadaşımı
Mutlaka tanımadığım birini
Herhangi bir kişiyi
Akraba ve arkadaşımı
Toplam
7 (16.7)
3 (7.1)
28 (66.7)
1 (2.4)
3 (7.1)
42 (100.0)
6 (15.0)
8 (20.0)
25 (62.5)
1 (2.5)
0 (0.0)
40 (100.0)
15 (36.6)
3 (7.3)
22 (53.7)
1 (2.4)
0 (0.0)
41 (100.0)
15 (32.6)
3 (6.6)
15 (32.6)
6 (13.0)
7 (15.2)
46 (100.0)
p değeri <0.001
Sınıflara göre “kimin için taşıyıcı anne olmayı kabul
edersiniz” soruna verilen yanıtların dağılımı karşılaş-
tırıldığında, “mutlaka tanımadığım biri” seçeneğini
işaretleyenler 1. ve 2. sınıflarda yüksektir (p=0.001,
Tablo VII).
Tablo VII. Katılımcıların sınıflara göre “kimin için taşıyıcı anne
olmayı kabul edersiniz” sorusuna verdikleri yanıtların dağılımı
Yanıtlar 1. sınıf
n (%)
2. sınıf
n (%)
3. sınıf
n (%)
4. sınıf
n (%)
Yakın akrabam için
Yakın arkadaşım için
Mutlaka tanımadığım biri için
Herhangi biri için
Akrabam ve arkadaşım için
Toplam
3 (21.5)
1 (7.1)
9 (64.3)
0 (0.0)
1 (7.1)
14 (100.0)
2 (40.0)
0 (0.0)
3 (60.0)
0 (0.0)
0 (0.0)
5 (100.0)
9 (56.2)
0 (0.0)
2 (12.5)
0 (0.0)
5 (31.3)
16 (100.0)
5 (31.3)
0 (0.0)
0 (0.0)
2 (12.5)
9 (56.2)
16 (100.0)
p değeri 0.001
Kardeş sayısı, anne baba öğrenim durumu, yakın
akrabada doğurganlıkla ilgili bir sorun olma ve yakın
akrabada evlatlık birinin olması durumlarına göre
karşılaştırıldığında ise çocuk sahibi olmakla ilgili tercihlerin dağılımında istatistiksel anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05).
Tartışma
GATA HYO öğrencilerinde, gelecekte infertilite nedeni ile çocuk sahibi olamayacaklarını öğrenmeleri durumunda olası tercihleri ve ülkemizde yasal olmayan
taşıyıcı anneliğe yaklaşımlarını öğrenmeyi amaçladığı-
mız çalışmamızda, taşıyıcı anneliği kabul edebileceğini
belirtenlerin yüzdesi %60.2’dir (n=169). Buna karşılık
evlatlık almaya olumlu yaklaşım gösterenler %41.3
olarak bulunmuştur (n=116). Ülkemizde Baykal ve ark.
nın GATA’da infertil kadınlarda yapılan çalışmasında
ise olumlu görüş bildirenler %15.1 olarak bulunmuştur
(14). Swanberg ve ark.nın İsveç’te gerçekleştirdiği çalış-
mada ise infertil olduklarını öğrenmeleri durumunda,
çocuk sahibi olabilmek için evlatlık almayı ilk tercih
olarak olumlu bulanlar %19, olumsuz yaklaşanlar ise
%47 olarak bildirilmiştir (15). Almanya’da tıp eğitimi
alan öğrencilerle ve farklı grupların karşılaştırıldığı bu
çalışmada, öğrencilerin başkası için taşıyıcı anne olmaya sıcak bakmadıkları, evlatlık almaya daha olumlu
yaklaştıkları bildirilmiştir (16). Olumlu yanıt verenlerin yüksek bulunmasında araştırma grubunun yaş durumu (genç olması), sağlık personeli adayı olmaları ve
en önemlisi de böyle bir olasılığa kendilerini çok yakın
düşünmüyor olmaları etkili olabilir.
Taşıyıcı anneliğe olumlu yaklaşanlarda “taşıyıcı anne
olarak kimi kabul edersiniz” sorusuna verilen yanıtlarda “mutlaka tanımadığım biri” seçeneği %53.3 ile ilk
sıradadır. Bu sonuçta gelecekte kendisi ve çocuğunun,
Tablo VIII. Katılımcıların ailelerinin yaşadığı yerleşim birimlerine
göre çocuk sahibi olmakla ilgili seçeneklere verdikleri yanıtların
dağılımı
Yanıtlar Yerleşim birimi
Köy Kasaba İlçe İl
Hiçbir şey yapmam
Evlatlık alırım
Taşıyıcı anneliği kabul ederim
Evlatlık ve taşıyıcı anneliği kabul
ederim
Toplam
4 (22.2)
7 (38.9)
1 (5.6)
6 (33.3)
18 (100.0)
4 (40.0)
3 (30.0)
0 (0.0)
3 (30.0)
10 (100.0)
10 (11.4)
27 (30.7)
7 (8.0)
44 (50.0)
88 (100.0)
13 (7.9)
44 (26.7)
27 (16.4)
81 (49.1)
165(100.0)
p değeri 0.024Cilt 51 • Sayı 4 Taşıyıcı anneliğe yönelik tutum • 219
taşıyıcı annelik yapan kişi ile karşılaşma olasılığını en
aza indirmek amacının etkili olabileceği düşünülebilir.
Başkasında doğurganlıkla ilgili bir problem olduğunda taşıyıcı anne olmayı kabul edebileceğini belirtenler
ise daha azdır (%18.1, n=51). Katılımcılar çocuk sahibi
olabilmek için başkasından yardım alma konusunda
daha olumlu yaklaşırken, başkasına yardımcı olma konusunda aynı istekliliği gösterememektedir. Bunda gelecekte yaşayabilecekleri olumsuzluklara karşı kaygıları
etkili olabilir. Taşıyıcı anne olabileceğini belirtenlerin
%70’e yakını da bunu sadece yakın akraba veya arkada-
şı için yapabileceğini belirtmiştir. Bu da büyük fedakârlık ve sorumluluk gerektiren bir konuda katılımcıların
ancak çok yakınları için bu durumu kabul edebileceğini
desteklemektedir.
Taşıyıcı annelik kararını vermede etki edebileceği
düşünülen değişkenler incelendiğinde, sınıflara göre
ve ailenin yaşadığı yerleşim birimine göre anlamlı
farklılık bulunmuştur (p<0.05). Taşıyıcı annelik tıbbi
bir uygulama olsa da, bu olgunun toplumsal boyutu
ağır basmaktadır (8). Bizim çalışmamızda bulduğumuz sonuçlardan birisi de yerleşim birimi büyüdük-
çe taşıyıcı anneliğe olumlu yaklaşanların yüzdesinin
artmasıdır (p=0.024). Bu sonuçta özellikle küçük yerleşim birimlerinde yaşayanlarda toplumsal baskının,
yeni durumlara yaklaşımlarda ve kabullenmede daha
kapalı olmanın ve değer yargılarının daha belirleyici
olması etkili olabilir.
Sınıflara göre tercihle ilgili karşılaştırmada birinci
sınıf öğrencilerinin diğer sınıflara göre evlatlık alma
veya taşıyıcı bir anneyi kabul etme seçeneklerine daha
olumlu yaklaştıkları bulunmuştur. Sınıf arttıkça da “çocuksuz bir yaşantıyı kabul ederim” seçeneğine olumlu
yaklaşanların payı artmaktadır. İlerleyen zamanla birlikte bireyselliğe eğilimin veya sorumluluktan kaçınma
isteğinin bunda etkili olabileceği düşünülmektedir.
Kimin için taşıyıcı anne olabileceği ve kimi taşıyıcı
anne olarak kabul edebileceği sorularına verilen yanıtların dağılımında ilk 2 sınıfta “mutlaka tanımadığım
biri”, 3. ve 4. sınıf öğrencilerinde ise “yakın arkadaş ve
akraba” seçenekleri başta gelmektedir. İlk sınıflardaki
öğrencilerin tanımadıkları birileriyle, son sınıflardaki
öğrencilerin ise tanıdıkları birileriyle taşıyıcı annelik
ilişkisi içinde olma tutumunu belirtmeleri, eğitim sü-
recindeki ilerlemenin bu tutumu zıt yönde etkilediği
yönünde ciddi bir ipucu ortaya koymaktadır. Bu sonuç,
tıp bilimleri ile ilgili bilgi düzeyinin artmasının konu
ile ilgili tutumun değişmesine neden olduğu yönünde
bir kanaat verse de, gerçek nedenleri ancak daha ayrıntılı araştırmalarla ortaya konulabilir.
Sonuç olarak, taşıyıcı annelik konusunda ülkemizde yapılmış ilk çalışmalardan olan çalışmamızda
hemşirelik öğrencilerinde konuya olumlu yaklaşanlar
yüksek oranda bulunmuştur. Doğum ve çocuk sahibi
olma tüm toplumlarda karmaşık, köklü ve topluma
özgü bir değerler sistemini içeren, kültürel, dini, etik
ve yasal boyutu da olan bir konudur. Toplumsal de-
ğerlerdeki değişimlerin çok yavaş olduğu göz önüne
alınacak olursa, taşıyıcı annelik gibi tıbbın yeni uygulamaya başladığı bir yöntem için araştırmamızda
bulunan kabul düzeyinin oldukça anlamlı olduğu dü-
şünülebilir. Konuyla ilgili sosyokültürel belirsizlikler
ve yasal olmaması nedeni ile insanlardaki güvensizlik
duygusu göz önüne alındığında, yakın gelecekte taşı-
yıcı annelik ile ilgili toplumsal değerlerin hızla deği-
şeceği öngörülebilir. Başka hedef gruplarda yapılacak
çalışmalarda konunun daha ayrıntılı olarak irdelenmesi uygun ve yararlı olacaktır.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

