Güzelyalı Asker Hastanesi’nde Mayıs-Eylül 2007 döneminde rutin sağlık muayenesi yapılan erlerde kronik süpüratif otitis media prevalansı
Kaynaklar
1. Akyıldız N. Kulak Hastalıkları ve Mikrocerrahisi. Ankara:
Bilimsel Tıp Yayınevi, 1998: 337-354.
2. Bluestone CD, George A, Klein JO, et al. Panel reports-
1. Definitions, terminology and classification of otitis
media. Ann Otol Rhinol Laryngol 2002; 111: 8-18.
3. Bluestone CD. Epidemiology and pathogenesis of chronic
suppurative otitis media: implications for prevention
and treatment. Int J Pediatr Otorhinolaryngol 1998; 42:
207-223.
4. Özcan C, Görür K. Kahramanmaraş çocuk yuvasında
kronik otitis media prevalansı. Mersin Üniv Tıp Fak
Dergisi 2000; 1: 44-47.
5. Kaya S, Akdaş F, Belgin E. Ankara ili ve çevresinde okul
dönemi çocuklarında orta kulak hastalıkları insidansı.
Türk Otolarengoloji Arşivi 1987; 25: 184-188.
6. Verhoeff M, van der Veen EL, Rovers MM, Sanders EA,
Schilder AG. Chronic suppurative otitis media: a review.
Int J Pediatr Otorhinolaryngol 2006; 70: 1-12.
7. Mills RP. Management of chronic otitis media. In:
Booth BJ (ed). Scott-Brown’s Otolaryngology. 6th ed.
Vol 3. Oxford: Butterworth-Heinemann, 1997: 1-11.
8. Akın A, Palandöken M, Matkari M ve ark. İzmir’in
gecekondu bölgesinde bulunan ilkokullarda yapılan
rutin KBB ve odiometrik tarama sonuçlarının sunulması.
Türk Otolarengoloji Arşivi 1987; 2: 189-199.
9. Okur E, Yıldırım İ, Kılıç MA ve ark. Yatılı bölge okulu
öğrencilerinde kronik otitis media sıklığı. KBB Klinikleri
2003; 5: 71-74.
10. Öztürk Ö, Harputluoğlu U, Egeli E ve ark. İlkokul
çağındaki çocuklarda kulak burun boğaz hastalıkları
tarama sonuçlarının sosyoekonomik seviyeye göre
değerlendirilmesi. Turk Arch Otolaryngol 2003; 41:
213-217.
11. Amusa YB, Ijadunola IK, Onayade OO. Epidemiology of
otitis media in a local tropical African population. West
Afr J Med 2005; 24: 227-230.
12. Biswas AC, Joarder AH, Siddiquee BH. Prevalence of
CSOM among rural school going children. Mymensingh
Med J 2005; 14: 152-155.
13. Zakzouk SM, Hajjaj MF. Epidemiology of chronic
suppurative otitis media among Saudi children -
a comparative study of two decades. Int J Pediatr
Otorhinolaryngol 2002; 62: 215-218.
14. Balle VH, Tos M, Dang HS, et al. Prevalence of chronic
otitis media in a randomly selected population from
two communes in southern Vietnam. Acta Otolaryngol
Suppl 2000; 543: 51-53.
15. Podoshin L, Fradis M, Ben-David Y, Margalit A, Tamir
A, Epstein L. Cholesteatoma: an epidemiologic study
among members of kibbutizm in northern Israel. Ann
Otol Rhinol Laryngol 1986; 95: 365-368.
Giriş
Kronik süpüratif otitis media (KSOM) klinik olarak
perfore bir kulak zarı (KZ) ile birlikte, çoğu zaman dış
kulak yolundan zaman zaman süpüratif özellikte bir
akıntı ve genellikle iletim tipi bir işitme kaybı ile kendini gösteren, orta kulak, östaki tüpü ve mastoid kavitenin kronik enfeksiyonu ve inflamasyonudur (1).
KSOM sınıflaması için farklı görüşler ortaya atılmış-
tır. Kolesteatomlu ve kolesteatomsuz KSOM olarak iki
başlık altında incelenebilir. Ayrıca dış kulak yolundan
akıntının olmasına göre aktif ve inaktif KSOM olarak
da adlandırılmaktadır. Ancak ventilasyon tüpü (VT)
sonrası ya da travmaya bağlı meydana gelebilen, orta
kulakta enfeksiyon olmadan kronik KZ perforasyonu
da olabileceği için bu isimlendirmenin kullanılması
önerilmemektedir (2,3).
KSOM etiyopatogenezi tam olarak bilinmemekle
birlikte, otitis medianın akut formlarının yetersiz tedavisi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. KSOM
dünyada özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygın
olarak görülen bir hastalıktır. Bluestone hastalık gelişimi için bazı risk faktörleri olduğunu ileri sürmüş-
tür. Bunlar kalabalık ortam, kötü hijyen ve beslenme,
yetersiz tedavi, patojenik bakteriler ile yüksek nazofarenks kolonizasyonu ve pasif sigara içiciliği olarak
sıralanabilir. Diğer faktörler ise bozulmuş immün
sistem, çevresel ve sosyal faktörler olarak sayılabilir.
Bluestone epidemiyolojik çalışmaları inceleyerek yaptığı çalışmada toplumları KSOM sıklığına göre 4 gruba ayırmıştır. Alaska yerlileri, Avustralya Aborjinleri,
Amerikan yerlileri ve Kanada %7–46 prevalans
oranları ile en yüksek riskli bölgeleri, Yeni Zelanda,
Malezya %3–6 oranları ile yüksek riskli bölgeleri,
Kore, Hindistan, Suudi Arabistan %1.4–2 oranları ile
düşük riskli bölgeleri ve Amerika Birleşik Devletleri,
Danimarka, Finlandiya, İngiltere %1’den az oranlar
ile en düşük riskli bölgeleri oluşturmaktadır (3).
Ülkemizde erişkinler üzerinde KSOM prevalansı ile
ilgili yapılmış çalışma yoktur ve konu ile ilgili yapılan
*Güzelyalı Asker Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Servisi
Ayrı basım isteği: Dr. Yusuf Vayısoğlu, Güzelyalı Asker Hastanesi Kulak
Burun Boğaz Hastalıkları Servisi, Güzelyalı, İzmir
E-mail: yvayisoglu@gmail.com
Makalenin geliş tarihi: 03.12.2007 • Kabul tarihi: 04.11.2008Cilt 50 • Sayı 4 Kronik süpüratif otitis media • 239
çalışmalarda ilkokul çağı çocuklarında yapılan tarama sonuçları bildirilmektedir. Bu çalışmalarda KSOM
prevalansı ile ilgili olarak %0.006 ile %8 arasında
oranlar bildirilmektedir (1,4,5). Bu çalışmanın amacı Güzelyalı Asker Hastanesi’ne komando muayenesi
için başvuran askerler arasında KSOM prevalansını
saptamaktır.
Gereç ve Yöntem
Bu çalışmada Mayıs 2007 ile Eylül 2007 tarihleri
arasında Güzelyalı Asker Hastanesi’nde rutin sağlık
muayenesi yapılan komando adayı 4300 erin otoskopik bulguları sunuldu. Çalışma grubu Türkiye’nin
çeşitli bölgelerinden gelen ve aynı cinsiyet ve yaş
grubundan erler ile oluşturuldu. Çalışmaya sadece
1987 doğumlu erler dahil edildi (4300 erkek, yaş ortalaması=20). İlk muayene otoskop ile yapıldı, buşon
var ise temizlendi ve patolojik KZ görüntüsü olanlar
not edilerek ayrıntılı öykü alındı. KZ patolojisi olan
hastalar KBB kliniğinde mikroskop ile muayene edildi ve odiyolojik tetkik (Interacoustics marka AC 40
cihazı ile) yapıldı. Hava yolu ve kemik yolu eşikleri
için 500, 1000, 2000 ve 4000 Hz’de ölçüm yapıldı ve
500, 1000, 2000 Hz ortalaması alınarak hava yolu ve
kemik yolu eşikleri hesaplandı.
Bulgular
Hepsi erkek olan olguların yaş ortalaması 20 idi.
Tüm olgular içinde toplam 391 (%9.1) olguda KZ patolojisi saptandı. Toplam 134 (%3.1) olguda KZ’da
perforasyon, 230’unda (%5.3) miringoskleroz (MS) ve
27’sinde (%0.6) retraksiyon cebi var idi (Tablo I). KZ
perforasyonu olan olguların 91’inde kuru kulak var
iken, 43’ü akıntılı idi. KZ perforasyonu 18 olguda,
MS 187 olguda her iki kulakta idi. Akıntılı kulakların
mikroskop altında aspirasyonu ve muayenesi yapıldı.
Hiçbir kulakta kolesteatom bulgusuna rastlanmadı.
KZ patolojisi olan tüm olgulara odiyolojik tetkik yapıldı. Sadece MS olan kulakların saf ses ortalaması sağ
kulak için 10.8 dB iken, sol kulak için 11 dB olarak
ölçüldü. KZ perforasyonu olan olgularda ise saf ses
ortalaması sağ kulak için 20.8 dB, sol kulak için 22 dB
olarak ölçüldü. MS olgularının öyküsünde 72 kişide
ventilasyon tüpü öyküsü, 22 kişide kulak akıntısı öyküsü var iken, diğerlerinde bir özellik saptanmadı.
Tartışma
KSOM patogenezi multifaktöriyeldir ve çevresel
faktörler ile östaki tüpünün anatomik ve fonksiyonel özellikleri ile etkileşim halindedir (6). KSOM insidansı ırk ve sosyoekonomik faktörlere bağlı olarak
değişkenlik göstermektedir. Örneğin Eskimolarda,
Amerikan yerlilerinde ve Alaska yerlilerinde daha sık
görülmektedir. Kötü yaşam koşulları, kalabalık aile
ortamları, bozuk hijyen ve beslenme durumlarında
daha sık görülmektedir. İngiltere’de erişkinlerde insidansı %1.1 olarak bildirilmektedir. KZ perforasyonu 60 yaş grubunda %2.1 ve 50 yaş grubunda %2.3
iken, 20 yaş grubunda ise %0.8 oranında görüldüğü
bildirilmekte ve prevalansının azalmakta olduğu belirtilmektedir. Yine İngiltere’de yapılan bir çalışmada
ise inaktif kronik otitis media (KOM) prevalansı %2.6
iken, aktif KOM prevalansının %1.5 olduğu ve bu olguların %86’sının herhangi bir cerrahi müdahale ge-
çirmediği bildirilmektedir (7).
Bizim çalışmamız erler arasında yapılmış olması nedeni ile çalışma grubu sadece erkeklerden oluşturulmuştur. Konu ile ilgili literatürde tek cinsiyet üzerine
bir veri yoktur ve sonuçlar kız ve erkek karışık olarak
bildirilmiştir. Ankara’da Çuhruk ve ark. 1979 yılında
1391 ilkokul çocuğunda KOM prevalansını %0.006
ve seröz otitis media (SOM) prevelansını %13.3 olarak bildirmişlerdir. Özbilen ve ark. ise sosyoekonomik
durumu kötü olan 698 ilkokul çocuğunda KOM prevalansını %0.1 ve SOM prevalansını %13.3 olarak bildirmişlerdir (1). Kaya ve ark. 1987 yılında Ankara bölgesindeki 1628 çocukta yaptıkları tarama sonucunda
KOM prevalansını şehir merkezinde %0.3, şehir dı-
şında %2 ve adeziv otit oranını ise şehir merkezinde %1 ve kırsal kesimde %3.6 olarak bildirmişlerdir.
Bu çalışmada genel olarak KOM prevalansını %0.78
ve SOM prevalansını %12 olarak bulmuşlardır. Kaya
ve ark.nın sonuçlarına göre şehir dışındaki çocuklarda KOM prevalansı önemli ölçüde artmaktadır (5).
Karasalihlioğlu ve Sarıkahya tarafından 1983 yılında
Edirne’deki ilkokullarda 500 çocuk üzerinde yapılan
taramada KOM prevalansı %1 ve SOM prevalansı
%2.6 olarak bulunmuştur (1). Akın ve ark. 1985 yı-
lında İzmir bölgesinde 7 ile 12 yaş arası çocuklarda
yaptıkları taramada %1.5 KOM prevalansı bildirmiş-
lerdir (8). Almaç ve ark. Sivas’daki ilkokullarda gerek KOM (%2.6), gerekse SOM (%15.1) prevalansını
yüksek oranlarda bulmuşlardır (1). Özcan ve Görür
ise Kahramanmaraş Çocuk Yuvası’nda yaşayan 149
çocuk üzerinde yaptıkları çalışmada KOM prevalansını %8 olarak bulmuşlar ve bu yüksek oranı çocukların düşük sosyoekonomik düzeye sahip ailelerden
gelmiş olması, yetersiz beslenme ve yetersiz sağlık
hizmeti almalarına bağlamışlardır (4). Okur ve ark.
Tablo I. Saptanan kulak zarı patolojileri ve olguların dağılımı
Patoloji Sayı (n) Yüzde (%)
Kulak zarı perforasyonu 134 3.1
Miringoskleroz 230 5.3
Retraksiyon cebi 27 0.6
Toplam 391 9.1240 • Aralık 2008 • Gülhane Tıp Derg Vayısoğlu ve ark.
Kahramanmaraş Yatılı Bölge Okulunda KOM sıklığını
7–12 yaş arasında %2.2, 13-16 yaş arasında ise %3.4
ve tüm yaş grupları göz önüne alındığında %2.9 olarak bildirmişlerdir (9). Öztürk ve ark. ise 2003 yılında
Düzce’de 1282 çocuk üzerinde yaptıkları tarama sonucunda KZ perforasyonu için %0.9 ve SOM için %5
oranlarını bildirmişlerdir (10).
Amusa ve ark. Nijerya’da 0–12 yaş arası çocuklarda
yaptıkları bir çalışmada KOM insidansını %2.5 olarak bulmuşlardır (11). Biswas ve ark. ise Bangladeş’de
4–13 yaş arası çocuklarda yaptıkları bir okul taramasında KOM insidansını %12.44 olarak bulmuşlardır
(12). Zakzouk ve ark. Suudi Arabistan’da 12 yaşına kadar 9540 çocukta KOM insidansını %1.3 olarak bulmuşlardır (13). Vietnam’da 6 ay ile 10 yaş arası 3300
çocuk üzerinde yapılan taramada ise KOM prevalansı
%6.86 olarak bildirilmiştir (14). İsrail’de yapılan bir
çalışmada ise KSOM prevalansı %0.95 ve kolesteatom
prevalansı %0.4 olarak bulunmuş ve KOM’lu hastaların %41’inde kolesteatom geliştiği bildirilmiştir (15).
Çalışmamızda KSOM prevalansı %3.1 olarak bulundu ve Bluestone’un sınıflamasına göre yüksek
riskli gruba dahil olmaktadır. Çalışmamız sadece erkeklerden oluşan bir grup üzerinde yapılmış olmakla birlikte, aynı yaş grubundan ve Türkiye’nin çeşitli
bölgelerinden gelen erlerden oluşmuş olması nedeni
ile KSOM prevalansı için bir örnek oluşturacağını
düşünmekteyiz.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

