Hemşirelik Yüksek Okulu öğrencilerinin intörn eğitim programından beklentileri ile program sonunda kazanım ve önerilerinin değerlendirilmesi
Kaynaklar
1. Kim KH. Clinical competence among senior nursing
students after their preceptorship experiences. J Prof
Nurs 2007; 23: 369-375.
2. Shipton SP. The process of seeking stress-care: coping as
experienced by senior baccalaureate nursing students in
response to appraised clinical stress. J Nurs Educ 2002;
41: 243-256.
3. Mailloux CG. The extent to which students’ perceptions
of faculties’ teaching strategies, students’ context,
and perceptions of learner empowerment predict
perceptions of autonomy in BSN students. Nurse Educ
Today 2006; 26: 578-585.
4. Heslop L, McIntyre M, Ives G. Undergraduate
student nurses’ expectations and their self-reported
preparedness for the graduate year role. J Adv Nur 2001;
36: 626-634.
5. Williamson GR, Webb C. Supporting students in
practice. J Clin Nurs 2001; 10: 284-292.
6. Peyrovi H, Nikravesh MY, Oskouie SF, Berterö C. Iranian
student nurses’ experiences of clinical placement. Int
Nurs Rev 2005; 52: 134-141.
7. Harrison TM, Stewart S, Ball K, Brat MM. Enhancing the
transition of senior nursing students to independent
practice. J Nurs Adm 2007; 37: 311-317.
8. Cooper C, Taft LB, Thelen M. Preparing for practice:
students’ reflections on their final clinical experience.
J Prof Nurs 2005; 21: 293-302.
9. Sevean PA, Poole K, Strickland S. Actualizing scholarship
in senior baccalaureate nursing students. J Nurs Educ
2005; 44: 473-476.
10. Gümral N, Coşar F. Ebelik ve hemşirelik son sınıf
öğrencilerinin okul-hastane işbirliği ile ilgili görüşlerinin
değerlendirilmesi. SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi 2006; 13:
21-24.
11. Chung LYF, Wong FKY, Cheung SCM. Fostering maturity
for senior nursing students: a pre-graduation clinical
placement. Nurse Educ Today 2008; 28: 409-418.
12. Goldenberg D, Iwasiw C, MacMaster E. Self-efficacy of
senior baccalaureate nursing students and preceptors.
Nurse Educ Today 1997; 17: 303-310.
Giriş
Klinik öğretim, hemşirelik eğitiminin bütünleyici
ve en önemli parçalarından birisidir. Klinik deneyim
öğrencilerin bilgilerini gerçek ortamda kullanması-
nı, psikomotor becerilerinin gelişmesini ve mesleki
sosyalizasyonunu sağlar. Bununla birlikte yapılan
çalışmalar, klinik uygulamaların öğrenciler için stres
oluşturması, kısa süreli olması, beceri odaklı olması,
klinik ortamın öğrenme hedefini karşılamaması, rol
modeli görmekteki sorunlar ve iş merkezli çalışmalar
nedeniyle tam olarak istendik şekilde uygulanamadı-
ğını göstermektedir (1-6). Tüm dünyada hemşirelik
programlarında klinik uygulamalar benzer şekilde
sürdürülmektedir. Birçok üniversitede klinik uygulamaların daha verimli ve öğretici olabilmesi için yeni
programlar denenmektedir. En yaygın uygulanan ise
son yıl içinde düzenlenen intörn uygulamasıdır.
GATA Hemşirelik Yüksek Okulu’nda 2003-2004
Eğitim-Öğretim yılından itibaren entegre eğitim modeli uygulanmaktadır. Entegre eğitim sistemine göre
birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda dersler komiteler
şeklinde yürütülmekte, aktif eğitim yöntemleri kullanılmakta, laboratuvar ve kliniklerde beceri eğitimi verilmektedir. Üçüncü sınıf öğrencileri bunlara
ilave olarak kliniklerde hemşirelik süreci sistemini
kullanmakta ve hazırladıkları bakım planı çerçevesinde hasta bakımı vermektedir. Entegre eğitim sisteminde dördüncü yıl intörn programı olarak düzenlenmiştir. Bu sisteme göre eğitim gören öğrenciler
2006-2007 eğitim öğretim yılında intörn eğitimlerini
tamamlamışlardır.
İntörn programının genel hedefi öğrenciye, üç yıl
boyunca öğrendiği ve mezuniyette kazanmış olması
beklenen bilişsel, duyuşsal ve davranışsal tüm becerilerde ustalık kazandırmaktır. Programın amaçları ise
aşağıda belirtilmiştir.
• Öğrenciye farklı uygulama ortamları ile ilgili
teknik beceri ve işlemler konusunda bir anlayış
* GATA Hemşirelik Yüksek Okulu İç Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı
** GATA Hemşirelik Yüksek Okulu Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı
*** GATA Hemşirelik Yüksek Okulu Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Bilim Dalı
**** GATA Hemşirelik Yüksek Okulu Halk Sağlığı Hemşireliği Bilim Dalı
***** GATA Hemşirelik Yüksek Okulu Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı
****** GATA Hemşirelik Yüksek Okulu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı
******* GATA Hemşirelik Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı ve Bölüm Başkanı
Ayrı basım isteği: Nuran Tosun, GATA Hemşirelik Yüksek Okulu İç Hastalıkları
Hemşireliği BD, Etlik-06018, Ankara
E-mail: ntosun2002@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 14.04.2008 • Kabul tarihi: 08.09.2008Cilt 50 • Sayı 3 İntörn eğitim programı • 165
ve yeterlilik kazanmasını sağlayacak fırsatlar
sağlamak
• Öğrencinin mezuniyet öncesinde uygulamaları
doğru basamaklarla uygulama becerilerini
pekiştirmek
• Öğrencinin klinik karar verme becerilerini gerçek
yaşam ortamında pekiştirmek
• Öğrencinin iletişim becerilerini gerçek yaşam
ortamında pekiştirmek
• Öğrenciye hasta bakımının yönetiminde
hemşirelik sürecini kullanarak eleştirel düşünme
ve problem çözme becerilerini uygulaması için
fırsat sağlamak
• Öğrencinin yönetim ve temsil becerilerini
geliştirmek
• Öğrencinin uygulama alanına ve mesleğe
oryantasyonunu sağlamak
• Öğrenciye güvenli uygulama yapma yetkinliğini
mezuniyet öncesinde kazandırmak
2006-2007 eğitim-öğretim programında intörn öğ-
renciler altı rotasyon grubuna ayrılmış (Dahili klinikler,
Cerrahi klinikler, Yoğun Bakım üniteleri, Acil Tıp AD,
TSK Rehabilitasyon Merkezi, Psikiyatri klinikleri ve Saha
uygulaması) ve her rotasyon grubunda 19-20 iş günü
staj yapmışlardır. Yoğun bakım ve acil gruplarında intörn uygulaması 7-13 ve 13-19 saatleri arasında ikili şift
şeklinde olmuştur. Her öğrenci 2-5 hastaya bakma sorumluluğu almış ve hasta paylaşımı, öğretim elemanı ve
başhemşire koordinasyonu ile sağlanmıştır. Öğrenciler
bakım verdikleri hastaların tüm bakım sorumluluğunu
hastanın hemşiresi nezaretinde almışlar ve uygulamalarını kendi dosyalarına kayıt etmişlerdir. Şiftler ile gü-
nün başında ve sonunda yazılı-sözlü hasta devir teslimi
yapmışlardır. Her öğrenci hastaları ile ilgili bakım planı
kaydı tutmuş ve öğretim elemanı ile haftada en az bir
kez bakım planı tartışması yapmıştır. Ayrıca öğrenciler öğretim elemanı ile haftada en az bir kez literatür
tartışması yapmış ve kliniklerin hizmet içi eğitimlerine
katılmışlardır. Her haftanın son uygulama günü bitiminde, öğretim elemanları sorumlu oldukları öğrencilerle haftalık izlem ve süpervizyon toplantısı yapmıştır.
Öğrenciler, bir önceki rotasyondan eksik bulunan becerileri, yeni staj yerinde öğretim elemanı/klinik hemşiresi
denetiminde tamamlamışlardır. Rotasyonun sona erdi-
ği haftanın son günü, öğrenciler öğretim elemanlarının
hepsinin katıldığı klinik sonu değerlendirme toplantısı
yapmışlardır. Öğrenciler her rotasyon için bakım planı (%50)+profesyonel tutum (%10)+klinik eğitimcinin
notu (%20)+mini klinik sınav notundan (%20) oluşan
bir uygulama notu almışlardır. Uygulamadan geçme
notu alt sınırı yüzlük sistemde 75 olarak belirlenmiştir.
GATA Hemşirelik Yüksek Okulu’nda ilk kez uygulanan intörn eğitim programının etkinliğini ve sonuçlarını değerlendirmek, önümüzdeki yıllarda bu
programın daha verimli uygulanması için önemlidir.
Dolayısıyla öğretim elemanlarının, uygulama yapı-
lan kliniklerin ve öğrencilerin program hakkındaki
görüşleri ve önerileri değerlendirmeye alınmalıdır.
Bu araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılında ilk
kez uygulanan intörn eğitim programı öncesinde
öğrencilerin programdan beklentilerini ortaya koymak ve program sonundaki kazanım ve önerilerini
değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı çalışma olarak
yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem
Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılında
GATA Hemşirelik Yüksek Okulu’nda yapılmıştır.
Araştırmanın evrenini intörn eğitim programına
alınan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur.
Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş, tüm evrene ulaşılmıştır. Yüz on altı öğrenciden anket yoluyla veri sağlanmıştır.
Verilerin toplanmasında kullanılan anket formları, intörn eğitim programının amaç ve hedefleri göz
önünde bulundurularak araştırmacılar tarafından
geliştirilmiştir. İlk anket, intörn programı öncesinde öğrencilerin program hakkındaki düşüncelerini
ve beklentilerini belirlemeye yönelik beş açık ve üç
kapalı uçlu sorudan oluşmuştur. Ankette öğrencilerin teorik ve pratik yeterlilikleri yönünden kendilerini gördükleri seviyeyi işaretlemeleri için 0-10 puan
arasındaki Vizüel analog skala (VAS) kullanılmıştır
(0: Tamamen yetersiz, 10: Tamamen yeterli). Ayrıca
intörn eğitim programının hedefleri doğrultusunda
belirlenmiş 18 mesleki beceriye yönelik, öğrencilerin
ulaşmayı düşündükleri seviyeleri göstermeleri için de
VAS üzerinde işaretleme yapmaları istenmiştir. İntörn
eğitiminin sonunda uygulanan ikinci anket de benzer sorulardan oluşmuştur. Bu ankette farklı olarak,
öğrencilerin beklentilerinin ne derece karşılandığını
(tamamen karşılandı, yeterince karşılandı, kısmen
karşılandı ve karşılanmadı) işaretlemeleri istenen üç
kapalı uçlu ve önerilerine yönelik dört açık uçlu soru
yer almıştır. İlk anket, intörn eğitiminin başlangıcında 4 Ekim 2006 tarihinde, ikinci anket ise intörn eğitiminin sonunda 4 Haziran 2007 tarihinde uygulanmıştır. Araştırma için okul yönetiminden gerekli izin
alınmıştır. Anketlerin uygulanmasından önce öğrencilere çalışmanın amacı ve önemi hakkında gerekli
açıklamalar yapılmış ve onayları alınmıştır.
Anketlerden elde edilen veriler SPSS 11.0 (SPSS
Inc., Chicago, IU., USA) programı kullanılarak de-
ğerlendirilmiştir. Tüm veriler ile ilgili tanımlayıcı
istatistiklerde Ortalama±Standart Sapma (x
_
±ss) ve
yüzdelik (%) gösterimi kullanılmıştır. Gruplara göre 166 • Eylül 2008 • Gülhane Tıp Derg Tosun ve ark.
karşılaştırmalar için “Bağımlı gruplarda ortalamalar arasındaki farkın önemlilik testi” kullanılmıştır.
p<0.001 değeri “İstatistiksel olarak önemli” şeklinde
yorumlanmıştır.
Bulgular
Tablo I’de öğrencilerin intörn eğitim programı hakkındaki genel düşünceleri yer almaktadır. İntörn eğitimi başlangıcında programın öğrenciler için çoğunlukla hemşire rolüne geçmeyi (%50.8), teorik bilgiyi
pratiğe aktarmayı (%47.4) ve pratik beceriyi artırma
fırsatını (%44.8) ifade ettiği görülürken, intörn eğitimi sonunda öğrencilerin çoğunluğu programın kendilerini mesleğe hazırladığını (%48.3), bu eğitim deneyimini yaşamaktan memnun olduklarını (%41.4)
ve öz güvenlerinin arttığını (%40.5) belirtmişlerdir.
Öğrencilerin intörn eğitim programı sırasında kar-
şılaştıkları hasta bakım sorunlarını çözme yolları
konusunda programın başlangıcındaki düşünceleri
ile, program sırasındaki uygulamaları benzerlik göstermiştir. Öğrenciler çoğunlukla klinik hemşirelerine
(%95.7) ve öğretim elemanlarına (%91.4) danışarak
hasta bakım sorunlarını çözdüklerini ifade etmişlerdir (Tablo II).
Tablo III’de öğrencilerin intörn eğitiminin başlangıcında öğretim elemanlarından beklentileri ve program sonundaki önerileri yer almaktadır. Öğrencilerin
beklentilerinin çoğunlukla, öğretim elemanlarının
anlayış göstermeleri (%43.9), kliniklerde yanlarında
olmaları (%39.6), uygulamalarda yardımcı olmaları
(%37.0) ve teorik yönden desteklemeleri (%24.1) yö-
nünde olduğu görülmüştür. İntörn eğitimi sonunda
öğrencilerin %69.8’i beklentilerinin yeterince karşı-
landığını belirtmişlerdir. Programın sonunda öğrenTablo III. Öğrencilerin öğretim elemanlarından beklentileri ve
önerileri (n=116)
İntörn eğitimi başlangıcındaki beklentileri Sayı* %
Anlayış göstermeleri 51 43.9
Kliniklerde yanlarında olmaları 46 39.6
Uygulamalarda yardımcı olmaları 43 37.0
Teorik yönden desteklemeleri 28 24.1
Öğrencileri savunucu olmaları 15 12.9
Öğrencileri motive etmeleri 9 7.7
Kolaylık sağlamaları 8 6.8
İntörn eğitimi sonundaki önerileri Sayı* %
Öğrencilerin yanında daha fazla bulunmaları 36 31.0
Öğrenciyi yönlendirmeleri 14 12.1
Teorik yönden öğrenciyi desteklemeleri 6 5.2
Branşlarına uygun kliniklere çıkmaları 5 4.3
Öğrenciye klinik araştırma yaptırmaları 2 1.7
Öneride bulunmayanlar 61 52.5
*Bir öğrenci birden fazla ifade belirttiği için sayı katlanmıştır
Tablo I. Öğrencilerin intörn eğitim programı hakkındaki
düşünceleri (n=116)
İntörn eğitimi başlangıcında Sayı* %
Hemşire rolüne geçiş dönemi 59 50.8
Teorik bilgiyi pratiğe aktarma fırsatı 55 47.4
Pratik beceriyi artırma fırsatı 52 44.8
Eksiklerini tamamlama dönemi 15 12.9
Yorucu bir süreç 12 10.3
Bütüncül bakım verme sorumluluğu 9 7.7
Kliniği tanıma şansı 8 6.8
Zevkli ve doyurucu bir süreç 5 4.3
Sorumlulukların artacağı bir dönem 3 2.5
İntörn eğitimi sonunda Sayı* %
Kendini mesleğe hazır hissetme 56 48.3
Bu deneyimi yaşamaktan memnun olma 48 41.4
Kendine daha fazla güvenme 47 40.5
Kendini geliştirme 29 25.0
Klinikleri tanıma 7 6.0
Kendini yeterli hissetmeme 2 1.7
İletişim becerilerinin gelişmesi 2 1.7
*Bir öğrenci birden fazla ifade belirttiği için sayı katlanmıştır
Tablo II. Öğrencilerin intörn eğitimini sırasında karşılaştıkları
hasta bakım sorunlarını çözme yolları (n=116)
İntörn eğitimi
başlangıcındaki
düşünceleri
Sayı* (%)
İntörn eğitimi
sonundaki
görüşleri
Sayı* (%)
Öğretim elemanlarına danışma 108 (93.1) 106 (91.4)
Klinik hemşirelerine danışma 103 (88.8) 111 (95.7)
Hemşirelik literatürünü okuma 102 (87.9) 90 (77.6)
Sorumlu hemşirelere danışma 78 (67.2) 77 (66.4)
Arkadaşlarına danışma 59 (50.9) 67 (57.8)
Doktorlara danışma 41 (35.3) 70 (60.3)
*Bir öğrenci birden fazla yanıt verdiği için sayı katlanmıştırCilt 50 • Sayı 3 İntörn eğitim programı • 167
cilerin %52.5’i öğretim elemanları için bir öneride
bulunmazken, %31.0’i öğretim elemanlarının daha
fazla yanlarında bulunmasını önermişlerdir.
Öğrencilerin intörn eğitimi başlangıcında klinik personelinden beklentileri ve program sonundaki önerileri Tablo IV’de verilmiştir. Klinik personelinden beklentilerini, kendilerini sağlık ekibinin bir üyesi olarak
görmeleri (%41.3), açıklayıcı ve bilgilendirici olmaları (%40.5), yardımcı (%34.4) ve hoşgörülü (%31.8)
olmaları şeklinde sıralamışlardır. İntörn eğitimi sonunda öğrencilerin %62.1’i beklentilerinin yeterince
karşılandığını belirtmiş ve %54.3’ü klinik personeli
için bir öneride bulunmazken, %19.8’i hemşirelerin,
%17.2’si ise doktorların intörn eğitim programı hakkında daha fazla bilgilendirilmesini önermişlerdir.
Öğrencilerin çoğunluğu intörn eğitiminin başlangıcında kendi sorumluklarını, bütüncül hasta bakımı vermek (%44.0), kendini geliştirmek (%37.9)
ve çalışmak (%34.5) olarak belirtmişlerdir (Tablo
V). Programın sonunda ise öğrencilerin %72.4’ü
bu sorumlulukları tamamen, %27.6’sı ise yeterince yerine getirdiğini düşündüğünü belirtmişlerdir.
Önümüzdeki yıllarda diğer öğrencilere önerilerini ise
istekli ve girişken olmaları (%36.2), araştırma yapmaları-literatürü takip etmeleri (%19.0), teorik bilgilerini geliştirmeleri (%18.1) ve planlı çalışmaları (%17.2)
şeklinde sıralamışlardır.
Öğrencilerin %69.0’ı rotasyon yapılan klinikleri,
%70.7’si uygulama saatlerini ve %56.9’u değerlendirmeleri uygun bulduklarını belirtirken, %27.6’sı şift
saatlerinin uzatılmasını önermişlerdir (Tablo VI).
Araştırmada, öğrencilerin intörn eğitimi başlangı-
cında ve sonunda teorik ve pratik yönden kendilerini gördükleri seviyeyi VAS (0: Tamamen yetersiz, 10:
Tamamen yeterli) üzerinde işaretlemeleri istenmiştir.
Buna göre öğrencilerin intörn eğitim programının sonunda teorik ve pratik yönden ilerleme kaydettikleri
belirlenmiş ve aralarındaki farklılık istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.001) (Tablo VII). Aynı
şekilde, intörn eğitim programının hedefleri doğrultusunda belirlenmiş 18 mesleki beceriye yönelik, öğ-
rencilerin programın başında kazanmayı hedefledikleri yeterlikleri ve programın sonunda kazandıklarını
düşündükleri yeterliklerini işaretlemeleri istenmiştir.
Tablo V. Öğrencilerin kendi sorumluluklarına ilişkin görüşleri ve
diğer öğrencilere önerileri (n=116)
İntörn eğitimi başlangıcındaki görüşleri Sayı* %
Bütüncül hasta bakımı vermek 51 44.0
Kendini geliştirmek 44 37.9
Çalışmak 40 34.5
İstekli ve girişken olmak 18 15.5
Araştırmak 16 13.8
Disiplinli olmak 13 11.2
İyi iletişim kurmak 9 7.8
İntörn eğitimi sonundaki önerileri Sayı* %
İstekli ve girişken olmaları 42 36.2
Araştırma yapmaları ve literatür okumaları 22 19.0
Teorik bilgilerini geliştirmeleri 21 18.1
Planlı çalışmaları 20 17.2
İletişime önem vermeleri 8 6.9
Öneride bulunmayanlar 46 39.6
*Bir öğrenci birden fazla ifade belirttiği için sayı katlanmıştır
Tablo IV. Öğrencilerin klinik personelinden beklentileri ve
önerileri (n=116)
İntörn eğitimi başlangıcındaki
beklentileri
Sayı* %
Öğrencileri sağlık ekibinin bir üyesi olarak
görmeleri
48 41.3
Açıklayıcı ve bilgilendirici olmaları 47 40.5
Yardımcı olmaları 40 34.4
Hoşgörülü olmaları 37 31.8
Uygulamalarda fırsat vermeleri 33 28.4
Sorumlulukları dışında iş yaptırmamaları 14 12.0
Güler yüzlü olmaları 14 12.0
Öğrencilerin kliniğe oryantasyonlarını
sağlamaları
9 7.7
Kendilerine rol modeli olmaları 8 6.8
İntörn eğitimi sonundaki önerileri Sayı* %
Hemşirelerin intörn programı hakkında daha
fazla bilgilendirilmesi
23 19.8
Doktorların intörn programı hakkında daha
fazla bilgilendirilmesi
20 17.2
Öğrencilerle daha fazla ilgilenmeleri 15 12.9
Daha açıklayıcı ve bilgi verici olmaları 12 10.3
Öğrencileri iş yüklerini azaltan biri olarak
görmemeleri
11 9.5
Öğrencileri sağlık ekibinin üyesi olarak
görmeleri
4 3.4
Öneride bulunmayanlar 63 54.3
*Bir öğrenci birden fazla ifade belirttiği için sayı katlanmıştır168 • Eylül 2008 • Gülhane Tıp Derg Tosun ve ark.
Öğrenciler tüm becerilerde hedefledikleri seviyelerin
üzerinde yeterlik kazandıklarını belirtmişler ve aralarındaki farklılık istatistiksel olarak önemli bulunmuş-
tur (p<0.001) (Tablo VIII). Bu 18 maddelik ölçeğin
Cronbach α değeri, ilk uygulamada 0.978 ve ikinci
uygulamada 0.969 olarak hesaplanmıştır.
Araştırmada öğrencilere teorik ve pratik yeterliklerinin gelişmesinde yararlı buldukları klinikler/rotasyonlar da sorulmuş ve istatistiksel analiz yapılmamış
olmakla birlikte sırasıyla Acil Tıp, Cerrahi Yoğun
Bakım Üniteleri, Dahiliye Yoğun Bakım Üniteleri,
Cerrahi klinikler, Dahili klinikler, TSK Rehabilitasyon
ve Bakım Merkezi ve Dispanser/Revir rotasyonlarını
yararlı bulduklarını belirtmişlerdir.
Tartışma
GATA Hemşirelik Yüksek Okulu’nda uygulanan
entegre eğitim programı çerçevesinde 2006-2007
eğitim-öğretim yılında ilk kez gerçekleştirilen intörn eğitim programı öncesinde öğrencilerin programdan beklentilerini ortaya koymak ve program
sonundaki kazanım ve önerilerini değerlendirmek
amacıyla yapılan bu çalışmadan elde edilen sonuçların, daha sonraki yıllarda intörn eğitimlerinin planlanmasında ve uygulanmasında yol gösterici olacağı
değerlendirilmektedir.
Öğrenciler intörn eğitiminin başlangıcında bu programı hemşire rolüne geçme, teorik bilgiyi pratiğe aktarma ve pratik beceriyi artırma fırsatı olarak görmüş-
lerdir (Tablo I). Bu beklentiler intörn programının
hedefleriyle uyum göstermektedir. İntörn programı-
nın sonunda da öğrenciler, kendilerini mesleğe hazır
hissettikleri, bu eğitim deneyiminden memnun oldukları ve öz güvenlerinin arttığı yönünde geri bildirimlerde bulunmuşlardır (Tablo I). Tablo VII ve VII’de
de görüldüğü gibi, öğrencilerin kendilerini teorik-pratik yönden ve mesleki beceriler bakımından ilerlemiş
olarak görmeleri bu sonucu desteklemektedir. Diğer
ülkelerde lisans düzeyinde hemşirelik eğitimi veren
okullarda, son sınıf öğrencilerinin klinik uygulamalarını değerlendirmeye yönelik yapılan çalışmalarda
da, eğitim programları farklılık göstermekle birlikte
benzer sonuçlar vurgulanmıştır. Öğrenciler son sınıf
klinik uygulamalarının kendilerini profesyonel role
hazır hissetmelerini, teorik ve pratiği bütünleştirebilmelerini ve mesleki yeterliliklerinin artmasını sağladığını belirtmişlerdir (1,7-9). Türkiye’de bu konu ile
ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır. Gümral ve Coşar
tarafından yapılan ve klinik sahada entegre uygulama dersi alan son sınıf hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin okul-hastane işbirliği ile ilgili görüşlerinin
incelendiği çalışma sonuçları, bizim sonuçlarımızla
benzerlik göstermektedir. Bu programa katılan son
sınıf öğrencilerinin %89.3’ü kendilerini mezuniyete/
mesleğe hazır hissettiklerini, %50.1’i özgüven ve yeterlik kazandıklarını ifade etmişlerdir. Aynı çalışmada
intörn programına katılan mezunların klinik sahada
daha verimli çalıştıkları ve kaliteli hasta bakım hizmeti sundukları rapor edilmiştir (10).
Öğrenciler intörn eğitim programı sırasında karşı-
laştıkları hasta bakım sorunlarını çoğunlukla klinik
hemşirelerine ve öğretim elemanlarına danışarak çözTablo VII. İntörn eğitiminin başlangıcında ve sonunda öğrencilerin kendi teorik ve pratik yeterlik seviyelerinin karşılaştırılması
(n=116)
İntörn eğitimi
başlangıcında
x
_
±ss
İntörn
eğitimi
sonunda
x
_
±ss
t p değeri
Teorik yeterlik 6.93±1.71 8.81±0.98 -13.782 <0.001
Pratik yeterlik 5.20±2.24 9.27±0.75 -21.346 <0.001
*Bağımlı gruplarda ortalamalar arasındaki farkın önemlilik testi
Tablo VI. Öğrencilerin intörn programı hakkındaki değişiklik
önerileri (n=116)
Rotasyon yapılan kliniklere yönelik Sayı* %
Klinikler uygun 80 69.0
Daha yoğun kliniklerin seçilmesi 16 13.8
Seçmeli kliniklerin sayısının artırılması 16 13.8
Rehabilitasyon Merkezi rotasyonunun
kaldırılması veya öğrenci sayısının
azaltılması
13 11.2
Uygulama saatlerine yönelik Sayı* %
Uygulama saatleri uygun 82 70.7
Şift saatlerinin uzatılması 32 27.6
Şift uygulamasının kaldırılması 13 11.2
Değerlendirmeye yönelik Sayı* %
Değerlendirmeler uygun 66 56.9
Öğretim elemanlarına göre farklılıkların
olmaması
22 19.0
Hasta başı sınav yapılması 15 12.9
Klinik hemşirelerinin öğrencileri daha
objektif değerlendirmesi
12 10.3
Mini klinik sınavının yüzdeliğinin artırılması 4 3.4
Klinik hemşirelerinin hasta başı sınav
yapması
2 1.7
*Bir öğrenci birden fazla ifade belirttiği için sayı katlanmıştırCilt 50 • Sayı 3 İntörn eğitim programı • 169
me yoluna gitmişlerdir (Tablo II). Öğrencilerin hasta bakımında hemşirelik sürecini kullanarak eleştirel
düşünme ve problem çözme becerilerini uygulamaları ve klinik karar verme becerilerini gerçek uygulama
ortamında pekiştirmeleri, intörn programının amaç-
larındandır. Programın uygulanması sürecinde de öğ-
retim elemanları klinik hemşireleri ile daima işbirliği
içerisinde olmuş, öğrencilerden beklentiler konusunda görüş birliği sağlanmış ve klinik hemşireleri de
öğrencilerin eğitim sorumluluğunu paylaşmışlardır.
Klinik hemşireleri genellikle teknik beceri ve işlemlerde öğrencinin yeterli hale gelmesi ve güvenli uygulama yapma yetkinliğine ulaşmasında destekleyici rol
üstlenirken; öğretim elemanları teorik bilgiyi kliniğe
aktarma ve kritik düşünme becerilerinin gelişmesi yö-
nünde rol oynamıştır. Bu roller rotasyon yapılan kliniklerin özelliklerine göre farklılıklar gösterebilmiştir.
Uygulama sırasında öğrencilerin çoğunlukla klinik
hemşireleri ve öğretim elemanları ile paylaşımlarda
bulunması, karşılaştıkları hasta bakım sorunlarında
öncelikle onlardan danışmanlık almalarını kaçınılmaz kılmıştır. Bunun yanında öğrencilerin hemşirelik literatürü okuma (%77.6) ve doktora danışma
oranlarının (%60.3) da yüksek olması olumlu olarak
değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar, öğrencilerin teorik
bilgilerini geliştirme ve uygulamaya aktarma çabası
içinde olduklarını göstermesinin yanında, ekip işbirliği anlayışını göstermesi bakımından önemlidir.
İntörn programının başlangıcında öğrencilerin öğ-
retim elemanlarının anlayış göstermeleri, yanlarında
olmaları, uygulamalarda yardımcı, teorik yönden destekleyici, savunucu ve motive edici olmaları şeklindeki
beklentilerinin (Tablo III), programın sonunda yeterince karşılandığını (%69.8) ifade etmeleri olumlu olarak
değerlendirilmiştir. Önceki sınıflardaki klinik uygulamalarından farklı olarak, intörn programı süresince öğ-
renciler aynı klinikte daha uzun süre çalışmışlar, klinikteki öğrenci sayıları 3-5 arasında olmuş ve öğretim elemanları da uzmanlıklarına uygun olarak 1-2 klinikten
sorumlu tutulmuşlardır. Dolayısıyla öğretim elemanları
aynı klinikte, daha az sayıda öğrenci ile daha uzun süre
uygulama yapma ve öğrenciyi daha iyi değerlendirme
Tablo VIII. İntörn programının hedefleri doğrultusunda belirlenmiş becerilere yönelik, öğrencilerin programın başında hedefledikleri ve
programın sonunda kazandıklarını düşündükleri yeterliklerinin karşılaştırılması (n=116)
Beceriler İntörn eğitimi başlangıcında x
_
±ss İntörn eğitimi sonunda x
_
±ss t* p
Veri toplama 8.72±1.36 9.59±0.62 -6.146 <0.001
Hemşirelik tanısı koyma 8.55±1.63 9.63±0.55 -6.855 <0.001
Bakımı planlama 8.66±1.57 9.62±0.57 -6.218 <0.001
Planlanan bakımı uygulama 8.59±1.75 9.57±0.70 -5.394 <0.001
Bakım sonuçlarını değerlendirme 8.70±1.54 9.60±0.66 -5.691 <0.001
Hasta/aile ile iletişim kurma 8.94±1.61 9.75±0.43 -5.170 <0.001
Sağlık ekibi ile iletişim kurma 8.71±1.63 9.69±0.79 -5.703 <0.001
Teorik bilgiyi uygulamaya aktarma 8.80±1.50 9.48±0.68 -4.392 <0.001
Araştırma yapma 8.30±1.81 9.40±0.77 -5.781 <0.001
Kanıta dayalı uygulama 8.15±1.96 9.29±0.88 -5.821 <0.001
Etik kurallara uyma 8.79±1.46 9.52±0.73 -4.770 <0.001
Hasta savunuculuğu yapma 8.07±1.95 9.33±0.88 -6.329 <0.001
Sağlıklı/hasta bireye eğitim verme 8.82±1.53 9.64±0.55 -5.358 <0.001
Hastaya/aileye danışmanlık yapma 8.57±1.61 9.55±0.73 -5.817 <0.001
İlaç bilgisi ve güvenli ilaç uygulama 8.29±2.10 9.47±0.73 -5.739 <0.001
Tıbbi araç-gereci kullanma 8.57±1.65 9.49±0.72 -5.363 <0.001
Hastayı tanı işlemlerine hazırlama 8.73±1.72 9.51±0.73 -4.313 <0.001
Empati 9.01±1.38 9.72±0.38 -5.096 <0.001
*Bağımlı gruplarda ortalamalar arasındaki farkın önemlilik testi170 • Eylül 2008 • Gülhane Tıp Derg Tosun ve ark.
fırsatı elde etmiştir. Ayrıca öğrencilerin tüm mesleki
derslerini tamamlayarak intörn uygulamasına başlaması da, bütüncül hasta bakımını, kapsamlı vaka tartışmalarını ve teorik bilginin uygulamaya aktarılmasını kolaylaştırmıştır. Tüm bunların sonucu olarak, öğrenciler
ve öğretim elemanları için daha verimli bir eğitim ortamı sağlanmış ve öğrencilerin çoğunluğu beklentilerini
karşılamıştır. Yurtdışında yapılmış bazı çalışmalarda da,
intörn öğrencilerin sorumlu öğretim elemanlarından
beklentilerinin benzer olduğu görülmektedir. Bu beklentiler otonomilerinin artması için bireysel uygulama
fırsatı vermeleri (3,7), pozitif geri bildirimlerde bulunmaları ve motive etmeleri (4,8), duygu ve düşüncelerini
anlamaları (8), klinik ve öğrenciler arasındaki iletişimi
kolaylaştırmaları ve savunucu olmaları (2) ve destekleyici olmaları (5,6,9) şeklindedir. Çalışmamızda öğrencilerin intörn programı sonunda öğretim elemanları ile
ilgili önerilerinin başında “öğrencilerin yanında daha
fazla bulunmaları” (%31.0) gelmektedir. Bu sonuç;
öğrencilerin çoğunluğunun hasta bakım sorunlarını
çözmede klinik hemşirelerine ve öğretim elemanları-
na danıştıklarını belirtmiş olmalarına rağmen (Tablo
II), uygulamalarında ve klinik kararlarında kendilerini
daha güvenli hissetme ve her an danışmanlık alma ihtiyacında olduklarını düşündürmektedir. Chung ve ark.
nın çalışmasında da, son sınıf öğrencileri klinik uygulamalarda kendilerinden ve klinik ortamından kaynaklanan kısıtlamaları aşmak için öğretim elemanlarını yanlarında görme ihtiyacını vurgulamışlardır (11).
İntörn uygulamasının başlangıcında öğrencilerin
klinik personelinden beklentileri genellikle, kendilerini sağlık ekibinin bir üyesi olarak görmeleri, açıklayıcı ve bilgilendirici olmaları, yardımcı ve hoşgörülü
olmaları ve uygulamalarda fırsat vermeleri yönünde
olmuştur (Tablo IV). Programın sonunda ise beklentilerinin yeterince karşılandığını (%62.1) belirtmeleri
olumlu olarak değerlendirilmiştir. Heslop ve ark.nın,
son sınıf öğrencilerinin intörn uygulaması öncesinde beklentilerini belirlediği çalışmasında, öğrenciler, öğretici, iyi ilişkilerin olduğu ve destekleyici bir
klinik ortam beklediklerini belirtmişlerdir (4). Konu
ile ilgili diğer çalışmalarda da öğrenciler, sağlık ekibinden beklentilerini, iyi rol modeli, rehber, kolaylaştırıcı, motive edici, fırsat verici ve kendilerini ekip
üyesi olarak kabullenici olmaları şeklinde sıralamış-
lardır (1,2,5,7,8,12). Bu sonuçlar bizim çalışmamızdaki öğrenci görüşleri ile benzerlik göstermektedir.
Profesyonel rol modeli oluşturan ve deneyimli klinik
hemşireleri ile birlikte klinik eğitim yaşantısı geçiren
öğrencilerin, kliniğe daha rahat uyum sağladığı, profesyonel rol kavramını daha iyi yerleştirdikleri, kritik
düşünme becerilerinin geliştiği, öz yeterliklerinin ve
iletişim becerilerinin arttığı belirtilmektedir (1,8,12).
İntörn programının başlangıcında öğrencilerin
kendi sorumluluklarını sırasıyla bütüncül hasta bakımı vermek, kendini geliştirmek ve çalışmak olarak
görmeleri, programın amaçları ile örtüşmekte ve öğ-
rencilerin istendik bir anlayışla programa başladıklarını göstermektedir (Tablo V). Programın sonunda
%36.2’sinin diğer öğrencilere istekli ve girişken olmalarını önermeleri ise, intörn eğitimi sırasında bu yaklaşımın olumlu etkilerini görmelerine ve yeterlilik kazanmalarında birincil sorumluluğun kendilerinde olduğunu fark etmelerine bağlanabilir. Bununla birlikte
öğrencilerin program hakkındaki değerlendirmelerini
derinlemesine araştırma ve analiz etme imkanı veren
kalitatif araştırmaların yapılması önerilebilir.
İntörn eğitim programı sonunda, öğrencilerin mesleki beceriler yönünden hedefledikleri seviyelerin
üzerinde yeterlik kazandıklarını düşündükleri görülmüştür (Tablo VIII). Entegre eğitim sistemine göre alt
sınıflardaki hastane uygulamaları, beceri eğitimine
dayalı ve kısa süreli komite stajları şeklinde yürütülmüştür. Komitelerin eğitim ve uygulama hedefleri
doğrultusunda yürütülen bu hastane uygulamalarında öğrenciler genellikle daha bağımlı konumda olmuştur. İntörn eğitim programı ise, öğrenciye üç yıl
boyunca öğrendiği ve mezuniyette kazanmış olması
beklenen tüm mesleki becerileri kazandırmaya yönelik olarak planlanmıştır. Programın klinik personeli
ve öğretim elemanlarının da katkılarıyla verimli şekilde yürütüldüğü, öğrencilerin mesleki gelişimlerine
olumlu katkı sağladığı ve öğrenciler açısından hedeflenen amaçlarına ulaştığı görülmüştür. Öğrencilerin
kendi yeterliklerini değerlendirmesi yoluyla elde edilen bu sonuçlar önemli olmakla birlikte, programın
hedefleri doğrultusunda objektif ölçüm araçlarının
geliştirilmesinin ve kalitatif araştırmaların yapılması-
nın, daha sonraki program değerlendirme çalışmalarında yararlı olacağı düşünülmüştür.
Öğrenciler intörn eğitiminde teorik ve pratik yeterliliklerinin gelişmesinde acil ve yoğun bakım rotasyonlarını daha yararlı bulmuşlar, bunları sırasıyla cerrahi, dahili klinikler ve saha uygulamaları izlemiştir.
Öğrencilerin acil ve yoğun bakım kliniklerinde ikili
şift şeklinde ve yoğun olarak çalışmalarının, kompleks hasta bakım problemleri ile karşılaşmalarının,
uygulama fırsatlarının daha fazla ve çeşitli olması-
nın; becerilerinin ve yetkinliklerinin gelişmesinde ve
dolayısıyla mesleki doyumlarının artmasında etkili
olduğu değerlendirilmiştir. Harrison ve ark. son sınıf
hemşirelik öğrencilerini hastane ortamında bağımsız
pratik uygulamalara hazırlamak amacıyla bir eğitim
programı yürütmüşler ve bizim çalışmamıza benzer
sonuçlar elde etmişlerdir. Öğrenciler dahiliye, cerrahi,
pediyatri, obstetrik ve psikiyatri rotasyonlarına göre, Cilt 50 • Sayı 3 İntörn eğitim programı • 171
yoğun bakım ve acil rotasyonlarında çalışmayı daha
ilginç ve yararlı bulmuşlardır (7). Heslop ve ark.nın
benzer bir çalışmasında da bu sıralama, yoğun bakım,
cerrahi, acil ve dahiliye şeklindedir (4).
Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda
GATA Hemşirelik Yüksek Okulu’nda ilk kez uygulanan intörn eğitim programının; öğrencilerin mesleki
yeterliklerinin artmasını sağladığı, kendilerini daha
yeterli ve mesleğe hazır hissetmelerine yardımcı olduğu ve öğrenciler açısından hedeflenen amaçlarına
ulaştığı söylenebilir. 2007-2008 öğretim yılı intörn
programının planlanmasında öğrencilerin önerileri
ve öğretim elemanlarının değerlendirmeleri göz önü-
ne alınarak, TSK Rehabilitasyon Merkezi rotasyonu
kaldırılmış ve şift uygulaması saatleri 08-15 ve 15-22
olarak yeniden düzenlenmiştir. Bunların dışında intörn eğitim programı için klinik yeterliliğin etkinli-
ğini değerlendirecek ölçüm araçlarının geliştirilmesi
önerilmektedir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

