İç Hastalıkları polikliniğine başvuran yaşlı hastalarda nütrisyonel durumun değerlendirilmesi ve malnütrisyonun diğer geriatrik sendromlarla ilişkisi
Kaynaklar
1. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğü Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü, Yaşlı
Sağlığı, Ağustos 2002.
2. Morley JE. Anorexia of aging: physiologic and
pathologic. Am J Clin Nutr 1997; 66: 760-773
3. Vellas B, Guigoz Y, Garry PJ, et al. The mini nutritional
assessment (MNA) and its use in grading the nutritional
state of elderly patients. Nutrition 1999; 15: 116-122.
4. Susman R, Riley MW. Introducing the oldest old.
Millbank Memorial Fund 1985; 63: 177-186.
5. James WP, Francois PJ. The choice of cut-off point for
distinguishing normal body weights from underweight
or ‘chronic energy deficiency’ in adults. Eur J Clin Nutr
1994; 48: 179-184.
6. Folstein M, Folstein SE, McHugh PR. Mini-Mental
State: a practical method for grading the cognitive state
of patients for the clinician. J Psychiatr Res 1975; 12:
189-198.
7. Yesavage JA, Brink TL, Rose TI, et. al. Development
and validation of geriatric depression screening scale: a
preliminary report. J Psychiatr Res 1983; 17: 37-49.
8. Marton KI, Sox HC Jr, Krupp JR. Involuntary weight
loss: diagnostic and prognostic significance. Ann Intern
Med 1981; 95: 568-574.
9. Sullivan DH, Patch GA, Walls RC, Lipschitz DA. Impact
of nutrition status on morbidity and mortality in a
select population of geriatric rehabilitation patients.
Am J Clin Nutr 1990; 51: 749-758.
10. Corish CA, Kennedy NP. Protein-energy undernutrition
in hospital in-patients. Br J Nutr 2000; 83: 575-591.
11. Visvanathan R. Under-nutrition in older people: a
serious and growing global problem. J Postgrad Med
2003; 49: 352-360.
12. Guigoz Y. The Mini Nutritional Assessment (MNA)
review of the literature—What does it tell us? J Nutr
Health Aging 2006; 10: 466-485.
13. Guigoz Y, Lauque S, Vellas BJ. Identifying the elderly at
risk for malnutrition. The Mini Nutritional Assessment.
Clin Geriatr Med 2002; 18: 737-757.
14. Matthews JH. Cobalamin and folate deficiency in the
elderly. Baillères Clin Haematol 1995; 54: 245-253.
15. Andrès E, Loukili NH, Noel E, et al. Vitamin B12
(cobalamin) deficiency in elderly patients. CMAJ 2004;
171: 251-259.
16. Nguven TV, Center JR, Eisman JA. Osteoporosis in
elderly men and women: effects of dietary calcium,
physical activity and body mass index. J Bone Miner
Res 2000; 15: 322-331.
17. Saito N, Tabata N, Saito S, et al. Bone mineral density,
serum albumin and serum magnesium. J Am Coll Nutr
2004; 23: 701S-703S.
18. Claggett MS. Nutritional factors relevant to Alzheimer’s
disease. J Am Diet Assoc 1989; 89: 392-396.
19. Thompson MP, Morris LK. Unexplained weight loss
in the ambulatory elderly. J Am Geriatr Soc 1991; 39:
497-500.
Giriş
Halen genç nüfusun çoğunlukta olduğu ülkemizde gelişen sağlık olanakları sayesinde yaşlı sayısı gün
geçtikçe artmaktadır. Altmış beş yaş ve üzeri bireyler
tüm toplumun 1985’de %4.2’sini (2.2 milyon) teşkil
ederken, bu oran bugün %5.6 (3.8 milyon) seviyelerindedir (1). Yakın gelecekte de %8’lere ulaşması
beklenmektedir.
Yaşlanma ile birlikte vücut kompozisyonunda, organ
fonksiyonlarında, enerji ihtiyacı ve kullanımında ve
besin gereksinimlerinde değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Abdominal yağ dokusu artışı ve kas kütlesinde
azalma (sarkopeni) sonucu hareket kısıtlılığı, kas iskelet sistemine ait sorunlar, insülin direnci, hipertansiyon, ateroskleroz ve glikoz/lipid metabolizması bozuklukları gelişmektedir. Yaşlılıkta kronik hastalıklar
ve malignitelerin görülme sıklığında belirgin artış olur
ve kognitif yetilerde azalma ortaya çıkar. Psikolojik
sorunlar ve bakım problemleri sonucu öğün atlama
ve/veya yetersiz beslenme ile sık karşılaşılır (%35-
40). Tüm bunlar malnütrisyona sebep olur (2). Aynı
zamanda bu sorunlar malnütrisyon ile kısır döngü
içerisindedir. Protein/enerji malnütrisyonu altta yatan sorunların daha da artmasına sebep olur. Bu kısır
döngüyü durdurmak için öncelikle malnütrisyon varlığının tespit edilmesi gerekmektedir. Mini nütrisyonel değerlendirme (MND) testi bu amaçla kullanılan
bir yöntemdir. MND sözel sorgulama ve antropometrik ölçümler kullanılarak yapılmaktadır. Laboratuvar
değerlendirme gerektirmediğinden, özellikle ayaktan
takip edilen hastalarda sıklıkla tercih edilmektedir
(3). Çalışmamızda İzmir İli Karşıyaka İlçesi Jandarma
Dispanseri İç Hastalıkları Kliniğine ayaktan başvuran
65 yaş ve üzeri hastalarda malnütrisyon oranının ve
malnütrisyonun diğer bazı geriatrik sendromlarla iliş-
kisinin araştırılması amaçlanmıştır.
* İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı
** İzmir Karşıyaka Jandarma Dispanseri, Biyokimya Bölümü
Ayrı basım isteği: Dr. Bülent Saka, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları AD, Millet Cad., Çapa/Fatih-34093, İstanbul
E-mail: drsakab@yahoo.com
Makalenin geliş tarihi: 02.01.2008 • Kabul tarihi: 28.06.2008
Bu makalenin özeti 6. Ulusal Geriatri Kongresi’nde (Antalya, 16-20 Ekim 2007) poster bildiri
olarak sunulmuştur152 • Eylül 2008 • Gülhane Tıp Derg Saka ve ark.
Gereç ve Yöntem
Çalışma, İzmir İli Karşıyaka İlçesi Jandarma
Dispanserinde prospektif olarak yürütüldü. İç
Hastalıkları polikliniğine Aralık 2006 ile Mart 2007
tarihleri arasında ardışık olarak herhangi bir sebeple
başvuran 65 yaş ve üstü 140 hasta çalışmaya dahil
edildi. Başvuru sırasında tüm hastalardan bilgilendirilmiş onam alındı. Hastalar yaş gruplarına göre erken ileri yaşlı (65-74 yaş), orta ileri yaşlı (75–84 yaş)
ve geç ileri yaşlı olmak üzere üç ayrı gruba ayrılarak
(4), aynı hekim ve laboratuvar personeli tarafından
değerlendirildi. Hastaların demografik özelliklerinin
yanı sıra, klinik sorunları ve özgeçmişleri, malnütrisyon ve diğer bazı geriatrik sendromlara yönelik çeşitli
sorgulamaları yapılarak kaydedildi.
Nütrisyonel açıdan değerlendirme MND testi ile yapıldı (Tablo I,II). MND testi, 15’i sözel sorgulama ve
3’ü antropometrik ölçüme dayalı toplam 18 sorudan
oluşmakta ve tüm nütrisyonel skorlama 30 puan üzerinden yapılmaktadır (3). Altı sorudan oluşan ön sorgulama kısımında (Tablo I) 14 üzerinden 12 veya üzeri
puan alındığında testin geri kalanına devam edilmez
ve kişide malnütrisyon olmadığı anlaşılır. Bu kısımda
11 veya altında puan alındığında ise testin geri kalan
12 sorusu da sorgulanır (Tablo II). Toplamda 23.5-30
puan arası normal nütrisyonel durumu, 17-23 puan
malnütrisyon riskini, <17 puan ise kesin malnütrisyonu gösterir. MND içinde yeralan 15 sözel soru ile hastanın nütrisyonel açıdan genel değerlendirilmesi ve
diyet alışkanlıkları sorgulanır. MND sırasında yapılan
antropometrik ölçümler ise; beden kitle indeksi (BKİ),
üst kol çevresi ve baldır çevresidir. BKİ <18.50 kg/m2
bulunan hastalar düşük kilolu, 18.50–24.99 kg/m2
olanlar normal kilolu, 25.00–29.99 kg/m2
olanlar ileri
kilolu ve ≥30.00 kg/m2
olanlar ise obez kabul edilmiş-
tir (5).
Geriatrik sendromların en önde gelen sebeplerinden kognitif fonksiyonlarda bozulma ve demansiyel
süreç geliştiğinde, günlük yaşam aktivitesi, enstrü-
mental aktivite ve sosyal uyumda ciddi bozukluklar ortaya çıkar. Çalışmamızda hastalarımızın biliş-
sel fonksiyonlarının belirlenmesinde Mini-Mental
Durum Değerlendirme (MMDD) testi kullanılmıştır
(6). On bir soruda oryantasyon, tanımlama, dikkat ve
hesaplama, hatırlama ve okuma/yazma değerlendirilmiştir (Başvuran tüm hastalar okur/yazardı). Toplam
30 üzerinden 23 veya daha düşük puan alınması biliş-
sel yeteneklerde kayıp olduğuna işaret etmektedir.
Duygudurum tespiti için tüm hastalara Geriatrik
Depresyon Ölçeği (GDÖ) uygulanmıştır (7). Toplam
30 sorudan 12 veya daha fazla olumsuz cevap aldı-
ğımız hastalara depresyon tanısı ile tedavi başlanmış
veya bu hastalar en yakın Psikiyatri Kliniğine sevk
edilmiştir.
Başvuru sırasında rutin incelemeler (tam kan sayımı ve biyokimyasal inceleme) için alınan kan örnekleri Karşıyaka Jandarma Dispanseri Biyokimya
Laboratuvarında değerlendirilmiştir. Biyokimyasal
analizlerde Autoanalyser Vitalab Flexor E cihazı kullanılmıştır (Vital Scientific N.V., The Netherlands).
Kemik yoğunluk ölçümü çeşitli sebepler nedeni ile
64 hastaya yapılabilmiştir (%46, 39 erkek, 25 kadın).
Kemik mineral yoğunluğu ölçümleri Lunar DPX-L
dual energy x-ray absorptiometry (DEXA) (Lunar–
DPT model) cihazı ile yapıldı. Ölçümler L1–4 anteroposteriyor ve L3 lateral ile femur boynu, trokanter ve
Tablo I. Mini nütrisyonel değerlendirme testi (MND)
1. Son üç ayda iştah azalması, sindirim sorunları, çiğneme ve yutma
güçlüğü nedeniyle besin tüketiminde azalma oldu mu ?
0= Şiddetli iştah kaybı
1= Orta derecede iştah kaybı
2= İştah kaybı yok
4. Son üç ayda hastanın psikolojik stres veya akut hastalık yakınması
oldu mu?
0= Evet
2= Hayır
2. Son aylarda ağırlık kaybı oldu mu?
0= 3 kg’dan fazla
1= Bilinmiyor
2= 1-3 kg
3= Ağırlık kaybı yok
5. Nöropsikolojik sorunları oldu mu?
0= Ciddi demans veya depresyon
1= Hafif demans
2= Psikolojik sorun yok
3. Hareketlilik?
0= Yatak veya sandalyeye bağımlı
1= Yatak ve sandalyeden kalkıyor, ancak dışarı çıkamıyor
2= Dışarı çıkabiliyor
6. Beden kitle indeksi (BKI, ağırlık/boy
2
)
0= 19’dan az
1= 19-21
2= 21-23
3= 23’den fazla
Tarama puanı (en çok 14 puan)
*12 puan ve üstü: Normal, risk yok-teste devam etmeye gerek yok
*11 puan ve altı: Malnütrisyon olabilir, değerlendirmeye devam edin (Tablo II)Cilt 50 • Sayı 3 Ayaktan başvuran yaşlılarda malnütrisyon • 153
Ward’s üçgeni bölgelerinden yapıldı. T ve Z skorları
kaydedildi.
Sayısal nitelikli değişkenlerin değerlendirilmesi
ve birbirleriyle karşılaştırılmasında Student’s t test,
Spearman korelasyon testi ve lineer regresyon analizi kullanılırken, sayısal olmayan değişkenlerin de-
ğerlendirilmesinde ki-kare testi kullanılmıştır. Elde
edilen p değeri ≤0.05 olduğunda analiz istatistiksel
olarak anlamlı kabul edilmiştir. Verilerin istatistiksel
analizi SPSS 10.0 (SPSS Inc, Chicago, IL) programı kullanılarak yapılmıştır.
Bulgular
Çalışmaya dahil edilen 140 hastanın ortalama yaşı
74±6 idi (65–90 yıl). Bunların 63’ü erkek (%45, 75±6
yaş, 65–90 yıl), 77’si (%55, 73±5 yaş, 65–85 yıl) kadındı (K/E: 1.22). Yaş gruplarına göre sınıflandırıldığında
65-74 yaş arasında 76 (%54), 75-84 yaş arasında 59
(%42) ve 85 yaş üzerinde 5 kişi (%4) bulunmaktaydı.
Bir kişinin BKİ’si <18.50 kg/m2
iken, 47 kişide (21 erkek
ve 26 kadın) 18.50 ile 24.99 kg/m2
arasında, 73 kişide
(36 erkek ve 37 kadın) 25.00–29.99 kg/m2
ve 19 kişide
ise (5 erkek ve 14 kadın) ≥30.00 kg/m2
idi (Tablo III).
İkisi kadın toplam üç hastada üst kol çevresi <21 cm
ve baldır çevresi <31 cm ölçüldü. Kırk üç kişide (%31)
diyabetes mellitus tanısı mevcuttu. Bunlardan ikisi
tek başına insülin tedavisi almakta, diğerlerinden 38’i
oral antidiyabetik ilaç tedavisi, 5’i oral antidiyabetik
ve insülini bir arada kullanmaktaydı. Hipertansiyon
tanısı olan 101 (%72) hastanın tümü bir veya daha
çok sayıda antihipertansif ilaç almaktaydı. Otuz bir
hasta (%22) statin tedavisi altındaydı.
Tüm hastalara başvuru sırasında MND testi uygulandı. Toplam 23 hastada (%16) (7 erkek ve 16 kadın)
MND skoru düşük bulundu. Bu hastaların üçünde
kesin malnütrisyon tanısı konulurken (MND skoru <17), 20 hastada malnütrisyon riski tespit edildi
(Şekil 1) (Tablo III). Yaş gruplarına göre sınıflandırıldığında 65-74 yaş arası 12 (%16), 75-84 yaş arası 9
Tablo II. Mini nütrisyonel değerlendirme testi (MND) (devam)
7. Bağımsız yaşama
(bakımevi veya hastane
dışında)?
0= Hayır
1= Evet
13. Yemek yeme şekli nasıl?
0= Yardımcı ile
1= Güçlükle kendi kendine yeme
2= Hiç sorunsuz kendi kendine
yeme
8. Günde 3 veya üzerinde
ilaç alıyor mu?
0= Evet
1= Hayır
14. Beslenme sorunu var mı ? (kendi
görüşü)
0= Major malnütrisyonlu
1= Bilmiyor veya orta düzeyde
malnütrisyonlu
2= Beslenme sorunu yok
9. Deride dokununca acıma
veya deri yaraları var mı?
0= Evet
1= Hayır
15. Protein alımı
a) Günde bir porsiyon süt veya süt
ürünü tüketiyor mu?
b) Haftada iki porsiyon veya daha
fazla kurubaklagil veya yumurta
tüketiyor mu?
c) Her gün et/balık/tavuk tüketiyor
mu?
0 puan= 0-1 evet
0.5 puan= 2 evet
1.0 puan= 3 evet
10. Hasta günde tam olarak
kaç öğün yemek yiyor?
0= 1 öğün
1= 2 öğün
2= 3 öğün
16. Aynı yaştaki insanlarda
karşılaştırıldığında kendi sağlığı
konusunda ne düşünüyor?
0= iyi değil
0.5= bilmiyor
1.0= iyi
2.0= çok iyi
11. Her gün iki veye daha
fazla porsiyon sebze–
meyve tüketiyor mu?
0= Hayır
1= Evet
17. Üst orta kol çevresi (cm)?
0= 21’den az
0.5= 21 – 22
1.0= 22’den fazla
12. Günde kaç bardak
sıvı (su, meyve suyu, çay,
kahve, süt) içiyor?
0= 3 bardağın altı
0.5= 3-5 bardak
1= 5 bardağın üzeri
18. Baldır çevresi kaç cm?
0= 31’den az
1= 31 ve üstü
Toplam Skor: >23.5 Normal
17–23 Malnütrisyon riski
<17 Malnütrisyon
Tablo III. Hastaların demografik ve antropometrik özellikleri ile
malnütrisyon veya malnütrisyon riski tespit edilen hastaların
mini nütrisyonel değerlendirme skorlarının dağılımı
Hasta sayısı (%)
Cinsiyet
Erkek
Kadın
63 45
77 55
Yaş grupları
65 – 74 yaş
75 – 84 yaş
≥ 85 yaş
76 54
59 42
5 4
Beden kitle indeksi
< 18.50 kg/m
2
18.50 – 24.99 kg/m
2
25.00 – 29.99 kg/m
2
≥ 30.00 kg/m
2
1 1
47 34
73 52
19 13
Mini nütrisyonel
değerlendirme (skor)
15
16
19
20
21
22
23
1 0.6
2 1.4
2 1.4
2 1.4
4 2.8
4 2.8
8 5.6154 • Eylül 2008 • Gülhane Tıp Derg Saka ve ark.
(%15) ve 85 yaş ve üzeri 2 (%40) hastada MND skoru
düşük bulundu. Malnütrisyon saptanan üç hastanın
ikisi <75 yaş, biri 75–84 yaş grubunda yer almaktaydı. Otuz beş hastada vitamin B12 eksikliği (%25, 21
erkek ve 14 kadın), 15 hastada (%11) ise demir eksikliği anemisi saptandı (Tablo IV). Düşük MND skorlu
hastalar ile diğerleri karşılaştırıldığında, vücut ağırlıkları (66.26±11.35 kg’a 73.24±10.85 kg, p=0.006) yanı
sıra lomber bölge (-2.05±1.33’e -1.05±1.51, p=0.045,
t=2.227) ve femur başından (-2.38±1.31’e -1.40±1.44,
p=0.039, t=2.242) ölçülen kemik yoğunluk ölçümleri
arasında anlamlı farklılık bulundu (Tablo V). Lineer
regresyon analizinde femur başı kemik yoğunluk öl-
çümü ile MND skorları arasında istatistiksel olarak
anlamlı ilişki tespit edildi (p=0.035) (Tablo VI). Sayıca
kadınlarda daha fazla olsa da, her iki cinsiyet arasında
osteoporoz gelişimi açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı (p=0.146) (Tablo VII). MND ve DEXA skorları arasında cinsiyet göz önünde bulundurularak yapı-
lan parsiyel korelasyon tayininde MND–lomber bölge
skorları ve MND–femur başı skorları arasında anlamlı
korelasyon tespit edildi (p=0.009 ve p=0.010).
İstatistiksel olarak anlamlı olmasa da, serum ferritin, total protein ve albumin düzeyleri bu hastalarda daha düşük bulundu (Ferritin: 70.23±55.01
ng/ml/79.83±54.44 ng/ml, total protein: 6.98±0.50
Tablo IV. Hastaların yaş gruplarına göre nütrisyonel yönden
değerlendirilmesi
65–74 yaş
(n=76)
75–84 yaş
(n=59)
≥85 yaş
(n=5)
Malnütrisyon/malnütrisyon riski 12 (%16) 9 (%15) 2 (%40)
Vitamin B12 eksikliği 17 (%22) 16 (%27) 2 (%40)
Demir eksikliği 11 (%14) 4 (%7) 0 (%0)
Yüzde hesapları, her bir yaş grubu içinde yeralan toplam hasta sayısı (n)
üzerinden yapılmıştır. Hastalarımızda ilerleyen yaşla birlikte malnütrisyon
riskinin arttığı görüldü. Özellikle ≥85 yaş üzeri her iki hastanın birinde
malnütrisyon riski mevcuttu
Tablo V. Student t-test: hastaların nütrisyonel durumu ile çeşitli parametrik değişkenlerin karşılaştırılması
Mini nütrisyonel
değerlendirme skoru ≤23, (n=23)*
Mini nütrisyonel
değerlendirme skoru >23, (n=117)*
p değeri
Vücut ağırlığı (kg) 66.26±11.35 73.24±10.85 0.006**
Beden kitle indeksi (kg/m
2
) 25.92±3.65 26.52±3.10 0.413
Total protein (gr/dl) 6.98±0.50 7.11±0.55 0.355
Albumin (gr/dl) 4.49±0.33 4.57±0.27 0.262
Ferritin (ng/ml) 70.23±55.01 79.83±54.44 0.663
Total kolesterol (mg/dl) 210.19±51.96 209.43±37.79 0.937
Trigliserid (mg/dl) 140.00±37.91 147.72±51.13 0.657
Vitamin B12 329.00±79.94 443.12±168.37 0.182
Folik asid 9.02±3.10 9.80±3.55 0.475
Hemoglobin (gr/dl) 12.28±1.31 12.31±1.14 0.910
DEXA Lumbar T skor -2.05±1.33 -1.05±1.51 0.045*
DEXA Femur T skor -2.38±1.31 -1.40±1.44 0.039*
*: Değerler ortalama±standart sapma olarak verilmiştir
**: Malnütrisyon riski olan hastaların vücut ağırlıkları ve kemik yoğunluk ölçümü sonuçları anlamlı olarak düşük bulundu
Şekil 1. Hastaların mini nütrisyonel değerlendirme testi skorlarının
dağılımı. Toplam 23 hastada mini nütrisyonel değerlendirme testi
skoru düşük bulundu (≤23). Mini nütrisyonel değerlendirme testinin
ilk aşamasında 12 veya üzeri skor alan hastalar nütrisyonel yönden
normal kabul edilerek bu grafiğe dahil edilmemişlerdir
Hasta sayısı
MND skoru
15 16 19 20 21 22 23
10
8
6
4
2
0Cilt 50 • Sayı 3 Ayaktan başvuran yaşlılarda malnütrisyon • 155
gr/dl/7.11±0.55 gr/dl, albumin: 4.49±0.33 gr/dl,
4.57±0.27 gr/dl) (Tablo V). Kilo kaybı olan 18 kişinin 7’sinde (%39), kilo kaybı olmayan 122 kişinin ise
sadece 16’sında (%13) MND skoru düşük olarak bulundu (p=0.006, x
2
: 7.590) (Tablo VIII). Bir veya daha
çok sayıda kronik hastalığı olan 101 kişinin 18’inde
(%18), bilinen bir kronik hastalığı olmayan 39 kişinin 5’inde (%13) MND skoru düşük olarak bulundu
(p=0.474) (Tablo IX).
Hastaların %19.3’ünde demansiyel sürece ait belirtiler gözlenirken (12 erkek, 15 kadın), %32.9’unda depresyon tespit edildi (14 erkek, 31 kadın). Demansiyel
süreçteki 27 hastanın 5’inde (%19), kognitif fonksiyonları normal olan 113 hastanın 18’inde (%16), MND
skoru düşük olarak bulundu (p=0.449) (Tablo X).
Hastaların GDÖ skorları ile MMDD ve MND testi
skorları ayrı ayrı karşılaştırıldığında, birbirleri arasında anlamlı negatif korelasyon tespit edildi (GDÖ ve
MMDD: p=0.001, r=-0.358, GDÖ ve MND: p=0.002,
r=-0.350). Depresyon tanısı konulan 45 hastanın
16’sında, depresyon olmadığı anlaşılan 95 hastanın ise 7’sinde MND skoru düşük olarak bulundu
(p=0.014) (Tablo XI).
Tablo VI. Osteoporoz gelişimine katkıda bulunabilecek
faktörlerin lineer regresyon analizi ile değerlendirilmesi
p değeri B t
Yaş 0.755 -0.150 -0.315
Beden kitle indeksi 0.595 0.040 0.537
Kreatinin 0.268 -0.886 -1.127
Mini nütrisyonel değerlendirme
testi skoru
0.035* 0.393 2.203
Mini-mental durum
değerlendirme skoru
0.427 -0.090 -0.804
Geriatrik depresyon ölçeği
skoru
0.344 -0.035 -0.961
*: Hastaların mini nütrisyonel değerlendirme testi skorları ile kemik yoğunluk
ölçümü sonuçları diğer faktörlerden bağımsız olarak birbirleriyle ilişkili bulundu
Tablo VII. Hastalarımızda cinsiyet farklılığından kaynaklanan
kemik mineral yoğunluk değişimi
Erkek Kadın Toplam
Osteoporozu olmayanlar 18 21 39
Osteoporozu olanlar 7 18 25
Toplam 25 39 64
İstatistiksel olarak anlamlı olmasa da, kadınlarda osteoporoz görülme sıklığı
erkeklerden fazlaydı (p=0.146)
Tablo VIII. Kilo kaybı ile mini nütrisyonel değerlendirme testi
sonuçlarının karşılaştırılması
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru >23
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru ≤23
Toplam
Kilo kaybı yok 106 16 122
Kilo kaybı
mevcut
11 7 18
Toplam 117 23 140
Kilo kaybı olanların önemli bir kısmında mini nütrisyonel değerlendirme testi
skoru düşük olarak bulundu (p=0.006, χ2
=7.590)
Tablo IX. Mini nütrisyonel değerlendirme testi ile mevcut kronik
hastalıkların ilişkisi
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru >23
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru ≤23
Toplam
Kronik
hastalık yok
34 5 39
Kronik
hastalık var
83 18 101
Toplam 117 23 140
Mevcut kronik hastalığı olan ve olmayan hastaların mini nütrisyonel
değerlendirme testi skorları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir
farklılık bulunamadı (p=0.474, χ2
=0.513)
Tablo X. Demansiyel süreç ile mini nütrisyonel değerlendirme
testi sonuçlarının karşılaştırılması
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru >23
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru ≤23
Toplam
Demans yok 95 18 113
Demans mevcut 22 5 27
Toplam 117 23 140
Demansiyel süreçteki hastaların mini nütrisyonel değerlendirme testi
skorlarında anlamlı değişiklik gözlenmedi (p=0.449)
Tablo XI. Depresyon ile mini nütrisyonel değerlendirme testi
sonuçlarının karşılaştırılması
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru >23
Mini nütrisyonel
değerlendirme testi
skoru ≤23
Toplam
Depresyon yok 88 7 95
Depresyon
mevcut
29 16 45
Toplam 117 23 140
Depresyon tanısı konulan hastalarda malnütrisyon riski daha yüksek bulundu
(p=0.014)156 • Eylül 2008 • Gülhane Tıp Derg Saka ve ark.
Tartışma
Yaşlılarda kilo kaybının başlıca sebepleri yaşlılığın
bizzat kendisinin sebep olduğu ya da psikolojik/organik nedenlere bağlı yetersiz besin alımı (yaşlılığın
anoreksisi ve malnütrisyon), kronik hastalıklara bağlı
katabolik süreç (kaşeksi) ve sarkopenidir. Yaşlılarda
kilo kaybının mortalite ve morbiditeyi artırdığına
dair önemli çalışmalar mevcuttur (8,9).
İleri yaşta görülen nütrisyonel durum yetersizliği
oranı %11-44 arasında değişmekte, hastanede yatan
hastalarda ise bu oran %60’lara kadar çıkabilmektedir
(10). Genellikle altta yatan sebep yaşlılığın direkt kendisi değil, ileri yaşla birlikte vücutta ortaya çıkan birtakım değişikliklerdir. Bunlar tat ve koku alma duyusunda azalma, iştahta azalma, ağız hijyen bozukluğu ve
dişlerde eksilmelere bağlı çiğneme kusuru, gastrointestinal sistemde ortaya çıkan değişiklikler (disfaji, gastrik
atrofi, malabsorpsiyon, v.b.) ve endokrin sistemdeki
değişikliklerdir. Organik değişikliklerin yanı sıra hareket kısıtlılığı ve sosyal izolasyon sonucu depresyon
ve demans görülme sıklığı artar. Tüm bunlar yetersiz
beslenmeye, bunun sonucunda da bir veya birden çok
besin öğesinin eksikliğine sebep olur (11).
Çalışmamızda değerlendirdiğimiz 140 hastanın
23’ünde (%16) MND skorları düşük olarak bulundu.
Erken ileri yaşlarda (65–74 yaş) altı hastadan birinde, geç ileri yaşlarda (≥85 yaş) ise iki hastadan birinde nütrisyonel durum yetersizliği mevcuttu. Sadece
bir hastaya malnütrisyon tanısı konulurken (%1), 22
hastada malnütrisyon riski tespit edildi. Kilo kaybı
olanlarda malnütrisyon riski anlamlı derecede daha
yüksek bulundu (Tablo VIII). Herhangi bir kronik
hastalığı olanlarda istatistiksel anlamlılık taşımasa da,
malnütrisyon riski daha yüksekti (Tablo IX). Guigoz
ve ark., yaşlılarda malnütrisyon prevalansının MND
ile değerlendirildiği 21 çalışmanın (14149 hasta) verilerini bir meta-analiz yaparak derlemişler, toplum
içinde herhangi bir bakımevi veya sağlık merkezine
bağımlı olmadan yaşayan yaşlılarda malnütrisyon
oranını %2±0.1, malnütrisyon riskini %24±0.4 olarak
bulmuşlardır (12). MND ile yapılan benzer bir başka
çalışmada yine toplum içinde yaşayan yaşlıların %1-
5’inde malnütrisyon veya malnütrisyon riski tespit
edilmiştir (13). Bizim sonuçlarımız da bu geniş olgu
serileri ile uygunluk göstermekteydi.
İleri yaşla birlikte vitamin B12 eksikliğine sıkça
rastlanmaktadır (ortalama %20, %5–60). Çoğunlukla
malabsorpsiyonla ilişkili olmakla birlikte, çoklu sorunu olan bağımlı ve kırılgan yaşlılarda malnütrisyon
sonucu da gelişebilmektedir (14,15). Çalışmamızda
hastalarımızın %25’inde vitamin B12 eksikliği tespit edilirken, ilerleyen yaşla birlikte bu oranda artış
olduğu anlaşılmıştır (<75 yaşta %24, 75–84 yaş grubunda %25 ve ≥85 yaş grubunda %40). Bu hastaların
%22’sinde beraberinde nütrisyonel durum yetersizliği
varken, yaklaşık yarısında da makrositer anemi tespit
edildi.
Toplam 64 hastamıza (%46; 39 erkek, 25 kadın) kemik yoğunluk ölçümü yapıldı. Kadın ve erkekler arasında anlamlı farklılık görülmedi (Tablo VII). Yetmiş
beş yaşın altındaki 27 kadın hastanın 11’inde, 7 erkek
hastanın ise sadece 1’inde osteoporoz mevcutken,
yetmiş beş yaş üzerinde 12 kadın hastanın 7’sinde
ve 18 erkek hastanın 6’sında osteoporoz tespit edildi.
Buradan da anlaşılacağı üzere yaş ilerledikçe erkeklerin osteoporoz prevalansı kadınlara yaklaşmaktadır. Osteoporoz saptanan 26 hastanın 8’inde (%31),
osteoporozu olmayan 38 hastanın sadece 3’ünde
(%8) malnütrisyon/malnütrisyon riski mevcuttu.
Malnütrisyon riski olan ile olmayan hastalar arasında
kemik yoğunluk değerleri karşılaştırıldığında anlamlı
farklılık bulundu. Hastalarımızda yaş, cinsiyet, serum
kreatinin düzeyleri ve BKİ değerlerinden bağımsız
olarak MND test skorları ile DEXA skorlarının korelasyon göstermesi malnütrisyon ile osteoporozun ilişkili
olabileceğinin bir göstergesidir. Kalsiyum, vitamin
D ve protein malnütrisyonu, sarkopeni, immobilite
ve insülin benzeri büyüme hormonu (IGF) eksikliği
kemik yoğunluğunda azalmaya sebep olmaktadır.
Nequven ve ark. ileri yaşla birlikte ortaya çıkan yetersiz kalsiyum alımının kemik yoğunluğunda azalmaya
sebep olduğunu bulmuşlardır (16). Aynı çalışmada
kas gücünün yaşlandıkça azaldığını ve bu azalmanın
kemik yoğunluğu ile doğru orantılı olduğunu saptamışlardır. Saito ve ark. protein malnütrisyonunun
kemik yoğunluk ölçümünü diğer faktörlerden bağımsız olarak azalttığını göstermişlerdir (17). Bu sonuçlar
bizim çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçları destekler
nitelikteydi.
Beklenildiği gibi yaşlılarda kognitif fonksiyonlar
bozuldukça günlük yaşam aktiviteleri gerilemekte,
beslenme bozulmakta ve desteğe ihtiyaçları ortaya
çıkmaktadır. Beslenme bozukluğu ve kilo kaybı demansın tipik klinik bulguları arasında yer almaktadır (18). Ağızda çiğneme kusuru ile yeme isteğindeki
azalma önde gelen sorunlardır. Çalışmamızda 27 hastanın MMDD sonucunda demansiyel süreç içerisinde olduğu ve bu hastaların yaşları ile MMDD skorları
arasında negatif korelasyon bulunduğu tespit edildi.
Bunların yaklaşık beşte birinde başvuru sırasında malnütrisyon riski mevcuttu. Bu oran kognitif fonksiyonları normal olan hastalarla karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık yaratmamaktaydı. Bu konuda yapılacak
benzer diğer çalışmalarla veya çok sayıda çalışmanın
verilerinin toplanacağı meta-analizlerle daha sağlıklı
veriler elde edilebilir.Cilt 50 • Sayı 3 Ayaktan başvuran yaşlılarda malnütrisyon • 157
Yaşlıların beslenme alışkanlıklarındaki değişim,
özellikle besin tüketimindeki azalma depresyonun
önemli klinik bulgularından birisidir. Yaşlıda açıklanamayan kilo kaybı varlığında mutlaka depresyon
akla gelmelidir (19). Çalışmamızda depresyon tespit
edilen hasta sayısı dikkat çekiciydi (%32.9). Geriatrik
depresyon ölçümü (depresyon varlığını düşündüren
cevap sayısı) skorları yüksek olan hastalarımızda MND
testi skoru daha düşük olarak bulundu (p=0.002).
Tüm bu veriler ışığında yaşlı hastalarımızda tespit ettiğimiz malnütrisyon oranı gelişmiş ülkelerde
rapor edilen seviyelerdeydi. Bu durum çalışmanın
sosyoekonomik düzeyi genel ortalamaların üzerinde
olan bir bölgemizde yapılmış olmasına bağlanabilir.
Yaklaşık üç yaşlının birine depresyon tanısı konuldu
ve bu hastalarda malnütrisyon riskinin yüksek oldu-
ğu anlaşıldı. MND skorları ile kemik yoğunluk ölçü-
mü değerleri arasında zayıf da olsa istatistiksel olarak
anlamlı bir ilişki tespit edildi.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

