Burkitt lenfoma: aynı olguda karaciğer ve pelviste radyolojik benzerlik gösteren kitleler

Makalenin İngilizce İsmi: 
Burkitt lymphoma: hepatic and pelvic masses with similar radiological findings in the same patient
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
karaciğer
Burkitt lenfoma
pelvis
Türkçe Özet: 

Burkitt lenfoma, klinik ve immünohistokimyasal özellikleri iyi bilinen ve tanınan yüksek dereceli bir lenfomadır. Afrika tipinde klasik olarak mandibula tutulumu izlenirken, Amerikan tipinde abdominopelvik bölge ya da diğer bölge lenf nodları tutulabilir ve radyolojik olarak diğer lenfoproliferatif hastalıklardan ayırım güçleşebilir. Bu yazıda Burkitt lenfomalı 30 yaşındaki bir olguda, karaciğer ve iliak fossa içerisinde, birbirine benzer radyolojik görünümlü iki ayrı lezyonun ultrasonografik ve multidedektörlü bilgisayarlı tomografi görüntüleri sunulmuştur.

Key Words: 
liver
Burkitt lymphoma
pelvis
İngilizce Özet: 

Burkitt lymphoma is a high-grade lymphoma with well
known clinical and immunohistochemical features. While
mandible is classically involved in the African type, abdominopelvic region and other lymph node involvement may
be observed in the American type, and radiological differentiation from other lymphoproliferative diseases may be
difficult. In this paper, we present sonographic and multidetector computed tomographic characteristics of two different lesions in liver and iliac fossa with similar a radiological appearance in a 30-year-old patient with Burkitt
lymphoma.

Yazar Bilgileri
2. Yazar
Yazar Adı: 
Mustafa Emi
Yazar Anabilim Dalı: 
Radyoloji
3. Yazar
Yazar Adı: 
Düzgün Yıldırım
Yazar Anabilim Dalı: 
Radyoloji
4. Yazar
Yazar Adı: 
Mutlu Sağlam
Yazar Anabilim Dalı: 
Radyoloji
5. Yazar
Yazar Adı: 
Mustafa Taşar
Yazar Anabilim Dalı: 
Radyoloji
6. Yazar
Yazar Adı: 
Uğur Bozlar
Yazar Anabilim Dalı: 
Radyoloji
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2007
Cilt/Sayı: 
49
Sayı: 
4
Sayfa Aralığı: 
262-263
Referanslar: 

1. Mann RB, Jaffe ES, Braylan RC, et al. Non-endemic
Burkitt's lymphoma, a B-cell tumor related to germinal
centers. N Engl J Med 1976; 295: 685-691.
2. Ziegler JL. Treatment results of 54 American patients
with Burkitt's lymphoma are similar to the African experience. N Engl J Med 1977; 297: 75-80.
3. Agmon-Levin N, Berger I, Shtalrid M, Schlanger H,
Sthoeger ZM. Primary hepatic lymphoma: a case report
and review of the literature. Age Ageing 2004; 33:637-640.
4. Coakley FV, O'Reilly EM, Schwartz LH, Panicek DM,
Castellino RA. Non-Hodgkin lymphoma as a cause of
intrahepatic periportal low attenuation on CT. J Comput
Assist Tomogr 1997; 21: 726-728.
5. Gazelle GS, Lee MJ, Hahn PF, Goldberg MA, Rafaat N,
Mueller PR. US, CT, and MRI of primary and secondary
liver lymphoma. J Comput Assist Tomogr 1994; 18: 412-
415.
6. Maher MM, McDermott SR, Fenlon HM, et al. Imaging
of primary non-Hodgkin's lymphoma of the liver. Clin
Radiol 2001; 56: 295-301.
7. Weissleder R, Stark DD, Elizondo G, et al. MRI of hepatic lymphoma. Magn Reson Imaging 1988; 6: 675-681.
8. Johnson KA, Tung K, Mead G, Sweetenham J. The imaging of Burkitt's and Burkitt-like lymphoma. Clin Radiol
1998; 53: 835-841.

Giriþ
Burkitt lenfoma, artýk klinik, immünolojik, histositokimyasal özellikleri çok iyi bilinen ve tanýnan yüksek
dereceli bir lenfomadýr. Afrika tipinde klasik olarak
mandibula tutulumu izlenirken, Amerikan tipinde
abdominopelvik bölge ya da diðer bölge lenf nodlarý
tutulabilir ve radyolojik olarak diðer lenfoproliferatif
hastalýklardan ayýrým güçleþebilir (1). Burkitt lenfomada, abdominopelvik tutulumun geniþ yelpazede
daðýldýðý örneklere deðiþik bir görünüm daha eklemesi
bakýmýndan, bu olgu ile karaciðer ve iliak fossa
içerisinde, birbirinin benzeri iki lezyonun ultrasonografik (US) ve multidedektörlü bilgisayarlý tomografi
(MDBT) görüntüleri sunulmuþtur.
Olgu Sunumu
Son bir haftadýr baþlayan karýn aðrýsý nedeniyle acil
servise baþvuran, 30 yaþýndaki erkek hastanýn US
incelemesinde; sol iliak fossada, hipertrofik kortikal katlantýlarýn oluþturduðu körvi-lineer ekojeniteler ile
medullasý belli-belirsiz ayýrt edilebilen dev bir lenf
nodunu andýran kitle lezyonu saptandý (Þekil 1a).
Benzer natürde ve boyutta diðer bir kitle lezyonu da
karaciðer parankimi içerisinde izlenmekteydi (Þekil 1b).
*GATF Radyoloji AD
Bu olgu, Antalya'da 11-15 Ekim 2006'da yapýlan 27. Ulusal Radyoloji
Kongresinde poster bildiri olarak sunulmuþtur
Ayrý basým isteði: Dr. Fatih Örs, GATF Radyoloji AD, Etlik-06018,
Ankara
E-mail: drfors@yahoo.com
Makalenin geliþ tarihi: 15.11.2006
Kabul tarihi: 07.03.2007
Gülhane Týp Dergisi 2007; 49: 262-263
OLGU SUNUMU
© Gülhane Askeri Týp Akademisi 2007
Özet
Burkitt lenfoma, klinik ve immünohistokimyasal özellikleri
iyi bilinen ve tanýnan yüksek dereceli bir lenfomadýr. Afrika
tipinde klasik olarak mandibula tutulumu izlenirken,
Amerikan tipinde abdominopelvik bölge ya da diðer bölge
lenf nodlarý tutulabilir ve radyolojik olarak diðer lenfoproliferatif hastalýklardan ayýrým güçleþebilir. Bu yazýda
Burkitt lenfomalý 30 yaþýndaki bir olguda, karaciðer ve iliak
fossa içerisinde, birbirine benzer radyolojik görünümlü iki
ayrý lezyonun ultrasonografik ve multidedektörlü bilgisayarlý tomografi görüntüleri sunulmuþtur.
Anahtar kelimeler: Burkitt lenfoma, karaciðer, pelvis
Summary
Burkitt lymphoma: hepatic and pelvic masses with similar radiological findings in the same patient
Burkitt lymphoma is a high-grade lymphoma with well
known clinical and immunohistochemical features. While
mandible is classically involved in the African type, abdominopelvic region and other lymph node involvement may
be observed in the American type, and radiological differentiation from other lymphoproliferative diseases may be
difficult. In this paper, we present sonographic and multidetector computed tomographic characteristics of two different lesions in liver and iliac fossa with similar a radiological appearance in a 30-year-old patient with Burkitt
lymphoma.
Key words: Burkitt lymphoma, liver, pelvis
Þekil 1. Ultrasonografik incelemede iliak fossa (a) ve karaciðerde
(b) iyi sýnýrlý kitleler (oklar) izlenmektedir (Lezyonlar, prolifere
doku katlantýsýndan kaynaklanan ara yüzlere baðlý ekojen alanlar
içermektedir)Cilt 49 · Sayý 4 · Gülhane TD Inflammation in dialysis patients · 263
Kontrastlý MDBT incelemede, her iki lezyonda da,
erken arteriyel fazda alýnan kesitlerde belirgin kontrast
tutulumu saptanmadý. Dansiteleri birbirine yakýn olan
bu lezyonlardan pelviste yerleþmiþ olaný, iliak fossadaki
vasküler yapýlarý invaze etmeden, ancak minimal daraltarak çevrelemiþ, karaciðerdeki ise parankime invazyon
göstermeksizin ekspansiyon oluþturmuþtu (Þekil 2).
Ayný olguda rastlantýsal olarak US ile testiküler mikrolitiyazis olduðu saptandý.
Karaciðerdeki lezyonun soliter olmasý nedeniyle,
primer karaciðer kitlesi ön tanýsý ile yapýlan biyopsi
sonucu Burkitt lenfoma olara saptandý. Karaciðerdeki
lezyona benzer özelliklere sahip iliak fossadaki lezyonun tanýsý ise, radyolojik bulgularýn da desteklemesi
ile lenfoma olarak kondu.
Tartýþma
B lenfositlerin neoplastik proliferasyonu sonucu
oluþan, çok hýzlý büyüyen kitlelerle karþýmýza çýkabilen
Burkitt lenfoma, Afrika'da endemik olmasýna raðmen,
aslýnda tüm dünyada bilinen, çok da nadir olmayan
yüksek dereceli gruba dahil bir non-Hodgkin lenfomadýr (2). Afrika tipi Burkitt lenfomada, Ebstein-Barr
virüsü etiyolojide sorumlu ajan olmakla birlikte, diðer
tipinde belirgin bir etiyolojik faktör belirlenmiþ deðildir
(2). Non-Hodgkin lenfomada karaciðer, gastrointestinal
sistem gibi ekstranodal bölgelerin tutulumuna da rastlanýr. Abdominopelvik lenfatik sistemin etkilendiði
non-Hodgkin lenfomada karaciðerin sekonder tutulumu nadir olmayýp, olgularýn %10'unda görülebilir.
Karaciðer tutulumu, prognozu kötü etkilemekte ve hastanýn evre 4 kabul edilmesine yol açmaktadýr (3).
Primer ya da metastatik karaciðer lenfomalarýnýn
radyolojik bulgularý spesifik deðildir. Lezyonlar, soliter
ya da çok sayýda olabileceði gibi, özellikle periportal
alanlarda lokalize diffüz karaciðer tutulumu görülebilir
(4). Özellikle çok sayýda lezyon varlýðýnda, ayýrýcý tanýda
karaciðer metastazlarý düþünülmelidir. Ultrasonografik
olarak homojen-hipoekoik özellikte olan lezyonlar,
BT'de solid ve hipodens görünümdedir (5). BT'de özellikle büyük lezyonlarýn rim tarzý kontrastlanma gösterebileceði bildirilmiþtir (6).
Deðiþken olmakla birlikte, lezyonlar MR incelemede
çoðunlukla, T1 aðýrlýklý görüntülerde hipointens ve T2
aðýrlýklý görüntülerde hiperintens görünümde olup bu
bulgular spesifik deðildir. T2 aðýrlýklý görüntülerin özellikle diffüz ve çok odaklý lezyonlarý ayýrt etmede üstün
olduðu bildirilmiþtir (5,7).
Ýnfradiyafragmatik tutulumlu non-Hodgkin lenfomada, US ve özellikle de BT, lezyonlarý saptama ve
tanýmlamada üstündür (5). MDBT ile ayný incelemede,
birbirine uzak yerleþimli lezyonlar gösterilebilir ve BT
anjiyografi yapýlarak vasküler yapý-kitle iliþkisi noninvaziv olarak saptanabilir.
Lenfomalarda, etkilenen lenf nodlarýnýn nispeten
homojen dansitede üniform büyümesi ve birbirlerine
yakýn boyutta konglomerasyon oluþturmalarý sýk izlenen radyolojik bulgulardýr. Ayrýca bu lezyonlarda
büyüklüklerine oranla nekroz ve kalsifikasyonun çok az
görülmesi, komþu vasküler yapýlara invazyon eðiliminden çok, çevreleme eðilimi göstermesi öncelikli olarak
lenfoma düþündüren diðer radyolojik bulgulardýr (5,8).
Bizim olgumuzda da sol iliak fossadaki lenf nodu,
homojen dansitede olup eksternal iliak vasküler yapýlarý
çevrelemekteydi.
Sonuç olarak; abdominopelvik kitlelerde, lenf zincirleri veya parankimal alanlarda, benzer radyolojik görüntüler sergileyen kitle lezyonlarýnýn ayýrýcý tanýsýnda, her
ne kadar radyolojik bulgular spesifik deðilse de, Burkitt
lenfoma öncelikli olarak göz önünde bulundurulmalýdýr.

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.