Diş hekimleri için risk taşıyan hastalıklar ve diş hekimlerinin mesleki rahatsızlıkları
1. Kandemir S, Karataþ S. Mesleðini sürdüren diþ hekimlerinin mesleðe baðlý saðlýk þikayetlerinin belirlenmesi.
Cumhuriyet Üniversitesi Diþ Hekimliði Fakültesi Dergisi
2001; 4: 41-46.
2. Anders PL, Drinnan AJ, Thines TJ. Infectious diseases
and the dental office. NY State Dent J 1998; 64: 29-34.
3. Fish DR, Morris-Allen DM. Musculoskeletal disorders in
dentists. NY State Dent J 1998; 64: 44-48.
4. Gonzalez YM. Occupational disease in dentistry. NY
State Dent J 1998; 64: 26.212 · Eylül 2007 · Gülhane TD Þenel
5. Mohl ND. Occupational health of the dental team. NY
State Dent J 1998; 64: 25.
6. Szymanska J. Occupational hazards of dentistry. Ann
Agric Environ Med 1999; 6: 13-19.
7. Lewis MA. Herpes simplex virus: an occupational hazard
in dentistry. Int Dent J 2004; 54: 103-111.
8. Szymanska J. Microbiological risk factors in dentistry.
Current status of knowledge. Ann Agric Environ Med
2005; 12: 157-163.
9. Karakurumer K, Özen T, Üçok CÖ, Yýlmaz HH. Aðýz
Hastalýklarý. Ankara: GATA Basýmevi, 2002: 4-16.
10. Özen T, Üçok C, Kurumlu Z, Karakurumer K. Ýkinci
Dönem Sifilizde Oral Mukoza Bulgularý. Ankara: Ankara
Üniversitesi Basýmevi, 1997: 5-8.
11. Szymanska J. Dentist's hand symptoms and high-frequency vibration. Ann Agric Environ Med 2001; 8: 7-10.
12. Szymanska J. Work-related vision hazards in the dental
office. Ann Agric Environ Med 2000; 7: 1-4.
13. ht tp: / /www.b1 0 0 suppl y . com/ inde x . c fm? fus e a c t ion=
Product.display&product_id=40 (Eriþim tarihi: 02 Þubat
2007).
14. Chadwick RG, Traynor N, Maseley H, Gibbs N. Blue
light curing units-A dermatological hazard? Br Dent J
1994; 176: 17-21.
15. John M, Hyson JR. The air turbine and hearing loss, are
dentists at risk? J Am Dent Assoc 2002; 133: 1639-1642.
16. Szymanska J. Work-related noise hazards in the dental
surgery. Ann Agric Environ Med 2000; 7: 67-70.
17. Köymen CE. Diþ Hekimliði ve Alerji. Ankara: GATA
Saðlýk Bilimleri Enstitüsü Semineri. 2006.
18. Chin SM, Ferguson JW, Bajurnow T. Latex allergy in
dentistry. Review and report of case presenting as a serious reaction to latex dental dam. Austr Dent J 2004; 49:
146-148.
19. Köymen R, Çalýþkan Z, Bayar GR, Karaayvaz M,
Günaydýn Y. Latex allergy in dental practise. IX. Congess
of the Balkan Stomatological Society, May 13-16, 2004,
Ohrid. Konge Özet Kitabý, 180.
20. Kostyniak PJ. Mercury as a potential hazard for the dental
practitioner. NY State Dent J 1998, 64: 40-43.
21. http://www.varis-ufuk.com/varis2.htm (Eriþim tarihi: 02
Þubat 2007).
22. Myers HL, Myers LB. 'It's difficult being a dentist': stress
and health in the general dental practitioner. Br Dent J
2004; 197: 89-93.
23. Moore R. Brodsgaard I. Dentists' perceived stress and its
relation to perceptions about the anxious patients.
Community Dent Oral Epidemiol 2001; 29: 73-80.
24. Cooper CL, Watts T, Kelly K. Job satisfacion, mental
health and job stressors among general dental practitioners in the UK. Br Dent J 1987; 162: 77-81.
25. http://64.78.42.182/sweethaven/MedTech/Dental/Dent
Assist/DentAssist01TXT.asp?frame=0101 (Eriþim tarihi:
02 Þubat 2007).
26. Capps PA. Ergonomics for The dental assistant. Dent
Assist 2005; 74: 20-2.
27. ht tp: / /www. she e r v i s ion. com/ inde x . a sp?Pa g eAc t ion=
VIEWCATS&Category=15 (Eriþim tarihi: 02 Þubat
2007).
28. http://www.med-lite.com/Info.htm (Eriþim tarihi: 02
Þubat 2007).
29. Harorlý A, Akgül HM, Daðistan S. Radyobiyoloji. In: Diþ
Hekimliði Radyolojisi. 1nci baský. Erzurum: Eser Ofset,
2006: 141-145.
Giriþ
Diþ hekimliði mesleði, diþ hekimlerine kiþisel tatmin
ve diðer bireylere hizmet etme hazzýný vermektedir.
Ayný zamanda zihinsel ve fiziksel olarak dikkat gerektiren bir meslektir. Diþ hekimliði uygulamalarý; keskin
görüþ, iyi duyma, derinlik anlayýþý, el becerisi ile birlikte psikomotor beceri ve uzun süreli iþlemler nedeniyle
bedenin genel duruþunun korunmasý gibi çeþitli fiziksel
nitelikler, zihinsel dikkat, doðru karar verme yeteneði,
iyi bir iletiþim ve idari becerileri gerektirir. Bu yeteneklerde, birer birer veya hepsinde birden azalma olmasý,
yetenekli ve verimli bir diþ hekiminin performansýný
etkileyebilir. Bu nedenle, diþ hekimi ve beraberinde
çalýþan yardýmcýlarýn saðlýðý ve mutluluðu, klinik
faaliyetleri icra etmek için gerekli kabiliyetler ile sýký
sýkýya baðlýdýr. Bütün bu özellikler diþ hekimliði
mesleðini diðer mesleklerden ayýrýr.
Diþ hekimi çok dar bir alan olan aðýzda çalýþmaktadýr.
Diþ hekimliði fiziksel ve mental olarak titiz bir çalýþmayý
gerektirmektedir. Bu yorucu çalýþma koþullarý, zamanla
diþ hekimlerinde saðlýk problemleri ortaya çýkarabilmektedir. Yapýlan bir çalýþmada, diþ hekimlerinin
%43'ü, diþ hekimliði mesleðinin en olumsuz yanýnýn
*GATA Diþ Hekimliði Bilimleri Merkezi Oral Diagnoz ve Radyoloji AD
Ayrý basým isteði: Dt. Buðra Þenel, GATA Diþ Hekimliði Bilimleri
Merkezi Oral Diagnoz ve Radyoloji AD, Etlik-06018, Ankara
E-mail: bugras_72@yahoo.com
Makalenin geliþ tarihi: 12.03.2007
Kabul tarihi: 21.05.2007
DERLEME Gülhane Týp Dergisi 2007; 49: 204-212
© Gülhane Askeri Týp Akademisi 2007
Özet
Diþ hekimliði uygulamalarý; keskin görüþ, iyi duyma, derinlik anlayýþý, el becerisi ile birlikte psikomotor beceri ve
uzun süreli iþlemler nedeniyle bedenin genel duruþunun
korunmasý gibi çeþitli fiziksel nitelikler, zihinsel dikkat,
doðru karar verme yeteneði, iyi bir iletiþim ve idari becerileri gerektirir. Fiziksel ve zihinsel olarak titiz bir çalýþmayý
gerektiren koþullar zamanla diþ hekimlerinin saðlýðýný etkileyebilmektedir. Diþ hekimlerinin bilmesi gereken risk
faktörleri arasýnda gözleri, kulaklarý, el ve parmaklarý etkileyen faktörler, kan veya hava yolu ile bulaþan sistemik
hastalýklar, alerjiler, kas ve iskeletsel bozukluklar, toksisite
ve stres yer almaktadýr. Diþ hekimleri fiziksel ve psikolojik
saðlýklarýný en iyi þekilde korumalý ve saðlýk sorunlarý yaþamaya baþladýklarýnda gerekli önlemleri almalýdýrlar.
Meslekle ilgili risk faktörleri diþ hekimleri tarafýndan iyice
anlaþýldýðý ve dikkate alýndýðý zaman diþ hekimliði güvenli
bir meslektir.
Anahtar kelimeler: Diþ hekimi, ergonomi, mesleki hastalýklar, stres
Summary
Hazardous diseases for dentists and dentists' occupational illnesses
The practice of dentistry requires a variety of physical
attributes, such as good visual acuity, hearing, depth perception and psychomotor skills with excellent manual dexterity, mental alertness, sound judgment, good communication, managerial skills and the ability to maintain occupationally related postures over long periods of time.
Conditions that require a careful physically and mentally
demanding occupation may affect the health of dentists in
the course of time. Risk factors that dentists should know
are those that affect the eyes, ears and the hands and fingers, systemic bloodborne or aerosolborne infectious diseases, allergies, musculoskeletal disorders; toxicity and
stress. Dentists should protect their own physical and phychological health at best and take precautions when they
have health problems. Dentistry is a safe profession, when
occupationally related risk factors are well understood and
considered by dentists.
Key words: Dentist, ergonomy, occupational diseases,
stressCilt 49 · Sayý 3 · Gülhane TD Diþ hekimlerinin mesleki rahatsýzlýklarý · 205
zamanla ortaya çýkan saðlýk problemleri olduðunu
belirtmiþlerdir (1).
Dental ekipte yer alan bütün çalýþanlarýn bilmesi
gereken risk faktörleri arasýnda gözleri etkileyen (fiziksel yaralanma, mikroorganizma yüklü aerosoller, lazerler), kulaklarý etkileyen (sürekli yüksek frekansa sahip
gürültü), el ve parmaklarý etkileyen faktörler (fiziksel
yaralanma ve enfeksiyon), kan veya hava yoluyla
bulaþan sistemik hastalýklar (AIDS, hepatit B veya C
virüsü, tüberküloz ve benzer hastalýklar), alerjiler
(lateks eldiven, metilmetakrilat ve hekzaklorofen içeren
kaynaklar), kas ve iskelet sistemi bozukluklarý (bel
aðrýsý, karpal tünel sendromu), toksisite (civa buharý) ve
stres yer almaktadýr. Uzun süre oturarak veya ayakta
çalýþmak diþ hekimliði için karakteristiktir.
Diþ hekimlerinde çalýþma pozisyonuna baðlý olarak
özellikle bacaklarda varis gibi vasküler hastalýklar geliþebilmektedir. Diþ hekimleri çalýþýrken kullandýklarý frez,
enjektör ve sütür iðnesi gibi keskin, delici aletler nedeniyle perkütan yaralanmalara maruz kalabilirler (2-6).
Diþ Hekimliðinde Mesleðe Baðlý Saðlýk
Þikayetleri
a) Diþ hekimliðinde risk oluþturan enfeksiyon
hastalýklarý
Diþ hekimleri ve diðer saðlýk çalýþanlarý dental setlerden geçebilecek çeþitli enfeksiyon ajanlarý hakkýnda
endiþe taþýmaktadýrlar. Potansiyel bulaþma riski olan
AIDS, hepatit, tüberküloz ve sifiliz gibi bir çok enfeksiyon hastalýðý ilk belirtilerinin aðýz içinde görülmesi
sebebiyle önem taþýr. Diþ hekimlerinin hastalýk hakkýnda bilgi sahibi olmasý, ilgili lezyonlarýn tespitini ve
doðru tedbirlerin alýnarak diþ ünitelerinde bulaþma
riskinin minimuma indirilmesini saðlar (2,4,6).
Viral hepatit: Karaciðere afinitesi olan bir grup virüsün
sebep olduðu enfeksiyonu tanýmlamakta kullanýlan bir
sözcüktür. En az altý farklý hepatit virüsü bulunmaktadýr. Hepatit A (HAV) ve hepatit E (HEV) sonradan
tam olarak iyileþmenin beklendiði minör enfeksiyonlardýr. Diðer taraftan Hepatit B (HBV), C (HCV), D
(HDV) ve G (HGV) kronik komplikasyonlara sebep
olan ciddi hastalýklara neden olabilmektedir. Viral
hepatitin kesin bir tedavisi olmadýðý için, bu formlarýn
farkýnda olmak dental alanda çalýþanlarýn saðlýðýnýn
korunmasý açýsýndan önemlidir (2,4).
Hepatit B aþýsý HBV ve HDV'den korunmak için etkili bir yöntemdir. Bununla birlikte HCV için aþý
bulunmamaktadýr. Bu nedenle hastayla diðer hastalar ve
hastayla dental çalýþanlar arasýndaki kan yoluyla bulaþma
riskini önlemek için geleneksel tedbirlerin alýnmasý en
etkili korunma yoludur. Kazayla batma veya perkütanöz
yaralanmanýn sonuçlarýnýn ortaya çýkmasý için belli bir
süre geçmesi gerekmektedir. Bu sebepten iðneyle
yaralanma olduðu zaman iðne batma protokolünün
izlenmesi gerekmektedir. Hastanýn kaný veya tükürü-
ðünü içeren herhangi bir iðne yaralanmasý hemen rapor
edilerek uygun iðne batmasý protokolü baþlatýlmalýdýr (2).
Gülhane Askeri Týp Akademisi Enfeksiyon Hastalýklarý
Anabilim Dalýnda iðne batmasý durumunda uygulanan
protokol þöyledir: Hasta için kullanýlmýþ bir iðne veya
aletle yaralanan kiþinin kan profiline bakýlýr. HBSAg,
AntiHCV, AntiHBV ve AntiHIV deðerleri tespit edilir.
Kiþi hepatit B'ye karþý aþýlý deðilse veya baðýþýklýðý yoksa
ayný anda bir kolundan hepatit aþýsý yapýlýrken diðer kolundan da hepatit B immünglobülin (HBIG) 0.006
ml/kg yapýlýr. Aþý 1. ve 6. aylarda tekrarlanýr. Hepatit
B'ye karþý aþýlý bireylerde ise antikor titresine bakýlýr.
Çýkan sonuç 100 mIU/ml'nin altýnda ise kiþiye 1 doz aþý
yapýlýr. HIV bulaþma riskine karþý ise antiretroviral
tedavi uygulanabilir.
Tüberküloz: Mikobakteriyum tüberkülozisin neden
olduðu hava yoluyla bulaþan bakteriyel bir enfeksiyondur. Tüberküloz basili canlý fakat inaktif halde kaldýðý
akciðerlerde konakçýnýn immün sisteminin bozulmasýyla enfeksiyon meydana getirir. Enfekte birçok
kiþide tüberküloz (TB) geliþmez ve bu kiþiler hastalýðý
bulaþtýrmazlar. Bununla beraber bir kere enfekte olan
kiþide gelecekte aktif hastalýðýn geliþme riski vardýr.
Tüberkülozda oral lezyonlar da görülebilir. Dil, dudak,
bukkal mukoza ve damak, oral lezyonlarýn en sýk
görüldüðü kýsýmlardýr (2).
Her yýl uygulanan tüberkülin deri testleri, enfekte
olan dental çalýþanlarýn belirlenmesinde önemlidir. Eðer
serokonversiyon meydana gelirse, aktif hastalýðýn
geliþmesinin önlenmesi için 6 ay boyunca profilaktik
olarak izoniazide baþlanmasý genellikle tavsiye edilir. Bu
da hayatýn ileriki dönemlerinde aktif hastalýðýn geliþme
riskini azaltmýþ olur. Göðüs filminin alýnarak hastalýðýn
aktif durumda olmadýðý doðrulanmalýdýr (2).
Acil konumdakiler hariç aktif hastalýða sahip olanlarýn dental tedavileri ertelenmelidir. Aktif hastalýk
hikayesi olan ama antitüberküloz tedavisini tam olarak
almýþ asemptomatik hastalara rutin diþ tedavisi uygulanabilir. Aktif hastalýðý olup olmadýðý bilinmeyen fakat
tüberkülin testi pozitif olan hastalara enfeksiyon durumu tespit edilene kadar yalnýz acil durumlarda tedavi
uygulanmalý veya profilaktik ilaç tedavilerini tamamlamalarý beklenmelidir. Deri testi yapýlmamýþ fakat TB
için risk faktörü olan durumlarda potansiyel enfeksiyon
varmýþ gibi davranýlmalýdýr. Bunlar, aktif hastalýðý olan
kiþilerle temasta bulunmuþ olan, TB'un görülme sýklýðýnýn yüksek olduðu yerlerden göç eden, intravenöz206 · Eylül 2007 · Gülhane TD Þenel
ilaç baðýmlýsý olan ve özellikle AIDS gibi immün sistemi tehdit eden hastalýðý olan hastalardýr.
Dental birimlerde TB'un bulaþma riskini en aza
indirmek için ek önlemler alýnmalýdýr. TB olan veya
olduðundan þüphelenilen hastalarda aerosoller mümkün olduðunca az kullanýlmalýdýr. Bu, hastanýn uygun
pozisyonda tedavi edilmesi, "rubber dam" kullanýlmasý,
ultrasonik ve yüksek hýzlý el cihazlarýnýn kullanýmýnýn
sýnýrlandýrýlmasý ile gerçekleþtirilebilir. Maske dental
birimlerin çoðunda rutin olarak kullanýlsa da, TB'un
hava yoluyla bulaþmasýný engellemede oldukça etkisizdir. Travma vakalarý veya hayatý tehdit eden enfeksiyonlar gibi tedavinin kesin gerektiði durumlarda dental
personel, TB bulaþmasýna karþý etkili olan maskelerle,
havalandýrmanýn sürekli olduðu hastane ortamýnda
çalýþmalýdýrlar.
Aktif tüberkülozlu hekimler, tedavilerinin tamamlanmasý ve arka arkaya alýnan üç tükürük smear'ýnýn
negatif olmasý sonrasýnda klinik çalýþmalarýna devam
edebilirler (2,4).
AIDS (Acquired immune deficiency syndrome): HIV pozitif bireylerde aðýz içinde geliþen AIDS'in ilk bulgularýndan olan moniliyazis enfeksiyonu diþ hekimi tarafýndan
teþhis edilebilir. Moniliyazis ve histoplasmoz gibi fýrsatçý enfeksiyonlarla beraber Herpes simpleks enfeksiyonlarý ve Kaposi sarkomu, non-Hodgkin lenfoma gibi
neoplazmlar görülebilir.
Amerikan Diþ Hekimliði Birliði (ADA) genel korunma tedbirlerini alan dental birimlerde hastalýðýn bulaþ-
ma riskinin olmayacaðýna dair yorum getirmiþtir (2).
Herpes simpleks: Akut bir durumda olabileceði gibi,
aðýz ve dudaklarýn çevresinde sýklýkla görülen rekürren
lezyonlar halinde de olabilir. Hastalýðýn bulaþmasý
genellikle kiþinin temasýyla Herpes simpleks virüsünün
deriye ve müköz membrana geçmesiyle olur (7).
Veziküler döküntüler virüs partikülleri içerir ve bu yolla
diþ hekimleri ile hastalar arasýnda bulaþmanýn olduðu
kanýtlanmýþtýr (2). Veziküler döküntünün ilk 24 saati,
viral partiküllerin en yoðun olduðu ve bulaþma riskinin
en fazla olduðu zamandýr. Diþ hekimlerinde týrnaklarýn
etrafýndaki veya parmaðýn diðer kýsýmlarýndaki HSV
enfeksiyon alanlarý nadir olarak görülür. Acil durumlar
haricinde Herpes lezyonlarý geçene kadar diþ tedavileri
ertelenmelidir (8,9).
Sifiliz: Diþ hekimleri sifilizin deðiþik aþamalarýndaki
oral bulgularý iyi bilmelidirler. Sifilitik ülserin yüzeyi
veya sekonder sifilizin müköz "patch"leri son derece
bulaþýcýdýr. Önceden tükürük veya kan içeren batma
yaralanmasý hikayesi olan, elinde veya parmaklarýnda
kronik ülserler bulunan þüpheli hastalarýn muayeneleri
dikkatli yapýlmalýdýr (2,9,10).
Diþ hekimliði çalýþma ortamlarýndan bulaþabilecek
çok sayýda bulaþýcý enfeksiyon ajaný bulunmaktadýr ve
bunlarýn belirtileri oral lezyonlar olarak ortaya çýkabilmektedir. Dental alanda çalýþanlar bu ajanlarý taný-
malý, bunlarýn neden olduðu oral lezyonlar hakkýnda
bilgi sahibi olmalý, dental alanda çalýþanlardan hastalara
çapraz enfeksiyon riskini azaltmak için gerekli tedbirler
almalýdýrlar.
Diþ hekimliði alanýnda çalýþan personelin hepatit B
aþýsý olmasý son derece önemlidir. Fakat daha da önemlisi kan yoluyla ve diðer yollarla geçen enfeksiyon ajanlarýnýn bulaþma riskini azaltmak için genel tedbirler her
zaman titizlikle uygulanmalýdýr.
b) Diþ hekimliðinde kas-iskelet sistemi rahatsýzlýklarý
Karpal tünel sendromu: Bu sendrom karpal tünelden
geçen medyan sinirin sýkýþmasý sonucunda meydana
gelen periferal bir nöropatidir. Sendroma dominant
elde daha sýk rastlansa da, sýk sýk çift taraflý görülür.
Sendrom el bileðinin travmaya uðramasýný takiben,
romatoid artrit ve diyabet gibi sistemik hastalýklarda,
hamilelik ve menopoz dönemindeki hormonal deðiþikliklerle veya aþýrý kullanýma baðlý arka arkaya gelen travmalar sonucu ortaya çýkabilir (3).
El bilek eklemi nötral veya fonksiyonel pozisyondayken karpal tünelindeki basýnç en düþük seviyededir
ki, bu durumda önemsiz bir bükülme ve hafif bir ulnar
deviyasyon vardýr. Tünel içindeki basýnç nötral
pozisyonda olduðundan daha fazla bükülme veya açýlmaya sebep olan hareketlerde artar. Diþ hekimliði gibi
küçük el aletlerinin kullanýldýðý mesleklerde bilek
ekleminin nötral pozisyonunu korumasý hemen hemen
imkansýzdýr. Bileðin bükülmüþ pozisyonda iken el aletlerinin kullanýmý karpal tünelindeki basýncý artýrýr.
Basýnç artýþý sinir içindeki damarlarda týkanmaya ve
medyan sinirde iskemiye neden olur (3).
Diþ hekimlerinin karpal tünel sendromu geliþme
riskini azaltmak için uymasý gereken bazý önlemler
vardýr. Tekrarlayan ve aþýrý bükülme veya açýlmaya
neden olan bilek hareketlerinden sakýnýlmalý, tekrarlayan iþlemler öncesinde bilek ve parmaklarý ýsýtma
amaçlý aktif hareketler yapýlmalý, hastalarýn tedavileri
yapýlýrken diþ hekimi dinlenmeye zaman ayýrmalý, kullaným esnasýnda el aletleri çok sýký tutulmamalý, parmaklarýn uygunsuz pozisyonundan sakýnmak için 360º
dönebilen el aletleri ve mümkünse fiberoptikler kullanýlmalýdýr (3).
Bel ve sýrt aðrýsý: Bel ve sýrt aðrýsý, yatar pozisyondaki
hastalarýn tedavisi esnasýnda ileri eðilmiþ halde iken
ayaða kalkmaya çalýþan diþ hekimlerinin baþýna gelebilir.
Ýleri eðilmiþ halde iken bedenin bükülmesi veyaCilt 49 · Sayý 3 · Gülhane TD Diþ hekimlerinin mesleki rahatsýzlýklarý · 207
döndürülmesi, var olan bir problemi daha kötüye
götürebilir. Eðilmiþ pozisyondaki bedenin posteriyor
spinal ligamentlerde ve sýrtýn ekstensör kaslarýnda gerilmeye neden olmasý bel aðrýsýnýn olasý sebebidir.
Omurganýn bükülmesiyle faset eklem yüzeylerinin distraksiyona uðramasý ve daha az stabil hale gelmesi sonucunda zorlanma olur. Faset eklemlerde uzun süreli distraksiyon inflamasyona sebep olur ve beden dik konuma getirildiðinde eklemler düzgün olarak kapanmaz ve
lumbar lordoz (omurganýn kavisli kýsmý) tekrar konumlanýr.
Faset eklemlerin açýlýp kapanmasý, eklem yüzeyinin
kayganlaþmasý ve beslenmesinin saðlanmasý için gereklidir. Habitual olarak bel kemiðinin eðik durmasý
eklemlerin yüzeyinin kayganlaþmasýný ve beslenmesinin
saðlanmasýný azaltabilir. Bu da eklem yüzeyini kaplayan
kýkýrdakta erken dejenerasyonlara sebep olabilir.
Omurlar arasýndaki diskler de bedenin uzun süreli eðik
durmasý sonucu oluþan hasardan kolay etkilenir. Ýleri
doðru eðik pozisyonda oturmak intervertebral disklerin
arasýndaki baskýyý artýracaktýr.
Habitual olarak bel kemiðinin eðik durmasý nükleus
pulposusun posteriyora migrasyonuna sebep olur.
Bunun sonucunda annulus fibrosusa baský olur ve
annulus fibrosus da posteriyor longitudinal ligamente
baský yapar. Posteriyor longitudinal ligamentler sinir
liflerinden zengindir, bu da bel aðrýsýna sebep olabilir.
Nucleus pulposus posterolaterale doðru migrasyona
uðrarsa, baský segmental sinirler üzerine olabilir. Bunun
sonucunda da his kaybý ve/veya kolun alt kýsmýnda
güçsüzlük olabilir. Baskýnýn yoðun olduðu alt lumbar
bölgelerde disklerin fýtýklaþmasý veya þiþlik sýk görülür.
Bel ve sýrt aðrýsý riskini azaltmak için koruyucu
önlemler þunlardýr: Bedenin uzun süreli ayný durumda
kalmasý sakýncalýdýr. Günlük çalýþma esnasýnda sýk sýk
pozisyon deðiþtirilmeli, dental çalýþma esnasýnda arada
sýrada bel gerilmeli, vücut duruþunu uygun pozisyonda
tutmayý alýþkanlýk haline getirmek için egzersiz yapýlmalý, günlük çalýþma esnasýnda sýk sýk ara verilmeli,
vücudun ve ekstremitelerin gücünü ve esnekliðini
korumak için düzenli egzersiz yapýlmalý ve ideal kilo
korunmalýdýr (3).
Vibrasyon sendromu: Diþ hekimliðinde kullanýlan
çeþitli makinelerin hareketli parçalarý mekanik vibrasyon yaratmaktadýr. Makineler tarafýndan yayýlan vibrasyon direkt olarak makinenin ucu tarafýndan ele
iletilir. Vibrasyon, hem direkt olarak uygulama bölgesini, hem de indirekt olarak çalýþanýn tüm vücudunu etkiler (11).
Diþ hekimlerinde üst ekstremiteler boyunca tüm
vücudu etkileyen mekanik vibrasyon; vasküler, osteoartiküler ve sinir sisteminde deðiþikliklere neden olabilir.
Organizmanýn yüksek frekansta vibrasyona maruz
kalmasý ve bunun sonucunda bahsedilen deðiþikliklerin
meydana gelmesi sonucu vibrasyon sendromu adý verilen
mesleki bir hastalýk ortaya çýkar. Vibrasyon sendromu
ne kadar ilerlemiþse, vibrasyon, aðrý, temas ve sýcaklýk
algýlarý o derece kötüleþir. Çevre ýsýsýnýn düþmesiyle birlikte, parmaklarýn uçlarýnda paroksismal beyazlama ve
soðuða karþý aþýrý hassasiyet görülür. Parmaklarda oluþan
paroksismal dolaþým bozukluklarýna Reynaud fenomeni,
ölü parmaklar veya beyaz parmak sendromu adý verilir.
Vibrasyon sendromunun prognozu, bazý sistemik
hastalýklarýn varlýðý, üst ekstremitelerde oluþan yaralanmalar, sigara ve alkol kullanýmý ile kötüye doðru gidebilir. Bu sendromun etkilerini artýran nedenler arasýnda
düþük sýcaklýk, yüksek nem, ani hava deðiþimleri gibi
düþük düzeydeki iklimsel deðiþiklikler de vardýr. Lokal
vibrasyonun olumsuz etkileri 5-1400 Hz aralýðýnda
görülür. En zararlý etkilerin ise 16 Hz'in altýndaki düþük
frekanslý vibrasyonlarda oluþtuðu varsayýlmaktadýr
(6,11).
Diþ hekimleri, hýzlý ve verimli çalýþan, üretici tarafýndan belirtilen talimata göre periyodik bakým ve kontrolleri yapýlan makineleri kullanmalýdýrlar. Dental
makinelerin dengeli olmasý saðlanarak ve hareketli
parçalarýn birbirlerine çarpmasý engellenerek vibrasyon
seviyesi ile gürültü azaltýlabilir. Döner baþlýklý aletlerin
tamirleri kalifiye personel tarafýndan orijinal parçalar
kullanýlarak yapýlmalýdýr. Diþ hekimi günlük çalýþma
esnasýnda mekanik vibrasyona maruz kalýyorsa arada
mola vermeli veya baþka faaliyetlerle uðraþmalýdýr.
Diþ hekimlerinde üst ekstremitelerin düzenli olarak
kontrolleri; vasküler, sinir ve kemik sistemleri dikkate
alýnarak yapýlmalýdýr. Zamanýnda yapýlan basit bir
muayene ile vibrasyona maruz kalýnmasý sonucu oluþan
deðiþiklikler ortaya çýkarýlabilir (11).
c) Görme problemleri
Eski dolgularýn kaldýrýlmasý, fazla dolgu maddelerinin alýnmasý, dolgularýn parlatýlmasý veya kemik
doku cerrahisi gibi dental iþlemler yüksek hýzlý frezlerin
kullanýlmasýný gerektirir. Bu gereklilik maddelerin veya
doku parçalarýnýn hekimin gözlerini yaralama riskini
ciddi oranda artýrmaktadýr. Vakalarýn çoðunda yabancý
maddeler konjonktival kese veya korneaya gelerek göz
küresinde aðrýya, sulanmaya ve kýzarýklýða neden olur.
Yabancý parçanýn daha derine saplanmasý korneada perforasyona ve lenste hasara neden olabilir (12).
Diþ yüzeyinden bakteri plaðýnýn ve diþ taþlarýnýn
uzaklaþtýrýlmasý için kullanýlan aletlerden diþin yüzeyine
çok miktarda su püskürtülmektedir. Bu yolla ortama
saçýlan damlacýklar; tükürükten, diþ eti sývýsýndan, plak,208 · Eylül 2007 · Gülhane TD Þenel
tartar, doku artýklarý gibi organik parçacýklardan ve zengin bakteriyel floradan meydana gelmektedir. Bunlar da
diþ hekiminin solunum organlarýna ve konjonktival
dokularýna penetre olarak mekanik yaralanmalara sebep
olmaktadýr.
Gözleri korumanýn en basit yolu koruyucu gözlük
takmaktýr (13) (Þekil 1). Etkili koruma gözlüðü, sert
plastik lenslere sahip olmalý ve kenarlarý yüze tam olarak
oturmalýdýr. Ancak bu þekilde hazýrlanmýþ gözlükler
damlacýklardan, sert parçacýklardan ve püsküren sývýlardan hekimi tam olarak koruyabilmektedir (12).
Þekil 1. Koruyucu gözlük (13)
Lazer uygulamalarý: Diþ hekimliðinde düþük ve orta
radyasyon yoðunluðundaki lazerler tedavi amaçlý kullanýlmaktadýr. Bunlardan yayýlan radyasyon saðlýða
zararlý olabilmektedir. Gözler ve deri ýþýða en fazla
maruz kalan organlardýr. Bu durum hem diþ hekimini,
hem de hastayý etkilemektedir. Oluþan zarar deriye ve
göze gelen radyasyonun yoðunluðuna baðlýdýr. Lazer
kullanýrken yalnýz ýþýk kaynaðýndan çýkan deðil, yayýlan
ve yansýyan ýþýk demetlerinin de göze çarpmasý tehlikelidir. Lens, göze gelen ýþýk demetlerini toplar ve bu yolla
optik yoðunluk bir çok kez artar. Bu da gözün hasar
görme riskini artýrýr.
Hekimler lazer uygulamalarý için yüksek kaliteli ve
profesyonel yapým aletleri tercih etmelidirler. Özellikle
bunlarýn optik parçalarý güvenli ve etkili çalýþma için
kaliteli olmalýdýr. Ameliyat esnasýnda doktorlarýn, hastalarýn ve diðer tüm personelin radyasyondan gözlerini
korumak için koruyucu gözlük takmalarý gereklidir
(12).
Iþýkla sertleþen dolgu yapým üniteleri: Iþýkla sertleþen
restorasyonlarýn yapýmýnda kullanýlan polimerizasyon
ünitelerinde ultraviyole, kýzýl ötesi ve diðer istenmeyen
ýþýk türlerini azaltan filtreler bulunmasýna raðmen diþ
hekimi, gözlerini yayýlan direkt ve indirekt ýþýktan korumak için tedbir almalýdýr. Diþ hekimi ýþýk probuna
direkt olarak bakmaktan kaçýnmalý ve yeterli uzaklýktan
iþlemi gerçekleþtirmelidir. Aksi taktirde görme duyusu
ciddi olarak zarara uðrayacaktýr. Diþ hekimleri 500 nm
dalga boyu altýndaki ýþýðý emen koruyucu gözlükleri
kullanmalýdýrlar. Ayný zamanda bu tip ünitelerin yaydýðý
ýþýktan, ýþýða duyarlý olan bireyler veya bu sebepten
tedavi görmüþ olanlar veya ýþýða duyarlýlýða sebep olan
ilaçlarý kullananlar uzak durmalýdýrlar. Kür lambalarýndan yayýlan ýþýðýn doðru yoðunluðu 300 µW/cm2
'nin
üzeridir. 200-300 µW/cm2
arasýndaki yoðunluk kür
süresinin uzamasýný gerektirmektedir. Kýzýl ötesi ve
ultraviyole radyasyonunun yayýlma olasýlýðý nedeniyle
200 µW/cm2
'nin altýndaki yoðunluklarýn kullanýlmasý
zararlý olabilir (12,14).
d) Ýþitme kaybý
Diþ hekimlerinde meydana gelen iþitme kaybýnýn en
önemli nedeni yüksek frekanslardaki sürekli gürültülerdir. Özellikle bu durum yüksek hýzlý türbinlerin
bulunduðu yerlerde çalýþan diþ hekimleri için potansiyel
bir sorundur. Diþ hekiminin duyabileceði en yüksek ses
seviyesi 80 ila 90 desibel (DB) arasýndadýr. Ýþ günü
boyunca yüksek seviyede devam eden gürültü, duyma
hasarýna yol açar. Bu durumdan korunmak için döner
baþlýklý aletlerin bakýmý uygun þekilde yapýlmalýdýr.
Çalýþýlan mekanlarda tavan akustik olmalý ve zeminde
ise elastik malzemeler kullanýlmalýdýr. Kompresör ve
diðer gürültü yapan aletler uygun þekilde yerleþtirilip
gürültü seviyesi azaltýlmalýdýr. Kiþisel olarak korunmak
için kulak týkaçlarý veya kulaklarý tam olarak örten
kulaklýklar kullanýlabilir (15,16).
e) Perkütan yaralanmalar
Diþ hekimleri çalýþýrken kullandýklarý frez, enjektör
ve sütür iðnesi gibi keskin, delici aletler nedeniyle
sütür-perkütan yaralanmalara maruz kalabilirler. Yapý-
lan bir çalýþmada diþ hekimlerinde en çok yaralanmaya
sebep olan aletin sond olduðu saptanmýþtýr. Diþ hekimleri, hastalarýn muayene ve tedavileri esnasýnda gerekli
tedbirleri alarak ortaya çýkabilecek kazalardan kendilerini korumalýdýrlar. Hastanýn tedavisine baþlamadan önce
hasta aðrý ve korku nedeniyle yapabileceði ani hareketler
konusunda uyarýlmalýdýr (1).
f) Alerji
Alerji sebebi olabilecek kimyasal materyaller diþ
hekimliðinde yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. Hastalarda
olduðu gibi diþ hekimlerinde de bu maddelere karþý
alerjik reaksiyon geliþebilir. Tedavide kullanýlan
materyallere karþý diþ hekiminin duyarlýlýðý olup
olmadýðý araþtýrýlabilir, gerekli görülürse alerji testleri
yapýlabilir (17).Cilt 49 · Sayý 3 · Gülhane TD Diþ hekimlerinin mesleki rahatsýzlýklarý · 209
Diþ hekimi kullandýðý alaþýmlarý ve fiziksel özelliklerini çok iyi bilmelidir. Kullanýlan materyallerin bilinen
ürünler olmasýna dikkat etmeli, tavsiye edilen uygulama
kurallarýna uymalýdýr.
Diþ hekimliðinde kullanýlan maddelere karþý ortaya
çýkan alerji daha çok materyal ile temas eden yerlerde
kontakt dermatit olarak görülür. Alerjik kontakt dermatit
diþ hekimlerinde özellikle el dermatiti þeklinde izlenir
(Þekil 2). Lateks eldivenlerin kullaným kolaylýðýna rað-
men, lateks alerjisi olan hekim ve yardýmcýlarý lateks
içermeyen nitril veya vinil grubu eldivenler kullanabilirler (18,19).
Þekil 2. Ellerde lateks alerjisinin sebep olduðu kontakt dermatit
(GATA Oral Diagnoz ve Radyoloji AD arþivinden alýnmýþtýr)
Aðýz içinde kullanýlan metal alaþýmlar alerjik ve toksik reaksiyonlara neden olmaktadýr. Civa ve bileþiklerinin beyin ve santral sinir sistemi üzerine zararlý etkisi olduðu bilinmektedir. Civanýn dikkatsizce kullanýlmasý havadaki civa buharýnýn artmasýna, diþ hekimi ve
yardýmcý personel için risk oluþmasýna neden olur.
Amalgamýn sökülmesi sýrasýnda yerleþtirilmesinden
daha fazla civa buharý ortaya çýktýðý belirtilmiþtir. Bu
nedenle amalgam sökülmesi kuvvetli aspirasyon ve iyi
bir soðutma eþliðinde maske kullanýlarak yapýlmalýdýr
(6,17,20).
e) Varis
Bacaklarda yüzeyel toplardamarlarýn düzensiz bir
biçimde uzayarak geniþlemesi ve kývrýmlar oluþturmasýdýr. Özellikle hareketsiz, sürekli oturarak çalýþmak
ve uzun süre ayakta kalmak venöz kapakçýklarýn tam
olarak kapanmasýný engeller. Damar yapýsý veya
kapakçýk fonksiyonunun bozulmasý durumunda kan
bacak damarlarýnda göllenir, buna baðlý olarak da
varisler oluþur (21).
Diþ hekimlerinde çalýþma pozisyonuna baðlý olarak
özellikle bacaklarda varis gibi vasküler hastalýklar geliþebilmektedir. Varisi önlemek için bir saatten daha uzun
süre oturmamalý ya da ayakta kalmamalý, dengeli
beslenmeli, düzenli spor yapýlmalýdýr. Yürüme, yüzme,
bisiklet gibi sporlar sürekliliði olan faydalý hareketlerdir.
Aniden durma ve sýçrama gibi hareketlerin yapýldýðý
futbol ve basketbol gibi sporlar varis yönünden sakýncalýdýr. Beþ cm'den yüksek topuklu ayakkabý kullanýlmamalý, bacaklarýn altýna yastýk koyarak (yaklaþýk 15 cm
yüksekliðinde) dinlenilmeli, sigara içilmemeli, soðuk
suyla bacaklara duþ yapýlmalý, doktor önerisine göre
varis çorabý kullanýlmalýdýr (21).
Diþ Hekimliðinde Stres
Strese maruz kalan saðlýk çalýþanlarýnýn yalnýz kendi
zihinsel veya fiziksel saðlýklarý deðil, kendilerinden
dolaylý çalýþtýklarý saðlýk servisinin saðladýðý bakým
kalitesi de etkilenir. Saðlýk sektöründe mesleki çalýþma
süresi uzundur. Zor çalýþma koþullarý vardýr. Potansiyel
olarak tehlikeli hastalýklara ve insani sýkýntýlara maruz
kalýnmaktadýr. Ayný zamanda insan yaþamýný etkileme
sorumluluðunu yüklemektedir. Tüm bunlara bakýldýðýnda saðlýkla ilgili meslekler yüksek derecede stresli
olarak tanýmlanmaktadýr (6,22).
Yapýlan çalýþmalarda diþ hekimliðinin, çalýþma
koþullarýndan dolayý, diðer mesleklere göre daha stresli
olduðu öne sürülmüþtür (23). Diþ hekimliði ve kardiyovasküler hastalýklar, alkolizm, ilaç baðýmlýlýðý, boþanma
ve yüksek orandaki intihar giriþimi üzerine yapýlan istatistikler, diþ hekiminin yaþamýnýn stres dolu olduðunu
kanýtlamaktadýr (24).
Myers ve Myers tarafýndan %70.4'ü erkek, %29.6'sý
kadýn olmak üzere 2441 diþ hekimiyle yapýlan çalýþmada diþ hekimleri kendilerini en fazla strese sokan durumun söz verdikleri programýn gerisinde kalmak olduðunu
belirtmiþlerdir. Ayný zamanda bu çalýþmada 18 yaþýndan
küçük çocuðu olan diþ hekimlerinin daha fazla stres
yaþadýklarý belirtilmiþtir. Çocuklarýn mali yönde oluþ-
turduklarý baskýlar diþ hekimlerinin iþ stresi üzerine
eklenmektedir. Diþ hekimlerinin saðlýklarýný etkileyen
alýþkanlýklarýnýn, iþ stresi üzerinde etkileri vardýr.
Yüksek iþ stresinin; egzersiz azlýðý, az uyku uyuma, alkol
ve sigara kullanma ve düzensiz yemek yeme alýþkanlýklarý ile iliþkisi bulunmaktadýr. Ayný çalýþmada son 14
gün içinde diþ hekimleri tarafýndan en fazla rapor edilen
minör rahatsýzlýklar deðerlendirilmiþ, bunlardan
sinirlilik, gerginlik, moral bozukluðu, baþ aðrýsý, uyuma
güçlüðü ve sebepsiz yorgunluðun iþ stresiyle alakasý
olduðu belirtilmiþtir (22).
Diþ Hekimliðinde Ergonomi
Diþ hekimleri için ergonomi saðlýk ve mesleki
yaþamýn uzun olmasý anlamýna geldiði için önemlidir.210 · Eylül 2007 · Gülhane TD Þenel
Diþ hekimleri için en ideal oturma konumu nötr
oturma pozisyonudur (Þekil 3) (25). Bu durumda sýrt
düz konumlanýr ve aðýrlýk sandalyeye daðýtýlarak dik
oturulur. Ayaklar sandalyenin tabanýnýn çevresindeki
halkaya düz basar, bacaklar hafifçe yana açýlmalýdýr.
Kalça kýsýmlarý zemine paralel ve sandalyenin önü hastanýn aðzý ile paralel olmalýdýr. Eðer sandalyenin kolçaklarý varsa bunlar karýn bölgesi seviyesinde olmalý ve
gerektiðinde öne yaslanmak için kullanýlmalýdýr.
Hareketli alet dolabý varsa kalça kýsýmlarýndan yukarýda
ve mümkün olduðunca hekime yakýn olmalýdýr (26).
Hastanýn çevresindeki alan, bir saatin kadranlarýný
simgeleyen bölgelere ayrýlýrsa diþ hekimi için aktif çalýþ-
ma alaný 8-12 saatleri arasýndadýr (25) (Þekil 4). Diþ
hekiminin sandalyeyle tüm hareketleri bu alanda
gerçekleþir. Ergonomik olarak çalýþma alaný 50 cm
yarýçaplý bir dairedir. Hava-su þýrýngasý, cerrahi aspiratör
ve tükürük emici gibi sýk kullanýlan malzemeler kolayca ulaþýlabilir yerde olmalýdýr. Tüm araç ve gereçler,
dikey ve yatay olarak maksimum ulaþýlabilir alan içine
yerleþtirilmelidir. Bu ön kolun vertikal ve horizontal
yönde sallanmasý ile oluþan alandýr (26).
Hastanýn konumlandýrýlmasý da göz ardý edilmemelidir. Hastanýn pozisyonu hekimin duruþunu etkiler.
Hasta arkasýna yaslandýðýnda, baþ ve ayaklarý ayný
düzlemde olmalýdýr. Birçok diþ hekimi hasta dik
pozisyondayken tedavi yapar. Bunun sonucunda sýrt ve
boyun bükülerek görüþ saðlanmaya çalýþýlýr. Hekim hastaya baþýný çevirmesini, çenesini aþaðý veya yukarý
hareket ettirmesini söylemekten kaçýnmamalýdýr.
Aðýzda sol tarafýn bukkal bölümü veya sað tarafýn lingual kýsmý gibi zor ulaþýlabilen bölgelerde indirekt
görüþ kullanýlmalýdýr.
Diþ hekimliðinde kullanýlan luplar tam bir görüþ
saðladýðýndan ileriye daha az eðilmek suretiyle hekimin
sýrtýnýn dik kalmasýna yardýmcý olur. Kiþiye özel
("through the lens") (Þekil 5a) ve hareketli ("flip-up")
(Þekil 5b) olmak üzere iki çeþit lup vardýr. Kiþiye özel
luplar gözlüklerin lensleri üzerine sabitlenmiþtir
(27,28).
Þekil 5a. Kiþiye özel lup ("Through the lens loupe") (27)
Þekil 3. Ýdeal oturma pozisyonu (25)
Þekil 4. Diþ hekiminin çalýþma alaný (25) Þekil 5b. Hareketli lup ("Flip-up loupe") (28)Cilt 49 · Sayý 3 · Gülhane TD Diþ hekimlerinin mesleki rahatsýzlýklarý · 211
Ergonomik anlamda dikkate alýnmasý gereken maddelerden biri de eldivenlerdir. Birçok muayenehanede
her iki el için kullanýlan eldivenler bulunmaktadýr. Bu
tip eldivenlerde baþ parmak diðer parmaklar ile ayný
düzlemdedir ve baþ parmaðýn gerilmesine neden olabilir. Ele özel eldivenler baþ parmaðýn daha doðal
pozisyonda kalmasýný saðlar. Önemli olan diðer bir
nokta ise eldivenin boyutlarýdýr. Eldiven boyutunda
standardizasyon olmadýðý için, boyutlar üreticiden
üreticiye deðiþmektedir. Uygun bir eldiven avuç içini
çok sýkmamalýdýr. Ayný zamanda eldivenin bilek bölgesi
çok dar olmamalý ve parmak uzunluðu yeterli olmalýdýr.
El aletleri ve kullanýlan diðer teçhizatlar da
ergonomik olmalýdýr. El aletlerinin ve hava/su enjektörlerinin dolaþabilen aðýr hortumlarý olabilir. Dolanan
kordon yerleri bilek ve ellere karþý direnç yaratýyorsa
hafifleriyle deðiþtirilebilir.
Hasta randevularý da dikkatli planlanmalýdýr. Hekim,
uzun restorasyon iþlemleri veya kron preparasyonlarý
arasýnda fissür sealent, ölçü alma gibi kolay iþlemler
yaparak aþýrý yorulmaktan kaçýnabilir.
Çalýþma ortamýnýn ýsýsý da çok önemlidir. Ýdeal ýsý 16-
20 derece arasýndadýr. Soðuk havaya veya cereyana
maruz kalma kaslarýn kasýlarak yorulmalarýna veya aþýrý
çalýþmalarýna neden olur. Bu durum özellikle sýrt, omuz
ve boyun kaslarýný etkiler.
Boyun, omuzlar, sýrt, kollar ve parmaklar için uygulanacak germe egzersizleri ile oluþabilecek hasarlar
engellenebilir ve vücut rahatlatýlýr. Germe hareketleri
her saat yavaþça nefes alýrken yapýlmalýdýr (26).
Diþ Hekimliðinde Radyasyonun Etkileri ve
Korunma
Mesleki radyasyondan korunmanýn en etkili yolu,
bütün personel tarafýndan radyasyon güvenliðinin
saðlanmasýdýr. Bu amaçla hastayý korumak için alýnan
önlemlerle hekim kendisini de korumuþ olur.
Hekim kendi aldýðý dozun, hastanýn aldýðý doz ile
orantýlý olduðunu bilerek her zaman radyasyondan
korunma önlemlerini almalýdýr. Radyolojik tetkik
isteyen hekim, radyasyonun zararlý etkilerini göz
önünde bulundurarak, net fayda saðlamayan hiçbir
radyasyon uygulamasý için talepte bulunmamalýdýr.
Radyografi uygulamalarýnda hekim kurþun önlük
giymeli, kurþun bariyer veya duvar arkasýnda durmalýdýr. Dental röntgen cihazlarýnýn bulunduðu odalar
korunma önlemleri açýsýndan uygun olacak þekilde
dizayn edilmelidir.
X-ýþýnlarýnýn zararlý etkilerinden hekimi korumak
için uyulmasý gereken üç temel kural: Mümkün olabildiðince kaynaða uzak bir mesafede çalýþmak (diþ
hekimi hastadan en az 180-200 cm uzakta durmalýdýr),
kaynak yanýnda gereðinden fazla süre kalmamak ve ýþýn
kaynaðýyla diþ hekimi arasýna koruyucu engel koymaktýr.
X ve gama ýþýnlarý gibi penetrasyon özelliði fazla olan
radyasyondan korunmak için kurþun veya kalýn betondan yapýlmýþ engeller kullanýlmalýdýr. Hekim koruyucu
bir engel arkasýnda bulunmuyorsa, merkezi ýþýnla
135°lik açý yapacak pozisyonda durmalýdýr (Þekil 6).
Alýnan doz miktarlarýný ölçmek için dozimetreler kullanýr. Diþ hekiminin periyodik olarak týbbi kontrolleri
yapýlmalýdýr (29).
Þekil 6. X-ýþýnýnýn veriliþ yönü ve hekimin durmasý gereken yer
(29)
Sonuç
"Primum nihil nocere" (önce zarar verme): Hipokrat
tarafýndan söylendiði rivayet edilen bu söz hekimlik
uygulamalarýnda en temel kural olarak kabul edilmektedir.
Hekim öncelikle hastaya zarar vermeden onun
saðlýðýný düzeltmekle yükümlüdür. Ayný þekilde hekim
hastayý tedavi edip, onu aðrýlarýndan kurtarýrken kendi
saðlýðýný da riske atmamalýdýr. Diþ hekimleri fiziksel ve
psikolojik saðlýklarýný en iyi þekilde korumalý, saðlýk
sorunlarý yaþamaya baþladýklarýnda gerekli önlemleri
almalýdýrlar.
Diþ hekimliði fakültesi öðrencilerine ileride yaþayabileceði meslek hastalýklarý ve bunlardan korunma yollarý öðretilmelidir.
Günümüzde diþ hekimliðinde mesleðe baðlý olarak
ortaya çýkan problemlerin araþtýrýlmasýnda; sonuçlarýn
daha objektif olmasý açýsýndan anket çalýþmalarýnda,
hekimlerin klinik muayeneleri yapýlarak hastalýklarýnýn
mesleki kaynaklý olup olmadýðý belirlenmelidir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

