Eritrosit sedimentasyon hızının 100 mm/saat'i geçtiği hastalıkların geriye dönük incelenmesi
1. Reinhart WH. Erythrocyte sedimentation rate-More than
an old fashion? Ther Umsch 2006; 63: 108-119.
2. Piva E, Sanzari MC, Servidio G, Plebani M. Length of
reaction in undiluted blood (erythrocyte sedimentation
rate): variations with sex and age and reference limits.
Clin Chem Lab Med 2001; 39: 451-454.
3. Saadeh C. The erythrocyte sedimentation rate: old and
new clinical applications. South Med J 1998; 91: 220-224.
4. Bridgen M. The erythrocyte sedimentation rate. Still a
helpful test when used judiciously. Postgrad Med 1998;
103: 272-275.
5. Dinç A. Sedimentasyon yüksekliðine yaklaþým. In: Koçar
ÝH, Erikçi S, Baykal Y (eds). Ýç Hastalýklarýnda Karar
Verme. Ankara: GATA Basýmevi, 2002: 483-484.
6. Çam H, Özkan HÇ. Eritrosit sedimentasyon hýzý. Türk
Pediatri Arþivi 2002; 37: 194-200.
7. Hameed MA, Wagas S. Physiological basis and clinical
utility of erythrocyte sedimentation rate. Pak J Med Sci
2006; 22: 214-218.
8. Bedell SE, Bush BT. Erythrocyte sedimentation rate.
From folklore to facts. Am J Med 1985; 78: 1001-1009.
9. Sox HC Jr, Liang MH. The erythrocyte sedimentation
rate. Guidelines for rational use. Ann Intern Med 1986;
104: 515-537.
10. Caswell M, Stuart J. Assessment of Diesse Ves-matic
automated system for measuring erythrocyte sedimentation rate. J Clin Pathol 1991; 44: 946-954.
11. Bridgen ML. Clinical utility of the erythrocyte sedimentation rate. Am Fam Physician 1999; 60: 1443-1450.
12. Roberts WN, Brodeur JP, DeWitt J, Carr SZ, Wise CM,
Carr ME. Comparison of factor VIII-related antigen and
erythrocyte sedimentation rate in outpatient management
of vasculitis. Angiology 1996; 47: 1081-1087.
13. Dupond JL. Evidence that excessive sedimentation rate is
predictive of traffic accidents in systemic diseases. Rev
Med Intern 1992; 13: 409-420.
14. Shearn MA, Kang IY. Effect of age and sex on eythrocyte
sedimentation rate. J Rheumatol 1986; 13: 297-298.
15. Lluberas-Acosta G, Schumacher HR Jr. Markedly elevated erythrocyte sedimentation rates: consideration of clinical implications in a hospital population. Br J Clin Pract
1996; 50: 138-142.
16. Koçar ÝH, Erikçi S, Ünübol E. Eritrosit sedimentasyon
hýzý ve klinik deðeri. Turkiye Klinikleri J Med Sci 1989; 9:
174-181.
17. Bathon J, Graves J, Jens P, Hamrick R, Mayes M. The
erythrocyte sedimentation rate in end-stage renal failure.
Am J Kidney Dis 1987; 10: 34-40.
18. Berlit P. Clinical and laboratory findings with giant cell
arteritis. J Neurol Sci 1992; 111: 1-12.
19. Stein CM, Xavier R. Extreme elevation of the erythrocyte
sedimentation rate in patients admitted to a general medical ward in Harare, Zimbabwe. J Trop Med Hyg 1989;
92: 259-262.
20. Gruener G, Merchut MP. Renal causes of elevated sedimentation rate in suspected temporal arteritis. J Clin
Neuroophthalmol 1992; 12: 272-274.
Giriþ
Birçok hastalýkta tanýya yardýmcý bir inceleme yöntemi olan eritrosit sedimentasyon hýzý (ESH), oldukça
yaygýn kullanýlan, basit ve kýsa zamanda sonuç alýnan,
ancak duyarlýlýðý (sensitivite) ve özgünlüðü (spesifisitesi) düþük bir kan testidir (1-4). Venöz kan dik bir tüpe
* GATA Aile Hekimliði AD
**GATA Ýç Hastalýklarý BD
Ayrý basým isteði: Dr. Oktay Sarý, GATA Aile Hekimliði AD, Etlik-
06018, Ankara
E-mail: okitaysari72@ÿahoo.com
Makalenin geliþ tarihi: 29.09.2006
Kabul tarihi: 06.06.2007
Gülhane Týp Dergisi 2007; 49: 163-167
ARAÞTIRMA
© Gülhane Askeri Týp Akademisi 2007
Özet
Eritrosit sedimentasyon hýzý fibrinojen, immünglobulinler ve
benzeri akut faz proteinleri aracýlý eritrosit agregasyon
derecesini ölçen, zaman baðýmlý, yaygýn kulLanýlan, basit ve
ucuz, ancak duyarlýlýðý ve özgünlüðü düþük bir kan testidir.
Çalýþmamýzda; GATA Ýç Hastalýklarý BD'da 1992 ile 2005 yýllarý arasýnda yatýrýlarak tedavi gören hastalarý geriye dönük
olarak inceleyerek, eritrosit sedimentasyon hýzýnýn 100
mm/saat'i geçtiði hastalýklarý ve oranlarýný tespit etmeyi
amaçladýk. Eritrosit sedimentasyon hýzý 100 mm/saat'i
geçen 797 hasta belirlendi. Bunlardan 475'i erkek (%59.6),
322'si kadýndý (%40.4). Ortalama yaþ 49.10±22.99 (14-96 yýl)
idi. Ortalama eritrosit sedimentasyon hýzý 119.30±16.43
(100-200) mm/saat (erkeklerde 118.39±16.23 mm/saat,
kadýnlarda 120.64±16.65 mm/saat) olarak tespit edildi.
Eritrosit sedimentasyon hýzý 100-109 mm/saat arasýnda
toplam 232 hasta (%29.1) ve 170-179 mm/saat ile 190-200
mm/saat dilimleri arasýnda ikiþer hasta kaydedildi. Hastalýk
gruplarýna göre daðýlým incelendiðinde, en yüksek oraný
romatizmal hastalýklar alýrken (%22.5), en az oranda kardiyovasküler hastalýklar (%3.0) tespit edildi. En yüksek
eritrosit sedimentasyon hýzý deðeri 1993 yýlýnda akciðer
karsinomalý ve 77 yaþýnda bir erkek hastada 200 mm/saat
olarak belirlendi. Kadýnlarda en yüksek eritrosit sedimentasyon hýzý deðeriyse 1995 yýlýnda, 43 yaþýnda diyabet (diyabetik ayak, böbrek yetersizliði komplikasyonlu) ve üriner
sistem enfeksiyonu tanýlarýyla takip edilen bir bayanda 190
mm/saat olarak tespit edildi.
Anahtar kelimeler: Eritrosit sedimentasyon hýzý
Summary
A retrospective analysis of diseases with an erythrocyte
sedimentation rate exceeding 100 mm per hour
Erythrocyte sedimentation rate is a time-honored, frequently used, simple and cheap, although not sensitive and
specific, blood test which assesses the degree of erythrocyte aggregation mediated by acute phase proteins, such as
fibrinogen and immunoglobulins. In our study, we aimed to
retrospectively analyze diseases in which erythrocyte sedimentation rate exceeded 100 mm/hour in patients hospitalized at the Department of Internal Medicine of Gulhane
Military Medical Academy between 1992 to 2005. There
were 797 patients with an erythrocyte sedimentation rate
higher than 100 mm/hour. Of these, 475 were male (59.6%)
and 322 were female (40.4%). Mean age of the patients was
49.10±22.99 (14-96) years. Mean erythrocyte sedimentation
rate was 119.30±16.43 (100-200) mm/hour (118.39±16.23
mm/hour in males and 120.64±16.65 mm/hour in females).
There were 232, 2 and 2 patients with erythrocyte sedimentation rates between 100 to 109 mm/hour (29.1%), 170
to 179 mm/hour and 190 to 200 mm/hour, respectively.
When the distribution of increased erythrocyte sedimentation rates was analyzed according to diseases, rheumatological diseases were the most common (22.5%), and cardiovasculary diseases were the least common (3.0%). The
highest erythrocyte sedimentation rate was 200 mm/hour
in a 77-year-old male with lung carcinoma in 1993. In
female patients the highest erythrocyte sedimentation rate
was 190 mm/hour in a 43-year-old woman with diabetes
mellitus (complicated with diabetic foot and renal failure)
and urinary tract infection in 1995.
Key words: Erythrocyte sedimentation rate164 · Eylül 2007 · Gülhane TD Sarý ve ark.
alýndýðýnda, eritrositler dibe doðru çökmeye meyillidir.
Belirli bir süre içerisinde eritrositlerin çökme mesafesinin ölçümü ESH olarak adlandýrýlýr (5). Eritrositlerin
dansiteleri plazmadan daha fazladýr; bu nedenle in vitro
ortamda çöker. Öncelikle rulo formasyonunu meydana
getirir. Bunun sonucunda oluþan patiküllerin aðýrlýklarý
artar, eritrositler plazma içinde çökmeye baþlar (5,6).
ESH'nýn 3 ayrý fazý vardýr:
1. Rulo formasyonu: Oldukça yavaþ olan bu
dönemde rulo meydana gelir ve bir saatlik sürenin ilk
on dakikasýný oluþturur.
2. Hýzlý düþme safhasý: Sabit ve hýzlýdýr. ESH'ný tayin
eden safhadýr.
3. Paketlenme safhasý: Son on dakikalýk dönemde
tüpün dibinde hücre paketleri oluþur, hýzý yavaþlar. Bu
dönem bazen saatler sürebilir, bu nedenle iki saatlik
sedimentasyon tayininin pratik bir anlamý yoktur (7).
ESH'ný ölçmede bilinen en eski metod olan, pratikte
de en çok kullanýlan ve bizim de tercih ettiðimiz yöntem Westergren metodudur. Bu yönteme göre referans
deðerler; 50 yaþýn altýndaki erkeklerde 15, kadýnlarda 20,
50-85 yaþ arasý erkeklerde 20, kadýnlarda 30 ve 85 yaþ
üzeri erkeklerde 30, kadýnlarda 42 mm/saat olarak belirlenmiþtir. Bu metodlarýn haricinde; Linzenmeier
(1920), Cutler (1926), Lindow, Adam, Smith ve Rourke
Ernstene (1930)'un tanýmladýðý yöntemler de mevcuttur (6-10).
ESH plazmaya, eritrositlere ve fiziksel faktörlere
baðlý birçok etkene baðýmlý bir testtir. Ayrýca birçok faktörden etkilenebilmektedir. Yüksek konsantrasyonda
antikoagülan makromoleküller, antikoagülan olarak
heparin kullanýlmasý, hiperkolesterolemi, pipetin eðik
konmasý, sedimentasyon pipetine yerleþtirmeden önce
kanýn yeteri kadar çalkalanmamasý ve eritrositlerin
sayýsýnda azalma gibi durumlarda yalancý olarak hýzlanýrken, polisitemi, aðýr lökositoz, anizositoz, akantositoz, orak hücreli anemi, pipet çapýnýn 2 mm'den dar
olmasý, yüksek doz adrenal steroidlerle tedavi, test
pipetinin kýsa olmasý, hipofibrinojenemi, mikrositler,
kalp yetersizliði, kaþeksi, kronik karaciðer hastalýðý
(nekroz olmaksýzýn), kanýn pýhtýlaþmasý ve safra tuzlarý
gibi nedenlerle de yalancý olarak yavaþlamaktadýr.
Ayrýca, hemoliz, pipetin kirli olmasý, pipetde hava
kabarcýðýnýn bulunmasý, sodyum sitrat kullanýlmasýna
raðmen testin 2 saat içinde yapýlmamasý durumlarý da
ESH'ný etkilemektedir (5,7,8,11).
ESH'nýn yüksek olarak tespit edildiði durumlarda,
hastalýk tablosu dýþýnda bazý durumlar da düþünülmelidir. Kadýn cinsiyet, þiþmanlýk, gebelik (gebeliðin 10.
haftasýndan itibaren artar, doðum sonrasý 1. ayda normale döner), ileri yaþ, adet dönemi (menstürasyon) ve
bazý ilaçlar gibi normal fizyolojik durumlar da ESH'ný
artýrmaktadýr (5-9,11,12).
ESH'yi artýran hastalýklar Tablo I'de verilmiþtir.
ESH, þikayeti ve hastalýk bulgusu olmayan kiþilerde
tarama amaçlý kullanýlmaz. Daha çok klinik bulgu ya da
hikayesi olanlarda:
1. Hastalýk olup olmadýðýný ortaya çýkarmak
2. Taný konmuþ hastalýkta, hastalýðýn seyrini belirlemek
3. Tedaviye cevabý belirlemek amacýyla kullanýlýr.
ESH'nýn yükselmesi genelde anlam taþýrken, ESH
düþüklüðünde bazen altta hiçbir neden bulunmayabilir.
Ýzole ESH düþüklüðünün klinik önemi azdýr. Orak
hücreli anemide ESH yüksek bulunursa, osteomiyelit
gibi ikincil enfeksiyon aranmalýdýr (5,7,8,10,13).
Gereç ve Yöntem
Çalýþma periyoduna ait yaklaþýk 20.000 dosya geriye
dönük olarak tarandý. Arþivden hasta dosyalarý yýllara
göre protokol sýrasýyla incelendi. ESH 100 mm/saat'i
geçen çalýþma kriterlerine uygun 797 hasta kaydedildi.
Hasta dosyasý içindeki tetkik bölümü kontrol edilerek
ESH 100 mm/saat'i geçenler hastanýn çýkýþ tanýsýyla
kaydedildi. Eðer ölçümler sýrasýnda birden fazla 100
mm/saat'i geçen ölçümler varsa, içerisinde en yüksek
deðerdeki ESH kaydedildi. Eðer birden fazla taný varsa
ESH'ný 100 mm/saat'in üzerinde yükseltecek en
muhtemel taný gruplarýna hasta kaydedildi. Dosyada
Tablo I. Eritrosit sedimentasyon hýzýný artýran hastalýklar
__________________________________________________
Enfeksiyonlar Ýnflamatuvar Ýnflamatuvar olmayan
mekanizmalar veya bilinmeyen
mekanizmalar
__________________________________________________
Bakteriyel Konnektif doku Kronik böbrek yeterViral hastalýklarý sizliði
Sistemik fungal (Polimyaljiromatika, Hipotiroidizm
temporal arterit) Diyabet ve nefropati
Lenfoproliferatif Þiþmanlýk
hastalýklar Anemiler
Akut romatizmal Glomerülonefritler
ateþ ve diðer Multipl myelom
poststreptokoksik
durumlar
Neoplastik durumlar
ve paraneoplastik
sendromlar
Miyokard infarktüsü
Tiroidit
Serum hastalýðý
Yanýklar
Nötrofilik dermatozlar
__________________________________________________Cilt 49 · Sayý 3 · Gülhane TD Yüksek eritrosit sedimentasyon hýzý · 165
hastanýn tanýsý veya klinik bilgileri yetersiz ise çalýþma
grubuna alýnmadý. Hastanýn yaþý, cinsiyeti, ESH'ý ve
tanýsý kaydedildi. ESH ölçümünde Westergren metodu
kullanýlmýþtýr.
Tanýmlayýcý tipte düzenlenen bu çalýþmada veriler
SPSS 10.0 paket programýnda deðerlendirilerek
sonuçlar %, ortalama±standart sapma þeklinde ifade
edildi.
Bulgular
ESH 100 mm/saat'in üzerinde bulunan 797 hastanýn
475'i erkek (%59.6), 322'si bayandý (%40.4) (Tablo II).
Erkeklerin yaþ ortalamasý 40.65±23.04 (14-91) yýl,
kadýnlarýn yaþ ortalamasý 61.56±16.32 (14-96) yýl olarak
tespit edildi. ESH ortalama 119.30±16.43 (100-200)
mm/saat (erkeklerde 118.39±16.23 mm/saat, kadýnlarda
120.64±16.65 mm/saat) olarak bulundu.
ESH dikkate alýndýðýnda; 100-109 mm/saat arasýnda
toplam 232 hasta (%29.1), 170-179 mm/saat ve 190-200
mm/saat dilimleri arasýnda 2'þer hasta kaydedildi (Tablo
III).
Yaþ gruplarýna bakýldýðýnda en fazla hasta 20-22 yaþ-
larý arasýnda olup (232 hasta), en az hastanýn kaydedildiði yaþ grubu ise 70-79 yaþlarý arasýdýr (6 hasta).
Hastalýk gruplarýna göre daðýlýmda en yüksek oraný
romatizmal hastalýklar alýrken (%30.0), en az hasta içeren grup ise kardiyovasküler hastalýklar (%3.0) olmuþ-
tur (Tablo IV).
Hastalýk tanýlarýný cinsiyetlerine göre ayýrdýðýmýzda,
özellikle romatizmal hastalýklarýn literatürden farklý
olarak erkeklerde (181 hasta), kadýnlara göre (58 hasta)
daha fazla oranda görüldüðü tespit edilmiþtir (Tablo V).
En yüksek ESH deðeri 1993 yýlýnda akciðer karsinomalý 1916 doðumlu erkek hastada 200 mm/saat olarak
kaydedilmiþtir. Kadýnlarda en yüksek ESH deðeriyse
1995 yýlýnda, 1952 doðumlu, diyabet (diyabetik ayak,
böbrek yetersizliði komplikasyonlu) ve üriner sistem
enfeksiyonu tanýlarýyla takip edilen bir bayanda 190
mm/saat olarak tespit edilmiþtir.
Tartýþma
ESH eskiden beri bilinen bir yöntemdir, buna rað-
men klinik pratikte sýkça kullanýlmaktadýr. Yakýn
dönemlerde yeni laboratuvar yöntemleri geliþtirilmiþ
olmasýna raðmen, akut faz reaktaný olarak klinik taný ve
takipte halen deðer taþýmaktadýr. Yapýlan tetkikler sonucunda ESH deðeri yüksek bulunursa; hastanýn cinsiyeti,
Tablo II. Eritrosit sedimentasyon hýzý 100 mm/saat'in
üzerinde olan hastalarýn cinsiyetlerine göre daðýlýmý
__________________________________________________
Sýklýk %
__________________________________________________
Erkek 475 59.6
Kadýn 322 40.4
__________________________________________________
Toplam 797 100.0
__________________________________________________
Tablo III. Eritrosit sedimentasyon hýzý 100 mm/saat'in
üzerinde olan hastalarýn sedimentasyon hýzý aralýklarýna göre
daðýlýmý
__________________________________________________
Eritrosit sedimentasyon hýzý aralýðý Sýklýk %
__________________________________________________
100-109 232 29.1
110-119 180 22.6
120-129 176 22.1
140-149 81 10.2
130-139 78 9.8
150-159 32 4.0
160-169 14 1.8
170 -200 4 0.5
__________________________________________________
Toplam 797 100.0
__________________________________________________
Tablo IV. Eritrosit sedimentasyon hýzý yüksekliðinin hastalýk
gruplarýna göre sýnýflandýrmasý
__________________________________________________
Hastalýk grubu Sýklýk %
__________________________________________________
Romatizmal hastalýklar 239 30.0
Hematolojik-onkolojik hastalýklar 165 20.7
Endokrin hastalýklar 82 10.3
Böbrek hastalýklarý 81 10.2
Enfeksiyon hastalýklarý 64 8.0
Gastrointestinal sistem hastalýklarý 62 7.8
Akciðer hastalýklarý 57 7.2
Kardiyovasküler hastalýklar 24 3.0
Bilinmiyor 23 2.9
__________________________________________________
Toplam 797 100.0
__________________________________________________
Tablo V. Hastalýk gruplarýnýn cinsiyetlere göre karþýlaþtýrýlmasý
__________________________________________________
Cinsiyet
Taný Erkek Kadýn Toplam
__________________________________________________
Romatizmal hastalýklar 181 58 239
Hematolojik-onkolojik hastalýklar 96 69 165
Endokrin hastalýklar 25 57 82
Böbrek hastalýklarý 44 37 81
Enfeksiyon hastalýklarý 36 28 64
Gastrointestinal sistem hastalýklarý 21 41 62
Akciðer hastalýklarý 40 17 57
Kardiyovasküler hastalýklar 17 7 24
Bilinmiyor 15 8 23
__________________________________________________
Toplam 475 322 797
__________________________________________________166 · Eylül 2007 · Gülhane TD Sarý ve ark.
yaþý ve kullandýðý ilaçlar gözden geçirilmelidir.
Cinsiyet açýsýndan deðerlendirildiðinde kadýnlarda
ölçülen ESH, erkeklerden daha yüksektir. Bunun sebebi androjenler olarak gösterilmektedir. Yapýlan çalýþ-
malarda androjenlerin in vitro olarak sedimentasyon
hýzýný azalttýðý bildirilmiþtir (8,14). Bu çalýþmada da 100
mm/saat'in üzerinde ESH bulunan hastalarýn çoðunluðu erkektir. Ancak bu sonuçta, kliniðimize erkek
hastalarýn daha çok yatýrýlmasý da etken olmuþtur. Genç
hastalarýn çoðunlukla bakýlmakta olduðu bir klinikte
yapýlan bu araþtýrmada, genç hasta sayýsý literatürden
farklý olarak yüksek çýkmýþtýr.
Yaþ açýsýndan deðerlendirme yapýldýðýndaysa, yaþlanma ile birlikte ESH'nda yükselme görülmektedir. Her
beþ yýllýk dönemde yaþýn ilerlemesiyle ESH'nda 0.85
mm/saat'lik bir yükselme meydana gelmektedir.
Menapozdan sonra 50 yaþ dolayýndaki kadýnlarda,
erkeklere oranla ESH'nda daha fazla hýzlanma olur.
Yaþla birlikte ESH'ndaki hýzlanma nedeni kesin olarak
bilinmemekle birlikte, fibrinojen düzeyindeki artýþa
baðlý olabileceði öne sürülmektedir (8,15,16).
Kliniklerde, günlük pratikte çok yüksek ESH artýþý ile
karþýlaþýldýðýnda, nonspesifik semptomlarý olan hastalar
için gizli bir malignite endiþesi akla gelir. Oysa yüksek
ESH; multipl myelom, Hodgin hastalýðý ve bazý sýnýrlý
sayýdaki solid tümörlü kanserde deðer içeren bir laboratuvar yöntemidir. Solid tümörlerde ESH'ndaki
hýzlanma hematolojik malignitelere göre daha sýktýr.
Akciðer, meme, kolorektal ve üriner sistem tümörleri
sýklýkla yüksek ESH ile birlikte olan tümörlerdir
(16,17).
Dev hücreli arterit ve polimyaljiya romatika, birbiri
ile iliþkili olup, tek tek ya da birlikte görülebilen
hastalýklardýr. ESH bu iki hastalýkta bir taný kriteridir ve
dev hücreli arterit hastalarýnda daima yüksektir, sýklýkla
90 mm/saat'in üzerindedir (17,18).
Çalýþmamýzdan elde ettiðimiz bulgular, ESH'ný 100
mm/saat üzerine çýkaran hastalýk gruplarý yönünden literatürle uyumlu olan ve farklýlýklar içeren sonuçlar
içermektedir.
Lluberas ve ark. hastanede yatan ve ESH yüksek olan
162 hastanýn 43'ünde enfeksiyon, 16'sýnda malignite,
30'unda romatolojik hastalýk, 7'sinde inflamatuvar
hastalýk, 25'inde böbrek fonksiyon bozukluðu ve
38'inde de deðiþik sistemlerden hastalýk tespit
etmiþlerdir (15).
Benzer þekilde Zimbabwe'de yapýlan çalýþmada takip
edilen ESH yüksek 101 hastanýn 46'sýnda enfeksiyon,
25'inde malignite, 17'sinde konnektif doku hastalýðý,
8'inde böbrek hastalýðý ve 5'inde karaciðer hastalýðý
tespit edilmiþtir. Bu çalýþmada ESH'ný en çok yükselten
enfeksiyöz sebep pnömoni olarak tespit edilmiþken,
ESH'ný çok yükselten en sýk malignite multipl myeloma
olarak belirtilmiþtir (19).
Ne yazýk ki ülkemizde yapýlmýþ, yetiþkinlerde
ESH'ný yükselten hastalýklarýn irdelendiði ve ESH'ný
yükselten hastalýklarýn profilinin belirlendiði yakýn
zamanda yayýnlanmýþ bir çalýþmaya rastlayamadýk. Bu
nedenle bu çalýþmamýzýn sonuçlarýnýn, hastanemizde
takip edilen hasta popülasyonunun diðer hastanelere
göre biraz farklýlýk göstermesine raðmen (genç yaþtakilerin çoðunlukta olmasý, v.b.), istatistiksel açýdan yol
gösterici olacaðýna inanýyoruz.
Çalýþmamýzda ESH'ný 100 mm/saat'in üzerine
çýkaran hastalýklarda enfeksiyon hastalýklarý daha alt
sýralarda yer almýþtýr. Bunun nedeni enfeksiyon
hastalýklarýnýn ilgili klinik/ kliniklerce izlenmesi olarak
deðerlendirilmiþtir.
Kronik böbrek yetersizlikli hastalarda yapýlan bir
çalýþmada %20 oranýnda 100 mm/saat'i geçen ESH
tespit edilmiþtir. Ayrýca ortalama ESH yüksekliði diyaliz
tedavisi gören hastalarda daha yüksek olarak bulunmuþ-
tur. Eþlik eden akut hastalýk durumunda ESH hýzlanmaktadýr. Ayrýca fibrinojen düzeyiyle ESH arasýnda
korelasyon gözlenirken, gama-globulinlerle iliþki bulunamamýþtýr (17).
Þüpheli temporal arterit tanýsý olan kiþilerde ESH
100 mm/saat'in üzerinde ise, bu durumun böbrek yetersizliðiyle birlikte ya da böbrek yetersizliði olmadan gizli
olarak seyreden nefrotik sendroma baðlý olabileceði
ifade edilmiþtir (20). Çalýþmamýzda bu sonuca uyumlu
vaka yoktur.
Çalýþmamýzda, literatürden farklý olarak ESH'ný 100
mm/saat'in üzerine çýkaran hastalýklarda birinci sýrayý
romatizmal hastalýklar almýþtýr. Bunun nedeni araþtýrmanýn iç hastalýklarý kliniðinde yapýlmýþ olmasýdýr ve
tarama yaptýðýmýz dönemin büyük bir kýsmýnda romatoloji kliniði hastalarýnýn iç hastalýklarý kliniðinde
yatarak tedavi görmesidir (Hastanemizde romatoloji
kliniði 2003 yýlýnda iç hastalýklarý kliniðinden
ayrýlmýþtýr). Hastalýk tanýlarýný cinsiyetlerine göre
ayýrdýðýmýzda, özellikle romatizmal hastalýklar erkeklerde, kadýnlara göre daha fazla oranda tespit edilmiþtir.
Yine bu sonuç da hastanemizde yatýrýlarak takip ve
tedavi edilen hastalarýn büyük çoðunluðunun genç
erkek olmasýna baðlýdýr.
Bu çalýþmanýn sonuçlarýnýn bir iç hastalýklarý kliniðinde yatýrýlarak izlenen ve ESH 100 mm/saat'in
üzerinde olan hastalarda araþtýrýlmasý gereken hastalýklar konusunda yol gösterici olabileceði düþünülmektedir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

