Orbital sellülitli olgularımızda klinik özellikler ve tedavi sonuçları
1. Hershey BL, Roth TC. Orbital
infections. Semin Ultrasound CT
MR 1997; 18: 448-459.
2. Reynolds DJ, Kodsi SR, Rubin
SE, Rodgers IR. Intracranial
infection associated with preseptal
and orbital cellulitis in the pediatric patient. J AAPOS 2003; 7:
413-417.
3. Donahue SP, Schwartz G.
Preseptal and orbital cellulitis in
childhood. A changing microbiologic spectrum. Ophthalmology
1998; 105: 1902-1905.
4. Cruz AA, Mussi-Pinhata MM,
Akaishi PM, Cattebeke L,
Torrano da Silva J, Elia J Jr. Neonatal orbital abscess. Ophthalmology 2001; 108: 2316-2320.
5. Shinagawa Y, Ando I, Kukita A,
Kitazawa E, Saruki K, Aoki M.
Cellulitis of the eyelids associated
with sinusitis and brain abscess. J
Eur Acad Dermatol Venereol
1998; 11: 74-77.
6. Goldman A. Complications of
sphenoid sinusitis. Op Tech Otolaryngol Head Neck Surg 2003;
14: 216-218.86 · Haziran 2007 · Gülhane TD Uysal ve ark.
7. Laloyaux P, Vanpee D, Gillet JB.
Orbital cellulitis with abscess formation caused by frontal sinusitis.
J Emerg Med 2000; 18: 253-254.
8. Kumar V, Saunders D. Orbital
cellulitis after phacoemulsification and intraocular lens implantation. J Cataract Refract Surg
2004; 30: 918-920.
9. Palamar M, Uretmen O, Kose S.
Orbital cellulitis after strabismus
surgery. J AAPOS 2005; 9: 602-
603.
10. Roos JC, Ostor AJ. Orbital cellulitis in a patient receiving infliximab for Ankylosing spondylitis.
Am J Ophthalmol 2006; 141: 767-
769.
11. Ben Simon GJ, Bush S, Selva D,
McNab AA. Orbital cellulitis: a
rare complication after orbital
blowout fracture. Ophthalmology
2005; 112: 2030-2034.
12. Dhariwal DK, Kittur MA, Farrier
JN, Sugar AW, Aird DW, Laws
DE. Post-traumatic orbital cellulitis. Br J Oral Maxillofac Surg
2003; 41: 21-28.
13. Rutar T, Zwick OM, Cockerham
KP, Horton JC. Bilateral blindness from orbital cellulitis caused
by community-acquired methicillin-resistant Staphylococcus
aureus. Am J Ophthalmol 2005;
140: 740-742.
14. Jackson K, Baker SR. Periorbital
cellulitis. Head Neck Surg 1987;
9: 227-234.
15. Ambati BK, Ambati J, Azar N,
Stratton L, Schmidt EV. Periorbital and orbital cellulitis before
and after the advent of Haemophilus influenzae type B vaccination. Ophthalmology 2000; 107:
1450-1453.
16. Ng SG, Nazir R, Subudhi CP,
Laitt RD, Maloof A, Leatherbarrow B. Necrotising orbital cellulitis. Eye 2001; 15: 173-177.
17. El-Silimy O. The place of endonasal endoscopy in the treatment
of orbital cellulitis. Rhinology
1995; 33: 93-96.
18. Kikkawa DO, Heinz GW, Martin
TR, Nunery WN, Eiseman AS.
Orbital cellulitis and abscess secondary to dacryocystitis. Arch
Ophthalmol 2002: 120; 1096-
1099.
19. Dokmetas HS, Canbay E, Yilmaz
S, et al. Diabetic ketoacidosis and
rhino-orbital mucormycosis. Diabetes Res Clin Pract 2002; 57:
139-142.
20. Demirbay P, Koç F, Kargý Þ,
Yücesan Ö, Ortaç S, Fýrat E.
Bakteriyel orbital sellülit. Türk
Oftalmoloji Gazetesi 2001; 31:
292-295.
Giriþ
Orbital sellülit, orbital septum
gerisindeki dokularýn enfeksiyonudur (1). Orbital sellülit erken
ve uygun antibiyotik tedavisi
uygulanmadýðý durumlarda optik
nöropati, endoftalmi, kavernöz
sinüs trombozu, menenjit ve
beyin absesi gibi komplikasyonlarý
nedeniyle görmeyi ve hayatý tehdit
edebilir (1,2). Her yaþ grubunda
görülebilmekle birlikte, çocukluk
çaðýnda da sýklýkla karþýlaþýlmaktadýr (3,4). Çocukluklarda ve baðý-
þýklýk sistemi zayýf kiþilerde preseptal sellülit hýzla ilerleyerek
ciddi orbital sellülit haline gelebilir.
Paranazal sinüzitler, dakriyosistit, travma ve intraorbital
yabancý cisimler, göz cerrahileri ve
peribulber enjeksiyonlar orbital
sellülite neden olan baþlýca lokal
enfeksiyon kaynaklarýdýr (5-12).
Bunlarýn yanýnda pnömoni, otit
gibi enfeksiyonlar sýrasýnda oluþan
bakteriyemi ve diþ enfeksiyonlarý
da hematolojik yayýlým ile orbital
sellülit oluþturabilmektedir (1).
Çalýþmamýzda, orbital sellülit
nedeniyle tedavi edilen hastalarýn
sonuçlarý sunulmuþtur.
* GATA Göz Hastalýklarý AD
** GATA Haydarpaþa Eðitim Hastanesi Göz
Hastalýklarý Servisi
*** Serbest Hekim, Ýstanbul
Bu çalýþmanýn bir kýsmý TOD 2002 Ulusal
Oftalmoloji Kongresinde poster bildiri olarak
sunulmuþtur
Ayrý basým isteði: Dr. Yusuf Uysal, GATA Göz
Hastalýklarý AD, Etlik-06018, Ankara
E-mail: yuysal002@yahoo.com
Makalenin geliþ tarihi: 29.11.2006
Kabul tarihi: 19.03.2007
Gülhane Týp Dergisi 2007; 49: 81-86
ARAÞTIRMA
© Gülhane Askeri Týp Akademisi 2007
Özet
Çalýþmamýzda orbital sellülitli olgularýn
klinik özelliklerinin, etiyolojik sebeplerinin ve tedavi sonuçlarýnýn deðerlendirilmesi amaçlanmýþtýr. Þubat 1995 ile
Mart 2006 tarihleri arasýnda orbital sellülit
tanýsý konmuþ 17 olgunun kayýtlarý retrospektif olarak incelendi. Hastalarýn yakýnmalarý, göz ve perioküler muayene bulgularý, biyokimyasal ve radyolojik bulgular,
etiyolojik ajanlar, uygulanan týbbi ve cerrahi tedaviler kaydedildi. Olgularýn 10'u
erkek, 7'si bayan olup, yaþlarý 2 ile 82 yýl
arasýnda deðiþiyordu. Tüm olgular 2 ay ile
9 yýl arasýnda takip edildi. Orbital sellülitlerin 2'si travma, 2'si intraorbital yabancý
cisim, 3'ü dakriyosistit, 8'i paranazal sinüs
enfeksiyonu, 2 olguda ise endojen kaynaklý olarak ortaya çýkmýþtý. Ýmmünsüpresif bir olgu enükleasyon ve yoðun sistemik
tedaviye raðmen kaybedilmiþtir. Olgularýmýzda nüks görülmemiþ olup baþvurduklarý görme seviyelerine göre tedavi
sonrasý görme kaybý olmamýþtýr. Üç olguda
geliþen orbital abseden 2'si drene
edilmiþtir. Bir olguda ise granülasyon
dokusu þeklini alan lezyon eksizyonel biyopsi ile alýnmýþtýr. Sonuç olarak orbital
sellülit uygun tedavi yapýlmadýðý durumlarda ve immünsüpresif hastalarda hayati
tehlike doðurabilecek ciddi bir klinik
tablodur.
Anahtar kelimeler: Klinik özellikler,
orbital sellülit, tedavi
Summary
Clinical features and outcomes of treatment in our patients with orbital cellulitis
In our study we aimed to evaluate the
clinical features, etiologies and outcomes
of treatment in our patients with orbital
cellulitis. Medical records of 17 cases
diagnosed to have orbital cellulitis
between February 1995 and March 2006
were retrospectively reviewed. Symptoms of patients, results of ocular and
periocular examination, laboratory and
radiologic findings, etiologic agents, and
medical and surgical treatment modalities
administered were recorded. There were
10 male and 7 female patients, and their
ages ranged between 2 to 82 years.
Follow-up period ranged between 2
months to 9 years. The sources of orbital
cellulitis were orbital trauma in 2 cases,
intraorbital foreign body in 2 cases, dacryocystitis in 3 patients, paranasal sinusitis
in 8 patients, and endogenous spread in 2
cases. One immunosupresive patient was
lost despite enucleation and intensive systemic therapy. We did not observe any
relapses in our cases, and none of our
patients lost their vision after therapy
when compared to that before therapy.
Orbital abscesses were surgically drained
in 2 cases and lesion becoming granulation
tissue was excised in 1 case. As a conclusion orbital cellulitis is a life-threatening
condition when not treated appropriately
and in immunocompromised patients.
Key words: Clinical features, orbital cellulitis, treatment82 · Haziran 2007 · Gülhane TD Uysal ve ark.
Gereç ve Yöntem
Çalýþmamýza Þubat 1995 ile
Mart 2006 tarihleri arasýnda klini-
ðimize baþvuran ve orbital sellülit
tanýsý konularak takip edilen 17
olgu dahil edildi. Bu çalýþma retrospektif, tanýmlayýcý tipte bir
araþtýrma olarak yapýldý. Hastalarýn demografik ve klinik özellikleri, göz ve perioküler muayene
bulgularý, biyokimyasal ve radyolojik bulgular, saptanan etiyolojik
ajanlar ile uygulanan tedavi yöntemleri kaydedildi.
Hastalarda konjonktivada kýzarýklýk olmaksýzýn, göz kapaðýnda
þiþlik, kýzarýklýk ve ýsý artýþý olmasý
preseptal sellülit olarak kabul edildi ve çalýþma kapsamýna alýnmadý.
Bu bulgularýn yanýnda gözde ký-
zarýklýk, göz hareketlerinde kýsýtlýlýk, kemozis, görme seviyesinde
azalma, pupil ýþýk reaksiyonlarýnda
bozulma, orbital aðrý, proptozis,
orbital tomografide infiltrasyon
veya abse oluþumu bulgularýndan
bir veya birden fazlasý bulunan
olgular orbital sellülit olarak kabul
edildi ve çalýþmaya dahil edildi.
Sellülit tablosu ile gelen olgulara gram pozitif, gram negatif ve
anaerop ajanlara karþý etkili parenteral antibiyotik tedavisine baþ-
landý. Alýnan cevaba ve kültür
sonucuna göre antibiyotiklerde
deðiþikliðe gidildi. Ýntravenöz
tedaviye yeterli cevap alýnanlarda
uygun oral antibiyotiðe geçilerek
tedavi 14 güne tamamlandý. Ate-
þin yüksek olduðu dönemlerde
kan kültürü alýndý. Primer kaynaðýn belli olmadýðý olgularda tam
kan sayýmý, sistemik rutin biyokimyasal incelemeler, orbital ve
paranazal sinüs tomografileri,
ekokardiyografi gibi tetkiklerin
yanýnda, diþ hastalýklarý konsültasyonu ile sellülitin olasý kaynaðý
araþtýrýldý. Hastalar abse geliþimi
açýsýndan manyetik rezonans gö-
rüntüleme (MRG) veya bilgisayarlý tomografi (BT) ile takip edildi. Oluþan abseler cerrahi olarak
drene edildi. Hastalarýn klinik
özelliklerine göre gerekli olan
olgularda enükleasyon ve sinüslere cerrahi drenaj gibi uygulamalar eklendi. Cerrahi drenaj
uygulanan olgularýn sinüs mayisi
ve abse drenaj mayileri kültüre
ekildi ve antibiyogram çalýþýldý.
Bulgular
Çalýþmaya dahil edilen 17 hastanýn 10'u erkek (%59), 7'si bayan
olup (%41), yaþlarý 2 ile 82 yýl
arasýnda deðiþmekteydi. Ortalama
yaþ 38.4 yýl idi. Lezyon, 9 hastada
solda, 7 hastada saðda, 1 hastada
ise bilateral olarak saptandý.
Hastalarýn tümünde göz kapaklarýnda þiþlik ve kýzarýklýk, konjonktivada ödem mevcuttu. Hastalarýn diðer klinik özellikleri
Tablo I'de görülmektedir. Bu
olgulara intravenöz ampisilin-sulbaktam tedavisi ve yerel sýcak
kompres uygulamasý yapýldý. Çocuklarda sadece ampisilin-sulbaktam uygulanýrken eriþkin hastalarda bu tedaviye anaerop ajanlara etkili olacak þekilde intravenöz ornidazole eklendi. Dokuz
hastada sadece intravenöz antibiyotikler kullanýlýrken, diðer hastalara uygulanan tedavi seçenekleri
Tablo II'de görülmektedir. Tüm
olgularda 7-14 gün içerisinde tedaviye cevap alýndý. Dakriyosistit
zemininden kaynaklanan olgulara
sellülitin tedavisini takiben dakriyosistorinostomi operasyonu
uygulandý.
Orbital sellülitin en sýk nedeni
etmoid sinüzitti. Diðer nedenler
Tablo III'de gösterilmiþtir. Travma
sonucu orbital sellülit oluþan
olgularýn ikisinde enfeksiyon intraorbital yabancý cisimlerden kaynaklanmaktaydý. Her iki olguda
ilk müdahale uygulanan merkezlerde basit laserasyon olarak tedavi
edilmiþ ve yabancý cisimlerin varlýðý gözden kaçýrýlmýþtý. Ýlk olguda
orbital sellülite neden olan
yabancý cisim odun parçasý iken
(Þekil 1), ikinci olgudaki yabancý
cisim metalik yapýdaydý. Her iki
olguda da intraorbital yabancý cismin çýkarýlmasýyla sellülit nedeni
ortadan kalkmýþ ve intravenöz
antibiyotik tedavisi ile klinik tablo
düzelmiþtir.
Sinüs kaynaklý olgularýn beþi
etmoidal sinüzit nedeniyle oluþ-
muþtu. Bunlardan yaþlarý 2 ve 11
olan iki olguda radyolojik
inceleme ile intraorbital abse
Tablo I. Orbital sellülitli hastalarýn klinik
özellikleri
_____________________________________
Özellikler Hasta sayýsý (%)
_____________________________________
Göz kapaklarýnda
ödem ve kýzarýklýk 17 (%100)
Kemozis 17 (%100)
Göz hareket kýsýtlýlýðý 15 (%89)
Proptozis 14 (%82)
Afferent pupil defekti 3 (%18)
Görme azalmasý 3 (%18)
Abse geliþimi 3 (%18)
Gözün kaybý 2 (%12)
_____________________________________
Tablo II. Orbital sellülitte uygulanan tedavi
seçenekleri
_____________________________________
Tedavi seçeneði Hasta sayýsý (%)
_____________________________________
ÝVA 9 (%53)
Etmoid sinüs cerrahisi + ÝVA 3 (%17)
Frontal+maksiller sinüs
cerrahisi+ÝVA 1 (%6)
Orbital abse drenajý+ÝVA 2 (%12)
Ýntraorbital yabancý cismin
çýkarýlmasý+ÝVA 2 (%12)
_____________________________________
ÝVA: Ýntravenöz antibiyotik
Tablo III. Orbital sellülitin nedenleri
_____________________________________
Primer enfeksiyon Hasta sayýsý (%)
_____________________________________ kaynaðýnýn yerleþimi
Etmoid sinüzit 5 (%29)
Akut dakriyosistit 3 (%17)
Ýntraorbital yabancý cisim 2 (%12)
Endojen yayýlým 2 (%12)
Bilateral maksiller ve
frontal sinüzit 1 (%6)
Frontal ve etmoid sinüzit 1 (%6)
Maksiller ve etmoid sinüzit 1 (%6)
Maksillofasiyal travma 1 (%6)
Maksiller ve etmoid sinüs
cerrahisine baðlý mediyal
duvar kýrýðý 1 (%6)
_____________________________________Cilt 49 · Sayý 2 · Gülhane TD Orbital sellülitli olgularýmýz · 83
odaðý oluþtuðunun görülmesi
üzerine cerrahi olarak drene edildi
(Þekil 2,3). Drenaj materyalinden
bakteri izole edilememiþtir. Abse
geliþen üçüncü olguda ise eksizyonel biyopsi uygulandý. Abse
drenajý yapýlan olgularda küçük
kesi izi skarlarý ve birisinde hafif
yukarý bakýþ kýsýtlýlýðýnýn sekel
olarak kaldýðý saptandý (Þekil 2,3).
Bilateral orbital sellülit bulunan
bir olguda ise kaynak frontal ve
maksiller sinüzitti (Þekil 4). Bu
olguda maksiller ve frontal sinüs
ostiumlarý cerrahi olarak açýldýktan sonra sinüs mayisinden ve kan
kültüründen Streptococcus viridans
üredi. Uygun antibiyotik tedavisi
ile hastanýn klinik tablosu, orbital
cerrahi müdahale gerektirmeden
düzeldi.
Bir olguda ise kemoterapi sonrasýnda fungal endoftalmi ile
baþlayan, enükleasyonu takiben
sellülit geliþen klinik tablo
görüldü. Uygun sistemik parenteral tedaviye raðmen bu hasta sistemik sorunlarý nedeniyle kaybedildi. Mide kanseri nedeniyle
kemoterapi gören ve akciðer
enfeksiyonuna baðlý endojen endoftalmi geliþen erkek hastada glop
perforasyonu sonucu orbital sellülit geliþti. Enükleasyon uygulanan hasta, 6 ay sonra sistemik
metastazlar sonucu kaybedildi. Bu
hastada Staphylococcus aureus saptandý.
Seksen iki yaþýndaki bayan
hasta ise orbital sellülit abse formasyonu halinde iken ve görme
kaybedildikten sonra kliniðimize
baþvurmuþtu. Akut enfeksiyon
hali düzeldikten sonra granülasyon dokusu durumuna gelmiþ
abse odaðý orbitadan çýkarýlmýþ
olmasýna raðmen hastada görme
seviyesi düzelmedi (Þekil 5). Bu
olgumuz haricinde gözü korunabilen hiçbir olguda görme kaybý
ile karþýlaþýlmamýþtýr.
Tüm olgularda 7-14 gün içerisinde tedaviye cevap alýndý. Hastalar 2 ay ile 9 yýl (ortalama 1.6 yýl)
arasýnda deðiþen süre ile takip edilmiþ ve hiçbirisinde nüks gö-
rülmemiþtir. Olgularýn %53'ünde sistemik antibiyotik tedavisi
yeterli olmasýna raðmen diðerlerinde cerrahi müdahale yapýlmasý gerekmiþtir (Tablo II).
Tartýþma
Orbital enfeksiyonlarýn baþlangýcýnda göz kapaðýnda þiþlik, kýzarýklýk ve ýsý artýþý oluþmaktadýr. Bu
bulgulara etiyolojik nedene baðlý
olarak baþ aðrýsý ve sinüslerde hassasiyet de eþlik edebilmektedir (1).
Orbital sellülit ve abse oluþumu
ise klinik tablonun aðýrlaþmasýyla
birlikte aðrý, ateþ, lökositoz, proptozis, göz hareketlerinde kýsýtlýlýk
ve görme azalmasýna yol açmaktadýr (2-4). Septik kavernöz sinüs
trombozu, menenjit ve intrakraniyal abse oluþumu ise aðýr seyreden vakalarda görülmektedir
(5,13). Hastalýðýn tanýsý klinik
bulgularla konabilse de, yüksek
rezolüsyonlu BT ve MRG, enfeksiyonun yayýlým seviyesinin belirlenmesinde ve tedavinin buna
göre planlanmasýnda kullanýlmaktadýr.
Þekil 1. Ýntraorbital yabancý cisim sonrasý orbital sellülit. 1a. Ameliyat öncesi, 1b.
Ameliyat sonrasý
Þekil 2. Paranazal sinüs enfeksiyonu sonrasý saðda orbital sellülit. 2a. Ameliyat öncesi,
2b. T-2 aðýrlýklý koronal manyetik rezonans görüntüleme kesitinde abse odaðýnýn
görünümü, 2c. Bilgisayarlý tomografi aksiyel kesitte maksiller sinüzit izleniyor, 2d. Abse
drenajý sonrasý geç dönem görünüm84 · Haziran 2007 · Gülhane TD Uysal ve ark.
Orbital sellülitlerin sýnýflandýrýlmasýnda ise birliktelik bulunmamaktadýr. Basit olarak orbital
septumu aþmayan enfeksiyonlar
preseptal sellülit, bu duvarý aþýp
orbita içerisine ilerleyenler ise
orbital sellülit olarak kabul edilmektedir. Orbita içindeki yayýlýmýna göre ise orbita içinde
yaygýn infiltrasyon varsa orbital
sellülit, periost altýnda ise subperiostal abse, orbita içinde lokalize
abse þeklinde ise intraorbital abse,
kavernöz sinüste tromboza neden
olmuþsa kavernöz sinüs trombozu þeklinde sýnýflandýrýlmaktadýr (1,2,6).
Özellikle çocuk hastalarda preseptal sellülitlerin daha fazla
görüldüðü bilinmektedir (3,6).
Bunun yanýnda eriþkinlerde orbital sellülitlerin daha fazla olduðunu bildiren kaynaklar da bulunmaktadýr (14).
Orbital sellülitin bütün formlarýnda BT, ilk tanýda ve takipte
gereklidir. Özellikle çocuklarda
görmeyi ve hayatý tehdit eden sistemik komplikasyonlarý engellemek, erken taný ve uygun tedavi
için hýzlý hareket etmekle mümkündür (2). Orbital sellülitli olgularda tedavide ilk baþta olasý sinüs
patojenleri olan Streptococcus pneumoniae, Staphylococcus aureus,
Haemophilus influenzae ve anaerop
ajanlara karþý etkili antibiyotikler
seçilmelidir (4). Olgularýmýzýn
ikisinde bakteriyel etken saptanabilmiþtir. Bunlardan bilateral
orbital sellülit geliþen hastanýn
kan kültüründen ve sinüs mayisinden etkenin Streptococcus viridans olduðu tespit edilmiþtir.
Endojen endoftalmi geliþen hastadan ise Staphylococcus aureus izole
edilmiþtir. Orbital abse nedeniyle
drenaj uygulanan hastalardan alý-
nan örneklerden etken izole edilememiþtir.
Son 15 yýl içerisinde Haemophilus influenzae B aþýsýnýn uygulanmasý ile çocukluk yaþ grubunda
bu etkenin yol açtýðý orbital sellü-
lit sayýsýnda ciddi bir düþme gö-
rüldüðü de bildirilmiþtir (3,15).
Lamina papriseanýn orbitanýn
en ince duvarý olmasý, bu duvarý
delen çok sayýdaki küçük damar
ve sinirlerin varlýðý ile yapýsal
anomalilerin neden olduðu anatomik defektler etmoid sinüsün
özellikle çocuklarda orbital sellü-
lite yol açan en sýk paranazal enfeksiyon odaðý olmasýna yol
Þekil 4. Frontal sinüzit sonrasý bilateral orbital sellülit. 4a. Bilateral kemozis, kapaklarda ödem ve kýzarýklýk, 4b. T-1 aðýrlýklý koronal manyetik rezonans görüntüleme
kesitinde orbital sellülit izleniyor
Þekil 5. Sellülit geliþimini takiben abse oluþumu. 5a. Ýlk muayenede görünüm, 5b.
Antibiyotik tedavisi ile akut enfeksiyonun iyileþtiði görülüyor, 5c. Abse odaðýnýn cerrahi
olarak çýkartýlmasý
Þekil 3. Paranazal sinüs (etmoid) enfeksiyonu sonrasý solda orbital sellülit. 3a. Ameliyat
öncesi solda yukarý bakýþ kýsýtlýlýðý, 3b. Bilgisayarlý tomografide üstte subperiostal abse
odaðý görülüyor, 3c. Ameliyat sonrasý geç dönemde görünüm, 3d. Bilgisayarlý tomografide ameliyat sonrasý geç dönemde abse odaðýnýn ortadan kalktýðý izleniyorCilt 49 · Sayý 2 · Gülhane TD Orbital sellülitli olgularýmýz · 85
açmaktadýr (1-4). Bizim serimizde
de çocuklarda en sýk orbital sellü-
lit sebebi olarak etmoid sinüzit
belirlenmiþtir.
Çocuklarda uygun antibiyotik
tedavisinin etkili olmasý nedeniyle
cerrahi drenaj için acele edilmemesi önerilmiþtir (16). Biz
abse geliþiminin erken yakalanmasý ve cerrahi drenajýn erken
yapýlmasýnýn olasý komplikasyonlarý önleyeceði kanýsýndayýz.
Endoskopik sinüs cerrahisi ile
hem sinüsün hem de buna komþu
orbital absenin ayný yolla drenajýnýn daha uygun olacaðýný belirten yazarlar da bulunmaktadýr
(17). Klinik uygulamamýzda uygun antibiyotik tedavisine yanýt
vermeyen ve orbital abse formasyonu geliþen olgularýmýza eksternal yolla drenaj uygulamayý tercih
ettik. Bu olgularda postoperatif
dönemde hafif yukarý bakýþ ký-
sýtlýlýðý geliþen bir olgu haricinde
herhangi bir komplikasyonla
karþýlaþmadýk (Þekil 3c). Orbita
içinde abse bulunmayan 3 olguda
ise endoskopik yolla etmoid sinüs
cerrahisi uygulandý. Bununla birlikte olgularýmýzýn çoðu sadece
sistemik antibiyotik tedavisi ile
iyileþti (Tablo II).
Orbital sellülite neden olan
diðer bir etken ise akut dakriyosistittir. Dakriyosistit sonrasýnda sýklýkla preseptal sellülitle karþýlaþýlmaktadýr. Akut dakriyosistitten
sonra orbital sellülit ve abse
geliþen olgularýn daha önce akut
dakriyosistit ataklarý geçirdiði ve
dakriyosistit esnasýnda geniþleyen
kesenin yapýsýnýn bozularak bir
sonraki atakta orbital yayýlýma
neden olduðu düþünülmektedir
(18). Bizim serimizde de üç olguda dakriyosistite baðlý olarak sellülit geliþtiði gözlenmiþtir. Bu
olgularýn birisi glokom nedeniyle
tedavi altýnda olan tek gözlü bir
hastaydý. Tedaviye raðmen göz içi
basýnç artýþý saptanan olguda kantotomi uygulandý. Bu olgularda
sellülitin tedavisini takiben dakriyosistorinostomi ameliyatlarý da
kýsa süre içerisinde gerçekleþtirilmiþtir.
Baðýþýklýk sistemi çeþitli
hastalýklar nedeniyle zayýflamýþ
veya diyabetik olan hastalarda ise
sellülit etkeninin mantar olabileceði ve klinik tablonun çok daha
aðýr seyredebileceði unutulmamalýdýr (19). Çalýþmamýzda hayatýný kaybeden tek olgumuz kemoterapi alan ve endojen kaynaklý
mantar endoftalmisi ile baþlayýp
devamýnda sellülit geliþen bir
olguydu. Bu olgumuz yapýlan
enükleasyon ve yoðun parenteral
tedaviye raðmen sistemik sorunlarý nedeniyle kaybedilmiþtir.
Mide kanseri nedeniyle immün
sistemi zayýflamýþ diðer bir hastada endojen endoftalmiye baðlý
orbital sellülit geliþtiði görüldü.
Orbital sellülitin daha nadir
görülen nedeni ise orbita travmalarýdýr. Ben Simon ve ark. 497
orbita kýrýðý olgusunun sadece
dördünde (%0.8) travma sonrasýnda orbital sellülit geliþtiðini
bildirmiþlerdir (11). Bu olgularýn
ikisinde burun temizleme öyküsü
olmasý dikkat çekicidir. Bu nedenle orbita travmasý sonrasý hastalarýn bu konuya dikkat etmelerinin hatýrlatýlmasý gerekmektedir. Bir olgumuzda orbital sellü-
litin nedeni maksillofasiyal travma
idi. Diðer bir olgumuz ise yakýnmalarýnýn baþlamasýndan 3 gün
önce etmoid ve maksiler sinüs
cerrahisi geçirmiþti. Bu olguda
cerrahiye baðlý mediyal duvar
kýrýðý saptandý. Her iki olgu
medikal tedavi ile düzeldi.
Travma sonrasý orbita duvarýnda oluþan kýrýklarýn yanýnda tespit
edilmeyen yabancý cisimler de
orbital sellülit oluþturmaktadýr
(12). Demirbay ve ark. 18 orbital
sellülitli olgunun 4'ünde etiyolojinin travma olduðunu bildirmiþ-
lerdir (20). Bizim serimizde karþý-
laþtýðýmýz travma nedenli orbital
sellülit olgularýnýn ikisi ilk müdahale sýrasýnda fark edilmeyen
intraorbital yabancý cisimler nedeniyle oluþmuþtur. Her iki olguda da yabancý cisimlerin cerrahi
olarak çýkartýlmasý sonrasýnda
klinik tablo düzelmiþtir. Bu nedenle orbital travmalardan sonra
yabancý cisim olasýlýðý dikkate
alýnmalý ve travmalý hastalar bu
yönden tetkik ve takip edilmelidir.
Sonuç olarak orbital sellülitin,
hýzlý ve uygun tedavi edilmediði
durumlarda ve özellikle baðýþýklýk
sistemi zayýf hastalarda hayati
tehlike doðurabileceði unutulmamalýdýr.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

