Eruptif vellüs kıl kisti tanısı alan bir olguda cerrahi tedavi yaklaşımı
1. Esterly NB, Fretzin DF, Pinkus H.
Eruptive vellus hair cysts. Arch Dermatol
1977; 113: 500-503.
2. Aras N, Kurumlu Z, Can C, Köse O, Gür
AR. Erüptif vellus kýl kisti. Türkderm 1994;
28: 35-38.
3. Hong SD, Frieden IJ. Diagnosing eruptive
vellus hair cysts. Pediatr Dermatol 2001;
18: 258-259.
4. Watson A. Eruptive vellus hair cysts. Int J
Dermatol 1982; 21: 273-274.
5. Benoldi D, Allegra F. Congenital eruptive
vellus hair cysts. Int J Dermatol 1989; 28:
340-341.
6. Lee S, Kim JG, Kang JS. Eruptive vellus
hair cysts. Arch Dermatol 1984; 120: 1191-
1195.
7. Reep MD, Robson KJ. Eruptive vellus hair
cysts presenting as multiple periorbital
papules in a 13-year-old boy. Pediatr
Dermatol 2002; 19: 26-27.
8. Kwon KS, Lee HT, Jang HS, Chung TA,
Oh CK. A case of generalized eruptive vellus hair cysts. J Dermatol 1997; 24: 556-
557.
9. Kirkham N. Tumors and cysts of the epidermis. In: Elder D (ed). Lever's
Histopathology of the Skin. 8th ed.
Philadelphia: Lippincott-Raven, 1997: 700.
10. Kose O, Tastan HB, Deveci S, Gur AR.
Anhidrotic ectodermal dysplasia with eruptive vellus hair cysts. Int J Dermatol 2001;
40: 401-402.
11. Lee HT, Chang SH, Yoon TY. Eruptive
vellus hair cyst in a patient with pachyonychia congenita. J Dermatol 1999; 26: 402-
404.
12. Lazarov A, Amichai B, Cagnano M, Halevy
S. Coexistence of trichostasis spinulosa and
eruptive vellus hair cysts. Int J Dermatol
1994; 33: 858-859.
13. Mieno H, Fujimoto N, Tajima S. Eruptive
vellus hair cyst in patients with chronic renal failure. Dermatology 2004; 208: 67-69.
14. Nandedkar MA, Minus H, Nandedkar
MA. Eruptive vellus hair cysts in a patient
with Lowe syndrome. Pediatr Dermatol
2004; 21: 54-57.
15. Sardy M, Karpatý S. Needle evacuation of
eruptive vellus hair cysts. Br J Dermatol
1999; 141: 594-595.
16. Yamada A, Saga K, Jimbow K. Acquired
multiple pilosebaceous cysts on the face
having the histopathological features of
steatocystoma multiplex and eruptive vellus
hair cysts. Int J Dermatol 2005; 44: 861-
863.
17. Hanson D, Diven DG. Molluscum contagiosum. Dermatol Online J 2003; 9: 2.
18. Kageyama N, Tope WD. Treatment of
multiple eruptive hair cysts with erbium:
YAG laser. Dermatol Surg 1999; 25: 819-
822.
19. Fisher DA. Retinoic acid in the treatment
of eruptive vellus hair cysts. J Am Acad
Dermatol 1981; 5: 221-222.
20. Mayron R, Grimwood RE. Familial
occurence of eruptive vellus hair cysts.
Pediatr Dermatol 1988; 5: 94-96.
21. Huerter CJ, Wheeland RG. Multiple eruptive vellus hair cysts treated with carbon
dioxide laser vaporization. J Dermatol Surg
Oncol 1987; 13: 260-263.
22. Kaya TI, Tataroðlu C, Tursen U, Ýkizoðlu
G. Eruptive vellus hair cysts: an effective
extraction tecnique for treatment and diagnosis. J Eur Acad Dermatol Venerol 2006;
20: 24-28.
Giriþ
Eruptif vellüs kýl kisti (EVKK),
Esterly ve ark. tarafýndan 1977 yýlýnda
rapor edildiðinden beri literatürde yer
almaktadýr (1). EVKK, sýklýkla çocukluk çaðýnda ve erken yetiþkinlik döne-Cilt 49 · Sayý 1 · Gülhane TD Eruptif vellüs kýl kisti · 47
yapýlar ve komþuluðunda Langhans
tipinde multinükleer dev hücreler
gözlendi (Þekil 2). Olguya, ameliyathane þartlarýnda, oral yoldan 0.5
mg/kg midazolam verilmesinden 10
dakika sonra damar yolundan 0.1
mg/kg propofol verilerek sedasyon
yapýldý. Kistlerin hemen yanýndan
bistüri ile yaklaþýk 2 mm uzunluðunda insizyon yapýlarak diseksiyon
forsepsi yardýmýyla drenaj uygulandý.
Tedavi sonrasý dördüncü haftadaki
kontrol muayenesinde 15 kýl kistinin
sadece 3'ünün iyileþmediði gözlendi
(Þekil 3). Kalan kistlere ileri bir
zamanda lokal anestezi ile drenaj
planlandý.
Tartýþma
EVKK, çoðunlukla çocukluk ça-
ðýnda ve erken yetiþkinlik döneminde
karþýmýza çýkar. Literatürde ender
olarak konjenital olarak veya ileri
yaþta görüldüðü bildirilen olgulara da
rastlanmaktadýr (5,6). Cinsiyet veya
ýrk ayrýmý bildirilmemektedir. EVKK
tanýsý alan hastalarýn bir kýsmýnda
otozomal dominant kalýtým paterni
görülmekle birlikte, olgumuzun soy
geçmiþ sorgulamasýnda ailevi kalýtým
bulgusuna rastlanmamaktadýr (7).
Klinik incelemede, olgumuzda
olduðu gibi göðüs duvarýnda yerleþim
gösteren çok sayýda, küçük çaplý,
düzgün yüzeyli papüler lezyonlar
göze çarpar. Lezyonlarýn rengi cilt
renginden, kahverengimsi-kýrmýzý ve
olgumuzda olduðu gibi mavimsi-gri
renge kadar deðiþiklik gösterebilmektedir (2,3). Yerleþim alanlarý arasýnda
göðüs ve ekstremitelerin ekstensör
yüzleri yer almakla birlikte, yüz,
boyun, aksilla ve kalçada da görülebilir (7). Literatürde jeneralize tutulum gösteren bir olgu da bildirilmiþtir
(8). EVKK, molluskum kontagiozumu andýran umbilike papüler lezyonlarla da klinik seyir gösterebilmekte
ve bu tür lezyonlarýn histopatolojik
incelemesinde kistin, epidermisle
baðlantýlý olduðu bildirilmektedir (9).
Patolojik incelemede orta-dermiste yerleþim gösteren, keratinöz
materyal ve deðiþen sayýlarda vellüs
kýllarý içeren yassý epitelle döþeli
kistik yapýlar gözlenmektedir (9).
Olgularýn bir kýsmýnda kist komþuluðunda inflamasyon gözlenmezken,
hastamýzda olduðu gibi multinükleer
dev hücre veya mononükleer hücre
infiltrasyonuna rastlanabilir (2,9).
Köse ve ark. anhidrotik ektodermal displazi ile birliktelik gösteren bir
EVKK olgusu bildirmiþlerdir (10).
EVKK'ne eþlik ettiði bildirilen diðer
hastalýklar arasýnda pakiyoniþi konjenita, trikostasis spinuloza, kronik
böbrek yetmezliði ve Lowe sendromu
yer alýr (11-14). Olgumuzun ayrýntýlý
dermatolojik ve sistemik muayenesinde EVKK'ne eþlik edebilecek patolojik bulguya rastlamadýk.
Hastalýk patogenezinde vellüs kýl
foliküllerinin infindibular seviyede
oluþan obstrüksiyonunun kist oluþumuna ve vellüs kýl geliþimi anomalisine neden olduðu düþünülmektedir.
Diðer bir hipotezde ise EVKK'nin
vellüs kýl matrisi farklýlaþmasý ile seyreden foliküler hamartomatöz olu-
þum olduðu ileri sürülmektedir (7).
EVKK tanýsý klinik bulgularla birlikte histopatolojik incelemede dermiste çok sayýda vellüs kýlý içeren
kistik yapýlarýn gözlenmesi ile kesinleþtirilebilir. Yakýn zamanda yapýlan
bir çalýþmada ise geniþ çaplý (18G)
enjektör ucu ile kist aspirasyonu sonrasý içeriðin doðal preparat muayenesinde vellüs kistlerinin saptanmasýyla
tanýya ulaþýlabileceði bildirilmektedir
(15). Ayýrýcý tanýda steatokistoma
multipleks, molluskum kontgiozum,
keratozis pilaris, sringoma, liken nitidus ve akneiform ilaç erüpsiyonu yer
almaktadýr. Steatokistoma multipleksin histopatolojik incelemesinde
EVKK'den farklý olarak kist duvarý
veya komþuluðunda sebase lobüller
yer alýr. Bununla birlikte literatürde
kist içeriðindeki vellüs kýllarýyla birlikte, kist duvarýyla baðlantýlý sebase
bezlerin saptandýðý hibrid özellik
gösteren bir olguya da rastlanmaktadýr (16). Kimi EVKK lezyonlarýnda
umbilike papüllere rastlanabilmekle
birlikte, kist içeriðinin direkt yayma
örneðinin Giemsa boyamasýnda ink-
Þekil 1. Göðüs cildinde yerleþim gösteren papüler lezyonlar
Þekil 2. Dermiste vellüs kýllarý ve keratin
içeren kist komþuluðunda inflamatuvar infiltrasyon (Hematoksilen-eozin boyasý, X40)
Þekil 3. Olgunun tedavi sonrasý görünümü48 · Mart 2007 · Gülhane TD Þenaylý ve ark.
lüzyon cisimciklerinin gözlenmesi
yoluyla molluskum kontagiozum
tanýsýna ulaþýlabilmektedir (17).
EVKK'nin iyileþme sürecinin, yabancý cisim granülomu ve transepidermal eliminasyon ile olduðu belirtilmiþtir (7). Spontan iyileþme oraný-
nýn yaklaþýk %25 olduðu bildirilmiþtir
(18). Hatta bir çalýþmada, tedavi etmeye çalýþmanýn gereksiz olduðu,
çünkü tedavinin baþarýsýz olduðu
ifade edilmiþtir (15). Bununla beraber
tedavi amacýyla çeþitli uygulamalar
yapýlmaktadýr. Bu uygulamalar medikal ve cerrahi iþlemler olarak ikiye
ayrýlabilir.
Medikal tedaviler arasýnda topikal
retinoik asid, %12 laktik asid, %10 üre
ve oral izotretionin tedavisi yer alýr.
Bu ilaçlarýn kullanýldýðý bir kýsým
çalýþmalarda baþarý bildirilmiþtir (19,
20). Topikal %0.1 adapalene kullanýlan bir hastada iyileþme gözlenmemesine raðmen yeni lezyonlarýn
çýkmadýðý rapor edilmiþtir (7). Aras ve
ark.nýn çalýþmasýnda ise EVKK tanýsý
alan 12 yaþýndaki çocuk hastada, topikal %0.1 retinoik asid tedavisi ile
klinik yanýt alýnamadýðý bildirilmektedir (2).
Cerrahi tedaviler arasýnda erbium:
yttrium aluminium-garnet (Er:YAG)
lazer, CO2
lazer, dermabrazyon, insizyon ve drenaj tanýmlanmýþtýr. Lazer ve dermabrazyon tedavilerinin
baþarýlý olabildiði ifade edilmiþtir (15,
18,21). Kageyama ve ark.nýn çalýþmasýnda EVKK tanýsý alan iki hastada
Er:YAG tedavisi sonrasý hipertrofik
skar oluþumuna neden olmadan, iyi
kozmetik yanýtýn elde edildiði bildirilmektedir (18). Lazer uygulamasý
pahalýdýr, bu nedenle kullanýmý sýnýrlýdýr.
Ýnsizyon ve drenaj yöntemiyle
cerrahi müdahelenin, son dönemlere
kadar, belirgin bir tedavi edici özelliði
olmadýðý rapor edilmiþtir (4). Kaya ve
ark. ise, EVKK tedavisinde cerrahi
giriþimin baþarýlý sonuç verdiðini
bildirmiþlerdir (22). Bahsedilen çalýþ-
mada, iðne uçlu koterizasyon ile insizyon sonrasý diseksiyon forsepsi ile
drenaj uygulandýðý bildirilmektedir.
Çalýþmamýzda olduðu gibi tedavi
sýrasýnda oluþan ödem nedeniyle tüm
kistlerin tek seansta drene edilemediði ve ek seanslarla lezyonlarýn tamamýnýn tedavi edildiði bildirilmektedir.
Olgumuzda ise bu çalýþmadan farklý
olarak koterizasyon yerine bistüri ile
cerrahi insizyon sonrasý kist drenajý
uygulanmýþtýr. Bu yöntem, kistlerin
sayýlarýnýn çok olmasý nedeni ile anestezi altýnda yapýlmýþtýr ve kýsa bir sü-
rede kistler insize edilip drene edilmiþtir. Yüzeysel bir iþlem olduðu için
entübasyon uygulanmadan, sadece
sedasyon ile tedavi uygulanmýþtýr.
Tedavi sonrasý dördüncü haftadaki
kontrol muayenesinde, 15 kistin
12'sinin baþarý ile drene edildiði, kozmetik sonuçlarýn tatminkar olduðu ve
sadece 3 lezyonun drene edilemediði
gözlenmiþtir.
Sonuç olarak, EVKK tedavisinde
cerrahi drenaj dýþýndaki tedavilerde
uzun süreli uygulama gerekmektedir
ve sonuçlarý kesin deðildir. Lazer uygulamalarý baþarýlý olarak görülse de,
bütün hastalarýn bu tedavi olanaðýna
ulaþamamasý ihtimali vardýr. Cerrahi
tedavinin ise, hem ciddi anestetik
uygulama gerekmemesi, hem de yüksek düzeyde ve hýzlý tedavi sonucuna
varýlabilmesi nedeni ile uygulanabileceði düþünülmektedir. Her ne kadar
cerrahi tedavinin etkisiz olduðu rapor
edilmiþse de, olgumuz nedeni ile cerrahi tedavinin mümkün olabildiði
gözlenmiþtir. Kistlerden tedavi edilemeyenlerinin sayýsýnýn az olmasý
durumunda, bir baþka seansta, lokal
anestezi ile cerrahi tedavi edilmesi
mümkün görünmektedir.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

