GATA Jinekoloji Polikliniğine başvuran 20 yaş üstü kadınların üriner inkontinans açısından farkındalık durumlarının değerlendirilmesi

Makalenin İngilizce İsmi: 
Determination of the awareness level of the women over 20 years old who attended to GMMA Gynecology Outpatient Clinics in terms of urinary incontinence
Makale İçerik Bilgileri
Makale Dili: 
Türkçe
Anahtar Kelimeler: 
Farkındalık
Kadın
üriner inkontinans
Türkçe Özet: 

Kesitsel tipte olan bu çalışmanın amacı, GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekoloji Polikliniği'ne herhangi bir nedenle başvuran 20 yaş üstü, doğum yapmış kadınlarda üriner inkontinans bulgularını ve üriner inkontinansa yönelik farkındalık durumlarını belirlemektir. Çalışma, 1 Kasım 2004 ile 31 Mart 2005 tarihleri arasında, çalışma kriterlerine uyan ve çalışmayı kabul eden toplam 229 hastanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler, yüz yüze anket uygulanarak toplanmıştır. Hastaların yaş ortalaması 38.55±11.04 olup, %37.11'inin herhangi bir şekilde idrar kaçırdığı saptanmıştır. Üriner inkontinans bulguları bulunan toplam 85 hasta içerisinde en yüksek oranda sırasıyla stres tip (%40.00), miks tip (%36.47), sıkışma tip (%15.29) ve diğer tiplerde (taşma, sürekli üriner inkontinans gibi) (%8.23) üriner inkontinans bulgularının bulunduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; hastaların üriner inkontinans bulgularını yüksek oranda 13 ile 96 ay (1-8 yıl) arasında yaşamalarına rağmen %56.5'inin idrar kaçırmayı "sağlık problemi" olarak kabul etmediği, %80.0' inin idrar kaçırma nedeniyle herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı ve %85.9' unun ise idrar kaçırma nedeniyle tedavi olmadığı saptanmıştır.

Key Words: 
woman
Urinary incontinence
Awareness level
İngilizce Özet: 

This cross-sectional study was planned to
identify urinary incontinence symptoms
and awareness level of women over 20
who had had birth experience, and
attended to GMMA Gynecology Outpatient Clinics for any problems. The study
was performed on 229 patients suitable
for the study criteria and intended to
attend the study between November 1,
2004 and March 31, 2005. The data were
obtained by face to face interviews with
the patients. The mean age of patients
was 38.55±11.04, and urinary incontinence symptoms were determined in
37.11% of the patients. Among a total of
85 patients, stress type (40%), mixed
type (%36.47), urge type (%15.29) and
the other types (overflow, continuous
urinary incontinence, etc) (%8.23) were
the most common types of urinary incontinence. In conclusion 56.5% of the
patients did not feel urinary incontinence
as a health problem, 80.0% of them had
never admitted to a health institution for
urinary incontinence and 85.9% of them
had never got any necessary treatment
for urinary incontinence although they
lived with the symptoms of urinary incontinence for 13 to 96 months (1 to 8
years).

Yazar Bilgileri
2. Yazar
Yazar Adı: 
Nur Şenel
3. Yazar
Yazar Adı: 
Aygül Akyüz
Makale Künye Bilgisi
Makalenin Yayımlandığı Dergi: 
Gülhane Tıp Dergisi
Makale Yayın Yılı: 
2006
Cilt/Sayı: 
48
Sayı: 
3
Sayfa Aralığı: 
132-136
Referanslar: 

1. Taþkýn L. Doðum ve Kadýn Saðlýðý
Hemþireliði. Ankara: Sistem Ofset
Matbaacýlýk, 1997: 439-490.
2. Bogner HR, Gallo JJ, Sammel MD,
Ford DE, Armenian HK, Eaton WW.
Urinary incontinence and psychological distress in community-dwelling
older adults. J Am Geriatr Soc 2002;
50: 489-495.
3. Hagglund D, Engstrom WML,
Larsson G, Leppert J. Reasons why
women with longterm urinary incontinence do not seek professional help:
a cross-sectional population-based cohort study. Int Urogynecol J 2003; 14:
296-304.
4. Hagglund D, Engstrom WML,
Larsson G, Leppert J. Quality of life
and seeking help in women with urinary incontinence. Acta Obstet
Gynecol Scand 2001; 80: 1051-1055.
5. Knight R, Procter S. Implementation
of clinical guidelines for female urinary incontinence. Health Soc Care
Community 1999; 7: 280-290.
6. Özerdoðan N, Beji KN, Yalçýn Ö.
Urinary incontinence: its prevelance,
risk factors, effects on the quality of
life in Turkey. Gynecol Obstet Invest
2004; 58: 145-150.
7. Williams K. Stress urinary ýncontinence: treatment and support. Nurs
Stand 2004; 18: 45-52.
8. Bates F. Assessment of the female
patient with urinary incontinence.
Urol Nurs 2002; 22: 305-317.
9. Karan A, Aksaç B, Ayyýldýz H, Iþýkoðlu
M, Yalçýn Ö, Eskiyurt N. Üriner
inkontinanslý hastalarda yaþam kalitesi
ve objektif deðerlendirme parametreleri ile iliþkisi. Geriatri 2000; 3: 102-
106.
10.Hunskaar S, Lose G, Sykes D, Voss S.
The prevalance of urinary incontinence in women in four European
countries. BJU Int 2004; 93: 324-330.
11.Fultz HN, Herzog R. Self reported
social and emotional impact of urinary
incontinence. J Am Geriatr Soc 2001;
49: 892-899.
12.Kocaöz S. Etimesgut IInolu Saðlýk
Ocaðý Bölgesi'ndeki kadýnlarda stres
üriner inkontinans yaygýnlýðý ve bunu
etkileyen faktörlerin belirlenmesi.
Hacettepe Üniversitesi Saðlýk Bilimleri Enstitüsü Hemþirelik Programý
Yüksek Lisans Tezi. Ankara 2001,
Sayfa: 5.
13.Espino DV, Palmer RF, Miles TP,
Mouton CP, Lichtenstein MJ,
Markides KP. Prevelance and severity
of urinary incontinence in elderly
Mexican-American women. J Am
Geriatr Soc 2003; 51: 1580-1586.
14.Roe B, Doll H, Wilson K. Help seeking behaviour and health and social
services utilisation by people suffering
from urinary incontinence. Int J Nurs
Stud 1999; 36: 245-253.
15.Rohr G, Kragstrup J, Gaist D,
Christensen K. Genetic and environmental influences on urinary incontinence: a Danish population-based
twin study of middle-aged and elderly
women. Acta Obstet Gynecol Scand
2004; 83: 978-982.
16.Saleh N, Bener A, Khenyab N, AlMansori Z, Al Muraikhi A. Prevalence, awareness and determinants
of health care-seeking behaviour for
urinary incontinence in Qatari women: a neglected problem? Maturitas
2005; 50: 58-65.
17.Sampselle CM, Burns AP, Doughtery136 · Eylül 2006 · Gülhane TD Kök ve ark.
MC, Newmann DK, Thomas KK,
Wyman JF. Continence for women:
evidenced-based practice. J Obstet
Gynecol Neonatal Nurs 1997; 26:
375-385.
18.Ateþkan Ü. Yaþlý Türk populasyonunda üriner inkontinans: görülme sýklýðý,
muhtemel klinik tipleri ve birey
açýsýndan öneminin deðerlendirilmesi,
GATA Geriatri BD Uzmanlýk Tezi.
Ankara 1999; Sayfa: 27.
19.Bland DR, Duagan E, Cohen SJ, et al.
The effects of implementation of the
agency for health care policy and
research urinary incontinence guidelines in primary care practices. J Am
Geriatr Soc 2003; 51: 979-984.
20.Sarkar PK, Ritch AES. Management of
urinary incontinence. J Clin Pharm
Ther 2000; 25: 251-263.
21.Milsom I. The Prevalence of urinary
incontinence. Acta Obstet Gynecol
Scand 2000; 79: 1056-1059.
22.Kim JI. Continence efficacy intervention program for community residing
women with stress urinary incontinence in Japan. Public Health Nurs
2001; 18: 64-72.
23.Moller LA, Lose G, Jorgessen T. The
prevalence and bothersomeness of
lower urinary tract symptoms in
women 40-60 years of age. Acta Obstet
Gynecol Scand 2000; 79: 298-305.
24.Hampel C, Wienhold D, Benken N,
Eggersmann C, Thuroff JW. Definition of overactive bladder and epidemiology of urinary incontinence.
Urology 1997; 50: 4-14.
25.Lempinen BS, Sintonen H, Kujansuu
E. The relationship between clinical
parameters and health-related quality
of life as measured by the 15D in
incontinent women before and after
treatment. Acta Obstet Gynecol Scand
2004; 83: 983-988.
26.Ortiz OC. Stress urinary incontinence
in the gynecological practice. Int J
Gynecol Obstet 2004; 86: 6-16.
27.Donnell MO, Lose G, Sykes D, Voss
S, Hunskaar S. Help seeking behaviour and associated factors among
women with urinary incontinance in
France, Germany, Spain and The
United Kingdom. Eur Urol 2005; 47:
385-392.
28.Seim A, Hunskaar S. Female urinary
incontinence-the role of the general
practitioner. Acta Obstet Gynecol
Scand 2000; 79: 1046-1051.

Giriþ
Kadýnlarýn yaþam süresi giderek
uzarken, herkese saðlýk hedeflerinin
boyutlarýndan olan, "yaþama saðlýk ve
anlam katýlmasý" da giderek önem
kazanmaktadýr. Ülkemizdeki kadýnlarýn çoðu çok ve sýk doðum yaptýðýndan, önemli bir kýsmýnda pelvik
destek yapýlarýn gevþemesine baðlý
kadýn saðlýðýný týbbi, fiziksel, sosyal,
psikolojik ve ekonomik olarak ciddi
anlamda etkileyen idrar kaçýrma
görülmektedir (1).
Üriner inkontinans (ÜÝ), kiþide
sosyal ve hijyenik problemlere sebep
olan, objektif olarak deðerlendirilebilen, istemsiz idrar kaçýrmadýr ve
alt üriner sistem disfonksiyonunun
önemli bir semptomudur (2-5). ÜÝ
doðrudan kadýn yaþamýný tehdit
etmemesine raðmen, kadýnýn aile içi
ve sosyal yaþantýsýný fiziksel ve
psikolojik yönden önemli derecede
etkileyen bir problem olmasý nedeniyle dikkatle ele alýnmalý ve deðerlendirilmelidir (6).
Literatürde inkontinansý olan
kadýnlarýn inkontinans bulgularý olmayanlara göre depresyona daha
yatkýn, anksiyete düzeylerinin daha
yüksek; kendine güvenlerinin düþük
ve sosyal izolasyona yatkýn olduklarý
belirlenmiþtir. Yapýlan diðer çalýþ-
* TSK Saðlýk Hizmetleri Komutanlýðý
**GATA Hemþirelik Yüksekokulu, Kadýn Hastalýklarý ve Doðum Hemþireliði BD
Ayrý basým isteði: Aygül Akyüz, GATA Hemþirelik Yüksek Okulu Kadýn Hastalýklarý ve Doðum
BD, Etlik-06018, Ankara
E-mail: aygulakyuz@yahoo.com
Makalenin geliþ tarihi: 02.06.2006
Kabul tarihi: 24.08.2006
Gülhane Týp Dergisi 2006; 48: 132-136
ARAÞTIRMA
© Gülhane Askeri Týp Akademisi 2006
Özet
Kesitsel tipte olan bu çalýþmanýn amacý,
GATA Kadýn Hastalýklarý ve Doðum AD
Jinekoloji Polikliniði'ne herhangi bir
nedenle baþvuran 20 yaþ üstü, doðum
yapmýþ kadýnlarda üriner inkontinans
bulgularýný ve üriner inkontinansa yönelik
farkýndalýk durumlarýný belirlemektir.
Çalýþma, 1 Kasým 2004 ile 31 Mart 2005
tarihleri arasýnda, çalýþma kriterlerine
uyan ve çalýþmayý kabul eden toplam 229
hastanýn katýlýmýyla gerçekleþtirilmiþtir.
Veriler, yüz yüze anket uygulanarak
toplanmýþtýr. Hastalarýn yaþ ortalamasý
38.55±11.04 olup, %37.11'inin herhangi
bir þekilde idrar kaçýrdýðý saptanmýþtýr.
Üriner inkontinans bulgularý bulunan
toplam 85 hasta içerisinde en yüksek
oranda sýrasýyla stres tip (%40.00), miks
tip (%36.47), sýkýþma tip (%15.29) ve
diðer tiplerde (taþma, sürekli üriner
inkontinans gibi) (%8.23) üriner inkontinans bulgularýnýn bulunduðu belirlenmiþtir. Sonuç olarak; hastalarýn üriner
inkontinans bulgularýný yüksek oranda 13
ile 96 ay (1-8 yýl) arasýnda yaþamalarýna
raðmen %56.5'inin idrar kaçýrmayý "saðlýk
problemi" olarak kabul etmediði, %80.0'
inin idrar kaçýrma nedeniyle herhangi bir
saðlýk kurumuna baþvurmadýðý ve %85.9'
unun ise idrar kaçýrma nedeniyle tedavi
olmadýðý saptanmýþtýr.
Anahtar kelimeler: Farkýndalýk, kadýn,
üriner inkontinans
Summary
Determination of the awareness level
of the women over 20 years old who
attended to GMMA Gynecology Outpatient Clinics in terms of urinary
incontinence
This cross-sectional study was planned to
identify urinary incontinence symptoms
and awareness level of women over 20
who had had birth experience, and
attended to GMMA Gynecology Outpatient Clinics for any problems. The study
was performed on 229 patients suitable
for the study criteria and intended to
attend the study between November 1,
2004 and March 31, 2005. The data were
obtained by face to face interviews with
the patients. The mean age of patients
was 38.55±11.04, and urinary incontinence symptoms were determined in
37.11% of the patients. Among a total of
85 patients, stress type (40%), mixed
type (%36.47), urge type (%15.29) and
the other types (overflow, continuous
urinary incontinence, etc) (%8.23) were
the most common types of urinary incontinence. In conclusion 56.5% of the
patients did not feel urinary incontinence
as a health problem, 80.0% of them had
never admitted to a health institution for
urinary incontinence and 85.9% of them
had never got any necessary treatment
for urinary incontinence although they
lived with the symptoms of urinary incontinence for 13 to 96 months (1 to 8
years).
Key words: Awareness level, woman,
urinary incontinenceCilt 48 · Sayý 3 · Gülhane TD Üriner inkontinansýn deðerlendirilmesi · 133
malarda da ÜÝ'ýn utanma ve kendine
güvende azalmaya, kadýnlarýn yaþantýlarýnda özellikle de eþ ve iþ iliþkilerinde baðýmlýlýða, ciddi engellere
neden olduðu ve stres yaratýcý bir
durum olarak algýlandýðý belirtilmiþtir
(5,7-9).
Dünyada çoðu kadýn UÝ'ýn yarattýðý tüm bu sorunlara raðmen, ya UÝ
bulgularý görüldükten yaklaþýk beþ yýl
sonra herhangi bir saðlýk kurumuna
baþvurmaktadýr, ya da hiç baþvurmamaktadýr (7,10). Literatürde kadýnlarýn saðlýk kuruluþuna baþvurmama
nedenleri; kadýnýn utanmasý, sorunlarý doðum sonu ya da yaþýn ilerlemesiyle birlikte oluþan normal bir
durum olarak algýlamasý veya görülen
inkontinans bulgularýný önemsememesi olarak gösterilmektedir
(7,11). Kadýnýn bu konuyu mahrem
kabul ederek saðlýk kurumuna
baþvurmamasý sonucunu doðuran bu
sebepler, UÝ'ýn belirlenmesine yönelik yapýlacak tarama programlarýnýn
önemini daha da artýrmaktadýr.
Hemþireler, cinsiyet avantajý
nedeniyle kadýnlara daha yakýn olmalarý ve toplum içinde her düzeyde
saðlýk kurum ve kuruluþlarýnda görev
yapmalarýndan dolayý kadýnlarýn
saðlýk problemlerini daha fazla paylaþabilmektedirler (12). Bu yüzden
toplumda, UÝ tanýlanmasý, deðerlendirilmesi, izlemi ile ÜÝ'dan korunmada hemþirelere önemli sorumluluklar düþmektedir.
Bu çalýþmanýn amacý, herhangi bir
jinekolojik problemi nedeniyle
Gülhane Askeri Týp Akademisi Kadýn
Hastalýklarý ve Doðum AD Jinekoloji
Polikliniðine baþvuran kadýnlarda
üriner inkontinans semptomlarý bulunanlarý belirlemek ve onlarýn üriner
inkontinansa yönelik farkýndalýk durumlarýný deðerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem
Kesitsel (‘cross-sectional’) tipte
olan bu çalýþma, 1 Kasým 2004 ile 31
Mart 2005 tarihleri arasýnda GATA
Kadýn Hastalýklarý ve Doðum AD
Jinekoloji Polikliniðine herhangi bir
saðlýk sorunu nedeniyle baþvuran, 20
yaþ üstü, doðum yapmýþ ve araþtýrmayý kabul eden 229 hastayla yapýlmýþtýr.
Veri toplamak amacýyla, incelenen
literatür bilgisi doðrultusunda (3,13-
17) araþtýrmacý tarafýndan geliþtirilen
veri toplama formu kullanýlmýþtýr.
Formun içeriðinde;
"Sosyodemografik bulgulara yö-
nelik sorular (5 adet),
"Hastalarýn tuvalet alýþkanlýðýný
belirlemeye yönelik sorular (2 adet),
"Hastalarýn üriner inkontinans
bulgularýný saptamaya yönelik sorular
(5 adet),
"Hastalarýn farkýndalýk durumlarýný belirlemeye yönelik sorular (4
adet),
"Hastalarýn jinekoloji poliklini-
ðine baþvurma sebeplerini belirlemeye (1 adet) ve ÜÝ bulgularýný yaþama
sürelerini belirlemeye yönelik oluþturulan sorular (1 adet) yer almaktadýr.
Hazýrlanan veri toplama formlarýnýn anlaþýlabilirliklerini deðerlendirmek amacýyla araþtýrma kriterlerine uyan toplam 20 hastaya ön
uygulama yapýlmýþ ve bunun sonucunda forma son þekli verilmiþtir.
Çalýþmanýn uygulama aþamasý, jinekoloji polikliniðine baþvuran hastalarýn araþtýrma hakkýnda bilgilendirilmesi ve araþtýrmaya katýlmak
isteyen hastalardan aydýnlatýlmýþ
onam formlarý aracýlýðýyla izin alýnmasý ile baþlamýþtýr. Veri toplama
formu poliklinik bekleme bölümünde araþtýrmacýlar tarafýndan yüz yüze
görüþme yöntemi ile uygulanmýþtýr.
Araþtýrma sonucu elde edilen veriler SPSS 11.0 (Chicago, IL) paket
programýndan yararlanýlarak kaydedilerek, tanýmlayýcý veriler için aritmetik ortalama, standart sapma gösterimi kullanýlmýþ, verilerin tüm
daðýlýmýný göstermek amaçlý ise
yüzdelik hesaplamasý yapýlmýþtýr.
Bulgular
Çalýþmaya katýlan hastalarýn yaþ
ortalamasý 38.55±11.04 olup, sosyodemografik özellikleri Tablo I'de
özetlenmiþtir. Buna göre hastalarýn
en yüksek oranda lise mezunu
(%36.24), evli (%86.02) ve ev hanýmý
(%85.58) olduðu saptanmýþtýr.
Çalýþmaya katýlan hastalarýn
%14.84'ünün öksürürken, hapþýrýrken ya da günlük aktiviteler sýrasýnda
(stres tip), %13.53'ünün hem öksü-
rürken, hapþýrýrken hem de tuvalete
sýkýþtýklarýnda (miks tip), %5.67'sinin
sýkýþtýklarýnda (sýkýþma tip), %3.05'inin ise diðer tiplere (taþma tip ÜÝ,
üretro-vajinal fistüller, ektopik üreter
gibi doðuþtan veya sonradan kazaný-
lan anatomik bozukluklar sonucunda
geliþen refleks tip ÜÝ gibi) ait durumlarda idrar kaçýrdýklarý belirlenmiþtir
(Tablo II).
Tablo II'de (*) ile iþaretlenmiþ
verilerden herhangi birine "evet"
diyen hastalar, literatür doðrultusunda "üriner inkontinans bulgularý var"
olarak kabul edilmiþtir. Buna göre
araþtýrmaya katýlan toplam 229 hasta
içerisinde, 85 hastanýn (%37.11) her
hangi bir þekilde idrar kaçýrdýðý belirlenmiþtir (Tablo II). Bu hastalarýn
yalnýzca %10.6'sýnýn idrar kaçýrma
þikayeti nedeniyle jinekoloji polikliniTablo I. Hastalarýn demografik özellikleri
(n=229)
____________________________________
Yaþ n (%)
____________________________________
20-29 60 (26.20)
30-39 64 (27.94)
40-49 62 (27.07)
50 ve üstü 43 (18.77)
Medeni durum
Evli 197 (86.02)
Bekar 18 (7.86)
Yanýtsýz 14 (6.11)
Eðitim durumu
Okuryazar deðil 6 (2.62)
Ýlkokul mezunu 62 (27.07)
Ortaokul mezunu 39 (17.03)
Lise mezunu 83 (36.24)
Üniversite mezunu 39 (17.03)
Çalýþma durumu
Evet 33 (14.41)
Hayýr 196 (85.58)
____________________________________134 · Eylül 2006 · Gülhane TD Kök ve ark.
ðine baþvurduðu, %41.17'sinin idrar
kaçýrmadan dolayý sürekli ped kullandýðý; %58.82'sinin ise idrar kaçýrma
oldukça çamaþýr deðiþtirdiði saptanmýþtýr (Tablo II).
ÜÝ bulgularý bulunan toplam 85
hasta içerisinde en yüksek oranda
sýrasýyla stres tip (%40.00), miks tip
(%36.47), sýkýþma tip (%15.29) ve
diðer tiplerde (%8.23) ÜÝ bulgularý-
nýn olduðu Tablo III'de gösterilmiþtir.
Hastalarýn istemsiz idrar kaçýrma
durumunu yaþama sürelerinin daðý-
lýmý Tablo IV'de görülmektedir.
Buna göre; ÜÝ bulgularýnýn yüksek
oranda 13 ile 96 ay (1-8 yýl) arasýnda
yaþandýðý belirlenmiþtir (Tablo IV).
Çalýþmamýzda ÜÝ bulgularý saptanan hastalarýn, %56.47'sinin idrar
kaçýrmayý "saðlýk problemi" olarak
kabul etmediði, %80.00'inin bu
durumdan dolayý herhangi bir saðlýk
kurumuna baþvurmadýðý, %85.88'inin
idrar kaçýrma bulgularýndan dolayý
hiçbir zaman tedavi olmadýðý deðerlendirilmiþtir (Tablo V).
Saðlýk kurumuna baþvurmayan
hastalarýn (n=68, %80.00) baþvurmama nedenlerinin; idrar kaçýrmayý
artan yaþla birlikte normal olarak
kabul etme (%39.7), muayene olmak
için vakit bulamama (%19.11), idrar
kaçýrma durumundan rahatsýzlýk
duymama (%17.64) olduðu belirlenmiþtir (Tablo V).
Tartýþma
Çalýþma kapsamýndaki hastalarýn
genel yaþ ortalamalarý 38.55±11.04
yýl olup, çoðunlukla 30-39 yaþ
grubunda olduðu tespit edilmiþtir
(Tablo I). Bu yaþ grubundaki kadýnlar
cinsel olgunluk dönemlerini yaþarlar
ve kadýnlarýn bu dönemde karþýlaþtýklarý durumlar gebelikler ile enfeksiyon ve üriner inkontinans gibi jinekolojik sorunlardýr (1).
Çalýþmamýzda jinekoloji polikliniðine baþvuran hastalarýn %37.11'
inde ÜÝ bulgularýnýn olduðu belirlenmiþtir (Tablo II). Ateþkan'ýn yaptýðý çalýþmada, tüm çalýþma grubu için
belirlenen ÜÝ görülme sýklýðýnýn
%39.7 olduðu; bu oranýn bizim sonucumuza yakýnlýk gösterdiði belirlenmiþtir (18). ÜÝ, tüm yaþ grubundaki
kadýnlar arasýnda sýklýkla rastlanan bir
durumdur (2,8,19-21).
Çalýþmamýzda inkontinans bulgularý saptanan hastalarýn (n=85)
%41.17'sinin idrar kaçýrmadan dolayý
günlük ped kullandýðý, %58.8'inin ise
sýk çamaþýr deðiþtirdiði belirlenmiþtir
(Tablo II). Her gün idrar kaçýrma
korkusu nedeniyle ped kullanmanýn,
kronik irritasyon ve enfeksiyona
sebep olarak kadýn saðlýðýný tehdit
eden bir durum oluþturabilmesinin
yanýnda, ekonomik boyutunun da
unutulmamasý gerekir. Kim'in yaptýðý
çalýþmada da, bizim bulgumuza yakýn
oranda hastalarýn (%50.0) idrar kaçýrma nedeniyle ped kullandýðý saptanmýþtýr (22).
ÜÝ bulgularý saptanan hastalarýn
tiplere göre daðýlýmlarý incelendiðinde, sýrasýyla stres tip
(%40.00), miks tip (%36.47), sýkýþma
tip (%15.29) ve diðer tip (taþma ve
sürekli (refleks) tip ÜÝ gibi) idrar
kaçýrmanýn (%8.23) görüldüðü belirlenmiþtir (Tablo III).
Moller ve ark. ÜÝ saptamak
amaçlý 4000 kadýnýn katýlýmýyla yaptýklarý çalýþmada sýkýþma tipi (23),
Espino ve ark. miks tipi (13), Hampel
ve ark. ise bizim bulgumuza benzer
Tablo II. Üriner inkontinans bulgularýna
iliþkin özellikler (n=229)
____________________________________
Özellikler n (%)
____________________________________
1. Öksürürken, hapþýrýrken ya
da günlük aktiviteler sýrasýnda
idrar kaçýrma (Stres tip)*
2. Hem öksürürken, hapþýrýrken hem de tuvalete sýkýþýldýðýnda idrar kaçýrma (Miks
tip)*
3. Tuvalete sýkýþýldýðýnda idrar
kaçýrma (Sýkýþma tip)*
4. Diðer tipler (Taþma, refleks
üriner inkontinans bulgularýnýn olmasý v.b.)*
5. Herhangi bir þekilde idrar
kaçýrma durumu
____________________________________
Ped kullanma durumu
____________________________________
Evet
Hayýr
Islanma oldukça çamaþýr
deðiþtirme
____________________________________
*: (*) ile iþaretlenmiþ verilerden her hangi
birine "EVET" diyen hastalar, literatür
doðrultusunda "üriner inkontinans bulgularý
var" olarak kabul edilmiþtir
34 (14.84)
31 (13.53)
13 (5.67)
7 (3.05)
85 (37.11)
35 (41.17)
-- (--)
50 (58.82)
Tablo III. Üriner inkontinans bulgularý
saptanan hastalarýn üriner inkontinans tiplerine göre daðýlýmý (n=85)
____________________________________
Tipler n (%)
____________________________________
Stres tip üriner inkontinans 34 (40.00)
Sýkýþma tip üriner inkontinans 13 (15.29)
Miks tip üriner inkontinans 31 (36.47)
Diðerleri 7 (8.23)
____________________________________
Toplam 85 (100)
____________________________________
Tablo IV. Hastalarýn istemsiz idrar kaçýrma
durumunu yaþama süreleri (n=85)
____________________________________
Yaþama Süreleri n (%)
____________________________________
1 ay-12 ay 16 (18.82)
13 ay-48 ay (4 yýl) 37 (43.52)
49 ay-96 ay (8 yýl) 20 (23.52)
97 ay 12 (14.11)
____________________________________
Toplam 85 (100)
____________________________________
Tablo V. Hastalarýn üriner inkontinansa
yönelik farkýndalýk durumlarý (n=85)
____________________________________
Ýdrar kaçýrmayý saðlýk problemi
olarak düþünme durumu
Evet
Hayýr
____________________________________
Ýdrar kaçýrmadan dolayý herhangi bir saðlýk kurumuna
baþvurma durumu
Evet
Hayýr
____________________________________
Ýdrar kaçýrmadan dolayý tedavi
olma durumu
Evet
Hayýr
____________________________________
Hastalarýn saðlýk kurumuna
baþvurmama nedenleri (n=68)
Yaþla birlikte idrar kaçýrmanýn normal olduðunu
düþünme
Muayeneye gelmek için vakit
bulamama
Ýdrar kaçýrmanýn çok rahatsýz
etmemesi
Muayene olmaktan çekindi-
ði için gelmeme
Çevrede idrar kaçýran birçok
kiþi olduðu için normal
olduðunu düþünme
____________________________________
n (%)
37 (43.52)
48 (56.47)
17 (20.00)
68 (80.00)
12 (14.11)
73 (85.88)
27 (39.70)
13 (19.11)
12 (17.64)
10 (14.71)
6 (8.82)Cilt 48 · Sayý 3 · Gülhane TD Üriner inkontinansýn deðerlendirilmesi · 135
þekilde stres tipi ÜÝ en yüksek oranda
belirlemiþlerdir (24).
Çalýþmamýzda hastalarýn ÜÝ bulgularýný, yüksek oranda 13 ile 96 ay
(1-8 yýl) arasýnda yaþadýðý belirlenmiþtir (Tablo IV). Literatürde bu oran
6-15 yýldýr (25). Bu bulgumuz literatürle paralellik göstermemesine
raðmen çalýþmamýz açýsýndan, ÜÝ
tanýsý konulmamýþ hastalarýn sorunlarýný erken saptayabilme açýsýndan
önemli bir bulgudur. Öte yandan,
çalýþmamýzda üriner inkontinans bulgularý olan hastalarýn, göz ardý edilemeyecek oranda (%14.11) 8 yýlý aþkýn
süreden beri ÜÝ bulgularý yaþadýðý,
idrar kaçýrmayý saðlýk problemi olarak
düþünmediði (%56.5), bu durumdan
dolayý herhangi bir saðlýk kurumuna
baþvurmadýðý (%80.00) ve tedavi
olmadýðý (%85.88) belirlenmiþtir
(Tablo IV ve Tablo V). Bu durum
bize, üriner inkontinansýn kadýnlar
tarafýndan uzun süreli yaþansa bile
yaþamý tehdit eden bir sorun olarak
algýlanmadýðýný, toplumda göz ardý
edilen bir saðlýk durumu olarak kabul
edildiðini göstermektedir (25,26). Bu
konuda birinci ve ikinci basamak
saðlýk hizmetleri çerçevesinde toplum
saðlýðýný koruma ve geliþtirme anlamýnda saðlýk personeline önemli
görevler düþmektedir. Bu görevlerin
baþýnda, bireylere saðlýklý ve konforlu
bir yaþam talep etmeyi öðretme
gelmelidir.
Çalýþmamýzda hastalarýn saðlýk
kurumuna baþvurmama nedenlerinin
artan yaþla birlikte idrar kaçýrmayý
normal olarak algýlama (%39.7),
muayene olmak için vakit bulamama
(%19.11), idrar kaçýrmadan rahatsýzlýk duymama (%17.64), muayene
olmaktan utanma (%14.71) ve
çevrelerinde çok fazla idrar kaçýranýn
olduðunu ifade edip normal bir sorun
olarak algýlama (%8.82) sonuçlarýna
ulaþýlmýþtýr (Tablo V). Yapýlan diðer
çalýþmalarda da bizim sonuçlarýmýza
paralel þekilde benzer sebepler tespit
edilmiþtir (3,15,27,28). Bu sonuçlar
kadýnlarýn idrar kaçýrmayý ciddi bir
saðlýk sorunu olarak kabul etmediðinin bir göstergesi olarak düþünü-
lebilir.
Çalýþmamýzda ÜÝ nedeniyle sað-
lýk kurumuna baþvurmama nedenleri
arasýnda jinekolojik muayeneden çekinmenin yer almasý, saðlýk hizmetlerinin sunumu açýsýndan da önemli
bir noktadýr.
Sonuç olarak, ÜÝ tedavi edilme
þansý olmasýna raðmen topluma
majör fiziksel, psikososyal ve ekonomik etkileri bulunan, kadýnlar tarafýndan çoðu zaman saðlýk kurumuna
rapor edilmekte ve tedavi olmakta
gecikilen bir durum olarak karþýmýza
çýkmaktadýr. Bu nedenle saðlýk ekibi
içerisinde yer alan hemþirelerin,
jinekoloji polikliniðine baþvuran tüm
hastalarý inkontinansa neden olabilecek risk faktörleri (doðum öyküsü,
beslenme, ailesel öykü v.b.) açýsýndan
deðerlendirmesi, ÜÝ bulgularý ve risk
faktörleri, ÜÝ'dan korunmada gerekli
konularýn hastalara öðretilmesi (egzersiz, v.b.) açýsýndan danýþmanlýk
hizmetlerinde etkin bir þekilde rol
almasý gerekmektedir.

Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.