Kanserden korunma
1. Harris JR, Morrow M, Banadonna G.
Cancer of the breast. In: De Vita VT,
Hellman S, Rosenberg SA (eds). Cancer,
Principles and Practice of Oncology. 4th
ed. Philadelphia: JB Lippincott Co, 1993:
1264-1332.
2. Alberts B, Johnson A, Lewis J, Raff M,
Roberts R, Walter P. Cancer. In: Alberts B,
Johnson A, Lewis J, Raff M, Roberts R,
Walter P (eds). Molecular Biology of the
Cell. 4th ed. New York: Garland Science,
2002: 1313-1362.
3. Preston-Martin S, Pike MC, Ross RK,
Jones PA, Henderson BE. Increased cell
division as a cause of human cancer. Cancer
Res 1990; 50: 7415-7421.
4. Connor M, Ferguson Smith M. Cancer
genetics. In: Connor M, Ferguson Smith
M (eds). Essential Medical Genetics. 5th
ed. Oxford: Blackwell Science, 1997: 162-
176.
5. Doll FRS, Peto R. The Cases of Cancer.
New York: Oxford University Press, 1981:
38-132.
6. Travis CC, Bishop WE, Clare DP. The
genomic revolution: what does it mean for
human and ecologic risk assessment?
Ecotoxicology 2003; 12: 489-495.
7. Mea Wan H. Genetic Engineering. Dream
or Nightmare? 1st ed. Dublin: Gill and MC
Millan Ltd, 1999: 123-186.
8. Rubin H. Cancer development: the rise of
epigenetics. Eur J Cancer 1992; 28: 1-2.
9. Lemke PA, Taylor SL. Allergic Reactions
and Food Intolerance. 1st ed. New York:
Raven Press, 1994: 101-112.
10. National Academy Of Sciences, National
Research Council, Commission of Life
Sciences, Food and Nutrition Board. Diet
and health. Implications for reducing
chronic disease risk. 1st ed. Washington
DC: National Academy Press, 1989: 20-36.
11. Willet WC. Diet and human cancer. In:
Brugge J, Curran T, Harlow E (eds).
Origins of Human Cancer: A Comprehensive Review. New York: Cold Spring
Harbor Lab Pres, 1991: 19-23.
12. Salute T. Yaþam Boyu Beslenme ve Diyet.
1. Baský. Istanbul: Boyut Yayýncýlýk, 1997:
33-45.
13. Henderson BE, Ross R, Bernstein L.
Estrogens as a cause of human cancer: the
Richard and Hinda Rosenthal Foundation
award lecture. Cancer Res 1988; 48: 246-
253.
14. Emery AEH, Mueller RF. Elements of
Medical Genetics. 7th ed. New York:
Churchill Livingstone Press, 1989: 77-94.
15. Hubard R. Eugenics and the human genome project. Genewatch 2000; 13: 7-8.
16. Ohlson CG, Hogstedt C. Lung cancer
among asbestos cement workers. A
Swedish cohort study and a review. Br J Ind
Med 1985; 42: 397-402.
17. Selikoff IJ, Hammond EC, Churg J.
Asbestos exposure, smoking, and neoplasia.
JAMA 1968; 204: 106-112.
18. Haim S, Mitelman F. Cancer Cytogenetics.
2nd ed. New York: Wiley Liss Inc, 1995: 5-
18.
19. Kinzler KW, Vogelstein B. Cancer-susceptibility genes. Gatekeepers and caretakers.
Nature 1997; 386: 761, 763.
20. Vogelstain B, Kinxler KW. The Genetics of
Cancer. 1st ed. New York: McGraw Hill
Co, 1997: 18-56.
21. Sack HG. Medical Genetics. 1st ed. New
York: Mc Graw Hill Co, 1999: 48-62.
22. Güran Þ, Tunca Y, Ýmirzalioðlu N.
Hereditary TP53 codon 292 and somatic
P16INK4A codon 94 mutations in a LiFraumeni syndrome family. Cancer Genet
Cytogenet 1999; 113: 145-151.
Giriþ
Latince'de yengeç anlamýna gelen
kanser, çaðýmýzýn en korkulan hastalýklarýndan birisidir. Toplumda her beþ kiþiden biri, yaþantýsýnýn bir döneminde
kanser ile karþýlaþmaktadýr. Tüm yeni
tedavi yaklaþýmlarýna karþýn, halen
kanserden ölümler geliþmiþ toplumlarda
ikinci sýrada yer almaktadýr (1). Kiþilerin
kanserden korunmasý ve erken taný yaklaþýmlarý, bu hastalýðý bu denli korkulur
olmaktan çýkarabilir.
Kanser, tek bir hücrede oluþan
genetik deðiþikliklerin hücrenin anormal
çoðalma yeteneði kazanmasý ve farklýlaþ-
masý ile ortaya çýkar. Hýzla çoðalan
hücrelerin oluþturduðu tümoral yapý,
öncelikle yakýn çevreye yayýlýr (lokal
invazyon). Daha sonra, daha uzak organlara kan veya lenfatik yol ile yayýlýr
(metastaz). Organizmada en fazla kanlanan organlar olan akciðer, beyin ve
karaciðer en sýk metastaz yapýlan organlardýr. Tümör çoðalýrken çevre dokular ile
uyuma dikkat etmez ve hýzla içindeCilt 47 · Sayý 4 · Gülhane TD Kanserden korunma · 325
koþullarýnýn oluþturulmasý gereklidir.
Fiziksel etken olarak kanser oluþturduðu
bilinen ultraviyolenin etkilerinden korunmak için, yaz aylarýnda güneþte uzun
süreli kalmamak, zorunlu durumlarda
cildi koruyucu kremler kullanmak gereklidir (1,15).
Asbest tozunun devamlý inhale
edilmesi ile mezotelyoma oluþumu
arasýndaki iliþki bilinmektedir (16). Ayný
zamanda benzer bir iliþki, sigara kullanýmý, asbestoz ve akciðer kanseri arasýnda da gösterilmiþtir (17). Bu nedenle, bu
maddenin yaygýn olarak bulunduðu bölgelerde yaþamak veya bu maddeleri içeren
iþlerde çalýþmak, örneðin çok miktarda
asbest içeren büyük gemilerin sökülüp
parçalanmasýnda uygun olmayan koþullarda çalýþma, bu hastalýklara davet çýkaracaktýr.
Kronik iltihabi olaylarýn zemininde
veya iyi huylu tümörlerde, uzun dönemde kanser oluþumu gözlenebilmektedir.
Literatürde sýklýkla örnekleri tanýmlanan
bu durumlardan uygun tedavi yaklaþýmlarý ile kurtulmak, iyi huylu tümörlerin
uzun süreli takiplerini yaptýrmak önemlidir (1).
Her on kadýnda bir gözlendiði bilinen
meme kanserinin etiyolojik faktörlerinden, biz yukarýda tanýmlanan birçok
faktörün birinin veya birkaçýnýn yer
aldýðýný biliyoruz. Az doðum yapan
kadýnlarda meme kanseri riski artmaktadýr. Ýyi huylu tümörlerde (memenin
fibrokistik hastalýðý), meme kanseri sýk
görülmektedir. Birinci derece yakýn akrabalarýnda (annesi veya kýzkardeþi) meme
kanseri olan bireylerde, meme kanserine
yakalanma riski artmaktadýr (1).
Eðer kanser ailesel bir özellik taþýyorsa, ailede etkilenen birçok birey vardýr
(herediter form). Bu tür ailesel kanserler,
tüm kanserler içinde çok küçük bir oranda görülme sýklýðýna sahiptir. Ancak, etkilenen ailelerde önemli saðlýk problemleri oluþmaktadýr. Kanserin ailesel bir
formda olup olmadýðýnýn belirlenmesinde, öncelikle aile aðacý (pedigri) gözden geçirilmelidir. Ailesel kanserlerde
bireylere üst kuþaklardan aktarýlan genlerde bozukluk (mutasyon), kansere
yatkýnlýk oluþturmakta ve kýsa sürede
ortaya çýkan diðer genetik deðiþikliklerin
bu mutasyonlara eklenmesi ile kanser
katkýsý yanýnda, bu tür korkulabilecek etkileri olacaðý da gözden uzak tutulmamalýdýr. Günümüzde zararlý etkileri gösterilmese de, genleri ile oynanmýþ mýsýrlarýn hayvancýlýk sektöründe yem olarak
kullanýlmasý, kamuoyunda tartýþma baþlatabilmektedir (6). Çilekli dondurmada çilek yerine çoðunlukla çileðe özdeþ olarak
yapýlandýrýlmýþ katký maddeleri kullanýlmakta ve bunlar, özellikle çocuklar için en
fazla tüketilen yiyecek maddeleri arasýnda
yer almaktadýr. Yanmýþ gýdalarýn sýk alýmý,
sindirim sistemi tümörlerini oluþturabilmektedir. Belli hormonlar ve kimyasal
maddeler kullanýlarak daha renkli, daha iri
çilekler elde edilebilmekte, albenisi olan
iri simsiyah zeytinler üretilebilmektedir.
Bu tür haberler ve saðlýkla ilgili yorumlar,
daha sýk olarak günlük gazete ve televizyon ekranlarýndan halka sunulmaktadýr.
Ancak gýda sektörü ile ilgili bu tür uygulamalar da artarak sürmekte ve günlük
kullaným için market raflarýný süslemektedir. Bu nedenle, yurtdýþýnda baþlayan ve
yurdumuzda da hýzla yayýlan katký maddesi, hormon ve kimyasal ajanlar kullanýlmadan üretilen organik tarým uygulamalarý ve bunlara talep hýzla artmaktadýr
(7-9).
Günlük yediðimiz gýdalar ve diyet de,
en önemli kanser nedenleri arasýnda gösterilmektedir. Çaðýmýzýn en önemli problemlerinden biri olan aþýrý þiþmanlýkobezite ve yanlýþ beslenme, farklý türden
kanserlere doðrudan veya dolaylý yollardan neden olabilmektedir. Ayak üstü alý-
nan gýdalar ve aþýrý proteinli beslenmenin
kalýn barsak kanserini artýrdýðý bilinen bir
gerçektir. Yine kadýnlarda sýk gözlenen
meme kanserinin etiyolojik nedenleri
arasýnda, aþýrý þiþmanlýk yer almaktadýr.
Prostat, kalýn barsak ve rektum kanserlerinin günlük diyette aþýrý yað alýmý ile
iliþkili olduðu bilinmektedir. Aþýrý alkol
alýnmasýnýn aðýz, gýrtlak ve yemek borusu
kanserlerini artýrdýðý bilinmektedir
(10,11). Günümüzde Amerika Birleþik
Devletlerinde dahi kabul edilen insan
saðlýðýna en uygun beslenme þekillerinden birisi, Ege bölgesinin beslenme
þekli olan, her mevsim bulunabilen taze
bitkilerin zeytinyaðlý piþirilmesi, peynir ve
yoðurt gibi süt ürünlerinin bol tüketilmesi, lifli gýdalarýn günlük diyetlerde önemli
oranda yer almasý olarak tanýmlanabilen
beslenme þeklidir (Girit diyeti). Bunun
yanýnda sürekli yapýlan yürüyüþ, koþu ve
kültür fizik hareketleri ile vücudun uygun
kiloda tutulmasý saðlanabilir; saðlýklý
beslenme ile özellikle gastrointestinal sistem tümörlerinden korunabiliriz (12).
Organizmadaki hormon düzeyi özellikle meme, endometriyum ve prostat
kanserlerinin oluþumunda etkilidir.
Alýnan hormonlarýn bu hormona duyarlý
dokulardaki hücre çoðalmasýný hýzlandýrdýðý ve buna baðlý ortaya çýkan
genetik deðiþiklikler ile kanser oluþtuðu
ileri sürülmektedir. Düzenli olarak aðýzdan alýnan doðum kontrol haplarýnýn,
endometriyum ve yumurtalýk (over)
kanserlerini önleyici etkilerini gösteren
yayýnlar vardýr (1,13).
Kanser, bulaþýcý bir hastalýk deðildir.
Ancak bazý viral etkenlerin kanser oluþ-
turduðu da bilinmektedir. Herpes viruslarý ("Herpes simplex tip II") ve insan
papilloma viruslarýnýn ("Human papilloma virus") bazý alt tipleri (HPV tip 16-18),
genital bölgede kanser oluþumunu baþ-
latýr. Çaðýmýzýn vebasý olarak adlandýrý-
lan AIDS etkeni (HIV virusu), vücut ba-
ðýþýklýk sistemini bozarak farklý kanserlerin oluþumuna (Kaposi sarkomu ve
non-Hodgkin lenfoma gibi) yol açmaktadýr (1,14).
Günümüz teknoloji çaðýnda insanoðlu artýk birçok elektronik cihaz,
kimyasal veya fiziksel ajanlarla iç içe yaþamaktadýr. Bunlar içinde günlük kullanýlan
cep telefonlarýndan, temizlikte kullanýlan
deterjanlara kadar olan geniþ çerçevede
birçok ürün için farklý sonuçlar veren
çalýþmalar vardýr. Ýnsanoðlunun tüm bunlardan uzak yaþamasý düþünülemeyeceðine göre, bunlarýn en azýndan zararlý
etkileri görülenlerinden uzak durulmasý
önemlidir. Burada, daha çok çalýþma
koþullarý ile ilgili problemler ön plana çýkmaktadýr. Örneðin, lösemi oluþturduðu
bilinen boya hammaddelerinde kullanýlan
organik çözücülerden, bunlarý devamlý iþi
gereði kullanan kiþilerin uzak durmasý
gereklidir. Benzer olay, týp ve laboratuvarlar alanýnda da söz konusudur. Örneðin
DNA boyamada kullanýlan etidiyum
bromür güçlü bir mutant olup, cilt
kanseri oluþturabilmektedir. Bu nedenle,
bu tür toksik maddeleri kullanan personelin bilinçlendirilmesi ve uygun çalýþma326 · Aralýk 2005 · Gülhane TD Güran
oluþmaktadýr. Bu ailelerde artmýþ oranda
bir tip veya birkaç farklý tip kanserin bir
arada gözlenmesi söz konusudur.
Herediter kansere sahip bir ailede, aile
aðacýnda anne, baba, kardeþler, anne ve
babanýn kardeþleri ve bu bireylerin çocuklarý gözden geçirilir. Ailede kimlerin
kansere sahip olduðu araþtýrýlýr ve bunlarýn kuþaklar boyunca geçiþinin olup
olmadýðý ortaya konur. Ailede akraba
evlilikleri de göz önüne alýnýr. Kanseri
oluþturan genlerin bir sonraki kuþaða
nasýl aktarýldýðý bulunmaya çalýþýlýr.
Ailesel kanserlerin çoðunluðu genetik
olarak otozomal dominant formda geçiþ
göstermektedir. Bu nedenle, aile aðacýnda
her kuþakta genellikle kansere rastlanýr.
Aile aðacýnda kanser belli bir kuþaktan
sonra gözleniyorsa, bu kuþakta kendiliðinden (spontan) olan bir mutasyonun
çoðalma hücrelerini (germ; sperm ve
yumurta) etkilemesi ve bu hatalý genin bir
sonraki kuþaða aktarýlmasý da göz önüne
alýnmalýdýr (18,19).
Herediter bir kanser varlýðýnda, ailelerde çok nadir gözlenen tümörlerin sýklýkla gözlendiði de bilinmektedir. Ailede
bir veya birkaç nadir gözlenen beyin veya
böbrek tümörünün olmasý, ailesel kanserlerde önemlidir (20,21).
Herediter kanserlerde genlerdeki
problem, bir üst kuþaktan aktarýlmaktadýr.
Ailede kanserlerin görülme yaþýnýn, genel
ortalama gözlenme yaþýndan erken
olduðu dikkat çeker. Ailede 40 yaþ altý taný
konmuþ meme kanseri olgularýnýn fazlalýðý veya sigara içimi hikayesi olmayan
16 yaþýndaki bir çocukta gýrtlak kanseri
gözlenmesi ailesel kanser tanýsýný destekler. Ailesel kanserler içinde önemli bir
yere sahip olan Li-Fraumeni sendromunda, p53 geninin bir alelinin anneden veya
babadan hatalý aktarýlmasý söz konusudur.
Hatalý aktarýlan bu gendeki diðer alelde
kýsa sürede problem oluþmakta, çocuklar
bazen kanser ile doðmaktadýr (20-22).
Bazý tür kanserlerin iki taraflý olmasý
da, kalýtsal kanserlere ipucu olabilir.
Meme kanserinin iki taraflý olmasý,
böbreðin iki taraflý tümörü (Wilms
tümörü) bizi ailesel kanserlere yaklaþtýrabilir (19).
Sýk gözlenen ailesel tümörler; kalýn
barsak tümörleri, erken çocukluk dönemindeki göz tümörleri (retinoblastoma),
ailesel meme tümörleri, ailesel meme ve
yumurtalýk kanserinin birlikte olduðu
olgular, farklý kanser tiplerinin bir arada
olduklarý Li-Fraumeni sendromu (yumu-
þak dokuya ait tümörler, merkezi sinir sistemi tümörleri, meme kanseri gibi), erken
çocukluk döneminde gözlenen böbrek
tümörleri (Wilms tümörü) sayýlabilir. Bu
tür hastalýklara sahip olgularda günü-
müzde genetik geçiþin gösterilmesi, DNA
düzeyindeki testler ile olasýdýr. Hastalýklarda etkilenen genlere ait mutasyonlarýn
(APC, Rb. BRCA 1, BRCA 2, p53, WT 1
genleri gibi) bulunmasý ve elde edilen
mutasyonun bu aile bireylerinde taranmasý, kanser risklerinin ortaya konmasýnda önemlidir. Bu nedenle, ailesinde kalýtsal bir kanser olduðunu düþünen bireylerin, hastanelerin genetik bölümlerine
baþvurmalarý gereklidir. Yapýlacak DNA
bazýndaki analizler sonucu verilecek genetik danýþma, yaþam kurtarabilir (1).
Elde edilen veriler ýþýðýnda kanser
çevresel bir faktöre baðlanamýyorsa,
heredite gösterilemiyorsa, kanserin farklý
birçok nedene baðlý olarak kendiliðinden
geliþen sporadik formda olduðu düþünülmelidir.
Günümüzde artýk kanserle savaþta,
hastalýða yakalanmamak için alýnan tedbirler daha ön planda düþünülmektedir.
Bu da, kanser oluþturan etmenlerden
elden geldiðince uzak durmak, ailesel
kanser olma riski varsa bununla ilgili risklerin araþtýrýlmasý ve erken taný için
düzenli kontrol yaptýrýlmasýndan geç-
mektedir. Toplumdaki her bireyin kanserden uzak ve saðlýklý olarak yaþamasý, en
önemli amaçtýr.
Türkiye’nin ilk İşletme Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Arastirmax.com "1. Liselerarası İşletme ve Ekonomi Proje Yarışması"nın sponsorlarından biri olmaktan gurur duymakta.

