Osmanlı. imparatorluğu'nda,, madenciliğin yapısını, Arazi Kanunnamesi (1858) yayınlanana,
kadar merkezden (İstanbul) madenin bulunduğu, yörelerdeki. Emin91ère, Nazırlara, Valilere,
Beylerbeylerine, Yaya ve Müsellem Beylerine, Yörak Çeribaşlanna, Maden Müfettiş ve
Mübaşirlerine:, yörenin Ağyan^ Zabit ve Diğer ilgili kişilerine yazılan hüküm, ferman, berat,,
temessük (borç senedi) gibt belgelerden ve bunlara karşılık yazılan, cevabi yazılardan anlamaklayız;.,
Osmanlı madenciliğin, "teşkilat yapısını", "maden mülkiyetini"1 ve "madenlerin işletme
tarzları" ile "cevherin nakli" gibi bilgileri Başbakanlıkla bağlı, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğu'nün
muhafaza ettiği vesikalar ile defterler (Divan-ı Hümayun, Darphane Ahkam. Defteri,,
Maden Kalemi ve Tapu. Defterleri v.s.) ve Kanunnamelerden öğrenmek mümkündür.
Osmanlıların her döneminde yeni maden yataklarının bulunmasına çok önem verilmiştir.
"Arayıcı** adı verilen kişiler maden bakımından olumlu olabilecek yerlere gönderilerek araştırmalar
yaptırılmıştır.
Madenlerde çalışanların tüm vergilerden muaf tutulmuş ve askeri kesimden sayılmışlardır.
Madencilerin kendi aralarında ya da başkalarıyla olan sorunları Maden Eminleri tarafından,
şeriat kurallarına göre çözüme kavuşturulmuştur,.
Osmanlı'larda üç ayrı şekilde maden işletmeciliği olmuştur,. Bunlar;
1-Devlet (miri) tarafından, işletilen madenler,
2-Devletin gözetimi altında işletilen madenler,
3-Belirli bir süre kesime vermek (iltizam) yöntemiyle işletilen, madenler şeklindedir,.
Osmanlılarda madencilik, teşkilatı darphaneye bağlı olarak yürütülmüştür. Bu teşkilat, yapısını
kabaca; "A-Madenlerin. yönetimi, B-madenlerde çalışanlar,. C-madenlerin güvenliğini
sağlayanlar" olmak üzere üç- ayrı kategoride incelemek mümkündür.